kurtulmak - Turco Inglés Diccionario
Historia

kurtulmak



Significados de "kurtulmak" en diccionario inglés turco : 72 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kurtulmak get rid of v.
General
kurtulmak be freed v.
kurtulmak dispose of v.
kurtulmak throw off v.
kurtulmak disentangle v.
kurtulmak smooth away v.
kurtulmak get out of v.
kurtulmak put off v.
kurtulmak break oneself of a habit v.
kurtulmak elude v.
kurtulmak loose v.
kurtulmak recover v.
kurtulmak ditch v.
kurtulmak quit oneself v.
kurtulmak be saved v.
kurtulmak get away v.
kurtulmak be rid of v.
kurtulmak make a bonfire of v.
kurtulmak extricate oneself v.
kurtulmak be shot of v.
kurtulmak disengage v.
kurtulmak avoid v.
kurtulmak shake off v.
kurtulmak dispone v.
kurtulmak get v.
kurtulmak get over v.
kurtulmak defecate v.
kurtulmak make away with v.
kurtulmak evade v.
kurtulmak be finished v.
kurtulmak escape v.
kurtulmak pull through v.
kurtulmak discard v.
kurtulmak be recovered from v.
kurtulmak break away v.
kurtulmak free oneself v.
kurtulmak give birth v.
kurtulmak break loose v.
kurtulmak dodge v.
kurtulmak dispose v.
kurtulmak cast off v.
kurtulmak come through v.
kurtulmak get off v.
kurtulmak circumvent v.
kurtulmak liquidate v.
kurtulmak pull away v.
kurtulmak chuck off v.
kurtulmak bail out v.
kurtulmak give a shake v.
kurtulmak divest v.
kurtulmak defaecate v.
kurtulmak survive v.
kurtulmak let loose v.
kurtulmak take vent v.
kurtulmak toss v.
Phrasals
kurtulmak throw away v.
kurtulmak throw down v.
kurtulmak break of v.
kurtulmak throw over v.
kurtulmak shuffle off v.
kurtulmak fling away v.
kurtulmak knock off v.
kurtulmak chuck out
kurtulmak cast aside
Idioms
kurtulmak take care of v.
kurtulmak throw overboard v.
kurtulmak get rid of
kurtulmak keep clear of
kurtulmak see the back of
kurtulmak wash one's hands of someone/something
Slang
kurtulmak 86
Technical
kurtulmak emerge

Significados de "kurtulmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 260 resultado(s)

Turco Inglés
General
ucuz kurtulmak have a narrow escape v.
elinden kurtulmak run away from somebody v.
elinden kurtulmak fling off v.
bir şeyden kurtulmak get rid of v.
yükümlülükten kurtulmak be released from one's obligation v.
sağ kurtulmak survive v.
kurtulmak (birinden) get around v.
birinden kurtulmak shake someone off v.
yükünden kurtulmak disburden v.
bir yana kaçıp kurtulmak dodge v.
borçtan kurtulmak get out of debt v.
yükümlülükten kurtulmak relieve oneself of an obligation v.
kurtulmak (hayvan kendini bağlayan bir şeyden) slip v.
ucuz kurtulmak (kazadan) walk away from v.
kıl payı kurtulmak have a close call v.
pençesinden kurtulmak escape from somebody's clutches v.
ucuz kurtulmak get off cheap v.
bir yol bulup kurtulmak (birinden) get around v.
kaçıp kurtulmak run for one's life v.
yükümlülükten kurtulmak discharge from an obligation v.
kurtulmak (birisinden) get rid of v.
kaçıp kurtulmak escape v.
yükümlülükten kurtulmak be relieved of one's obligation v.
eli kaymak/kurtulmak lose one's grip v.
beladan kurtulmak get out of a scrape v.
birinin pençesinden kurtulmak escape from someone's grasp v.
boyunduruktan kurtulmak disyoke v.
kötü alışkanlıktan kurtulmak break a habit v.
kaçıp kurtulmak break away v.
sağ kurtulmak save one's skin v.
ucuz kurtulmak escape (from a dangerous situation) with little or no harm v.
ucuz kurtulmak get off lightly v.
hafif sıyrıklarla kurtulmak walk away from the accident with only minor injuries v.
hafif sıyrıklarla kurtulmak escape with light scrapes v.
hafif sıyrıklarla kurtulmak escape with slight injuries v.
hafif sıyrıklarla kurtulmak escape with few scrapes v.
ölümden kurtulmak escape death v.
ölmekten kurtulmak escape death v.
burnu bile kanamadan kurtulmak escape unhurt v.
burnu bile kanamadan kurtulmak escape uninjured v.
elinden kurtulmak escape someone's clutches v.
yara almadan kurtulmak escape unharmed v.
burnu bile kanamadan kurtulmak escape unharmed v.
yara almadan kurtulmak escape unhurt v.
hiç yara almadan kurtulmak escape unharmed v.
yara almadan kurtulmak escape uninjured v.
canlı kurtulmak escape with one's life v.
tehlikeden kurtulmak escape the danger v.
körlükten kurtulmak unblind v.
sağ kurtulmak outlive v.
problemlerden kurtulmak overcome the problems v.
problemlerden kurtulmak clear up the problems v.
uyuyarak kurtulmak sleep off v.
oltadan kurtulmak escape the fishing line v.
oltadan kurtulmak get rid of the fishing rod v.
oltadan kurtulmak escape from the fishing rod v.
hile ile kurtulmak dodge v.
-den kurtulmak get rid of v.
-den kurtulmak elude v.
-den kurtulmak cut loose from v.
-den kurtulmak evade v.
teğet kurtulmak get off to v.
uzaklaşıp kurtulmak get out of v.
cezadan kıl payı kurtulmak get off to v.
oltadan kurtulmak get off the hook v.
zor bir durumdan kurtulmak get off the hook v.
ağdan kurtulmak get off the hook v.
bitirip kurtulmak get over with v.
yapıp da kurtulmak get over with v.
etkisinden kurtulmak get over v.
hileyle kurtulmak dodge v.
silkinip kurtulmak shake off v.
kancadan kurtulmak unhook v.
-den kurtulmak wipe off v.
-den sağ kurtulmak survive v.
linç girişiminden kıl payı kurtulmak narrowly escape a lynching attempt v.
linç edilmekten son anda kurtulmak narrowly escape a lynching attempt v.
tehlikeli bir durumdan kurtulmak breathe again v.
linç edilmekten zor kurtulmak narrowly escape a lynching attempt v.
takla atan araçtan burnu bile kanamadan kurtulmak come out unharmed from an overturned car v.
takla atan araçtan burnu bile kanamadan kurtulmak come out scot-free from an overturned car v.
takla atan araçtan burnu bile kanamadan kurtulmak come out uninjured from an overturned car v.
bir işten kurtulmak come out of an affair v.
suikast girişiminden sağ olarak kurtulmak survive assassination attempt v.
bir şeyden kurtulmak get rid of something v.
vücuttaki yağlardan kurtulmak get rid of body fat v.
-den kurtulmak get free from v.
cesetten kurtulmak get rid of the body v.
hışmından kurtulmak escape the wrath of v.
satıp kurtulmak barter something off v.
birkaç sıyrıkla kurtulmak escape with nothing but a few scrapes v.
uçak kazasından sağ kurtulmak survive the plane crash v.
olası bir suikasttan kurtulmak escape possible assassination v.
(kurtulmak için) boğuşmak put up a fight v.
bir afetten/felaketten sağ kurtulmak survive a disaster v.
hasardan kurtulmak escape damage v.
bir olaydan canlı kurtulmak get out alive v.
sağ kurtulmak get out alive v.
ölümden kıl payı kurtulmak narrowly escape death v.
ölümden şans eseri kurtulmak narrowly escape death v.
istenmeyen tüylerden kurtulmak get rid of unwanted hair v.
hastalıktan kurtulmak pull through the illness v.
ağzındaki (acı/ekşi) tattan kurtulmak untaste v.
cezadan kurtulmak beat a charge v.
(birine/bir şeye olan/karşı) saplantısından vazgeçmek/kurtulmak drop one's obsession with v.
yara almadan kurtulmak escape without injury v.
bir ileri bir geri yürüyerek birşeyi atmak veya ondan kurtulmak walk off v.
stresten kurtulmak get rid of stress v.
(araba ile) peşindekilerden kurtulmak lose a tail v.
-den daha hızlı koşarak kurtulmak outrun v.
düşman topraklarından kaçıp kurtulmak exfiltrate v.
kepekten kurtulmak get rid of dandruff v.
sivilceden kurtulmak get rid of acne v.
akneden kurtulmak get rid of acne v.
sağ kurtulmak come out alive v.
yanlıştan kurtulmak redress v.
Phrasals
-den kurtulmak tear loose from v.
-den kurtulmak throw off v.
para vererek bir yükümlülükten kurtulmak buy out v.
şimdilik kurtulmak put off v.
para vererek bir yükümlülükten kurtulmak buy off v.
sağ salim kurtulmak ride out v.
kaçıp kurtulmak shuffle off v.
bir şeyden kurtulmak be off with
sıkıntıdan kurtulmak let up
dolambaçlı yollarla kurtulmak wriggle out of
kıl payı kurtulmak wriggle out of
bir şeyden kurtulmak sling out
bir şeyden kurtulmak do away with something
birinden kurtulmak kiss somebody off
birinden kurtulmak kiss off somebody
birinden tümüyle kurtulmak root someone or something out of something
birinden tümüyle kurtulmak root something out
ucuz kurtulmak get off (with something)
bir şeyden kurtulmak shuck something off
bir şeyden kurtulmak sweep away something
bir şeyden kurtulmak sweep something away
uyuyarak bir şeyden kurtulmak sleep something off
(bir sorumluluktan vb) kurtulmak istemek want out (of something)
aşama aşama bir şeyden kurtulmak strip something away
Proverb
başını derde sokup kurtulmak için uğraşacağına başını derde sokmamasını bil an ounce of prevention is worth a pound of cure
Colloquial
(kasabadan) kaçıp kurtulmak blow town v.
(sıkıntıdan) kurtulmak be off the hook
son anda birinin gelişiyle veya müdahalesiyle kurtulmak be saved by the bell
cesetlerden kurtulmak get rid of the bodies
panik duygusundan kurtulmak get rid of the feeling of panic
Idioms
sorumluluktan kurtulmak get clear v.
endişeden kurtulmak breathe again v.
utançtan kurtulmak get clear v.
(bir yerden) kurtulmak blow this hot dog stand v.
(bir yerden) kurtulmak blow this pop stand v.
(bir yerden) kurtulmak blow this popsicle stand v.
(bir yerden) kurtulmak blow this taco stand v.
iyi ki (bir şeyden veya kişiden) kurtulmak be well rid of (someone or something) v.
iyi ki (bir şeyden veya kişiden) kurtulmak be well rid of v.
(bir şeyden) ucu ucuna/kıl payı/son anda kurtulmak be within a whisker of (something) v.
başı beladan çıkmak/kurtulmak catch a break v.
başı beladan çıkmak/kurtulmak get a break v.
birinden ya da bir şeyden kurtulmak chuck overboard v.
hamlıktan kurtulmak get in good condition v.
gemin baskısından kurtulmak için atın başını sürücüye/göğsüne doğru çekmesi behind the bit adj.
binicilikte atın gemden kurtulmak için kafasını göğsüne doğru çekmesi behind the bit expr.
ucuz kurtulmak get off lightly
sorundan kurtulmak get out of a tight spot
sağ salim kurtulmak get off scot-free
birinden kurtulmak make away with
kıl payı kurtulmak escape by a hair's-breadth
zor bir durumdan kurtulmak come up smiling
zor durumdan kurtulmak be out of a tight corner
zincirlerinden kurtulmak get the bit between one's teeth
(ilişkiden) kurtulmak give the elbow
zincirlerinden kurtulmak take the bit between one's teeth
zincirlerinden kurtulmak have the bit between one's teeth
yükten kurtulmak be off one's hands
bir işten kurtulmak wash one's hands of
sorumluluktan kurtulmak wash one's hands of
her türlü sorundan şansıyla kurtulmak bear a charmed life
çabucak kurtulmak drop like a hot potato
kılpayı kurtulmak have a near miss
hayatı kurtulmak have it made in the shade
hayatı kurtulmak have got it made in the shade
kafasındaki yükten kurtulmak weight off someone's mind
şans eseri kurtulmak ace out (of something)
alışkanlıktan kurtulmak break the habit
alışkanlıktan kurtulmak break a habit
alışkanlıktan kurtulmak break one's habit
birinden kurtulmak get someone off one's back
kıl payı kurtulmak have a close shave
bir yığın para ödemekten kurtulmak save a bundle on something
(bir dertten/sıkıntıdan) para vererek kurtulmak buy one's way out (of something)
zor ve sıkıntılı bir durumdan kurtulmak get out of hole
işe yaramaz olandan kurtulmak cut the deadwood out
ucuz kurtulmak get off easy
sıkıntıdan/sorundan/karmaşadan kurtulmak get out of a mess
(kazadan/felaketten) sağ kurtulmak get out with one's life
birinden kurtulmak get shet of someone
birinden kurtulmak get shot of somebody
birinden kurtulmak get shut of someone
birinden kurtulmak get shed of someone
alışkanlıktan kurtulmak kick a habit
alışkanlıktan kurtulmak shake a habit
alışkanlıktan kurtulmak kick the habit
alışkanlıktan kurtulmak shake the habit
ucuz kurtulmak have a near miss
borçtan kurtulmak get out of the hole
dertten/sıkıntıdan kurtulmak get out of a jam
kaçarak birinin elinden kurtulmak give a slip
hayatı kurtulmak set for life
bir felaketten vb sağ kurtulmak live to tell the tale
(zengin biri ile) evlenerek yoksulluktan kurtulmak marry one's way out of poverty
borçtan kurtulmak get oneself out of debt
dar boğazdan çıkmak/kurtulmak get out of the red
birinden kurtulmak get rid of someone
kıl payı kurtulmak have a narrow escape
kıl payı kurtulmak have a close call
ceza almadan kurtulmak slip through the net
fazla kilolarından kurtulmak get rid of one's extra kilos
fazlalıklarından kurtulmak get rid of one's extra kilos
konuşarak/diliyle bir şeyden kurtulmak talk one's way out of something
Speaking
yapacak bazı işlerim var (birisinden kurtulmak için söylenir) I have to wash a few things out
Slang
(birinden) kurtulmak (öldürmek) cancel out v.
(bir şeyin) bağımlılığında kurtulmak kick the (something) v.
(bir şeyden) sonunda kurtulmak kick the (something) v.
sıkıcı/iç bayıcı (bir yerden) kurtulmak bust out of this popsicle stand v.
bu sıkıcı/bayıcı yerden kurtulmak bust out of this popsicle stand v.
birinden kurtulmak flick
cezadan kurtulmak go scot-free
birinden/bir şeyden kurtulmak kick someone to the curb
birinden/bir şeyden kurtulmak kick to the curb
cezadan kurtulmak beat the rap
birisinden kurtulmak deep-six someone
birinden kurtulmak stamp someone out
Trade/Economic
borçtan kurtulmak relesse [obsolete] v.
borçtan kurtulmak rid of debt
taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçma run away from its commitments
borçtan kurtulmak get out of debt
iflastan kurtulmak escape (from) bankruptcy
iflastan kurtulmak be saved from bankruptcy
borçtan kurtulmak clear
yükümlülükten kurtulmak relieve from an obligation
Law
kefaletle kurtulmak be out on bail
borçtan kurtulmak discharge
kaçıp kurtulmak flee
Politics
sömürgelikten kurtulmak decolonize oneself
Technical
(çeliğin) üst kısmını keserek ya da kırarak dayanıksız metallerden kurtulmak top v.
basınçtan kurtulmak decompress
hastalıktan kurtulmak recover
Computer
hatadan kurtulmak error recovery
Informatics
hatadan kurtulmak error recovery
Marine
bağı gevşeyip kurtulmak fetch away v.
bağı gevşeyip kurtulmak fetch way v.
volta ederek karadan kurtulmak claw off
volta ederek karadan kurtulmak claw away
volta yaparak karadan kurtulmak claw off
volta yaparak karadan kurtulmak claw away
Medical
hastalıktan kurtulmak recover from the illness
Religious
günahların yükünden kurtulmak ransom v.
Military
belli bir bedel ödeyerek ordudaki yükümlülüğünden kurtulmak buyout
Archaic
açlık ya da yorgunluktan kurtulmak refect v.
kederden kurtulmak remember v.