makine - Turco Inglés Diccionario

makine

Significados de "makine" en diccionario inglés turco : 18 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
makine machine n.
Willow is like an eating machine, yet she is still slender.
Willow yemek yeme makinesi gibi ama yine de zayıf.

More Sentences
General
makine engine n.
The engine was running.
Makine çalışıyordu.

More Sentences
makine machine n.
Willow is like an eating machine, yet she is still slender.
Willow yemek yeme makinesi gibi ama yine de zayıf.

More Sentences
Automotive
makine machine n.
Willow is like an eating machine, yet she is still slender.
Willow yemek yeme makinesi gibi ama yine de zayıf.

More Sentences
General
makine apparatus n.
makine car n.
makine gadget n.
makine device n.
makine contraption n.
makine motor n.
makine machinery n.
makine enginery n.
makine engyn [obsolete] n.
Colloquial
makine baby n.
Trade/Economic
makine machinery n.
Technical
makine dummy n.
Computer
makine host n.
Marine
makine wind sail n.

Significados de "makine" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
makine yağı grease n.
General
makine ile ulaşılabilir machine accessible n.
makine tasarımı machine design n.
makine cıvatası machine bolt n.
makine prosedürü machine procedure n.
çırçır makine gin n.
makine departmanı engine department n.
makine yürütümü machine run n.
çevrimsiz makine acyclic machine n.
makine şasisi machine frame n.
makine parçası machine part n.
makine operatörü operator n.
makine işçisi mechanic n.
makine bölümü engine department n.
iş yerinde makine machinery in the workplace n.
makine hatalı çalışma zamanı machine spoilt work time n.
makine yağı slush n.
makine tuğlası machine made brick n.
makine hızı engine speed n.
dokümanlar üzerine acente adı ve diğer ayrıntıları basan makine validator n.
makine yağı machine oil n.
fazla çalıştırma (makine vb) overrunning n.
makine işleten kimse machinist n.
makine tarafından okunabilir ortam machine readable medium n.
makine fabrikası machine shop n.
makine mengenesi machine vice n.
makine yağcısı greaser n.
makine ustası master mechanic n.
makine denetim kesmesi machine check interruption n.
makine atölyesi machine shop n.
makine fabrikası engine works n.
otomatik makine automat n.
makine yağı dope n.
makine işleten kimse machine operator n.
makine ile sökme mechanical lifting n.
makine odası machine room n.
makine endüstrisi machinery industry n.
makine zekası machine intelligence n.
makine ustası head mechanic n.
makine aksamı machinery n.
makine dairesi engine room n.
makine çevirisi machine translation n.
makine mühendisi mechanical engineer n.
makine mühendisliği mechanical engineering n.
makine işlemi machine operation n.
makine yönelimli dil machine oriented language n.
makine teorisi machine theory n.
makine teknikeri machine technician n.
kopyalamada kullanılan makine manifolder n.
makine bilimi mechanics n.
makine ressamlığı machine design n.
makine ressamı machine designer n.
oyları kaydeden makine voting machine n.
emekten tasarruf ettiren (makine vb) laboursaver n.
pnömatik makine pneumatic machinery n.
ıslatarak yumuşatan makine macerator n.
makine sanayi machine industry n.
makine eğitimi machine training n.
makine disiplini machine discipline n.
makine imalatı machine manufacturing n.
makine satıcısı machine seller n.
yardımcı makine additional machine n.
ek makine additional machine n.
makine halısı brussels carpet n.
tırtıl zincirli makine crawler n.
gemi makine mühendisliği marine mechanical engineering n.
makine parkı equipment pool n.
makine-takım tezgahları machine-tools n.
makine halısı machine-made rug n.
insan-makine sistemleri human-machine systems n.
şerbetçiotu toplamaya yarayan makine hop-picker n.
aşındırıcı makine grinder n.
öğütücü alet veya makine grinder n.
makine dairesi plant room n.
muharrik makine power engine n.
itici makine pushing vehicle n.
yüksek makine mühendisi mechanical engineer m.sc. n.
makine baş mühendisi chief mechanical engineer n.
şiş veya makine ile örülen ince saç cornrows n.
makine yapımcısı machine builder n.
püskürtme için kullanılan makine blaster n.
patlatmak için kullanılan makine blaster n.
yüksek makine mühendisi senior mechanical engineer n.
makine yüksek mühendisi senior mechanical engineer n.
makine çevirisi sonrası düzeltme post-editing n.
makine çevirisi sonrası düzeltme postediting n.
para atılarak kancayla oyuncakların yakalandığı makine claw machine n.
çocuklara içinde sürpriz hediyeler olan toplar veren makine gacha n.
tamir etmeyi, makine ve parçalarıyla deneyler yapmayı seven kimse tinker n.
tamir etmeyi, makine ve parçalarıyla deneyler yapmayı seven kimse tinkerer n.
makine kayışı bakım ve onarımı yapan işçi beltman n.
makine işleten kimse machiner n.
makine operatörü machiner n.
makine gibi verimli, sert veya itaatkar kimse machine n.
et, kauçuk gibi malzemeleri küçük parçalara ayırmaya yarayan makine masticator n.
(silah, makine, alet) kullanım management n.
el ile çalıştırılan makine manual n.
elle işletilen makine manual n.
makine kullanarak dokunma handling n.
makine biliminde uzman kimse mechanician n.
makine ve araç-gereç yapımında usta kimse mechanician n.
makine mühendisi mechanician n.
makine yapımı, kullanımı ve onarımı konusunda uzman kimse mechanician [dated] n.
makine mühendisliği, programlama ve elektronik biliminin birleşiminden meydana gelen, tasarımda ve yeni üretim tekniklerinin geliştirilmesinde kullanılan alan mechatronics n.
makine aracılığıyla sanat eserlerinin kopyalarını üreten sanatçı mechanographist n.
makine ile çoğaltılmış bir şeyin kopyalarından her biri mechanograph n.
bazı basit eylemleri sürekli tekrarlayan makine mill n.
basarak veya öğüterek sebzelerin suyunu çıkaran makine mill n.
çekirdeklerin ayıklanması, temizlenmesi, ovulması ve parlatılması için kullanılan makine mill n.
fabrika veya makine vasıtasıyla üretim yapan kurum mill n.
samanı hayvan yemi haline getiren fabrika veya makine mill n.
eldivenlerin bilek kısımlarını diken bir makine operatörü wrister n.
makine çalışma takibi health check [uk] n.
beygir gücünden faydalanan makine horse power [obsolete] n.
yoncaları dövüp tanelerini kabuklarından ayırmaya yarayan makine huller n.
makine dairesindeki yüksek ve dar platform monkey bridge n.
(pamuk, yün) kordonları aynı anda çekip kıvırarak ipliğe dönüştürüp masuraya saran makine mule n.
aşırı derecede hızlı makine go-devil [us] n.
(kitap, makine yaratıcı getterup n.
ticaret gemisinde yardımcı makine operatörü greaser n.
makine veya cihazın içindeki parçalar guts n.
(makine yağı, gres yağı) bir petrol türevi oil n.
deliğe para atılmasıyla çalışan makine one-armed bandit n.
kumaş, deri, kağıt gibi materyalleri el veya makine ile atılan dikişlerle süsleme sanatı opus n.
adamsıl makine robot n.
makine öğrenmesi machine learning n.
sayıları toplayıp toplamın yazılı kaydını çıkaran makine comptograph [obsolete] n.
mal tartımında kullanılan makine crane n.
eski püskü makine dunger n.
(makine veya depolama sistemi) giriş gücü input n.
delikli kartlarla deliklerle kaydedilen sembolleri basan bir makine interpreter n.
jetonla veya bozuk parayla çalışan makine coin machine n.
düşmeyle harekete geçen makine bölümü flathead [dialect] n.
(tekstil üretiminde) dantel işleme tezgahındaki bitişik iki makine arasındaki mesafe gate n.
makine öğretimi veya çevirisinin temel aşaması primitive n.
negatiflerden pozitif basan makine printer n.
(kereste tesviye aşamasında) aşağı doğru bastırmaya yarayan makine ayağı presser foot n.
tel fırçalı makine scratcher n.
makine yağı seame [obsolete] n.
makine yağı seam [obsolete] n.
eliyle veya makine ile ayırma işi yapan işçi separator n.
makine ustası shop mechanic n.
makine yağı smear [obsolete] n.
makine işi dantel point net n.
yapay kar üreten makine snowmaker n.
bulaşık) makine dolusu miktar load n.
(çamaşır, bulaşık) makine dolusu miktar load n.
karmaşık makine complex machine n.
araç ve makine kullanma yöntemleri industrial arts n.
macun uygulayan makine paster n.