instrument - Turco Inglés Diccionario

instrument

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

instrument — Definition

Significado:
alet, araç
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈɪnstrəmənt/ – BrE /ˈɪnstrʊmənt/)
Categoría gramatical:
İsim: instrument (instruments)
Sinónimo:
tool, device, means
Antónimos:
obstacle

Significados de "instrument" en diccionario turco inglés : 49 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
instrument n. enstrüman
As he is very talented in music, he can play any instrument.
Müzik konusunda çok yetenekli olduğundan her enstrümanı çalabiliyor.

More Sentences
instrument n. alet
The costs of medical instruments are met by the government.
Tıbbi aletlerin masrafları devlet tarafından karşılanıyor.

More Sentences
instrument n. araç
The vote has been an instrument of democracy for centuries.
Oy, yüzyıllardır demokrasinin elinde bir araç olmuştur.

More Sentences
General
instrument n. çalgı
The oboe is the most beautiful of all woodwind instruments.
Obua tüm nefesli çalgıların en güzelidir.

More Sentences
instrument n. enstrüman
As he is very talented in music, he can play any instrument.
Müzik konusunda çok yetenekli olduğundan her enstrümanı çalabiliyor.

More Sentences
instrument n. belge
Do we need the clause on combating terrorism in an instrument harmonising and liberalising telecommunications?
Telekomünikasyonu uyumlaştıran ve serbestleştiren bir belgede terörle mücadele maddesine ihtiyacımız var mı?

More Sentences
instrument n. alet
The costs of medical instruments are met by the government.
Tıbbi aletlerin masrafları devlet tarafından karşılanıyor.

More Sentences
Trade/Economic
instrument n. belge
Do we need the clause on combating terrorism in an instrument harmonising and liberalising telecommunications?
Telekomünikasyonu uyumlaştıran ve serbestleştiren bir belgede terörle mücadele maddesine ihtiyacımız var mı?

More Sentences
Technical
instrument n. alet
The costs of medical instruments are met by the government.
Tıbbi aletlerin masrafları devlet tarafından karşılanıyor.

More Sentences
Informatics
instrument n. alet
The costs of medical instruments are met by the government.
Tıbbi aletlerin masrafları devlet tarafından karşılanıyor.

More Sentences
instrument n. araç
The vote has been an instrument of democracy for centuries.
Oy, yüzyıllardır demokrasinin elinde bir araç olmuştur.

More Sentences
Mechanic
instrument n. cihaz
The instrument normally uses an indication of the concentration here.
Cihaz normalde burada konsantrasyonun bir göstergesini kullanır.

More Sentences
Automotive
instrument n. alet
The costs of medical instruments are met by the government.
Tıbbi aletlerin masrafları devlet tarafından karşılanıyor.

More Sentences
Linguistics
instrument n. araç
The vote has been an instrument of democracy for centuries.
Oy, yüzyıllardır demokrasinin elinde bir araç olmuştur.

More Sentences
General
instrument n. aygıt
instrument n. belgit
instrument n. saz
instrument n. doküman
instrument n. vasıta
instrument n. gereç
instrument n. senet
instrument n. müzik aleti
instrument n. aracı veya yardımcı olarak kullanılan kimse
instrument n. aracı
instrument n. maşa
instrument n. inceleme için mahkemeye delil olarak sunulabilen şey
instrument n. noter işlemi
instrument n. uçağın navigasyonunda kullanılan cihaz
instrument n. sınırlı görüş olması haline navigasyonda tek çare olarak kullanılan cihaz
instrument v. yasal belgeyi göndermek
instrument v. birkaç müzik aletini düzenlemek
instrument v. birkaç müzik aletini orkestra haline getirmek
instrument v. tasarlamak
instrument v. planlamak
instrument v. düşünmek
instrument v. kafada kurmak
instrument v. tezgahlamak
instrument v. uydurmak
Trade/Economic
instrument n. borç senedi
instrument n. menkul kıymet
instrument n. ölçüm kurallar dizini
instrument n. senet
instrument expr. araç-çek poliçe kambiyo senedi gibi
Technical
instrument n. aygıt
Informatics
instrument n. aygıt
Mechanic
instrument n. ölçü aleti
Aeronautic
instrument v. cihazlandırmak
instrument adj. aletli uçuşa ait
instrument adj. aletli uçuşla ilgili

Significados de "instrument" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
instrument landing n. aletli iniş
endorsable instrument n. ciro edilebilir senet
musical instrument n. enstrüman
measuring instrument n. ölçme aygıtı
instrument panel n. kontrol paneli
instrument panel n. alet tablosu
instrument flying n. aletli uçuş
instrument panel n. kontrol tablosu
meteorological instrument n. meteorolojik alet
musical instrument n. çalgı
legal instrument n. kıymetli evrak
percussion instrument n. vurmalı müzik aleti
survey instrument n. kontrol aleti
string instrument n. telli çalgı
musical instrument n. saz
instrument transformer n. alet transformatörü
percussion instrument n. vurma çalgı
percussive instrument n. vurmalı müzik aleti
endorsable instrument n. arkasına imza atılmış belge
musical instrument n. çalgı
wind instrument n. nefesli saz
instrument air n. cihaz havası
musical instrument n. çalgı aleti
any stringed instrument n. tambura
instrument panel n. pano
levelling instrument n. nivo
musical instrument n. müzik enstrümanı
electrical measurement instrument n. elektriksel ölçme aleti
electrodynamic instrument n. elektrodinamik alet
electrical measurement instrument n. elektrikli ölçme aleti
optical instrument n. optik alet
detecting instrument n. sezici alet
detecting instrument n. algılayıcı alet
leveling-instrument n. tesviye aleti
woodwind instrument n. (tahtadan yapılmış) üflemeli çalgı
stringed instrument n. telli çalgı
law of the instrument n. eşyanın tabiatı
law of the instrument n. eşyanın doğası
wind instrument n. nefesli çalgı
non-automatic weighting instrument n. otomatik olmayan tartı aleti
traditional instrument n. geleneksel enstrüman
torture instrument n. işkence aleti
instrument of torture n. işkence aleti
instrument [obsolete] n. vücutta organ
instrument of execution n. hükümlü birini idam etme aracı
instrument of punishment n. hükümlü birini cezalandırma aracı
scientific instrument n. bilimsel araç
scientific instrument n. bilim insanlarınca kullanılan cihaz
play an instrument v. kerizlemek
make an instrument v. alet etmek
play an instrument v. enstrüman çalmak
play a musical instrument very well v. bir müzik aletini konuşturmak/çok iyi çalmak
play an instrument v. çalgı çalmak
play an instrument v. alet çalmak
be an instrument v. alet olmak
be an instrument to v. alet olmak
through the instrument of prep. yardımıyla
through the instrument of prep. in aracılığı ile
Phrasals
accompany (one) with (some instrument) v. (birine bir müzik aletiyle/enstrümanla) eşlik etmek
Idioms
accompany someone on a musical instrument v. birisine bir müzik aletiyle eşlik etmek
accompany on a musical instrument v. bir enstrümanla eşlik etmek
accompany on a musical instrument v. bir müzik aletiyle eşlik etmek
Speaking
can you play a musical instrument? expr. bir müzik aleti çalabiliyor musun?
can you play a musical instrument? expr. bir müzik aleti çalabiliyor musunuz?
Trade/Economic
compound instrument n. bileşik araç
debt instrument n. borçlanma senedi
host instrument n. asal finansal araç
hedging instrument n. finansal riskten korunma aracı
equity instrument n. özkaynak aracı
pure discount instrument n. ıskontolu borç araçları
credit instrument n. kredi belgesi
synthetic instrument n. sentetik türev ürün
fixed rate instrument n. sabit gelirli menkul kıymet
authentic instrument n. geçerli senet
commercial instrument n. ticari enstrüman
debt instrument n. borçlanma aracı
derecognise a financial instrument n. bir finansal varlık veya borcun bilançodan çıkarılması
equity instrument n. özkaynağa dayalı finansal araç
derivative instrument n. türev enstrüman
credit instrument n. kredi aracı
bearer instrument n. hamiline yazılı ticari senet
cash equivalent instrument n. nakde dönüştürülebilir enstrüman
maximum permissible errors of a measuring instrument n. ölçüm cihazının maksimum kabul edilebilir hataları
automatic weighing instrument n. otomatik ağırlık ölçen cihaz
verification of a measuring instrument n. ölçü aletinin doğrulanması
repeatability of a measuring instrument n. ölçme cihazının tekrarlanabilirliği
systematic error in a measuring instrument n. ölçme cihazında sistematik hata
inspection of a measuring instrument n. ölçü aletinin denetlenmesi
error limit for a measuring instrument n. ölçme cihazının hata sınırı
instrument constant n. cihaz sabiti
error (for a measuring instrument) largest permissible n. ölçme cihazının izin verilen en büyük hatası
measuring instrument n. ölçme cihazı
measuring instrument acceptable for verification n. doğrulamaya tabi ölçü aleti
accuracy of a measuring instrument n. ölçüm cihazının doğruluğu
conformity assessment of a measuring instrument n. ölçü aletinin uygunluk değerlendirmesi
legally controlled measuring instrument n. yasal olarak kontrol edilen ölçü aleti
adjustment of a measuring instrument n. ölçüm cihazının ayarlanması
indication (of a measuring instrument) n. ölçme cihazının gösterge değeri
rejection of a measuring instrument n. ölçü aletinin reddedilmesi
bearer instrument n. hamiline yazılı belge
negotiable instrument n. ciro edilebilir ticari araç
nonnegotiable instrument n. ciro edilemeyen kıymetli kağıt
instrument of payment n. ödeme aracı
credit instrument n. kredi enstrümanı
negotiable instrument n. ticari hesap
marketing instrument n. pazarlama aracı
marketing instrument n. pazarlama enstrümanı
instrument for pre-accession-rural development n. katılım öncesi kırsal kalkınma aracı
order instrument n. emre yazılı senet
financial instrument n. finansal araç
sealed instrument n. imzalayanın mühür veya işaretini taşıyan belge
law of negotiable instrument n. değerli evraka ait kanun
debt instrument n. borç senedi
credit instrument n. kredi itibar kağıdı
negotiable instrument n. tedavül senedi
negotiable instrument n. değerli evrak
negotiable instrument n. ticari senet
finance instrument n. finansman aracı
investment instrument n. yatırım aracı
instrument variety for liquidity management n. likidite yönetimi araç çeşitliliği
guarantee instrument n. teminat aracı
collateral instrument n. teminat aracı
secure something by an instrument of guarantee (registering charge etc) v. teminat altına almak
Law
statutory instrument n. ikinci derecede mevzuat
statutory instrument n. destekleyici yasalar
drawing of instrument n. senedin tanzimi
loss of instrument n. senedin ziyaı
order instrument n. emre yazılı kıymetli evrak
instrument annulled by the court n. mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen senet
bearer instrument n. hamiline yazılı ticari senet
written instrument n. yazılı belge
legal instrument n. yasal belge
body of an instrument n. belge metin kısmı
body of an instrument n. bir belgenin yazılı kısmı
a blunt instrument n. keskin olmayan bir alet
executing negotiable instrument n. kambiyo senedi düzenleme
instrument of authorisation n. yetki belgesi
instrument of accession n. katılım belgesi
legal instrument n. kanuni belge
legal instrument n. yasal evrak
blunt instrument n. kesici olmayan sert bir cisim
instrument of crime n. suç aleti
instrument of crime n. suç eşyası
Politics
instrument of accession n. katılım belgesi
instrument of ratification n. onay belgesi
instrument of ratification n. teyit belgesi
statutory instrument n. kanun hükmünde kararname
instrument for structural policies for pre-accession n. katılım öncesi yapısal politikalar için araç
instrument for structural policies for pre-accession n. katılım öncesi yapısal politikalar aracı
instrument for pre-accession n. katılım öncesi araç