istemek - Turco Inglés Diccionario
Historia

istemek



Significados de "istemek" en diccionario inglés turco : 82 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
istemek desire v.
istemek want v.
istemek ask v.
General
istemek be in need of v.
istemek call for v.
istemek adjure v.
istemek seek v.
istemek fancy v.
istemek call on v.
istemek aspire to v.
istemek ask for v.
istemek want to v.
istemek care v.
istemek would like v.
istemek intend v.
istemek hope v.
istemek claim v.
istemek order v.
istemek would v.
istemek beg v.
istemek enjoin v.
istemek take v.
istemek will v.
istemek bespeak v.
istemek hanker v.
istemek entail v.
istemek covet v.
istemek spoil v.
istemek like v.
istemek crave v.
istemek purpose v.
istemek involve v.
istemek care for v.
istemek court v.
istemek exact v.
istemek invite v.
istemek postulate v.
istemek sue v.
istemek choose v.
istemek requisition v.
istemek wish for v.
istemek be spoiling for v.
istemek long v.
istemek yearn for v.
istemek demand v.
istemek want v.
istemek request v.
istemek wish v.
istemek need v.
istemek solicit v.
istemek call upon v.
istemek require v.
istemek do with v.
istemek make a request v.
istemek submit a claim v.
istemek be interested in v.
istemek mean v.
istemek call v.
Phrasals
istemek cast about for (something) v.
istemek cast about v.
istemek cast around v.
istemek be after v.
Colloquial
istemek ask for it v.
Idioms
istemek expect of v.
istemek ask for trouble v.
istemek have a taste for something v.
istemek can find it in one's heart v.
istemek get a taste for something v.
istemek give the word v.
Trade/Economic
istemek claim v.
Law
istemek require v.
istemek ask v.
istemek demand v.
istemek crave v.
istemek will v.
Politics
istemek beg for v.
istemek call upon v.
Technical
istemek request v.
istemek demand v.
istemek want v.
istemek require v.
Archaic
istemek desiderate v.

Significados de "istemek" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
demek istemek mean v.
iadesini istemek reclaim v.
izin istemek ask for permission v.
General
çabuk (yapmak) istemek be in a hurry to v.
ısrarla birinden bir şey istemek press someone for something v.
ısrarla istemek importune v.
canı istemek feel like v.
istemek (yardım/koruma vb'ni) invoke v.
kız istemek ask for the girl's hand in marriage v.
çok istemek itch v.
hesabı istemek ask for the account v.
bir şeyi çok istemek give eyeteeth for v.
resmen istemek requisition v.
değişiklik istemek (sıkıntıdan/bıkkınlıktan) sick to death v.
istemek (birinden belirli bir miktar para) touch for v.
öğrenmek istemek wonder v.
seçmenleri dolaşarak oy istemek canvass v.
geri istemek reclaim v.
geri istemek want back v.
tekrarını istemek encore v.
affetmesini istemek ask for forgiveness v.
çok istemek be thirsty for v.
canı bir şeyi yapmak istemek be in the mood to v.
alacağını istemek dun v.
çok istemek be dying for v.
iadesini istemek reclaim v.
çok istemek aspire v.
demek istemek get at something v.
canı yapmak istemek feel like doing v.
çok istemek gasp for something v.
hesabı istemek ask for the bill v.
(yardım/bir iyilik vb) istemek solicit v.
resmen istemek request v.
bilmek istemek want to know v.
çok istemek crave v.
geri istemek recall v.
çok istemek set one's mind on v.
söz istemek ask to speak v.
fidye istemek demand a ransom from somebody v.
olmak istemek want to be v.
yürek istemek take a lot of nerve v.
hakkında bilgi almak istemek inquire about v.
ısrarla istemek exact v.
yalvara yakara istemek adjure v.
avukat istemek want a lawyer v.
ısrarla istemek solicit v.
çok istemek raring to v.
zorla alacağını istemek dun v.
aşırı istemek hold out for v.
çok istemek slaver for v.
yardım istemek invoke v.
demek istemek entendre (fr) v.
imdat istemek call for help v.
izin istemek excuse oneself v.
kız istemek ask for the girl's hand v.
affını istemek ask someone to relieve from a job v.
beraatini istemek demand the acquittal v.
değerinden az fiyat istemek undercharge v.
öğüt istemek ask for advice v.
bir an evvel (yapmak) istemek be in a hurry to v.
çok istemek die v.
bir şey yapmayı çok istemek get urge to v.
ısrarla istemek push for v.
iade edilmesini istemek (bir şeyin) call in v.
aşkını istemek want somebody's love v.
çok istemek covet v.
demek istemek get at v.
para istemek demand for money v.
canı istemek desire v.
sahip olmak istemek aspire v.
fazla para istemek overcharge v.
fazla fiyat istemek surcharge v.
söz istemek ask for permission to speak v.
ısrarla istemek press for v.
birinin bir şeyi yapmasını çok istemek be anxious for someone to do something v.
çok istemek set one's heart on v.
merak etmek (anlamayı istemek) wonder v.
dikkat çekmek istemek want to draw attention v.
gerekenden eksik para istemek undercharge v.
çok istemek long v.
bir şey yapmayı çok istemek feel urge to v.
demek istemek connote v.
kız istemek ask for the girl's hand for one's son v.
ısrarla istemek beg persistently v.
ödenmesini istemek (borcun) call in v.
çok istemek whim v.
fiyat istemek charge v.
demek istemek (kötü bir şey) insinuate v.
fazla istemek surcharge v.
kapora istemek ask somebody to leave a deposit v.
yalandan imdat istemek cry wolf v.
fidye istemek demand a ransom v.
gerekenden az para istemek undercharge v.
demek istemek intend v.
kız istemek ask for the girl in marriage v.
yardımını istemek turn to v.
canı bir şeyi yapmak istemek be in the mood for v.
çok istemek bent v.
demek istemek drive at v.
yardım istemek cry for help v.
ek bir ücret istemek (birinden) surcharge v.
mektup göndererek bir şey istemek write off for v.
bir şey yapmayı çok istemek have an urge to v.
demek istemek mean v.
vakit istemek take time v.
çok istemek long to v.
çok istemek long for v.
çok istemek yearn for v.
demek istemek insinuate v.
geri istemek ask back v.
izin istemek ask permission v.
zam istemek ask for a rise v.
gönderilmesini istemek call for v.
tazminat istemek reclaim v.
zoru istemek cry for the moon v.
olmayacak şeyler istemek cry for the moon v.
canı istemek feel like something v.
affetmesini istemek ask (one) to forgive v.
kibarca istemek impetrate v.
düzeltme istemek demand correction of something v.
yemek istemek want to eat v.
yardım istemek ask for help v.
yetki istemek ask for authorization v.
bağış istemek ask for donation v.
istifasını istemek call for one's resignation v.
yardım istemek call for help v.
istifasını istemek demand one's resignation v.
destek istemek ask for support v.
zarar vermek istemek intend to harm v.
yardım istemek appeal for help v.
zarar vermek istemek want to harm v.
yardım istemek scream for help v.
yetki istemek request authority v.
zaman istemek demand (a certain period of) time v.
aşırı derecede istemek desperately want v.
aşırı derecede istemek really want v.
velayetini istemek seek one's custody v.
velayetini istemek claim someone's custody v.
aşırı derecede istemek badly want v.
aşırı derecede istemek have an insatiable desire v.
velayetini istemek ask for one's custody v.
velayetini istemek demand one's custody v.
velayetini istemek fight for one's custody v.
adalet istemek want justice v.
adalet istemek ask for justice v.
imkansızı istemek ask for the moon v.
zoru istemek ask for the moon v.
içmek istemek want to drink v.
aşırı istemek lust after v.
konuşmak istemek want to talk v.
birini istemek want someone v.
oynamak istemek want to play v.
konuşmak istemek want to speak v.
görmek istemek want to see v.
ilgi istemek need attention v.
uzmanlık istemek require expertise v.
ilgi istemek require attention v.
uzmanlık istemek need expertise v.
-i çok istemek be thirsty for v.
canı -mek istemek feel like v.
-i çok istemek thirst for v.
-mek istemek wanna v.
-i çok istemek set one's heart on v.
yapmak istemek be solicitous to v.
ücretini istemek ask for the payment v.
ücretini istemek ask for the fee v.
fazla fiyat istemek overcharge v.
ödeme yapılmasını istemek call for funds v.
yardım istemek turn to v.
tuvalete gitmek istemek be desperate for a toilet v.
tuvalete gitmek istemek need toilet v.
canı istemek want v.
dikkat verilmesini istemek call attention to v.
ilgiyi bir yöne çekmek istemek call attention to v.
dikkat verilmesini istemek draw attention to v.
ilgiyi bir yöne çekmek istemek draw attention to v.
yardım istemek appeal for aid v.
terfi istemek ask for a promotion v.
tayinini istemek ask to be appointed v.
tayinini istemek ask for one's appointment v.
birisinden izin istemek ask permission for v.
tayin istemek ask for one's appointment v.
borç istemek ask to borrow money v.
terfisini istemek ask for a promotion v.
tayin edilmesini istemek ask to be appointed v.
başlık parası istemek demand bride price v.
(bir şeyi) yapmak istemek in the mood v.
tazminat istemek claim damages v.
düşünmek istemek want to think v.
müsaade istemek ask permission v.
müsamaha istemek ask for indulgence v.
iyi niyetini göstermek istemek want to show goodwill v.
işten atılmayı istemek want to get fired v.
işten kovulmayı istemek want to get fired v.
daha istemek ask more v.
daha istemek want more v.
daha fazlasını istemek ask more v.
daha fazlasını istemek want more v.
bir iyilik istemek ask for a favor v.
bazı cevaplar istemek want some answers v.
nazikçe istemek kindly request v.
sahip olmak istemek want to have v.
süre istemek ask for time v.
zaman istemek ask for time v.
ölmeyi istemek want to die v.
ölmek istemek want to die v.
demek istemek connotate v.
seks yapmak istemek want to have sex v.
sevişmek istemek want to have sex v.
sevişmek istemek want to make love v.
fiyat istemek request a quote v.
fiyat teklifi istemek request a quote v.
borç para istemek ask to borrow money v.
rızasını istemek ask for the consent of v.
çalışmayı istemek want to work v.
yapımcı olmak istemek want to be a producer v.
kendisi için bir şeyler yapmak istemek want to make something for oneself v.
her şeyin mükemmel olmasını istemek want everything to be perfect v.
güvende olmak istemek want to be safe v.
önden iki yüz dolar avans istemek want $200 up front v.
irtibata geçmek istemek want to get in touch v.
farklı bir hayat istemek want a different life v.
sevgi istemek want love v.
bebek istemek want to have a baby v.
bir şeyin durdurulmasını istemek call a halt to something v.
parasını geri istemek ask for one’s money back v.
söz hakkı istemek ask for the floor v.
hakem olmak istemek want to be referee v.
bir şeyi çok istemek want something a lot v.
teslim olmak istemek want to turn oneself in v.
teslim olmayı istemek want to turn oneself in v.
teslim olmayı istemek want to surrender v.
teslim olmak istemek want to surrender v.
bir şeyi çok istemek want something very much v.
sabah dokuz akşam beş bir iş istemek want a nine-to-five job v.
zam istemek make a wage claim v.
oturup yüz yüze konuşmak istemek want to sit and talk in person v.
indirim istemek ask for a discount v.
birinden büyük bir riske girmesinii istemek ask someone to take a large risk v.
eğitim almak istemek want an education v.
daha fazla zaman istemek ask for more time v.
(birlikte) çalıştığı herkesle/bütün insanlara arkadaş olmak istemek make friends with all the people he/she work with v.
destek/yardım vs istemek enlist v.
kucak istemek want to be cuddled v.
iyilik istemek ask a favor v.
iyilik istemek ask a favour v.
intikam istemek/aramak look for revenge v.
birinin sokaklara geri dönmesini istemek want someone back out on the street v.
(polis) destek istemek call in for back up v.
konuşma yapmak istemek want to give a speech v.
sadaka istemek beg v.
sadaka istemek ask for alms v.
sadaka istemek panhandle v.
başka biri gibi olmak istemek want to be like someone else v.
ateş istemek ask for a light v.
para istemek want money v.
para istemek ask for money v.
vurgulamak istemek wish to emphasize v.
vurgulamak istemek want to emphasize v.
yüzüğünü geri istemek want one’s ring back v.
birinden bir şey yapmasını istemek/rica etmek ask someone to do something v.
deli gibi istemek desperately want v.
bir şeyi çok istemek want something so badly v.
-i çok istemek thirst after v.
izin istemek ask someone's permission v.
oturmasını istemek ask someone to be seated v.
iznini istemek ask someone's permission v.
tavsiye istemek ask someone for advice v.
akıl istemek ask someone for advice v.
ciddi bir ilişki istemek want a serious relationship v.
zam istemek ask for a raise v.
(eskiden yapılmış olan) bir iyiliğin karşılanmasını / geri ödenmesini istemek call in a favor v.
(eskiden yapılmış olan) bir iyiliğin karşılanmasını / geri ödenmesini istemek call in a favour v.
yaptırımların kaldırılmasını istemek want sanctions lifted v.
helallik istemek ask for one's blessing v.
isminin/kimliğinin açıklanmamasını istemek wish/want to remain anonymous v.
isminin/kimliğinin gizli/saklı kalmasını istemek wish/want to remain anonymous v.
bir şey seçmesini istemek want someone choose something v.
belirtmek istemek (i) would like to indicate (that...) v.
boşanmak istemek seek divorce v.
görüş istemek request an opinion v.
görüş istemek ask for an opinion v.
olmuş bir şeyin tersini istemek unwill v.
belirtmek istemek want to indicate v.
belirtmek istemek want to state v.
zengin olmayı istemek want to be rich v.
geri istemek revocate v.
fiyatta indirim istemek ask for a discount v.
fiyatta indirim istemek ask for a deal v.
avukat istemek ask for a lawyer v.
göç etmek istemek want to immigrate v.
göç etmek istemek want to migrate v.
açıklama istemek ask for clarification v.
açıklama istemek ask for explanation v.
yanlış bir şeyi dilemek veya istemek miswant v.
bir iyilik istemek ask for a favour v.
bir iyilik istemek ask for a favor v.
birinden büyük bir riske girmesini istemek ask someone to take a large risk v.
otobüste yer istemek ask someone on the bus to give (up) their seat for v.
(kredi/borç) ödenmesini istemek call v.
ibrazını istemek call v.
geri istemek redemand v.
tavsiye istemek refer [obsolete] v.
yeniden ısrarla istemek reimportune v.
intikam istemek clamor for revenge v.
intikam istemek clamour for revenge v.
para/ücret istemek charge v.
yeniden yardım istemek reinvoke v.
yeniden istemek reinvoke v.
yardımını istemek lift up the voice v.
yardım istemek pray aid v.
yardım istemek pray in aid v.
tekrarlanmasını istemek ask for repetition v.
şiddetle istemek ambition v.
acilen istemek efflagitate [obsolete] v.
bağış istemek appeal for donation n.
numune istemek request sample n.
öğretmen olmak istemek want to be a teacher n.
Phrasals
(telefona) birini istemek call for v.
birinin yardımını istemek call in v.
birinin yardımını istemek call in to v.
yardımını istemek call out v.
(sipariş) arayıp istemek call out v.
yanında istemek seek after v.
cevap istemek call on v.
(başka bir şey) demek istemek mean (something) by (something) v.
(başka bir şey) demek istemek mean by something v.
(birinden) öne çıkmasını istemek call (one) forward v.
birinden öne çıkmasını istemek call someone forward v.
peşinde olmak/çabalamak/istemek cast about for v.
(bir şeyi) yapmayı çok istemek admire to (do something) v.
birinin bir şey yapmasını istemek/talep etmek call on v.
bir şey istemek amacıyla birine yanaşmak touch someone (up) for something v.
birini arzulamak/istemek lust for someone v.
bir şeyi üstlenmek yada ona dahil olmak istemek want in on v.
birini arzulamak/istemek lust after someone v.
bir ilişkiden vb) çıkmak istemek want out (of something) v.
birinden bir şey istemek request something from someone v.
birinden bir şey yapmasını istemek/rica etmek request someone to do something v.
çok istemek hanker for v.
çok istemek hanker after v.
çok istemek burn with v.
çığlık çığlığa dondurma istemek scream for ice cream v.
geri istemek claim back from v.
gerçekleşmesini istemek look forward to v.
geri istemek reclaim from v.
içten istemek burn with v.
ödünç almak/istemek cadge something off v.
ödünç almak/istemek cadge something from someone v.
(bir sorumluluktan vb) kurtulmak istemek want out (of something) v.
yardım istemek reach out to someone v.
(bir yerden/şeyden) çıkmak/inmek istemek want off (something) v.
(bir yerden/şeyden) çıkmak/inmek istemek want off of something v.
zorla alacağını istemek dun someone for something v.
(bir yerden) dışarı çıkmak istemek want out (of something) v.
birini/bir şeyi çok beğenip istemek drool (all) over someone or something v.
birini/ bir şeyi çok beğenip istemek drool (all) over someone/something v.
birini/bir şeyi çok beğenip istemek drool over someone/something v.
birinden bir şey istemek exact something from someone v.
(birinden/bir şeyden bir şey) istemek/talep etmek expect (something) from (someone or something) v.
(birini/bir şeyi) acı çekecek kadar çok istemek weep for (someone or something) v.
(birinden/bir şeyden bir şey) istemek/talep etmek require (something) from (someone or something) v.
birinden bir şey istemek/talep etmek require something from someone v.
(birinden/bir şeyden) resmi taleple bir şey istemek requisition from (someone or something) v.
(bir şey yapmasını) istemek enjoin to (do something) v.
(bir şey yapmasını) istemek enjoin someone to do something v.
yalvararak istemek grub for (something) v.
yalvararak istemek grub for v.
(bir şeyi başarmayı) çok istemek set on (doing something) v.
(bir şeyi başarmayı) çok istemek set upon (doing something) v.
Phrases
(bir şeyin yapılmasını) istemek requisition to (do something) v.
kazanmak her şey değildir ama kazanmayı istemek her şeydir winning isn't everything, but wanting to win is expr.
Proverb
yüz verince astarını istemek give someone an inch and he'll take a mile
yüz verince astarını istemek give someone an inch and he'll take a yard
bir şeye ulaşmak için istemek gerekir a dumb priest never got a parish
bir şeyi elde etmek için onu istemek gerekir a dumb priest never got a parish
Colloquial
para istemek tap v.
bir müşteriden biraz beklemesini rica etmek/istemek be with (one) v.
bir müşteriden biraz beklemesini rica etmek/istemek be with somebody v.
açıklama istemek call v.
bulunduğu yerden ayrılmayı istemek have/get itchy feet v.
biriyle konuşmak istemek need someone to talk to v.
birinden daha fazlasını istemek want something more from someone v.
bulunduğu yerden uzaklaşmayı istemek have/get itchy feet v.
birisi için en iyisini istemek want the best for someone v.
canı bir bardak süt çekmek/istemek want a glass of milk v.
eve gitmek istemek want to go home v.
ima ile istemek angle for v.
işlerin hallolmasını istemek want to get things done v.
müsaade istemek beg leave v.
müsaade istemek ask for permission v.
sürekli istemek be on to v.
tek yapmanız gereken onu istemek all you need is to want it v.
-mek istemek wanna (want to) v.
kripto para piyasalarında alınan kripto veya tokeni değişken fiyatlar karşısında satmamak, böylece mevcut pozisyonu uzun süre koruyarak yüksek getiri elde etmek istemek hodl v.
kana kan istemek be out for v.
(bir şeyi yapmayı) çok istemek admire to (do something) v.
çok acıkıp sürekli yemek yemek istemek have the munchies v.
sürekli bir şeyler atıştırmak istemek have the munchies v.
marihuana/esrar içtikten sonra bir şeyler atıştırmak istemek/acıkmak have the munchies v.
marihuana/esrar içtikten sonra aşermek/sürekli bir şeyler yemek istemek have the munchies v.
hapır hupur yemek istemek have the munchies v.
(bir şeyi yapmak) istemek (I'd be) happy to (do something) expr.
daha fazlasını istemek can't get enough (of something) expr.
Idioms
ateşkes istemek hang out the white flag v.
dobra dobra/kıvırtmadan istemek ask (one) point-blank v.
imkansızı istemek cast beyond the moon v.
lafını sakınmadan ve doğrudan sormak/istemek ask (one) point-blank v.
kellesini istemek be after (one's) blood v.
kellesini istemek be after (one's) blood v.
kellesini istemek be after for somebody’s blood v.
kellesini istemek be out for somebody’s blood v.
(birinden) para istemek put the bee on (someone) v.
(birinden) sürekli borç para istemek/almak put the bee on (someone) v.
kolay yoldan para kazanmayı/köşe dönmeyi istemek want (one's) bread buttered on both sides v.
gak dediğinde et guk dediğinde süt istemek want (one's) bread buttered on both sides v.
bagajın/valizlerin varış noktasına gönderilmesini istemek check (one's) bags through (to) (some place) v.
bagajın doğrudan son istasyona gönderilmesini istemek check (one's) bags through (to) (some place) v.
bagajın/valizlerin varış noktasına gönderilmesini istemek check someone's bags through (to some place) v.
bagajın doğrudan son istasyona gönderilmesini istemek check someone's bags through (to some place) v.
bagajın/valizlerin varış noktasına gönderilmesini istemek check someone's luggage through (to some place) v.
bagajın doğrudan son istasyona gönderilmesini istemek check someone's luggage through (to some place) v.
(bir şey yapmak) istemek care to (do something) v.
(bir şey yapmayı) canı istemek care to (do something) v.
ne bilmek ne de bilmek istemek know nothing and care less (about someone or something) v.
ne bilmek ne de bilmek istemek know little (or nothing) and care less v.
ısrarla istemek/tutturmak put the acid on (someone) v.
acilen bir şey istemek/talep etmek make demands of someone v.
acilen bir şey istemek/talep etmek make demands on someone v.
açıklama istemek bring to book v.
anasının nikahını istemek charge someone an arm and a leg v.
birinin cezalandırılmasını istemek want somebody's head on a platter v.
birinin kellesini istemek want somebody's head on a plate v.
bir şeyi çok istemek/arzulamak have an itch for something v.
başının etini yiyerek istemek nag at v.
birisinin cezalandırılmasını/zarar görmesini istemek be baying for blood v.
birbirine zıt iki şeyi aynı anda istemek have it both ways v.
birisinden bir şey istemek/almak bum something off someone v.
birinden borç para istemek hit someone up for money v.
biriyle evlenmek istemek ask for someone's hand (in marriage) v.
bir eylemin bir parçası olmak istemek want a piece of the action v.
birinden bir iyilik istemek request a favor of someone v.
birisinin cezalandırılmasını/zarar görmesini istemek bay for blood v.
birinin cezalandırılmasını istemek want somebody's head on a plate v.
birisinden para istemek put the bite on someone v.
bir şeyi çok istemek have one's eyes on v.
bir şeyi çok istemek have one's heart set on v.
birinden borç para istemek ask someone for a loan of money v.
bir işi yapmayı çok istemek one's fingers itch v.
bir zamanlar yapılmış olan bir iyiliğin karşılığını istemek call in a favour v.
birinin kellesini istemek want somebody's head on a platter v.
bir şeyi çok istemek hurtin' for something v.
birinden para istemek hit someone up for money v.
bir şeyi çok istemek/arzulamak get an itch for something v.
birisinden iddia ettiği şeyi ispatlamasını istemek call one's bluff v.
bir şeyi çok istemek want something in the worst way v.
bile bile zarar vermek istemek have it in for v.
çok istemek need so bad one can taste it v.
değerinden az fiyat istemek undercharge v.
çok fazla istemek be dying to do v.
canı istemek have a taste for something v.
çok istemek get a craving v.
canı istemek stir one's blood v.
canı istemek stir the blood v.
canı istemek feel up v.
çok para kazanmak istemek have an itching palm v.
canı istemek get a taste for something v.
çok fazla istemek be dying for v.
canı istemek feel like v.
çok cesaret istemek take a lot of guts v.
çok istemek want so bad one can taste it v.
fikir sormak/istemek pick somebody's brains v.
girmek istemek want in v.
hak ettiğinden fazlasını istemek eat one's cake and have it too v.
gökteki ayı istemek beg for the moon v.
hak ettiğinden fazlasını istemek have one's cake and eat it too v.
gezip dolaşmayı çok istemek be bitten by the travel bug v.
elde edilmesi zor bir şey istemek ask for the moon v.
fikir sormak/istemek pick somebody's brain v.
elde edilmesi zor bir şey istemek cry for the moon v.
imkansızı istemek cry for the moon v.
intikam istemek be baying for blood v.
intikam istemek bay for blood v.
intikam istemek/aramak be after somebody's blood v.
imkansızı istemek ask for the moon v.
imkansızı istemek beg for the moon v.
içeri girmek istemek want in v.
intikam istemek/aramak be out for blood v.
izin istemek beg leave v.
içten istemek have one's heart in v.
kellesini istemek (mecazi) be out for somebody's scalp v.
kendisine kompliman yapılmasını istemek fish for compliments v.
kan istemek be out for blood v.
kellesini istemek (mecazi) be after somebody's scalp v.
kendisine kompliman yapılmasını istemek fish for a compliment v.
kan istemek be after somebody's blood v.
kellesini istemek (mecazi) be after somebody's blood v.
sürekli olarak istemek nag at v.
profesyonel yardım aramak/istemek seek professional help v.
sorun çıkarmak istemek hell-bent on causing trouble v.