seek - Turco Inglés Diccionario

seek

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

seek — Definition

Significado:
aramak, peşinden gitmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /siːk/ – BrE /siːk/)
Categoría gramatical:
Düzensiz Fiil: seek (seeks – sought – sought - seeking)
Sinónimo:
pursue, search for
Antónimos:
avoid

Significados de "seek" en diccionario turco inglés : 32 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
seek v. aramak
New graduates seek jobs with decent pay.
Yeni mezunlar iyi maaş veren işler arıyor.

More Sentences
General
seek v. istemek
There are still forces that are seeking to knock developments in Afghanistan off course.
Afganistan'daki gelişmeleri rotasından saptırmak isteyen güçler hala var.

More Sentences
seek v. peşinde koşmak
However, this is a different Europe from the Europe which sides with the few who are out to seek personal gain.
Ancak bu Avrupa, kişisel çıkar peşinde koşan azınlığın yanında yer alan Avrupa'dan farklı bir Avrupa'dır.

More Sentences
seek v. aranmak
The real solutions must be sought in a completely different direction.
Gerçek çözümler tamamen farklı bir yönde aranmalıdır.

More Sentences
seek v. çabalamak
Be someone who others will seek to know and like.
Başkalarının tanımaya ve sevmeye çabalayacağı biri olun.

More Sentences
seek v. araştırmak
We also find it encouraging that the proposal seeks the reasons why refugees are persecuted.
Ayrıca teklifin mültecilerin zulme uğrama nedenlerini araştırmasını da cesaret verici buluyoruz.

More Sentences
seek v. amaçlamak
This initiative seeks to promote political democracy, the rule of law and respect for human rights.
Bu girişim siyasi demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarına saygıyı teşvik etmeyi amaçlamaktadır.

More Sentences
seek v. gayretinde olmak
Animal shelters are seeking to increase adoption.
Hayvan barınakları sahiplenmeleri artırma gayreti içerisinde.

More Sentences
Trade/Economic
seek v. aramak
New graduates seek jobs with decent pay.
Yeni mezunlar iyi maaş veren işler arıyor.

More Sentences
Technical
seek v. araştırmak
We also find it encouraging that the proposal seeks the reasons why refugees are persecuted.
Ayrıca teklifin mültecilerin zulme uğrama nedenlerini araştırmasını da cesaret verici buluyoruz.

More Sentences
Automotive
seek v. aramak
New graduates seek jobs with decent pay.
Yeni mezunlar iyi maaş veren işler arıyor.

More Sentences
Archaic
seek v. başvurmak
But it's best to seek the advice of a trusted healthcare professional.
Ancak güvenilir bir sağlık uzmanının tavsiyesine başvurmak en iyisidir.

More Sentences
seek v. talepte bulunmak
All human beings are entitled to seek asylum within the EU.
Tüm insanlar AB içerisinde sığınma talebinde bulunma hakkına sahiptir.

More Sentences
General
seek n. arama
seek v. kazanmaya çalışmak
seek v. talip olmak
seek v. uğraşmak
seek v. çıkarmaya çalışmak
seek v. ulaşmak için hareket etmek
seek v. keşfetmeye çalışmak
seek v. (köpek) avı bulmak
seek v. peşinden gitmek
Irregular Verb
seek v. sought - sought
Archaic
seek n. okuma-yazma kafasının disk üzerindeki belirli bir veri yoluna hareketi
seek v. göz atmak
seek v. incelemek
seek v. keşfetmek
seek v. ziyaret etmek
seek v. yollarına düşmek
seek v. müracaat etmek
seek v. ne yapacağını bilememek
seek v. dezavantajlı olmak

Significados de "seek" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
hide and seek n. saklambaç
seek time n. arama süresi
hide-and-seek n. saklambaç
identity seek n. kimlik arayışı
hide-and-go-seek n. saklambaç
hide and go seek n. saklambaç oynama
hide and seek n. saklambaç oynama
hide-and-seek n. onu arayan birinden kaçıp saklanma
seek [obsolete] n. av borusundan duyulan avlanma sinyali
seek-sorrow n. kuruntu yapan kimse
seek-sorrow n. zorla dert arayan kimse
seek for v. araştırmak
seek for v. peşinde olmak
seek after v. araştırmak
seek solace in v. teselliyi bir şeyde aramak
seek for v. aramak
seek medical advice v. doktora başvurmak
seek for happiness v. mutluluk aramak
seek help v. yardım talebinde bulunmak
seek out v. aramak
seek a pretext v. bahane aramak
seek a remedy v. derman aramak
seek an opportunity v. fırsat aramak
seek a remedy v. çare aramak
seek a quarrel v. aranmak
seek a quarrel v. sürtünmek
seek after v. aramak
seek out v. araştırmak
seek after v. peşinde olmak
seek work v. iş aramak
seek a way to solve (a problem) v. çare aramak
seek compensation v. tazminat talep etmek
seek one's right v. hakkını aramak
seek shelter from the rain v. yağmurdan korunacak yer aramak
seek true love v. gerçek aşkı aramak
seek help v. yardım aramak
seek an answer v. cevap aramak
seek one's custody v. velayetini istemek
seek peace v. huzur aramak
seek support v. destek aramak
play hide-and-seek v. saklambaç oynamak
seek for solution v. çözüm aramak
seek profit v. kar amacı gütmek
seek platform v. zemin aramak
seek the opportunities v. fırsatları araştırmak
seek ground v. zemin aramak
seek profit v. kazanç amacı gütmek
seek adventure v. macera aramak
seek excitement v. heyecan aramak
seek refuge in wine v. kendini şaraba vurmak
seek refuge in drink v. teselliyi içkide aramak
seek refuge in drink v. kendini içkiye vurmak
seek refuge in God v. yaradana sığınmak
seek refuge in God v. Allah'a sığınmak
play hide and seek v. saklambaç oynamak
seek help v. yardım/destek aramak
seek a solution v. çözüm aramak
seek a solution v. çözüm yolu aramak
seek advice of someone v. birine danışmak
seek advise of someone v. birine danışmak
seek a settlement v. anlaşma/uzlaşma yoluna gitmek
seek medical care v. tıbbi yardım/destek aramak/almaya bakmak
seek shelter from the rain v. yağmurdan korunmak
seek a place v. bir yer aramak
seek out v. arayıp bulmak
seek recovery for damages incurred v. uğranılan zararın tazmini yoluna gitmek
seek an answer v. yanıt aramak
seek divorce v. boşanmak istemek
seek solace in booze v. teselliyi içkide aramak
seek an answer v. cevap aramak
seek attention v. ilgi beklemek
seek justice v. adalet aramak
seek a job v. iş aramak
seek an opportunity v. fırsat kollamak
seek the life of v. öldürmek için aramak
hide-and-seek v. saklambaç oynamak
hide and seek v. saklambaç oynamak
seek forgiveness v. af dilemek
seek [obsolete] v. saldırganca üstüne gitmek
seek [obsolete] v. kovalamak
sought out (seek out) adj. aranılan
Phrasals
seek upon v. takip etmek
seek to v. başvurmak
seek for v. bulmak için çabalamak
seek after v. bulmaya çalışmak
seek after v. almaya çalışmak
seek upon v. izinde olmak
seek to v. son çare olarak kullanmak
seek to v. aramak
seek after v. yanında istemek
seek upon v. kovalamak
seek upon v. acı çektirmek
seek upon v. işkence etmek
seek after v. varlığına ihtiyaç duymak
seek (something) from (someone or something) v. (birinden/bir şeyden bir şey) elde etmeye çabalamak
seek (something) from (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) bir şey elde etmeye uğraşmak
seek something from someone or something v. birinden/bir şeyden bir şey elde etmenin peşine düşmek
seek something from someone or something v. birinden/bir şeyden bir şey elde etmeye çabalamak
seek something from someone or something v. birinden/bir şeyden bir şey elde etmeye çalışmak
seek something from someone or something v. birinden/bir şeyden bir şey elde etmeye uğraşmak
seek (something) from (someone or something) v. (birinden/bir şeyden bir şey) elde etmeye çalışmak
seek from v. -den (bir şey) elde etmeye çabalamak
seek from v. -den (bir şey) elde etmenin peşine düşmek
Phrases
we who labor here seek only the truth v. bizim burada vazifemiz gerçeği bulmak
Proverb
seek and ye shall find ararsan bulursun
seek and ye shall find arayan bulur
Colloquial
seek (one's) fortune v. köşeyi dönmeye çalışmak
seek your fortune v. köşeyi dönmek için bir yere gitmek/taşınmak
seek your fortune v. parayı bulmak için bir yere gitmek/taşınmak
seek your fortune v. zengin olmanın yollarını aramak
seek (one's) fortune v. şansını aramak
seek your fortune v. parayı bulmaya çalışmak
seek (one's) fortune v. zengin olmaya çalışmak
seek (one's) fortune v. şansını denemek
seek (one's) fortune v. parayı bulmaya çalışmak
seek your fortune v. zengin olma ümidiyle bir yere gitmek/taşınmak
seek (one's) fortune v. servet peşine düşmek
seek (one's) fortune v. servet aramak
seek your fortune v. zengin olmak için macera peşine düşmek
Idioms
seek professional help v. profesyonel yardım aramak/istemek
seek revenge against someone v. biriyle ödeşmek
seek revenge against someone v. birinden intikamını almak
seek revenge against someone v. birinden öcünü almak
seek a knot in a bulrush v. öküz altında buzağı aramak
seek a knot in a bulrush v. olmayacak bir işe kalkışmak
seek a knot in a bulrush v. olmayacak bir işle uğraşmak
seek revenge v. ödeşmek
seek revenge (against/on someone or something) v. (birinden/bir şeyden) öç almak
seek revenge (against/on someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) ödeşmek
seek revenge v. intikam almak
seek revenge v. öç almak
seek revenge (against/on someone or something) v. (birinden/bir şeyden) intikam almak
Trade/Economic
not to seek profit v. kar gözetmemek
seek profit v. kar gözetmek
Law
right to seek asylum n. sığınma hakkı
seek recourse v. rücu aramak
seek redress v. tazminat talep etmek
Politics
seek asylum from a third country v. üçüncü ülkeden sığınma istemek
seek one's rights v. hakkını aramak
Technical
ordered seek n. dizili arama
ordered seek n. sıralı arama
seek area n. arama alanı
seek time n. arama zamanı
Computer
seek error n. arama hatası
seek bar n. arama çubuğu
bad seek n. hatalı arama
disk seek error n. disk arama hatası
goal seek status n. hedef arama durumu
ordered seek n. sıralı arama
ordered seek n. dizili arama