istek - Turco Inglés Diccionario

istek

Significados de "istek" en diccionario inglés turco : 98 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
istek want n.
Marketers must try to understand the target market's needs, wants and demands.
Pazarlamacılar hedef pazarın ihtiyaçlarını, isteklerini ve taleplerini anlamaya çalışmalıdır.

More Sentences
istek request n.
But I take note of your request.
Ama isteğinizi dikkate alıyorum.

More Sentences
istek wish n.
He worked hard to meet the wishes of his children.
Çocuklarının isteklerini karşılamak için çok çalıştı.

More Sentences
istek desire n.
There have been no adequate supervisory programmes, and there has been no desire to place limits upon fishing fleets.
Yeterli denetim programları uygulanmadı ve balıkçılık filolarına sınırlama getirme konusunda hiçbir istek olmadı.

More Sentences
istek claim n.
General
istek wanting n.
Wanting to make good films was all that kept us going.
İyi filmler yapma isteği bizi ayakta tutan tek şeydi.

More Sentences
istek inclination n.
My first inclination was to refuse the offer, but then I caved.
İlk isteğim teklifi reddetmek olmuştu ama sonra vazgeçtim.

More Sentences
istek aspiration n.
I congratulate the rapporteur on the content of her report and on having been able to interpret these aspirations.
Raportörü raporunun içeriği ve bu istekleri yorumlayabildiği için kutluyorum.

More Sentences
istek urge n.
I've got a strong urge to fly.
Uçmak için güçlü bir isteğim var.

More Sentences
istek accord n.
Did you leave on your own accord?
Kendi isteğinle mi ayrıldın?

More Sentences
istek requirement n.
I am sorry, but I cannot meet your requirement.
Üzgünüm ama isteğinizi yerine getiremem.

More Sentences
istek demand n.
You must not give way to those demands.
Bu isteklere boyun eğmemelisin.

More Sentences
istek desire n.
There have been no adequate supervisory programmes, and there has been no desire to place limits upon fishing fleets.
Yeterli denetim programları uygulanmadı ve balıkçılık filolarına sınırlama getirme konusunda hiçbir istek olmadı.

More Sentences
istek will n.
They forced me to sign a waiver against my will.
Beni isteğim dışında bir feragatname imzalamaya zorladılar.

More Sentences
istek wish n.
He worked hard to meet the wishes of his children.
Çocuklarının isteklerini karşılamak için çok çalıştı.

More Sentences
istek ambition n.
This ambition must also translate into projects geared towards preventing transport.
Bu istek aynı zamanda ulaşımın önlenmesine yönelik projelere de dönüşmelidir.

More Sentences
Trade/Economic
istek wants n.
Furthermore, it must match what society wants and address the challenges of the moment.
Ayrıca, toplumun istekleriyle örtüşmeli ve o anın zorluklarını ele almalıdır.

More Sentences
istek will n.
They forced me to sign a waiver against my will.
Beni isteğim dışında bir feragatname imzalamaya zorladılar.

More Sentences
Law
istek demand n.
You must not give way to those demands.
Bu isteklere boyun eğmemelisin.

More Sentences
Technical
istek demand n.
You must not give way to those demands.
Bu isteklere boyun eğmemelisin.

More Sentences
istek request n.
But I take note of your request.
Ama isteğinizi dikkate alıyorum.

More Sentences
General
istek devoutness n.
istek enthusiasm n.
istek device n.
istek suit n.
istek instance n.
istek appetite n.
istek hunger n.
istek disposition n.
istek alacrity n.
istek adjuration n.
istek eagerness n.
istek pretension n.
istek studiousness n.
istek thirst n.
istek desiderative n.
istek itch n.
istek propensity n.
istek zeal n.
istek pleasure n.
istek mind n.
istek grace n.
istek stomach n.
istek intentness n.
istek relish n.
istek avidity n.
istek earnestness n.
istek readiness n.
istek requisition n.
istek calling n.
istek dream n.
istek fancy n.
istek market n.
istek rush n.
istek call n.
istek rage n.
istek alacriousness n.
istek tendency n.
istek ardentness n.
istek aspirement [obsolete] n.
istek maw [obsolete] n.
istek woulding n.
istek wouldingness [obsolete] n.
istek bosom [obsolete] n.
istek miss [dialect] n.
istek mone n.
istek optation n.
istek running start n.
istek devices n.
istek dibs n.
istek incentive n.
istek inclining n.
istek fantasy [obsolete] n.
istek fantasy n.
istek inkling [dialect] n.
istek pretention n.
istek solicitude n.
istek solicity n.
istek solicity n.
istek approach n.
istek conation n.
istek drily adv.
istek req (requisition) abrev.
Idioms
istek get-up-and-go n.
istek git-up-and-go n.
Trade/Economic
istek motive n.
istek motivation n.
istek sale n.
istek claim n.
Law
istek claim n.
istek requisition n.
Politics
istek motion n.
Computer
istek prompt n.
Archaic
istek mand n.
istek boon n.
istek list n.
Slang
istek dibs n.
istek snatch n.

Significados de "istek" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
geçici istek whim n.
istek duymak desire v.
General
istek parça encore n.
ani bir istek impulse n.
istek üzerine bilet veya başka bir dokümanın verilmesi surrender n.
cinsel istek pruriency n.
cinsel istek desire n.
bir emir gibi yapılan istek demand n.
şiddetli istek temptation n.
istek sahibi requirer n.
ısrarlı istek behest n.
hayvanlara karşı cinsel istek duyma zoophilism n.
istek kipi the optative mood n.
geçici istek whim n.
cinsel istek prurience n.
aşırı istek passionate desire n.
şiddetli istek thirst n.
istek sahibi requestor n.
değişken istek caprice n.
hayvanlara karşı cinsel istek duyan kişi zoophile n.
saçma istek vagary n.
hafif istek velleity n.
ölü bedene karşı gösterilen cinsel istek necrofetishism n.
istek düzeyi level of aspiration n.
istek kutusu request box n.
anlık istek sudden passion n.
sözlü istek verbal request n.
artan istek increasing request n.
acil istek urgent request n.
şiddetli istek anxiety n.
istek değeri desired value n.
istek gerçekleştirimi wish-fulfillment n.
güçlü istek itch n.
güçlü istek longing n.
cinsel istek passion n.
istek uyandıran şey temptation n.
şiddetli istek urge n.
adam öldürmeye duyulan istek olarak görünen bir akıl hastalığı homicidal insanity n.
budizme göre insanın aşırı istek ve tutkularından kurtularak eriştiği salt mutluluk durumu nirvana n.
cinsel istek sexual drive n.
ön istek presolicitation n.
istek şarkı a song request n.
istek formatı/biçimi request format n.
istek ve ihtiyaçlar request and needs n.
nazik istek kind request n.
istek listesi wish list n.
özel istek special request n.
bir istek parçası a request song n.
kibar istek polite request n.
cinsel istek uyandıran ilaç aphrodisiac n.
yoğun/derin istek profound desire n.
küçük bir istek a little request n.
istek gerçekleştirimi wish-fulfilment n.
şiddetli cinsel istek concupiscence n.
yanlış istek miswanting n.
şiddetli istek thirstiness n.
şiddetli istek hungriness n.
aşırı cinsel istek hali ultravirility n.
kibar istek wish n.
aşırı istek letch n.
aşırı istek letch n.
saçma istek quirk n.
hayvani istek blood [obsolete] n.
geçici istek wrinkle [dated] n.
coşkun istek heart n.
afyon gibi uyuşturucular için şiddetli istek duyma yen n.
istek listesi grocery list n.
geçici istek bee n.
geçici istek conceit n.
şiddetli cinsel istek concupy n.
aşırı istek covetise [obsolete] n.
içkiye duyulan istek drought [dialect] n.
içkiye duyulan istek drouth [dialect] n.
acil istek dun n.
geçici istek fantasque n.
geçici istek conundrum [obsolete] n.
şiddetli istek duyan kimse flame n.
kendi istek ve davranışları üzerine kafa patlatma self-contemplation n.
artan ani istek send n.
istek bildiren jest beck n.
istek parça request n.
dolaylı istek indirect request n.
ani istek spleen [obsolete] n.
ani istek spleen [obsolete] n.
geçici istek spleen [obsolete] n.
istek uyandıran hedefler aspirational goals n.
istek uyandırmak interest v.
istek duymak hanker v.
cinsel istek uyandırmak turn on v.
istek almak have request v.
istek yapmak make a request v.
istek uyandırmak build up passion v.
istek uyandırmak be desirable v.
istek duymak want v.
istek duymak crave v.
istek duymak yearn v.
istek duymak wish v.
yeniden (enerji, istek, umut vb.) ile dolmak recharge v.
istek duymak list v.
geleceğe veya talihe ilişkin bir istek veya umut ifade etmek wish well v.
geleceğe veya talihe ilişkin bir istek veya umut hissetmek wish well v.
cinsel istek duymak lech v.
özellikle dua ve beddualarda kullanılan, istek belirten bir yardımcı fiil may v.
(uyuşturucu için) aşırı istek duymak fiend v.
istek duymak prefer v.
insanda istek uyandırmayan uninspiring adj.
cinsel istek uyandıran sex adj.
istek uyandıran desirable adj.
cinsel istek uyandıran voluptuous adj.
her iki cinse karşı erotik istek duyan bisexual adj.
seksüel anlamda istek uyandıran fanciable adj.
cinsel istek uyandıran sultry adj.
cinsel istek uyandıran sexy adj.
istek uyandıran aspirational adj.
cinsel istek uyandıran erogenous adj.
cinsel istek uyandıran erogenic adj.
cinsel istek uyandıran aphrodisiac adj.
istek belirten optative adj.
istek üzerine tekrar edilmiş parça encored adj.
cinsel istek uyandıran erotic adj.
istek uyandırmayan uninspiring adj.
istek niteliğinde requisitory adj.
istek üzerine yazardan temin edilebilir available upon request from the author adj.
istek uyandıran appetizing adj.
istek uyandıran appetising adj.
istek uyandırmayan anodyne adj.
cinsel istek uyandıran zoftig adj.
cinsel istek uyandıran zaftig adj.
cinsel istek uyandırmayan unerotic adj.
cinsel istek uyandıran erotogenic adj.
cinsel istek uyandıran erotogenous adj.
cinsel istek uyandırmayan unsexy adj.
cinsel istek uyandıran venereous adj.
cinsel istek uyandıran venereal adj.
istek gösteren votive adj.
istek belirten wishful adj.
kontrolsüz cinsel istek uyandıran obscene adj.
birden fazla istek veya ihtiyaca cevap veren overdetermined adj.
ani istek sonucu yapılan impulse adj.
şiddetli cinsel istek ile ilişkili concupiscential [obsolete] adj.
istek sonucu ortaya çıkan fanatic adj.
istek kipli çekim oluşturan precative adj.
istek bildiren precative adj.
istek kipli çekime ait veya ilgili precative adj.
cinsel istek uyandıran freudian adj.
istek ima eden requisitive adj.
istek olduğunda on application adv.
istek uyandırıcı bir şekilde desirably adv.
genel istek üzerine by popular demand adv.
istek üzerine on request adv.