kurtulmak - Turco Inglés Diccionario
Historia

kurtulmak



Significados de "kurtulmak" en diccionario inglés turco : 60 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kurtulmak get rid of v.
General
kurtulmak defaecate v.
kurtulmak be freed v.
kurtulmak dispose of v.
kurtulmak throw off v.
kurtulmak give a shake v.
kurtulmak get off v.
kurtulmak make away with v.
kurtulmak evade v.
kurtulmak be finished v.
kurtulmak escape v.
kurtulmak pull through v.
kurtulmak liquidate v.
kurtulmak discard v.
kurtulmak elude v.
kurtulmak loose v.
kurtulmak recover v.
kurtulmak ditch v.
kurtulmak quit oneself v.
kurtulmak be saved v.
kurtulmak cast off v.
kurtulmak get away v.
kurtulmak disentangle v.
kurtulmak smooth away v.
kurtulmak get out of v.
kurtulmak put off v.
kurtulmak break oneself of a habit v.
kurtulmak circumvent v.
kurtulmak be rid of v.
kurtulmak dispose v.
kurtulmak make a bonfire of v.
kurtulmak extricate oneself v.
kurtulmak survive v.
kurtulmak be shot of v.
kurtulmak disengage v.
kurtulmak be recovered from v.
kurtulmak bail out v.
kurtulmak break away v.
kurtulmak free oneself v.
kurtulmak give birth v.
kurtulmak break loose v.
kurtulmak come through v.
kurtulmak dodge v.
kurtulmak chuck off v.
kurtulmak divest v.
kurtulmak shake off v.
kurtulmak dispone v.
kurtulmak get v.
kurtulmak get over v.
kurtulmak defecate v.
kurtulmak pull away v.
kurtulmak avoid v.
Phrasals
kurtulmak chuck out
kurtulmak cast aside
Idioms
kurtulmak see the back of
kurtulmak get rid of
kurtulmak wash one's hands of someone/something
kurtulmak keep clear of
Slang
kurtulmak 86
Technical
kurtulmak emerge

Significados de "kurtulmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 223 resultado(s)

Turco Inglés
General
(araba ile) peşindekilerden kurtulmak lose a tail v.
(birine/bir şeye olan/karşı) saplantısından vazgeçmek/kurtulmak drop one's obsession with v.
(kurtulmak için) boğuşmak put up a fight v.
ağdan kurtulmak get off the hook v.
ağzındaki (acı/ekşi) tattan kurtulmak untaste v.
akneden kurtulmak get rid of acne v.
beladan kurtulmak get out of a scrape v.
bir afetten/felaketten sağ kurtulmak survive a disaster v.
bir ileri bir geri yürüyerek birşeyi atmak veya ondan kurtulmak walk off v.
bir işten kurtulmak come out of an affair v.
bir olaydan canlı kurtulmak get out alive v.
bir şeyden kurtulmak get rid of something v.
bir şeyden kurtulmak get rid of v.
bir yana kaçıp kurtulmak dodge v.
bir yol bulup kurtulmak (birinden) get around v.
birinden kurtulmak shake someone off v.
birinin pençesinden kurtulmak escape from someone's grasp v.
birkaç sıyrıkla kurtulmak escape with nothing but a few scrapes v.
bitirip kurtulmak get over with v.
borçtan kurtulmak get out of debt v.
boyunduruktan kurtulmak disyoke v.
burnu bile kanamadan kurtulmak escape unharmed v.
burnu bile kanamadan kurtulmak escape unhurt v.
burnu bile kanamadan kurtulmak escape uninjured v.
canlı kurtulmak escape with one's life v.
cesetten kurtulmak get rid of the body v.
cezadan kıl payı kurtulmak get off to v.
cezadan kurtulmak beat a charge v.
-den daha hızlı koşarak kurtulmak outrun v.
-den kurtulmak get free from v.
-den kurtulmak elude v.
-den kurtulmak get rid of v.
-den kurtulmak wipe off v.
-den kurtulmak cut loose from v.
-den kurtulmak evade v.
-den sağ kurtulmak survive v.
düşman topraklarından kaçıp kurtulmak exfiltrate v.
eli kaymak/kurtulmak lose one's grip v.
elinden kurtulmak run away from somebody v.
elinden kurtulmak fling off v.
elinden kurtulmak escape someone's clutches v.
etkisinden kurtulmak get over v.
hafif sıyrıklarla kurtulmak escape with slight injuries v.
hafif sıyrıklarla kurtulmak escape with few scrapes v.
hafif sıyrıklarla kurtulmak escape with light scrapes v.
hafif sıyrıklarla kurtulmak walk away from the accident with only minor injuries v.
hasardan kurtulmak escape damage v.
hastalıktan kurtulmak pull through the illness v.
hışmından kurtulmak escape the wrath of v.
hiç yara almadan kurtulmak escape unharmed v.
hile ile kurtulmak dodge v.
hileyle kurtulmak dodge v.
istenmeyen tüylerden kurtulmak get rid of unwanted hair v.
kaçıp kurtulmak run for one's life v.
kaçıp kurtulmak escape v.
kaçıp kurtulmak break away v.
kancadan kurtulmak unhook v.
kepekten kurtulmak get rid of dandruff v.
kıl payı kurtulmak have a close call v.
körlükten kurtulmak unblind v.
kötü alışkanlıktan kurtulmak break a habit v.
kurtulmak (birinden) get around v.
kurtulmak (birisinden) get rid of v.
kurtulmak (hayvan kendini bağlayan bir şeyden) slip v.
linç edilmekten son anda kurtulmak narrowly escape a lynching attempt v.
linç edilmekten zor kurtulmak narrowly escape a lynching attempt v.
linç girişiminden kıl payı kurtulmak narrowly escape a lynching attempt v.
olası bir suikasttan kurtulmak escape possible assassination v.
oltadan kurtulmak get rid of the fishing rod v.
oltadan kurtulmak get off the hook v.
oltadan kurtulmak escape from the fishing rod v.
oltadan kurtulmak escape the fishing line v.
ölmekten kurtulmak escape death v.
ölümden kıl payı kurtulmak narrowly escape death v.
ölümden kurtulmak escape death v.
ölümden şans eseri kurtulmak narrowly escape death v.
pençesinden kurtulmak escape from somebody's clutches v.
problemlerden kurtulmak overcome the problems v.
problemlerden kurtulmak clear up the problems v.
sağ kurtulmak outlive v.
sağ kurtulmak save one's skin v.
sağ kurtulmak survive v.
sağ kurtulmak come out alive v.
sağ kurtulmak get out alive v.
satıp kurtulmak barter something off v.
silkinip kurtulmak shake off v.
sivilceden kurtulmak get rid of acne v.
stresten kurtulmak get rid of stress v.
suikast girişiminden sağ olarak kurtulmak survive assassination attempt v.
takla atan araçtan burnu bile kanamadan kurtulmak come out scot-free from an overturned car v.
takla atan araçtan burnu bile kanamadan kurtulmak come out uninjured from an overturned car v.
takla atan araçtan burnu bile kanamadan kurtulmak come out unharmed from an overturned car v.
teğet kurtulmak get off to v.
tehlikeden kurtulmak escape the danger v.
tehlikeli bir durumdan kurtulmak breathe again v.
ucuz kurtulmak escape (from a dangerous situation) with little or no harm v.
ucuz kurtulmak have a narrow escape v.
ucuz kurtulmak get off lightly v.
ucuz kurtulmak get off cheap v.
ucuz kurtulmak (kazadan) walk away from v.
uçak kazasından sağ kurtulmak survive the plane crash v.
uyuyarak kurtulmak sleep off v.
uzaklaşıp kurtulmak get out of v.
vücuttaki yağlardan kurtulmak get rid of body fat v.
yapıp da kurtulmak get over with v.
yara almadan kurtulmak escape unharmed v.
yara almadan kurtulmak escape without injury v.
yara almadan kurtulmak escape unhurt v.
yara almadan kurtulmak escape uninjured v.
yükümlülükten kurtulmak discharge from an obligation v.
yükümlülükten kurtulmak be relieved of one's obligation v.
yükümlülükten kurtulmak relieve oneself of an obligation v.
yükümlülükten kurtulmak be released from one's obligation v.
yükünden kurtulmak disburden v.
zor bir durumdan kurtulmak get off the hook v.
Phrasals
-den kurtulmak tear loose from v.
(bir sorumluluktan vb) kurtulmak istemek want out (of something)
bir şeyden kurtulmak sling out
bir şeyden kurtulmak sweep something away
bir şeyden kurtulmak sweep away something
bir şeyden kurtulmak do away with something
bir şeyden kurtulmak shuck something off
bir şeyden kurtulmak be off with
birinden kurtulmak kiss off somebody
birinden kurtulmak kiss somebody off
birinden tümüyle kurtulmak root something out
birinden tümüyle kurtulmak root someone or something out of something
dolambaçlı yollarla kurtulmak wriggle out of
kıl payı kurtulmak wriggle out of
sıkıntıdan kurtulmak let up
ucuz kurtulmak get off (with something)
uyuyarak bir şeyden kurtulmak sleep something off
Proverb
başını derde sokup kurtulmak için uğraşacağına başını derde sokmamasını bil an ounce of prevention is worth a pound of cure
Colloquial
(sıkıntıdan) kurtulmak be off the hook
cesetlerden kurtulmak get rid of the bodies
panik duygusundan kurtulmak get rid of the feeling of panic
son anda birinin gelişiyle veya müdahalesiyle kurtulmak be saved by the bell
Idioms
(bir dertten/sıkıntıdan) para vererek kurtulmak buy one's way out (of something)
(ilişkiden) kurtulmak give the elbow
(kazadan/felaketten) sağ kurtulmak get out with one's life
(zengin biri ile) evlenerek yoksulluktan kurtulmak marry one's way out of poverty
alışkanlıktan kurtulmak kick a habit
alışkanlıktan kurtulmak break a habit
alışkanlıktan kurtulmak kick the habit
alışkanlıktan kurtulmak shake a habit
alışkanlıktan kurtulmak break the habit
alışkanlıktan kurtulmak break one's habit
alışkanlıktan kurtulmak shake the habit
bir felaketten vb sağ kurtulmak live to tell the tale
bir işten kurtulmak wash one's hands of
bir yığın para ödemekten kurtulmak save a bundle on something
birinden kurtulmak get rid of someone
birinden kurtulmak make away with
birinden kurtulmak get shed of someone
birinden kurtulmak get someone off one's back
birinden kurtulmak get shet of someone
birinden kurtulmak get shot of somebody
birinden kurtulmak get shut of someone
borçtan kurtulmak get out of the hole
borçtan kurtulmak get oneself out of debt
ceza almadan kurtulmak slip through the net
çabucak kurtulmak drop like a hot potato
dar boğazdan çıkmak/kurtulmak get out of the red
dertten/sıkıntıdan kurtulmak get out of a jam
fazla kilolarından kurtulmak get rid of one's extra kilos
fazlalıklarından kurtulmak get rid of one's extra kilos
hayatı kurtulmak have it made in the shade
hayatı kurtulmak set for life
hayatı kurtulmak have got it made in the shade
her türlü sorundan şansıyla kurtulmak bear a charmed life
işe yaramaz olandan kurtulmak cut the deadwood out
kaçarak birinin elinden kurtulmak give a slip
kafasındaki yükten kurtulmak weight off someone's mind
kıl payı kurtulmak have a narrow escape
kıl payı kurtulmak have a close call
kıl payı kurtulmak escape by a hair's-breadth
kıl payı kurtulmak have a close shave
kılpayı kurtulmak have a near miss
konuşarak/diliyle bir şeyden kurtulmak talk one's way out of something
sağ salim kurtulmak get off scot-free
sıkıntıdan/sorundan/karmaşadan kurtulmak get out of a mess
sorumluluktan kurtulmak wash one's hands of
sorundan kurtulmak get out of a tight spot
şans eseri kurtulmak ace out (of something)
ucuz kurtulmak get off lightly
ucuz kurtulmak have a near miss
ucuz kurtulmak get off easy
yükten kurtulmak be off one's hands
zincirlerinden kurtulmak have the bit between one's teeth
zincirlerinden kurtulmak take the bit between one's teeth
zincirlerinden kurtulmak get the bit between one's teeth
zor bir durumdan kurtulmak come up smiling
zor durumdan kurtulmak be out of a tight corner
zor ve sıkıntılı bir durumdan kurtulmak get out of hole
Speaking
yapacak bazı işlerim var (birisinden kurtulmak için söylenir) I have to wash a few things out
Slang
birinden kurtulmak stamp someone out
birinden kurtulmak flick
birinden/bir şeyden kurtulmak kick to the curb
birinden/bir şeyden kurtulmak kick someone to the curb
birisinden kurtulmak deep-six someone
cezadan kurtulmak beat the rap
cezadan kurtulmak go scot-free
Trade/Economic
borçtan kurtulmak clear
borçtan kurtulmak get out of debt
borçtan kurtulmak rid of debt
iflastan kurtulmak escape (from) bankruptcy
iflastan kurtulmak be saved from bankruptcy
taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçma run away from its commitments
yükümlülükten kurtulmak relieve from an obligation
Law
borçtan kurtulmak discharge
kaçıp kurtulmak flee
kefaletle kurtulmak be out on bail
Politics
sömürgelikten kurtulmak decolonize oneself
Technical
basınçtan kurtulmak decompress
hastalıktan kurtulmak recover
Computer
hatadan kurtulmak error recovery
Informatics
hatadan kurtulmak error recovery
Marine
volta ederek karadan kurtulmak claw away
volta ederek karadan kurtulmak claw off
volta yaparak karadan kurtulmak claw away
volta yaparak karadan kurtulmak claw off
Medical
hastalıktan kurtulmak recover from the illness
Military
belli bir bedel ödeyerek ordudaki yükümlülüğünden kurtulmak buyout