burr - Turco Inglés Diccionario

burr

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

burr — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /bɝːr/ – BrE /bɜː/)
Categoría gramatical:
İsim: burr (burrs)

Significados de "burr" en diccionario turco inglés : 63 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
burr n. çapak
Sand the burrs on the surface.
Yüzeydeki çapakları zımparala.

More Sentences
General
burr n. vınlama
The burr of the wheels made me sleep.
Tekerleklerin vınlaması uykumu getirdi.

More Sentences
Mechanic
burr n. çapak
Sand the burrs on the surface.
Yüzeydeki çapakları zımparala.

More Sentences
Automotive
burr n. çapak
Sand the burrs on the surface.
Yüzeydeki çapakları zımparala.

More Sentences
Tobacco
burr n. çapak
Sand the burrs on the surface.
Yüzeydeki çapakları zımparala.

More Sentences
Linguistics
burr n. titrek r
You should spell the word with a burr in the middle.
Kelimeyi orta kısmında titrek r ile telaffuz etmelisin.

More Sentences
General
burr n. pürüz
burr n. kozalak
burr n. kozak
burr n. küçük daire testeresi
burr n. hale
burr n. ayla
burr n. vırlama
burr n. dalkavuk
burr n. yağcı
burr n. kaba uğultu
burr n. pır pır
burr n. klinker
burr n. baş belası
burr n. diken
burr v. çapak almak
burr v. pürüz ve çapakları gidermek
burr v. titrek r ile konuşmak
burr v. vızıltı sesi çıkarmak
burr v. titrek r ile telaffuz etmek
burr N. metal çapak
burr N. (r sesi) trili
Industry
burr n. perçine bastırmadan önce ucuna yerleştirilen küçük rondela
burr n. levhadan delinerek çıkarılmış disk veya silindir
burr n. delikli metal blok
burr n. metal kesme veya şekillendirme sonucu ortaya çıkan ince çıkıntı veya pürüzlü alan
burr n. kalıp bağlantılarının üzerinde kalan kanatçık
burr n. yeni dökülmüş kalıp üstündeki metal fazlalığı çıkıntısı
burr n. gravürlü plaka üzerinden yükselen metal kenarlar
burr n. makine ile kesilmiş köşelerdeki çapakları temizlemek için kullanılan keski
burr n. bileme taşı
Technical
burr n. çizik
burr n. kenar pürüzü
burr n. pıtrak
burr n. pürüz perçin rondelası
burr n. rondela
burr n. pürüz
burr n. zımbalı levha
burr n. elektrikle çalışan küçük döner eğe
burr n. perçinin başına yerleştirilmiş rondela
burr n. (dökümcülükte) forsa
burr n. forsa
burr v. çapaklı kenar oluşturmak
Mechanic
burr n. çizik
burr n. kazıntı
burr n. torna kaleminin bıraktığı iz
Woodworking
burr n. ağaçlarda oluşan yumru
burr n. ağaç yumrularından elde edilen kereste
Automotive
burr n. daire testeresi
burr v. çapak almak
Anatomy
burr n. kulağın dış kısmı
burr n. köpeklerde kulak kepçesinin iç kısmı
Dentistry
burr n. dişçi delgisi
Linguistics
burr n. kuzey ingiltere ve iskoçya'da kullanılan titrek r harfi
Geography
burr n. nebraska eyaletinde yerleşim yeri
Geology
burr n. kumkaya
burr n. yumuşak oluşumlardaki silisli kaya topuzu veya çıkıntısı
burr n. kiremit tuğlası

Significados de "burr" con otros términos en diccionario inglés turco: 100 resultado(s)

Inglés Turco
General
burr machine n. çapak alma makinesi
burr-drill n. delgi
burr-drill n. matkap
burr drill n. matkap
burr drill n. delgi
burr-headed adj. dik saçlı
Idioms
a burr under (one's) saddle n. rahatsızlık
a burr in your saddle [us] n. ayakkabının altındaki taş/kum
a burr under (one's) saddle n. huzur bozucu şey
a burr in your saddle [us] n. baş belası
a burr under your saddle [us] n. bela
a burr under (one's) saddle n. baş belası
a burr under (one's) saddle n. ayakkabının altındaki taş/kum
a burr under your saddle [us] n. sıkıntı
a burr in your saddle [us] n. sürekli bir pürüz
a burr under (one's) saddle n. bela
a burr under your saddle [us] n. ayakkabının altındaki taş/kum
a burr in your saddle [us] n. dert
a burr under (one's) saddle n. dert
a burr in your saddle [us] n. sıkıntı
a burr under your saddle [us] n. sürekli bir pürüz
a burr under (one's) saddle n. sürekli bir pürüz
a burr under your saddle [us] n. baş belası
a burr in your saddle [us] n. bela
a burr under your saddle [us] n. dert
a burr under your saddle [us] n. rahatsızlık
a burr under your saddle [us] n. huzur bozucu şey
a burr in your saddle [us] n. rahatsızlık
a burr under (one's) saddle n. sıkıntı
a burr in your saddle [us] n. huzur bozucu şey
a burr under your saddle n. huzur bozucu şey
a burr under your saddle n. dert
a burr in your saddle n. baş belası
a burr under your saddle n. bela
a burr in your saddle n. ayakkabının altındaki taş/kum
a burr under your saddle n. sürekli bir pürüz
a burr in your saddle n. sıkıntı
a burr under your saddle n. rahatsızlık
a burr under your saddle n. sıkıntı
a burr in your saddle n. bela
a burr under your saddle n. ayakkabının altındaki taş/kum
a burr in your saddle n. dert
a burr in your saddle n. rahatsızlık
a burr in your saddle n. huzur bozucu şey
a burr under your saddle n. baş belası
a burr in your saddle n. sürekli bir pürüz
stick like a burr v. kene gibi yapışmak
have a burr under one's saddle v. huzursuz/rahatsız/sıkıntılı olmak
a burr in (one's) saddle v. yürürken ayakkabıya giren taş/kum
a burr in (one's) saddle v. huzur bozucu şey
a burr in (one's) saddle v. sürekli bir pürüz
a burr in (one's) saddle v. sıkıntı
a burr in (one's) saddle v. rahatsızlık
a burr in (one's) saddle v. ayakkabının içine kaçan taş/kum
a burr in (one's) saddle v. bela
a burr in (one's) saddle v. baş belası
a burr in (one's) saddle v. dert
have a burr under saddle v. huzursuz/rahatsız/sıkıntılı olmak
Industry
burr chisel n. makine ile kesilmiş köşelerdeki çapakları temizlemek için kullanılan keski
Technical
welding burr n. kaynak çapağı
burr remover n. çapak temizleyici
cone burr n. konik çapak frezesi
steel burr n. çelik freze
diamond burr n. elmas freze
burr formation n. çapak oluşumu
burr-free slitting n. çapaksız dilme
burr remover n. çapak giderici
burr removing machine n. çapak temizleme makinesi
excessive burr n. aşırı çapak
take off the burr v. çapak almak
burr-free adj. çapaksız
Mechanic
burr formation n. çapak oluşumu
Furniture
burr [uk] n. ağaç gövdesi veya kökünden dekoratif olarak kullanılmak üzere kesilmiş yumru
Automotive
burr walnut veneer n. koyu ceviz kaplama
Mining
burr millstone n. kumkaya
Medical
burr hole opening n. burr-hole açılması
Dentistry
burr drill n. dişçi delgisi
Statistics
multivariate burr's distribution n. çok değişkenli burr dağılımı
burr's distribution n. burr dağılımı
Botanic
burr medic n. pıtraklı yonca
noogoora burr (xanthium pungens) n. çiftlik hayvanlarını zehirleyen avrupa kökenli bir sırçaotu
thorny burr n. dul avrat otu
thorny burr n. avrupa ve anadolu'daki açık ormanlık alanlarda yetişen, kalp şeklinde yaprakları olan bir ot
burr gherkin n. dikenli meyve veren bir tür kornişon
bathurst burr (xanthium spinosum) n. dikenli pıtrak
burr marigold n. bidens cinsi yapışkan dikenli yabani ot
burr oak n. yaylı meşe
burr oak n. dikenli meşe
burr [india] n. olgun pamuk elması kabuğu
burr [india] n. kestane kabuğu
burr [india] n. banyan ağacı
burr [india] n. pıtraklı yabani ot
burr [india] n. pürüzlü veya dikenli meyve kabuğu
burr [india] n. ham yündeki bitki artıkları
burr [india] n. çiçeklenen şerbetçiotu bitkisi konisi
cockle-burr n. pıtrak
Apiculture
burr-comb n. bozuk petek
Geography
burr ridge n. illinois eyaletinde yerleşim yeri
burr oak n. kansas eyaletinde şehir
Hunting
burr [obsolete] n. elin kaymaması için kabzanın altına yerleştirilen geniş halka