like - Turco Inglés Diccionario

like

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

like — Definition

Significado:
beğenmek, benzer
Pronunciación (IPA):
(AmE /laɪk/ – BrE /laɪk/)
Categoría gramatical:
Fiil: like (likes – liked – liking); Edat/Sıfat
Sinónimo:
enjoy, similar to
Antónimos:
dislike, unlike

Significados de "like" en diccionario turco inglés : 54 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
like v. beğenmek
I like this guitar case quite a lot.
Bu gitar kılıfını ben çok beğendim.

More Sentences
like v. hoşlanmak
I think I like Emma.
Sanırım Emma'dan hoşlanıyorum.

More Sentences
like v. sevmek
I like to go for a walk before breakfast.
Kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkmayı severim.

More Sentences
like prep. gibi
Tools like knives and hammers can be dangerous for children.
Bıçak ve çekiç gibi aletler çocuklar için tehlikeli olabilir.

More Sentences
General
like n. beğeni
The engagement filter allows you to filter Tweets with a minimum number of Retweets, likes or replies.
Etkileşim filtresi, minimum sayıda Retweet, beğeni veya yanıt içeren Tweetleri filtrelemenize olanak tanır.

More Sentences
like n. benzeri
Your mother sounds like a very clever woman.
Annen çok akıllı bir kadına benziyor.

More Sentences
like n. benzer
I also want to prevent the occurrence of anything like what recently happened in Germany.
Ayrıca yakın zamanda Almanya'da yaşananlara benzer bir olayın meydana gelmesini de önlemek istiyorum.

More Sentences
like v. dilemek
You can buy products as a guest if you like.
Dilerseniz misafir olarak ürün satın alabilirsiniz.

More Sentences
like v. istemek
At the same time, however, a number of shortcomings and flaws have been flagged, five of which I should like mention.
Ancak aynı zamanda beş tanesinden bahsetmek istediğim bir dizi eksiklik ve kusur da tespit edilmiştir.

More Sentences
like v. hoşuna gitmek
And whether we like it or not, that is a fact.
Hoşumuza gitse de gitmese de bu bir gerçek.

More Sentences
like v. beğenmek
I like this guitar case quite a lot.
Bu gitar kılıfını ben çok beğendim.

More Sentences
like v. hoşlanmak
I think I like Emma.
Sanırım Emma'dan hoşlanıyorum.

More Sentences
like v. sevmek
I like to go for a walk before breakfast.
Kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkmayı severim.

More Sentences
like adv. aşağı yukarı
Sami kidnapped something like a hundred women.
Sami aşağı yukarı yüz tane kadın kaçırdı.

More Sentences
like adv. oldukça
Gloria, I, too, know what it feels like to be thirsty.
Gloria, susamış olmak nasıl bir duygudur, ben de biliyorum.

More Sentences
like prep. gibi
Tools like knives and hammers can be dangerous for children.
Bıçak ve çekiç gibi aletler çocuklar için tehlikeli olabilir.

More Sentences
like prep. aynen
Drop that space gun or I'll shoot, like so.
O uzay tabancasını bırak yoksa ateş ederim, aynen böyle.

More Sentences
like prep. tıpkı
They are sterile, like a hospital.
Sterildirler, tıpkı bir hastane gibi.

More Sentences
like prep. sanki
It is like I am a foreigner.
Sanki ben bir yabancıyım.

More Sentences
like prep. üzere
I didn't call Tom like I promised I would.
Söz verdiğim üzere Tom'u aramadım.

More Sentences
like prep. benzer
Presidents, ladies and gentlemen, summits come and go and one is very much like the next.
Başkanlar, hanımefendiler ve beyefendiler, zirveler gelip geçicidir ve biri diğerine çok benzer.

More Sentences
like prep. (birinin) tarzı olan
It's not like Mike to leave without saying a word.
Mike'ın tek kelime etmeden gitmesi hiç onun tarzı değil.

More Sentences
Technical
like v. hoşlanmak
I think I like Emma.
Sanırım Emma'dan hoşlanıyorum.

More Sentences
like v. sevmek
I like to go for a walk before breakfast.
Kahvaltıdan önce yürüyüşe çıkmayı severim.

More Sentences
like adv. gibi
His car is red like mine.
Onun arabası da benimki gibi kırmızı.

More Sentences
General
like n. zevk
like n.
like n. tıpkısı
like n. eşi
like n. cins
like n. tür
like n. hoşlanma
like n. sevme
like n. beğenme
like v. sempati duymak
like v. rağbet etmek
like v. tutmak
like v. hazzetmek
like v. beğeni duymak
like v. anlaşmak
like v. bağdaşmak
like v. arası iyi olmak
like adj. eşit
like adj. müşabih
like adj. aynı miktarda
like adj. denk
like adv. takriben
like prep. aynı
like prep. olası
like prep. adeta
like suf. -imsi
like suf. -miş gibi
Colloquial
like v. tav olmak
Ottoman Turkish
like adj. mümasil

Significados de "like" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
baby-like adj. bebek gibi
General
grocers and the like n. bakkal çakkal
a face like thunder n. sinirli bir yüz ifadesi
like a house on fire n. süratle
like a house on fire n. hızla
foam-like plastic material used for insulation n. strafor
gelatine-like dessert n. dolaz
the like n. ve bunun gibiler
the like n. birbirine benzeyenler
the like n. benzerleri
a movie-like story n. film gibi hikaye
scimitar-like tusks n. kılıç gibi azı dişleri
a passion like the burning of the sun n. hiç bitmeyen büyük bir tutku
lymph node-like tissue n. lenf düğümü benzeri doku
memory like a fish n. balık hafıza
barn-like room n. kocaman oda
barn-like room n. ahır gibi oda
eagle-like nose n. kemerli burun
an old table game like domino n. aznif
avian predators like eagles n. kartal gibi yırtıcı kuşlar
tea-like drink n. çaya benzer içecek
feel like v. içinden gelmek
work like a beaver v. harıl harıl çalışmak
go like clockwork v. yolunda gitmek
live like fighting cocks v. krallar gibi yaşamak
live like a gentleman v. efendi gibi yaşamak
treat somebody like a dirt v. hiçe saymak
treat somebody like a fool v. enayi muamelesi yapmak
sell like hot cakes v. kapanın elinde kalmak
grin like a cheshire cat v. pişmiş kelle gibi sırıtmak
sleep like a log v. deliksiz uyumak
feel like crying v. ağlamaklı olmak
become like ebony v. abanoz kesilmek
seem like v. gibi gelmek
fit like a glove v. tıpatıp uymak
not to like v. hoşlanmamak
look like somebody v. adama benzemek
spend money like water v. su gibi para harcamak
look like v. benzemek
sleep like a log v. leş gibi uyumak
treat somebody like a fool v. salak yerine koymak
fit like a glove v. kalıp gibi oturmak
work like hell v. harıl harıl çalışmak
drink like a fish v. fazla içki içmek
swear like a trooper v. ana avrat düz gitmek
be treated like a criminal v. suçlu muamelesi görmek
stare like a stuck pig v. ağzı açık ayran delisi gibi bakmak
be like a fish out of water v. sudan çıkmış balığa dönmek
go like a bomb v. çok iyi gitmek
feel like 30 cents v. yerin dibine geçmek
cling like a leech v. sülük gibi yapışmak
would like v. istemek
swim like a brick v. batmak
sell like hot cakes v. kapışılmak
sting like a bee v. arı gibi sokmak
swear like a trooper v. ağzına geleni söylemek
lie like a trooper v. çok yalan söylemek
fall like a bombshell v. gündeme bomba gibi düşmek
know a place like the palm of one's hand v. avucunun içi gibi bilmek
swear like a trooper v. kalaylamak
grin like a cheshire cat v. sırıtmak
like better v. tercih etmek
feel like v. gibi hissetmek
become like a prison to v. zindan olmak
behave like a beast v. canavarlaşmak
become like granite v. granitleşmek
sell like hot cakes v. yok satmak
eat like a horse v. ayı gibi yemek
go like hot cakes v. peynir ekmek gibi gitmek
sound like v. gibi gelmek
look like v. birisine çekmek
feel like doing v. canı yapmak istemek
eat like a horse v. kurt gibi yemek yemek
behave like a european v. frenkleşmek
seems like v. sanki
work like a demon v. çok çalışmak
look like v. gibi görünmek
sleep like a baby v. bebek gibi uyumak
behave like an enemy v. düşman kesilmek
like one another v. hoşlaşmak
feel like v. canı istemek
make it look like a suicide v. intihar süsü vermek
know like the palm of one's hand v. avucunun içi gibi bilmek
go like clockwork v. tıkırında gitmek
make it look like an accident v. kaza süsü vermek
feel like 30 cents v. utancından yerin dibine geçmek
feel like a fish out of water v. denizden çıkmış balığa dönmek
look like somebody v. adama dönmek
flow like water v. dere gibi akmak
stick like a leech v. sülük gibi yapışmak
spread like wildfire v. büyük bir hızla yayılmak
spread like wildfire v. ağızda sakız olmak
know something like the back of one's hand v. adı gibi bilmek
spend money like water v. tutarsızca fazlasıyla para harcamak
go like hot cakes v. yok satmak
treat somebody like a fool v. deli yerine koymak
attack a meal like a ravenous wolf v. aç kurt gibi saldırmak
end up like somebody v. akıbetine uğramak
tremble like an aspen leaf v. tir tir titremek
feel like v. duygusu içinde olmak
eat like a horse v. öküz gibi yemek
sweat like a pig v. domuz gibi terlemek
sweat like a pig v. çok terlemek
act like a fool v. aptallık etmek
talk like friends v. ahbapça konuşmak
sell like hot cakes v. çok satılmak
sell like hot cakes v. kapış kapış gitmek
like (someone/something) v. (birini veya bir şeyi) sevmek
swell like a balloon v. balon yapmak
cry like a baby v. çocuk gibi ağlamak
feel like something v. canı istemek
cry like a baby v. bebek gibi ağlamak
behave like a know it all v. hariçten gazel okumak
become like v. haline gelmek
(for somebody) like (something) v. hoşa gitmek
not like v. hoşuna gitmemek
(for somebody) like (something) v. hoşuna gitmek
cry like a baby v. zırıl zırıl ağlamak
like some very much v. çok hoşlanmak
make it look like a murder v. cinayet süsü vermek
look like someone v. birine benzemek
keep something like a secret v. sır gibi saklamak
seem like v. gibi görünmek
operate like clockwork v. tıkır tıkır işlemek
seem like v. gibi gözükmek
appear like v. gibi görünmek
run like clockwork v. tıkır tıkır işlemek
work like clockwork v. tıkır tıkır işlemek
appear like v. gibi gözükmek
like enormously v. birine bayılmak
like a lot v. birine bayılmak
look like v. gibi gözükmek
drop like a bombshell v. bomba gibi düşmek
eat like a bird v. çok yavaş yemek
eat like a bird v. çok az yemek
feel like shit v. hali olmamak
feel like crap v. kolunu kaldıracak hali olmamak
feel like shit v. kolunu kaldıracak hali olmamak
feel like crap v. hali olmamak
live like a king v. kral gibi yaşamak
live like the kings v. krallar gibi yaşamak
treat someone like dirt v. adamdan saymamak
watch someone like a hawk v. birini göz hapsinde tutmak
work like a horse v. eşek gibi çalışmak
treat someone like dirt v. pislikmiş gibi davranmak
treat someone like dirt v. adam yerine koymamak
become jelly-like v. pelteleşmek
feel like v. canı -mek istemek
look like v. -cek gibi olmak
feel like v. gereği hissetmek