avoid - Turco Inglés Diccionario

avoid

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

avoid — Definition

Significado:
kaçınmak, sakınmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /əˈvɔɪd/ – BrE /əˈvɔɪd/)
Categoría gramatical:
Fiil: avoid (avoids – avoided – avoiding)
Sinónimo:
evade, shun, steer clear of
Antónimos:
face, confront, embrace

Significados de "avoid" en diccionario turco inglés : 33 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
avoid v. kaçınmak
A repeat of this debacle and the lack of proportion must be avoided.
Bu fiyaskonun ve orantısızlığın tekrarlanmasından kaçınılmalıdır.

More Sentences
avoid v. sakınmak
You should avoid all physical contact with wild animals.
Vahşi hayvanlarla her türlü fiziksel temastan sakınmalısınız.

More Sentences
avoid v. önlemek
It is essential that we avoid the confusion caused by some Members.
Bazı Üyelerin neden olduğu kafa karışıklığını önlememiz çok önemlidir.

More Sentences
General
avoid v. geçiştirmek
You're avoiding the question.
Soruyu geçiştiriyorsun.

More Sentences
avoid v. savuşturmak
Don't avoid my question.
Sorumu savuşturma.

More Sentences
avoid v. kaçmak
People who commit serious war crimes, including rape, must not be able to avoid being brought to justice.
Tecavüz de dahil olmak üzere ciddi savaş suçları işleyen kişiler adalet önüne çıkarılmaktan kaçamamalıdır.

More Sentences
avoid v. korunmak
Take lots of vitamin C to avoid catching cold.
Soğuk algınlığından korunmak için bol miktarda C vitamini al.

More Sentences
avoid v. kurtulmak
How do we avoid making the same mistake again?
Aynı hatayı tekrar yapmaktan nasıl kurtulabiliriz?

More Sentences
avoid v. uzak durmak
Your doctor may ask you to avoid caffeine and smoking for 4 hours before the test.
Doktorunuz testten önceki 4 saat boyunca kafein ve sigaradan uzak durmanızı isteyebilir.

More Sentences
avoid v. sakınmak
You should avoid all physical contact with wild animals.
Vahşi hayvanlarla her türlü fiziksel temastan sakınmalısınız.

More Sentences
avoid v. kaçınmak
A repeat of this debacle and the lack of proportion must be avoided.
Bu fiyaskonun ve orantısızlığın tekrarlanmasından kaçınılmalıdır.

More Sentences
avoid v. engellemek
Having said that, this will not avoid the next spillage of oil.
Bununla birlikte, bu durum bir sonraki petrol sızıntısını engellemeyecektir.

More Sentences
Law
avoid v. kaçınmak
A repeat of this debacle and the lack of proportion must be avoided.
Bu fiyaskonun ve orantısızlığın tekrarlanmasından kaçınılmalıdır.

More Sentences
Technical
avoid v. önüne geçmek
By shifting the criteria from the regions to the Member States, we can avoid plenty of problems later on.
Kriterleri bölgelerden Üye Devletlere kaydırarak daha sonra yaşanabilecek pek çok sorunun önüne geçebiliriz.

More Sentences
avoid v. kaçınmak
A repeat of this debacle and the lack of proportion must be avoided.
Bu fiyaskonun ve orantısızlığın tekrarlanmasından kaçınılmalıdır.

More Sentences
avoid v. sakınmak
You should avoid all physical contact with wild animals.
Vahşi hayvanlarla her türlü fiziksel temastan sakınmalısınız.

More Sentences
Archaic
avoid v. çıkmak
This new product has been checked twice this week in order to avoid any problem during the installation.
Bu yeni ürün, kurulum sırasında herhangi bir sorun çıkmaması için bu hafta iki kez kontrol edildi.

More Sentences
General
avoid v. alıkoymak
avoid v. imtina etmek
avoid v. savmak
avoid v. atlatmak
avoid v. feshetmek
avoid v. iptal etmek
avoid v. çekinmek
avoid v. mani olmak
avoid v. içtinap etmek
avoid v. görmezden gelmek
Trade/Economic
avoid v. feshetmek
avoid v. iptal etmek
Law
avoid v. ilga etmek
Technical
avoid v. meydan vermemek
Archaic
avoid v. ayrılmak
avoid v. çekilmek

Significados de "avoid" con otros términos en diccionario inglés turco: 67 resultado(s)

Inglés Turco
General
avoid contact v. alışverişi olmamak
avoid expense v. masraftan kaçmak
avoid any possible mistakes v. hataya mahal vermemek
avoid meddling v. suya sabuna dokunmamak
avoid any possible mistakes v. hataya meydan vermemek
avoid contact with v. alışverişi olmamak
avoid somebody v. uzak durmak
avoid the danger v. tehlikeden kaçınmak
avoid risk v. riskten kaçınmak
avoid drawing attention v. dikkat çekmekten sakınmak
avoid drawing attention v. dikkat çekmemeye çalışmak
avoid wastage v. israftan kaçınmak
avoid touching v. el sürmemek
avoid commenting v. yorum yapmaktan kaçınmak
avoid self-sacrifice v. özveriden kaçınmak
avoid attracting attention to yourself v. dikkat çekmemeye çalışmak
avoid unnecessary expenses v. gereksiz harcamalardan sakınmak
avoid unnecessary expenses v. gereksiz harcamalardan kaçınmak
avoid phone calls v. telefona çıkmamak
avoid phone calls v. telefonlara çıkmamak
avoid a contract v. sözleşmeyi feshetmek
avoid a contract v. sözleşmeyi iptal etmek
avoid trouble v. beladan kaçınmak
avoid trouble v. beladan uzak durmak
avoid the ambiguity v. belirsizlikten kaçınmak
avoid contact with v. temas halinde olmaktan kaçınmak
avoid a scene v. olay/hadise/rezalet çıkmasının önüne geçmek
avoid a scene v. olay/hadise/rezalet çıkmasına mani/engel olmak
avoid a scene v. olay/hadise/rezalet çıkmasını önlemek
avoid confusion v. karışıklığı önlemek
avoid [obsolete] v. geçersiz kılmak
avoid work v. tembellik etmek
avoid work v. savsaklamak
avoid [obsolete] v. iptal etmek
avoid work v. işten kaytarmak
avoid [obsolete] v. kovmak
Phrases
avoid contact with eyes expr. göz ile temasından kaçınınız
Proverb
avoid evil and it will avoid thee kötülükten kaçınırsan o da sana bulaşmaz
avoid evil and it will avoid thee kötülükten uzak durursan o da senden uzak durur
avoid evil and it will avoid thee kötülükten uzak durana kötülük de bulaşmaz
Colloquial
avoid the radar v. radara yakalanmamaya çalışmak
avoid upsetting someone v. üzmekten kaçınmak
in order to avoid a misunderstanding expr. yanlış anlaşılma olmasın
Idioms
avoid someone or something like the plague v. köşe bucak kaçmak
avoid someone or something like the plague v. vebalı görmüş gibi kaçmak
avoid like the plague v. vebalı görmüş gibi kaçmak
avoid something like the plague v. bir şeyden bulaşıcı bir hastalıkmış gibi uzak durmak
avoid the trap of doing something v. bir şey yapma hatasından kaçınmak
avoid the trap of doing something v. bir şey yapma aptallığından uzak durmak
avoid the trap of doing something v. bir şey yapma tuzağına düşmemek
avoid like the plague v. köşe bucak kaçmak
avoid someone/something like the plague v. birinden/bir şeyden köşe bucak kaçmak
avoid someone/something like the plague v. birinden/bir şeyden vebalı görmüş gibi kaçmak
avoid someone/something like the plague v. birinden/bir şeyden kesinlikle kaçınmak
avoid like the plague v. vebalı görmüş gibi kaçmak
avoid the trap of doing something v. bir şey yapma tuzağına düşmek/düşmekten kaçınmak
avoid the trap of doing something v. bir şeyi yapmaktan kaçınmak
Speaking
in order to avoid any misunderstanding expr. yanlış anlaşılma olmasın
in order to avoid any misunderstanding expr. yanlış anlaşılma olmasın diye
to avoid suspicion expr. şüphe çekmemek için
Trade/Economic
avoid a contract v. sözleşmeyi feshetmek
avoid a contract v. bir sözleşmeyi iptal etmek
Law
attempt to avoid tax n. vergi kaçakçılığına teşebbüs
right to avoid testifying n. ifade vermekten imtina hakkı
Technical
minimum gaps to avoid crushing of parts of the human body n. insan vücudu kısımlarını ezilme tehlikesinden kaçınmak için gerekli minimum aralıklar
Aeronautic
see and avoid expr. gör ve kaçın
Sport
avoid walking v. ayaklarını yerden kesmek