wish - Turco Inglés Diccionario

wish

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

wish — Definition

Significado:
dilek, istemek
Pronunciación (IPA):
(AmE /wɪʃ/ – BrE /wɪʃ/)
Categoría gramatical:
İsim: wish (wishes); Fiil: wish (wishes – wished – wishing)
Sinónimo:
desire, hope
Antónimos:
renunciation, indifference

Significados de "wish" en diccionario turco inglés : 60 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
wish n. dilek
Put your tooth under your pillow and make a wish before sleeping.
Dişinizi yastığınızın altına koyun ve uyumadan önce bir dilek tutun.

More Sentences
wish n. arzu
The background to the practical proposal is that we wish to secure stable financial markets in Europe.
Pratik önerimizin arka planında Avrupa'da istikrarlı finans piyasalarını güvence altına alma arzumuz yatmaktadır.

More Sentences
wish n. istek
He worked hard to meet the wishes of his children.
Çocuklarının isteklerini karşılamak için çok çalıştı.

More Sentences
wish n. temenni
This, however, is of course a little, humble wish for the future on the part of my country.
Ancak bu elbette ülkem adına geleceğe yönelik küçük ve mütevazı bir temenni.

More Sentences
wish v. dilemek
Aladdin's magic lamp could give you whatever you wish for.
Alaaddin'in sihirli lambası size dilediğiniz her şeyi verebilir.

More Sentences
wish v. temenni etmek
I wish the summit well and hope for a successful, 'green' outcome.
Zirvenin başarılı ve 'yeşil' bir şekilde sonuçlanmasını temenni ediyorum.

More Sentences
General
wish n. temenni
This, however, is of course a little, humble wish for the future on the part of my country.
Ancak bu elbette ülkem adına geleceğe yönelik küçük ve mütevazı bir temenni.

More Sentences
wish n. arzu
The background to the practical proposal is that we wish to secure stable financial markets in Europe.
Pratik önerimizin arka planında Avrupa'da istikrarlı finans piyasalarını güvence altına alma arzumuz yatmaktadır.

More Sentences
wish n. dilek
Put your tooth under your pillow and make a wish before sleeping.
Dişinizi yastığınızın altına koyun ve uyumadan önce bir dilek tutun.

More Sentences
wish n. istek
He worked hard to meet the wishes of his children.
Çocuklarının isteklerini karşılamak için çok çalıştı.

More Sentences
wish v. temenni etmek
I wish the summit well and hope for a successful, 'green' outcome.
Zirvenin başarılı ve 'yeşil' bir şekilde sonuçlanmasını temenni ediyorum.

More Sentences
wish v. arzu etmek
It is the indisputable right of the Chechens to hold a peaceful conference in Copenhagen if it is their wish to do so.
Eğer arzu ederlerse Kopenhag'da barışçıl bir konferans düzenlemek Çeçenlerin tartışılmaz hakkıdır.

More Sentences
wish v. arzulamak
It was times like these when young Jane wished especially hard for a father.
Genç Jane'in bir babaya sahip olmayı çok arzuladığı zamanlar bilhassa işte böyle zamanlardı.

More Sentences
wish v. dilemek
Aladdin's magic lamp could give you whatever you wish for.
Alaaddin'in sihirli lambası size dilediğiniz her şeyi verebilir.

More Sentences
wish v. istemek
If you wish to ask me about the subject, you can call me.
Konuyla ilgili soru sormak isterseniz beni arayabilirsiniz.

More Sentences
wish v. çok istemek
I really wish you'd do this for me right now.
Bunu benim için yapmanı gerçekten çok isterdim.

More Sentences
wish v. keşke
I wish I could play the guitar.
Keşke gitar çalabilseydim.

More Sentences
wish keşke
I wish I could play the guitar.
Keşke gitar çalabilseydim.

More Sentences
wish n. murat
wish n. umut
wish n. isteme
wish n. emel
wish n. arzu edilen şey
wish n. istenen şey
wish n. kibar emir
wish n. kibar istek
wish n. kibar rica
wish v. dilemek (iyi bir şey)
wish v. istek duymak
wish v. emretmek
wish v. buyurmak
wish v. ısrar etmek
wish v. talep etmek
wish v. ah etmek
wish v. ilenmek
wish v. beddua etmek
wish v. teklif etmek
wish v. (birine veya bir şeye) bağışlamak
wish v. (birine veya bir şeye) sunmak
wish v. tavsiye etmek
wish v. önermek
wish v. çok arzu etmek
wish v. birini bir şeye havale etmek
wish v. iple çekmek
wish v. can atmak
wish v. sabırsızlıkla beklemek
wish v. beklenti içinde olmak
Formal
wish v. kibarca buyurmak
wish v. kibarca emretmek
Geography
wish n. sulak çayır
wish n. sulak otlak
wish n. sulak mera
Archaic
wish n. lanetleme
wish n. beddua etme
wish v. her şeye rağmen ümitli olmak
wish v. umudunu kesmemek
wish v. lehinde konuşmak
wish v. tavsiye etmek
Slang
wish n. windows komut dosyası
wish n. windows işletim sistemlerinde kullanılmak için geliştirilen bir otomasyon teknolojisi

Significados de "wish" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
wish merry holiday n. muayede
wish merry holiday n. bayramlaşma
last wish n. son arzu
dying wish n. son arzu
wish-wash n. boş laf
wish-wash n. abuk sabuk
wish-wash n. saçma sapan konuşma
wish-wash n. palavra
wish-fulfillment n. istek gerçekleştirimi
wish-wash n. kafa ütüleyici konuşma
wish-wash n. ipe sapa gelmez
wish-wash n. saçmalık
one’s death wish n. son arzusu
wish fairy n. dilek perisi
wish list n. dilek listesi
wish list n. istek listesi
one's express wish n. özel ricası
one's express wish n. özel isteği
an ugly wish n. çirkin bir dilek
death wish n. ölüm arzusu
wish-fulfilment n. istek gerçekleştirimi
christmas wish n. noel dileği
get well wish n. geçmiş olsun dileği
get well soon wish n. geçmiş olsun dileği
one's sole wish n. yegane isteği
one's sole wish n. tek arzusu
wish tree n. dilek ağacı
wish-fulfilling tree n. dilek ağacı
wish-wash n. hafif ve sulandırılmış içecek
wish-wash n. zırva
wish-wash n. sıkıcı konuşma veya yazı
wish someone luck v. başarılar dilemek
wish somebody well v. şans dilemek
have sudden wish to do something v. aklına esmek
wish somebody a quick recovery v. acil şifalar dilemek
wish somebody good luck v. başarı dilemek
make a wish v. dilek dilemek
wish somebody ill v. beddua etmek
wish for v. istemek
wish for v. arzulamak
wish a wish v. niyet tutmak
not to wish v. arzu etmemek
make a wish v. dilekte bulunmak
wish harm on another v. kötülük beslemek
make a wish v. niyet tutmak
wish a wish v. dilekte bulunmak
make a wish v. dilek tutmak
wish upon a star v. yıldıza bakarak niyet tutmak
wish on a star v. yıldıza bakarak niyet tutmak
wish for v. arzu etmek
wish success (to someone) v. başarı dilemek
wish (for) v. dilekte bulunmak
make a wish v. temennide bulunmak
wish someone a speedy recovery v. geçmiş olsun dilemek
wish (somebody) a continued success v. başarılarının devamını dilemek
wish safe arrival v. iyi şans dilemek
wish safe receipt v. iyi şans dilemek
honour one's dying wish v. birinin son arzusunu yerine getirmek
wish happiness v. mutluluklar dilemek
wish happiness v. mutluluk dilemek
wish somebody success v. başarılar dilemek
wish someone away v. birisinin gitmesini dilemek
wish someone get well soon v. geçmiş olsun dilemek
wish to be someone else v. başka biri olmayı dilemek
wish to emphasize v. vurgulamak istemek
wish someone a fond farewell v. içten bir hoşça kal demek
make a magical wish v. büyülü bir dilek dilemek
(his/her) wish come true v. dileği yerine gelmek
wish good luck v. iyi şans dilemek
wish on a falling star v. yıldız kayarken dilek tutmak
wish on a shooting star v. yıldız kayarken dilek tutmak
wish well v. geleceğe veya talihe ilişkin bir istek veya umut hissetmek
wish well v. geleceğe veya talihe ilişkin bir istek veya umut ifade etmek
wish away v. bir şeyin gerçekleşmeyeceğini ummak
one would wish that conj. gönül ister ki
Phrasals
wish away v. bir sorunu yokmuş gibi davranarak/ortadan kalkmasını dileyerek gidermek
wish away v. hiçbir şey yapmadan ortadan kaybolmasını dilemek
wish away v. hiçbir şey/sorun yokmuş gibi davranmak
wish away v. göz ardı etmek
wish away v. yokmuş gibi davranmak
wish away v. bir sorunu yok sayarak/ortadan kalkmasını dileyerek çözmek
wish away v. görmezden gelmek
wish away v. hiçbir şey yapmadan bitmesini yok olmasını dilemek
wish away v. yok saymak
wish away v. bir sorunun sadece çözülmesini dileyerek yok olmasını beklemek
wish on v. başına yıkmak
wish away v. düşünce gücüyle uzaklaştırmak
wish on v. kakalamak
wish on v. yutturmak
wish upon v. -den bir dilek dilemek
wish upon v. beddua etmek
wish on (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) bir dilek dilemek
wish (someone or something) off on (someone) v. (biri) için kötü bir şey dilemek
wish (someone or something) off on (someone) v. (biri) için kötü bir dilekte bulunmak
wish on (someone or something) v. (biri/bir şey) üzerinden bir dilek tutmak
wish on (someone) v. (biri) için kötü bir şey dilemek
wish on (someone) v. (biri) için kötü bir dilekte bulunmak
wish upon v. için kötü bir dilekte bulunmak
wish upon v. (biri/bir şey) üzerinden bir dilek tutmak
wish upon v. için kötü bir şey dilemek
wish on (someone) v. (birine) beddua etmek
wish (someone or something) off on (someone or something else) v. (birini/bir şeyi birine/bir şeye) paslamak
wish (someone or something) off on (someone) v. (birine) beddua etmek
wish (someone or something) off on (someone or something else) v. (birini/bir şeyi birinin/bir şeyin) üstüne atmak/yıkmak
Phrases
with a wish locked away inside expr. içe gömülmüş bir arzu ile
with a wish locked away inside expr. içe hapsedilmiş bir arzu ile
I wish I were fish in your dish expr. keşke tabağında bir balık olsaydım
beware what you wish for expr. ne arzu ettiğine dikkat et
be careful what you wish for expr. ne arzu ettiğine dikkat et
wish allah’s mercy upon those who lost their lives expr. ölenlere allah'tan rahmet dilemek
(be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr. ne dilediğine dikkat et (bakarsın gerçek olur)
(be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr. dikkatli dilek dile (bakarsın gerçek olur)
(be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr. eksik dilek dileme
(be) careful what you wish for(, (because) you just might get it) expr. ne dilediğin konusunda dikkatli ol (bakarsın gerçek olur)
(just) as you wish [uk] expr. siz nasıl arzu ederseniz
(just) as you wish [uk] expr. siz karar verin
(just) as you wish [uk] expr. siz nasıl isterseniz
(just) as you wish [uk] expr. ben size uyarım
(just) as you wish [uk] expr. size kalmış
(just) as you wish [uk] expr. nasıl isterseniz
Proverb
the wish is father to the thought kişi her şeyi olmasını istediği gibi söyler ve buna kendi bile inanır
Colloquial
birthday wish n. doğum günü dileği
wish someone joy v. birine iyi dileklerini iletmek
wish someone joy v. birine iyi dileklerde bulunmak
wish (one) joy v. (birini) tebrik edip mutluluk dilemek
wish (one) joy v. (birini) tebrik etmek
wish (one) joy v. (birine) mutluluklar dilemek
wish (one) joy v. (birini) kutlayıp mutluluk dilemek
whenever you wish expr. ne zaman istersen
whenever you wish expr. ne zaman arzu edersen
wish you all the best expr. en iyi dileklerimle
wish you all the best expr. herşeyin gönlünüzce olması dileğiyle
whenever you wish expr. istediğin zaman
anytime you wish expr. istediğin zaman
anytime you wish expr. istediğiniz zaman
whenever you wish expr. istediğiniz zaman
wish the ground would swallow you up expr. yer yarılsa da içine girsem
wish the ground would swallow me up expr. yer yarılsa da içine girsem
don't you wish expr. sen öyle san
don't you wish expr. ancak rüyanda görürsün
be careful what you wish for(, it might (just) come true expr. dikkatli dilek dile (bakarsın gerçek olur)
be careful what you wish for(, it might (just) come true expr. ne dilediğin konusunda dikkatli ol (bakarsın gerçek olur)
be careful what you wish for(, it might (just) come true expr. eksik dilek dileme
be careful what you wish for(, it might (just) come true expr. ne dilediğine/istediğine dikkat et (bakarsın gerçek olur)
having a wonderful time, wish you were here expr. harika zaman geçiriyorum, keşke burada olsan
I wish I'd said that expr. keşke bunu ben söyleseydim
I wouldn't wish (something) on (someone) expr. (bir şey birinin) bile başına gelmesin
I wouldn't wish (something) on (someone) expr. allah (bir şeyi birine) göstermesin
I wouldn't wish (something) on (someone) expr. allah (bir şeyi birinin) başına vermesin
watch what you wish for(, (because) you just might get it) expr. dikkatli dilek dile (bakarsın gerçek olur)