cihaz - Turco Inglés Diccionario

cihaz

Significados de "cihaz" en diccionario inglés turco : 30 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
cihaz device n.
Please unplug all devices before leaving.
Lütfen ayrılmadan önce tüm cihazların fişini çekin.

More Sentences
cihaz appliance n.
Asbestos is used in buildings, appliances and vehicles in numerous locations, and it must be disposed of expertly.
Asbest binalarda, cihazlarda ve araçlarda çok sayıda yerde kullanılır ve ustalıkla bertaraf edilmesi gerekir.

More Sentences
General
cihaz gadget n.
Pokitto is a fun way to learn how modern intelligent gadgets work.
Pokitto, modern akıllı cihazların nasıl çalıştığını öğrenmenin eğlenceli bir yoludur.

More Sentences
cihaz equipment n.
Switch your phone off near medical equipment.
Tıbbi cihazların yakınında telefonunuzu kapatın.

More Sentences
cihaz apparatus n.
This apparatus scans patients' brains to detect tumours.
Bu cihaz tümörleri tespit etmek için hastaların beyinlerini tarar.

More Sentences
Trade/Economic
cihaz device n.
Please unplug all devices before leaving.
Lütfen ayrılmadan önce tüm cihazların fişini çekin.

More Sentences
Technical
cihaz device n.
Please unplug all devices before leaving.
Lütfen ayrılmadan önce tüm cihazların fişini çekin.

More Sentences
cihaz apparatus n.
This apparatus scans patients' brains to detect tumours.
Bu cihaz tümörleri tespit etmek için hastaların beyinlerini tarar.

More Sentences
cihaz equipment n.
Switch your phone off near medical equipment.
Tıbbi cihazların yakınında telefonunuzu kapatın.

More Sentences
cihaz appliance n.
Asbestos is used in buildings, appliances and vehicles in numerous locations, and it must be disposed of expertly.
Asbest binalarda, cihazlarda ve araçlarda çok sayıda yerde kullanılır ve ustalıkla bertaraf edilmesi gerekir.

More Sentences
Mechanic
cihaz apparatus n.
This apparatus scans patients' brains to detect tumours.
Bu cihaz tümörleri tespit etmek için hastaların beyinlerini tarar.

More Sentences
cihaz instrument n.
How are Konica Minolta instruments checked and adjusted?
Konica Minolta cihazları nasıl kontrol edilir ve ayarlanır?

More Sentences
General
cihaz trousseau n.
cihaz engine n.
cihaz bug n.
cihaz tract n.
cihaz contrivance n.
cihaz gismo n.
cihaz gizmo n.
cihaz set n.
cihaz aggregate n.
cihaz yoke [irish] n.
cihaz fabric [obsolete] n.
cihaz business n.
Colloquial
cihaz gazinkus n.
cihaz gazunkus n.
Law
cihaz dowry n.
Technical
cihaz implement n.
cihaz tackle n.
cihaz aggregate n.

Significados de "cihaz" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
amortisör cihaz shock absorber n.
borsa fiyatlarını kağıt şeride kaydeden cihaz ticker n.
alıcı cihaz receiving unit n.
elektronik cihaz electronic device n.
reklam için kullanılan özel cihaz gimmick n.
fırına kömürü otomatikman atan cihaz stoker n.
kapama (cihaz vb) switching off n.
cihaz veya tesislerdeki hasar severe damage n.
cihaz havası instrument air n.
ışık azaltıcı cihaz dimmer n.
aynı anda çeşitli meteorolojik olguları kaydeden cihaz meteograph n.
kaydedici cihaz registering apparatus n.
uzaktan resimleri aksettiren cihaz telestereoscope n.
seri olarak radyogram yapan cihaz serialograph n.
su seviyesini gösteren bir cihaz water level n.
tıbbi cihaz medical device n.
beynin cortex bölgesindeki elektriksel aktiviteyi ölçen cihaz encaphalograph n.
analiz edici cihaz analyser n.
birkaç cihaz veya elektrik devresinin birbirine bağlanması hook-up n.
yazı çıktılı cihaz text telephone n.
işitme engelli insanların telefon görüşmelerini kolaylaştırmak amacıyla tasarlanmış cihaz text telephone n.
elektronik bir cihaz vasıtasıyla izleme electronic tagging n.
elektrikli cihaz electric appliance n.
posta ücretini basan cihaz postage meter n.
posta ücretini basan cihaz franking machine n.
sıvı seviyesini gösteren cihaz liquid level indicating device n.
birkaç cihaz veya elektrik devresinin birbirine bağlanması hookup n.
analiz edici cihaz analyzer n.
mobil cihaz mobile device n.
akıllı telefon dışında kalan temel fonksiyonlu cihaz feature phone n.
günışığı saatlerini kaydetmek için kullanılan küre biçimli bir cihaz campbell-stokes recorder n.
lambaları yakmak için kullanılan cihaz lamplighter n.
çadırın germe halatının gerginliğini ayarlamakta kullanılan cihaz tent slip n.
çadırın germe halatının gerginliğini ayarlamakta kullanılan cihaz tent slide n.
değirmencinin payını otomatik olarak müşterinin tahılından ayıran cihaz toll collector n.
buharlaştırıcı cihaz atomiser n.
buharlaştırıcı cihaz atomizer n.
jetonla veya parayla çalışan cihaz machine n.
video sinyallerini manyetik bant veya videodisklere kaydetmek için kullanılan bir elektronik cihaz videorecorder n.
güvenliği sağlayan mekanik cihaz safeguard n.
kuş çağırıcı cihaz birdcall n.
ana cihaz master n.
ipi dokuma tezgahına doğru çözmeye yarayan bir cihaz let-off n.
portatif cihaz handheld n.
elde kullanılan cihaz handheld n.
sesi artırmak veya yönlendirmek için kullanılan koni biçimli bir cihaz meg n.
posta ücretini basan cihaz meter n.
küçük etkileri tespit eden cihaz microdetector n.
küçük miktar ve sayıları ölçen cihaz microdetector n.
mikroelektronik cihaz microelectronic n.
hafif sesleri duyulabilir hale getiren bir cihaz microcoustic n.
mikroskopla alınmış bir görüntünün ekrana yansıtılması için kullanılan cihaz microprojector n.
çok küçük zaman dilimlerini ölçen bir cihaz micronometer n.
aksamları 1 milimetreden küçük olan cihaz veya düzenek micromachine n.
yeni cihaz wrinkle n.
bir şeyi bozulma korumalı yapan cihaz veya önlem fail-safe n.
köpek havlamasını insan diline çevirdiği iddia edilen bir cihaz bowlingual n.
hayvanların hareket etmesini önleyen cihaz brake n.
çamaşır askısının tellerini destekleyen ısı yayan çubuklu cihaz hoist n.
tutan veya kısıtlayan cihaz holdback n.
bir şeyi tutmak için kullanılan cihaz holding device n.
ev işi yapan cihaz home appliance n.
içerideki havayı nemli tutmak için kutuya yerleştirilmiş cihaz humidor n.
buhar püskürtmeye yarayan cihaz mister n.
ateşli silahtan çıkan sesin bir kısmını azaltmak için kullanılan bir cihaz moderator n.
madeni para dağıtmak için kullanılan taşınabilir cihaz money-changer n.
monoküler cihaz (mikroskop, el dürbünü) monocular n.
tekgözlü cihaz (mikroskop, el dürbünü) monocular n.
aksesuar işlevi gören cihaz aksamı mount n.
hile amaçlı kullanan gizli cihaz gaff n.
hareketin bağlantılarla iletildiği mekanizma veya cihaz linkwork n.
(kuş çağırmada kullanılan) ucu tüylü uzun ipten oluşan bir cihaz lure n.
su akıntısını yakalayıp tekneyi akıntı boyunca ilerleten cihaz mule n.
bir şeyin hareket etmesine yardımcı cihaz glider n.
(korkuluk veya kuş kovucu olarak kullanılan) ahşap mekanik bir cihaz clapper n.
mikroskobik oluşumu suda canlı tutmaya yarayan bir cihaz growing cell n.
kılavuz işlevini gören cihaz guider n.
matbaa veya katlama makinesinde yaprakları tutup bırakmaya yarayan cihaz guide n.
jiroskopla çalışan cihaz gyro n.
tek tutacağa bağlı çeşitli araçları içeren cihaz multitool n.
yaratıcı cihaz ingenuity n.
usta işi cihaz ingenuity n.
uçağın navigasyonunda kullanılan cihaz instrument n.
sınırlı görüş olması haline navigasyonda tek çare olarak kullanılan cihaz instrument n.
(çakıl taşı) gözenekli maddeyle dolu kapta suyun buharla ısıtıldığı bir cihaz commingler n.
veri depolayabilen, okuyabilen ve işleyebilen programlanabilir elektronik cihaz computor n.
hızlı hesaplamalar yapabilen askeri cihaz computor n.
(termostat) cihaz faaliyeti arkasındaki duraklama kaynaklı devir çeşitliliği cycling n.
hafif malzemeden üretilmiş kama biçimli portatif cihaz fan n.
(el ile muayenede olduğu gibi) kitle, sertlik tespit eden bir cihaz palpator n.
(sabit gerilimin sağlanması için) dokuma tezgahında kullanılan bir cihaz pace n.
yağ kuyusu duvarı ve boru arasındaki boşluğu kapatan bir cihaz packer n.
(saatlerde denge için kullanılan) darbeye dayanıklı cihaz parachute n.
mürekkep uygulayan cihaz inker n.
açılır cihaz pop-up n.
katlanır cihaz pop-up n.
devre dışı bırakan cihaz disabler n.
sis durumunda uyarı veren sesli cihaz fog alarm n.
belirtilen girdi koşulları sağlandığında sinyal şeklinde çıktı veren cihaz gate n.
bazı gezegen ve uyduların göreli hareketlerini göstermek için saatlere eklenen bir tür cihaz orrery n.
(petrol arıtma işlemlerinde) ön ısıtma için atık ısı kullanan bir cihaz türü preheater n.
düzenli gaz veya buhar salınımı ile titreşimler üreten bir cihaz pulsator n.
yünleri deriden ayıran cihaz puller n.
darbe üreten cihaz pulser n.
sıvı içerisinde darbeler yaratan cihaz pulser n.
bilim insanlarınca kullanılan cihaz scientific instrument n.
ayakkabının tabanına ve topuğuna gizlenen patlayıcı cihaz shoe bomb n.
emek tasarrufu sağlayan cihaz labor-saving device n.
emek tasarrufu sağlayan cihaz labour-saving device n.
sürgülü cihaz slider n.
tüfek deliğini temizleyen cihaz push through n.
daha iyi duyabilmeyi sağlayan borumsu bir cihaz sonifer n.
kargo aracını yükleme-boşaltma konumuna getiren cihaz spotter n.
elastik cihaz spring n.
senkromeç faaliyeti gösteren cihaz synchromesh n.
dikey çizgiyi gösteren cihaz perpendicular n.
patentli cihaz patent n.
duman üreten cihaz fumer n.
konuşmacıya sufle veren cihaz prompter n.
itici kuvvet uygulayan cihaz propelment n.
açmak (cihaz vb) turn on v.
açık olmak (cihaz vb) be on v.
optik cihaz kullanmak glass v.
(cihaz veya objeyi) insanlara zarar vermemesi için belirli bir parça ile teçhiz etmek guard v.
tüm cihaz kaynaklarına erişim sağlamak root v.
(çalışmakta olan cihaz) donmak freeze v.
(iki cihaz arasında) veri transfer etmek synchronize v.
(cihaz, iş yükünü) kaldırmak cope v.
ışık saçan cismi kesen (cihaz) occulting adj.
ışığı kesen (cihaz) occulting adj.
birden fazla bağlantı noktası olan (bilgisayar ağı veya elektronik cihaz) multiport adj.
(cüzdan,cihaz) açık tasvir edilen overt adj.
yukarı itme özellikli cihaz ile ilgili pop-up adj.
ileri-geri hareket sağlayan cihaz ile ilgili positive adj.
belirli faaliyet gösteren cihaz ile ilgili positive adj.
(cihaz) belirli faaliyet gösteren positive adj.
(cihaz) belirli alanda işleyen positive adj.
(cihaz) ileri-geri hareket sunan positive adj.
belirli alanda işleyen cihaz ile ilgili positive adj.
(elektronik cihaz) kontrol göstermeyen passive adj.
(elektronik cihaz) kazanım göstermeyen passive adj.
kayıt etmek veya kayıtları aktarmak için kullanılan cihaz anlamını veren bir son ek -graph suf.
kullanılmayan bir şeyin araştırılmasında kullanılan cihaz anlamına gelen bir son ek -stat suf.
belirli bir durumu muhafaza eden cihaz anlamına gelen bir son ek -stat suf.
oksijen tüplü dalma aygıtında kalan hava miktarını ölçen cihaz spg (submersible pressure gauge) abrev.
yanıtlayıcı cihaz transponder N.
pişirici cihaz cooker N.
vızıltı çıkaran cihaz buzzer N.
Phrasals
(makine, cihaz) kapatmak close up v.
Colloquial
gizli dinleme yapmak veya kişisel bilgilere ulaşmak/kişisel bilgileri değiştirmek için kişinin internete bağlandığı cihaz ile interneti yayan modem arasında oluşturulan gizli bir erişim noktası evil twin n.