wrinkle - Turco Inglés Diccionario

wrinkle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

wrinkle — Definition

Significado:
kırışıklık
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈrɪŋkəl/ – BrE /ˈrɪŋkəl/)
Categoría gramatical:
İsim: wrinkle (wrinkles); Fiil: wrinkle (wrinkles – wrinkled – wrinkling)
Sinónimo:
crease
Antónimos:
smoothness

Significados de "wrinkle" en diccionario turco inglés : 33 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
wrinkle n. kırışıklık
I can estimate that she is at least 60 from her wrinkles.
Kırışıklıklarından en az 60 yaşında olduğunu tahmin edebiliyorum.

More Sentences
wrinkle n. kırışık
You should iron that shirt to get rid of those wrinkles.
O kırışıklardan kurtulmak için o gömleği ütülemelisin.

More Sentences
wrinkle v. kırışmak
Denim doesn't wrinkle easily.
Denim kumaş kolay kolay kırışmaz.

More Sentences
wrinkle v. kırıştırmak
The man wrinkled his forehead, thinking about the past.
Adam maziyi düşünerek alnını kırıştırdı.

More Sentences
wrinkle v. buruşmak
Layla and Sami aged up and wrinkled up.
Layla ve Sami yaşlandı ve buruştu.

More Sentences
wrinkle n. buruşukluk
wrinkle v. buruşturmak
Technical
wrinkle n. kırışık
You should iron that shirt to get rid of those wrinkles.
O kırışıklardan kurtulmak için o gömleği ütülemelisin.

More Sentences
General
wrinkle n. ustaca çözüm
wrinkle n. kurnazlık
wrinkle n. alın kırışığı
wrinkle n. alında kırışıklık
wrinkle n. pot
wrinkle n. buruşma
wrinkle n. marifet
wrinkle n. buruş
wrinkle n. akıllıca fikir
wrinkle n. yeni fikir
wrinkle n. yeni cihaz
wrinkle n. yenilik
wrinkle n. icat
wrinkle n. beklenmedik gelişme
wrinkle n. beklenmedik davranış
wrinkle n. farklı fikir
wrinkle n. sorun
wrinkle n. kusur
wrinkle n. pürüz
wrinkle v. pörsümek
wrinkle v. büzüşmek
wrinkle v. çatmak
wrinkle v. büzülmek
wrinkle v. düzensiz hale gelmek
Technical
wrinkle n. buruşuk

Significados de "wrinkle" con otros términos en diccionario inglés turco: 40 resultado(s)

Inglés Turco
General
densifying anti-wrinkle cream n. kırışıklık giderici yumuşatıcı krem
wrinkle [dated] n. geçici arzu
wrinkle [dated] n. geçici istek
wrinkle [dated] n. heves
wrinkle [dialect] n. sik
wrinkle [dialect] n. çük
wrinkle [dialect] n. yarak
wrinkle [dialect] n. penis
wrinkle up v. kırıştırmak
wrinkle up v. buruşturmak
(one's face) to wrinkle v. yüzü kırışmak
wrinkle-free adj. buruşmaz
Phrasals
wrinkle at v. küçümsemek
Idioms
new wrinkle n. yeni bir çözüm
a new wrinkle n. yeni bir boyut
new wrinkle n. yeni bir çare
a new wrinkle n. yeni bir bakış
new wrinkle n. yeni bir yol
add a new wrinkle v. yeni bir bakış açısı kazandırmak
add a new wrinkle v. yeni bir boyut getirmek
Technical
wet wrinkle fastness n. yaş buruşmazlık haslığı
wrinkle finish n. buruşuk bitiriş
wrinkle depression n. kırışıklık girintisi
Textile
wet wrinkle fastness n. yaş buruşmazlık haslığı
wrinkle-resistant finish n. buruşmazlık apresi
wrinkle resistance n. buruşmazlık dayanımı
wrinkle resistance n. buruşma dayanımı
wrinkle recovery n. buruşmazlık
wrinkle-resistant adj. kırışmaz (kumaş)
wrinkle-resistant adj. buruşmaz (kumaş)
Medical
densifying anti-wrinkle cream n. kırışıklık giderici yoğunlaştırıcı krem
anti-wrinkle face cream n. kırışıklık önleyici yüz kremi
Slang
wrinkle chaser n. yaşlılardan hoşlanan kimse
penis wrinkle n. adi herif
penis wrinkle n. alçak herif
penis wrinkle n. rezil rezil
penis wrinkle n. sik kafalı
penis wrinkle n. aşağılık herif
wrinkle rod [obsolete] n. krank mili
wrinkle-rod [obsolete] n. krank mili