device - Turco Inglés Diccionario

device

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

device — Definition

Significado:
cihaz, aygıt, yöntem/numara
Pronunciación (IPA):
(AmE /dɪˈvaɪs/ – BrE /dɪˈvaɪs/)
Categoría gramatical:
İsim: device (devices)
Sinónimo:
gadget, instrument

Significados de "device" en diccionario turco inglés : 77 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
device n. cihaz
Please unplug all devices before leaving.
Lütfen ayrılmadan önce tüm cihazların fişini çekin.

More Sentences
device n. alet
This device will complete the biggest war machine of all times.
Bu alet tüm zamanların en büyük savaş makinesini tamamlayacak.

More Sentences
General
device n. plan
His proposal was only a device to mislead them.
Adamın önerisi onları yanıltmaya yönelik bir plandan ibaretti.

More Sentences
device n. araç
Learning Krav Maga is a useful device for self-defense.
Krav Maga öğrenmek kendini savunma konusunda faydalı bir araçtır.

More Sentences
device n. aygıt
Memory card readers are seen as drive devices in Windows.
Bellek kartı okuyucuları Windows'ta sürücü aygıtları olarak görülür.

More Sentences
device n. alet
This device will complete the biggest war machine of all times.
Bu alet tüm zamanların en büyük savaş makinesini tamamlayacak.

More Sentences
Trade/Economic
device n. aygıt
Memory card readers are seen as drive devices in Windows.
Bellek kartı okuyucuları Windows'ta sürücü aygıtları olarak görülür.

More Sentences
device n. cihaz
Please unplug all devices before leaving.
Lütfen ayrılmadan önce tüm cihazların fişini çekin.

More Sentences
Technical
device n. alet
This device will complete the biggest war machine of all times.
Bu alet tüm zamanların en büyük savaş makinesini tamamlayacak.

More Sentences
device n. aygıt
Memory card readers are seen as drive devices in Windows.
Bellek kartı okuyucuları Windows'ta sürücü aygıtları olarak görülür.

More Sentences
device n. cihaz
Please unplug all devices before leaving.
Lütfen ayrılmadan önce tüm cihazların fişini çekin.

More Sentences
Automotive
device n. aygıt
Memory card readers are seen as drive devices in Windows.
Bellek kartı okuyucuları Windows'ta sürücü aygıtları olarak görülür.

More Sentences
Military
device n. plan
His proposal was only a device to mislead them.
Adamın önerisi onları yanıltmaya yönelik bir plandan ibaretti.

More Sentences
device n. bomba
He was arrested for selling homemade explosive devices.
Ev yapımı patlayıcı bomba satma suçundan tutuklanmıştır.

More Sentences
General
device n. nisan
device n. oyun
device n. ongun
device n. yöntem
device n. eğilim
device n. nişan
device n. makine
device n. desise
device n. yol
device n. istek
device n. hile
device n. resim
device n. arma
device n. işaret
device n. icat
device n. aparat
device n. donanım
device n. hüner
device n. buluş
device n. keşif
device n. şema
device n. tasarı
device n. tasarımı ayrıntılı şey
device n. karmaşık tasarlanmış şey
device n. hayali tasarım
device n. irade
device n. arzu
device n. amaç
device n. arma simgesi
device n. logo
device n. amblem
device n. simge
device n. ayırt edici tasarım
device n. madeni para üzerindeki tasarım
device n. edebi kalıp
device n. edebi teknik
device N. yöntem/numara
Trade/Economic
device n. proje
device n. tedbir
Law
device n. çare
device n. tedbir
device n. logo olarak kullanılan görüntü
Technical
device n. aparat
device n. işleyiş
device n. mekanizma
device n. tertibat
Medical
device n. malzeme
Biochemistry
device n. düzenek
Literature
device n. edebi eserde belirli bir sanatsal etki elde etmek için kullanılan şey
Linguistics
device n. düzenek
Military
device n. aparat
device n. arma
device n. nişan
device n. tertip
Art
device n. sanatsal süsleme
device n. (nakışta, kumaşta) resim
device n. sanatsal tasarım
Archaic
device n. maskeli balo
device n. maskeli piyes
device n. piyes
device n. büyük gösteri
device n. planlama
device n. düzenleme

Significados de "device" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
intrauterine device n. rahimiçi araç
paper readable without optical device n. optik aygıt kullanılmadan okunabilen kağıt
storage device n. depolama cihazı
measuring device n. ölçü aleti
radiological dispersal device n. kirli bomba
breathing device n. nefes alma cihazı
decompression device n. dekompresör
scale device n. tartı aleti
safety device n. emniyet tertibatı
telecommunications device for the deaf n. duyma özürlüler için haberleşme cihazı
capture device n. kuzuluk
lettering device n. yazı yazma aleti
remote control device n. kumanda aygıtı
mechanical device n. mekanik araç
electronic device n. elektronik cihaz
incendiary device n. yanmayı başlatan her hangi bir araç
training device n. eğitim cihazı
phone device n. telefon aygıtı
electrical device n. elektrikli aygıt
electromechanical device n. elektromekanik aygıt
electrical device n. elektriksel aygıt
bugging device n. casus dinleme cihazı
bugging device n. böcek
manner of running ( of a certain device) n. çalıma şekli
purifying device n. arıtma cihazı
medical device n. tıbbi cihaz
alarm device n. uyarı aygıtı
venting device n. hava tahliye vanası
sensing device n. algılama aygıtı
panic exit device n. acil çıkış kapısı kolu
panic exit device bolt n. tehlike çıkış kapısı açma kolu
dummy device n. kukla aygıt
video recording device n. video kayıt cihazı
extension device n. uzatma
fire alarm device n. yangın alarmı aygıtı
extension device n. uzar düzenek
physical device n. fiziksel aygıt
safety device n. güvenlik aygıtı
safety device n. emniyet mekanizması
safety device n. emniyet sağlayıcı düzenek
doomsday device n. amerikan güreşinde yapılan bir hareket
personal flotation device n. can yeleği
liquid level indicating device n. sıvı seviyesini gösteren cihaz
computing device n. bilgisayar
control device n. kumanda aygıtı
mobile device n. mobil cihaz
technological device n. teknolojik alet
mobile device n. mobil aygıt
manual device n. el aleti
ascender device n. (dağcılık) çıkış aleti
tracking device n. (araç) takip cihazı
tracking device n. izleme cihazı
tracking device n. takip cihazı
literary device n. yazım tekniği
literary device n. yazım tekniği
buoyancy control device (bcd) n. yüzerlik kontrol ceketi (ykc)
holding device n. bir şeyi tutmak için kullanılan cihaz
grammatical device n. dilbilgisel düzenek
device [obsolete] n. sohbet
device [obsolete] n. laflama
device [obsolete] n. konuşma
device [obsolete] n. hoşbeş
device [obsolete] n. muhabbet
flotation device n. can kurtarma ekipmanı
flotation device n. can simidi
flotation device n. can yeleği
labour-saving device n. emek tasarrufu sağlayan cihaz
labor-saving device n. emek tasarrufu sağlayan cihaz
prosthetic device n. protez vücut eklentisi
wear a recording device v. (üzerinde) dinleme cihazı olmak
device dependent adj. aygıta bağımlı
point-device adj. tamı tamına doğru
point-device adj. kılı kırk yaran
point-device adj. mükemmel
Phrases
bring your own device expr. kendi cihazını getir
Colloquial
detonate the explosive device that was strapped to him v. üzerine bantlanmış patlayıcı cihazı patlatmak
Trade/Economic
pharmaceutical and medical device company n. ilaç ve tıbbi cihaz şirketi
rationing device n. dağıtma aracı
financing device n. finansman aracı
rationing device n. tahsis aracı
ftd (financial transaction device) abrev. mali işlem aracı
Law
gaming device n. kumar aleti
improvised explosive device (ied) n. el yapımı patlayıcı (eyp)
breath alcohol ignition interlock device n. alkolmetre
ignition interlock device n. alkolmetre
improvised explosive device (ied) n. el yapımı bomba (eyb)
Politics
political device n. politik araç
political device n. siyasal araç
political device n. siyasi araç
Media
mass communication device n. kitle iletişim cihazı
Technical
overspeed protection device n. aşırı hız sınırlama cihazı
device control character n. aygıt denetim karakteri
plug and play software device enumerator n. tak ve çalıştır yazılım aygıtı sıralayıcısı
sounding device n. sondaj makinesi
shear device n. makaslanma teçhizatı
pressure limiting device n. basınç sınırlandırma mekanizması
water stilling device n. enerji kırıcı havuz
internal settlement device n. çapraz kollu çökme göstergesi
acoustic device n. akustik cihaz
barring device n. çark cihazı
device selection check n. aygıt seçme kontrolü
automatic shutdown device n. otomatik kapama cihazı
audio response device n. işitsel yanıt birimi
cold start device n. soğuk çalıştırma aygıtı
pluggable device n. takçıkar aygıtı
sensitive voice level measuring device n. duyarlı ses seviyesi ölçü aleti
measuring device n. ölçüm cihazı
update device driver wizard n. aygıt sürücüsü güncelleştirme sihirbazı
limiting device n. limitleme mekanizması
device management n. aygıt yönetimi
antiskid device n. kayma önleyici düzen
suppression device n. parazit giderme cihazı
loading device n. yükleme aygıtı
lifting device n. kaldırma mekanizması
traffic control device n. trafik kontrol araçları
tensile testing device n. çekme cihazi
analog device n. örneksel aygıt
infrared device wizard n. kızılötesi aygıt ekleme sihirbazı
exhaust air terminal device n. egzoz çıkış
radionuclide imaging device n. radyonüklid görüntüleme cihazı
box turning device n. kutu döndürme tertibatı
towing device n. yedekte çekme tertibatı
warning device n. uyarı veya ikaz cihazı
buffer storage device n. tampon bellek aygıtı
recuperating device n. raküperasyon cihazı
lifting device n. kaldırma tertibatı
charge-coupled device (ccd) n. yükten bağlaşımlı aygıt
adjusting device n. ayarlama aygıtı
sounding device n. sondaj aleti
flame failure device n. alev kontrolu
scanning device n. tarama aygıtı
injection timing device n. enjeksiyon zamanlama aygıtı
measuring device n. ölçü tesisi
communication device n. iletişim aygıtı
binary device n. ikili aygıt
tuning of a device n. aygıtın ayarlanması
discharge device n. boşaltma düzeneği
antiskating device n. kayma önleyici düzen
output device n. çıktı aygıtı
storage device n. depolama aygıtı
fibre optic interconnecting device n. optik lif ara bağlantı cihazı
serial device n. dizisel aygıt
automatic lubrication device n. otomatik yağlama tertibatı
indicated device n. belirtilen aygıt
field device n. saha cihazı
device map n. aygıt adresi
screening device n. elek tertibatı
tensioning device n. gerdirme donanımı
directional supply air terminal device n. yönlendirilmiş çıkış menfezi
external device n. dış aygıt