kurtulmak - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

kurtulmak



Sens de "kurtulmak" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 91 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
kurtulmak get rid of v.
General
kurtulmak be freed v.
kurtulmak dispose of v.
kurtulmak throw off v.
kurtulmak disentangle v.
kurtulmak smooth away v.
kurtulmak get out of v.
kurtulmak put off v.
kurtulmak break oneself of a habit v.
kurtulmak elude v.
kurtulmak loose v.
kurtulmak recover v.
kurtulmak ditch v.
kurtulmak quit oneself v.
kurtulmak be saved v.
kurtulmak get away v.
kurtulmak be rid of v.
kurtulmak make a bonfire of v.
kurtulmak extricate oneself v.
kurtulmak be shot of v.
kurtulmak disengage v.
kurtulmak avoid v.
kurtulmak shake off v.
kurtulmak dispone v.
kurtulmak get v.
kurtulmak get over v.
kurtulmak defecate v.
kurtulmak make away with v.
kurtulmak evade v.
kurtulmak be finished v.
kurtulmak escape v.
kurtulmak pull through v.
kurtulmak discard v.
kurtulmak break away v.
kurtulmak free oneself v.
kurtulmak give birth v.
kurtulmak break loose v.
kurtulmak be recovered from v.
kurtulmak dodge v.
kurtulmak dispose v.
kurtulmak cast off v.
kurtulmak come through v.
kurtulmak get off v.
kurtulmak circumvent v.
kurtulmak liquidate v.
kurtulmak pull away v.
kurtulmak chuck off v.
kurtulmak bail out v.
kurtulmak give a shake v.
kurtulmak divest v.
kurtulmak defaecate v.
kurtulmak survive v.
kurtulmak let loose v.
kurtulmak take vent v.
kurtulmak toss v.
kurtulmak elaqueate v.
kurtulmak eluctate [obsolete] v.
kurtulmak unget v.
kurtulmak unload v.
kurtulmak double v.
kurtulmak bestow v.
kurtulmak bilk v.
Phrasals
kurtulmak throw away v.
kurtulmak throw down v.
kurtulmak break of v.
kurtulmak throw over v.
kurtulmak shuffle off v.
kurtulmak fling away v.
kurtulmak knock off v.
kurtulmak chuck out v.
kurtulmak cast aside v.
kurtulmak crack through (something) v.
kurtulmak dispose of v.
kurtulmak get around v.
kurtulmak shrug away v.
kurtulmak toss out v.
kurtulmak wash out v.
Colloquial
kurtulmak be shut of v.
kurtulmak get shut of v.
Idioms
kurtulmak take care of v.
kurtulmak throw overboard v.
kurtulmak wash one's hands of someone/something v.
kurtulmak keep clear of v.
kurtulmak see the back of v.
kurtulmak get rid of v.
kurtulmak get shot of v.
kurtulmak be shot of v.
kurtulmak get rid of [uk] v.
kurtulmak be rid of [uk] v.
Technical
kurtulmak emerge v.
Slang
kurtulmak 86 v.

Sens de "kurtulmak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 383 résultat(s)

Turc Anglais
General
kurtulmak (birisinden) get rid of v.
kaçıp kurtulmak escape v.
yükümlülükten kurtulmak discharge from an obligation v.
kaçıp kurtulmak run for one's life v.
kıl payı kurtulmak have a close call v.
boyunduruktan kurtulmak disyoke v.
kötü alışkanlıktan kurtulmak break a habit v.
pençesinden kurtulmak escape from somebody's clutches v.
ucuz kurtulmak get off cheap v.
bir yol bulup kurtulmak (birinden) get around v.
yükümlülükten kurtulmak relieve oneself of an obligation v.
kurtulmak (hayvan kendini bağlayan bir şeyden) slip v.
ucuz kurtulmak (kazadan) walk away from v.
kaçıp kurtulmak break away v.
sağ kurtulmak save one's skin v.
yükümlülükten kurtulmak be relieved of one's obligation v.
eli kaymak/kurtulmak lose one's grip v.
beladan kurtulmak get out of a scrape v.
birinin pençesinden kurtulmak escape from someone's grasp v.
borçtan kurtulmak get out of debt v.
yükünden kurtulmak disburden v.
bir yana kaçıp kurtulmak dodge v.
birinden kurtulmak shake someone off v.
kurtulmak (birinden) get around v.
elinden kurtulmak run away from somebody v.
sağ kurtulmak survive v.
elinden kurtulmak fling off v.
bir şeyden kurtulmak get rid of v.
yükümlülükten kurtulmak be released from one's obligation v.
ucuz kurtulmak have a narrow escape v.
ucuz kurtulmak escape (from a dangerous situation) with little or no harm v.
ucuz kurtulmak get off lightly v.
hafif sıyrıklarla kurtulmak escape with few scrapes v.
hafif sıyrıklarla kurtulmak walk away from the accident with only minor injuries v.
hafif sıyrıklarla kurtulmak escape with slight injuries v.
hafif sıyrıklarla kurtulmak escape with light scrapes v.
ölümden kurtulmak escape death v.
ölmekten kurtulmak escape death v.
hiç yara almadan kurtulmak escape unharmed v.
canlı kurtulmak escape with one's life v.
burnu bile kanamadan kurtulmak escape unhurt v.
yara almadan kurtulmak escape unhurt v.
yara almadan kurtulmak escape uninjured v.
burnu bile kanamadan kurtulmak escape unharmed v.
elinden kurtulmak escape someone's clutches v.
yara almadan kurtulmak escape unharmed v.
burnu bile kanamadan kurtulmak escape uninjured v.
tehlikeden kurtulmak escape the danger v.
körlükten kurtulmak unblind v.
sağ kurtulmak outlive v.
problemlerden kurtulmak overcome the problems v.
problemlerden kurtulmak clear up the problems v.
uyuyarak kurtulmak sleep off v.
oltadan kurtulmak escape the fishing line v.
oltadan kurtulmak escape from the fishing rod v.
oltadan kurtulmak get rid of the fishing rod v.
hile ile kurtulmak dodge v.
-den kurtulmak get rid of v.
-den kurtulmak evade v.
-den kurtulmak cut loose from v.
-den kurtulmak elude v.
bitirip kurtulmak get over with v.
teğet kurtulmak get off to v.
uzaklaşıp kurtulmak get out of v.
cezadan kıl payı kurtulmak get off to v.
zor bir durumdan kurtulmak get off the hook v.
oltadan kurtulmak get off the hook v.
yapıp da kurtulmak get over with v.
ağdan kurtulmak get off the hook v.
etkisinden kurtulmak get over v.
hileyle kurtulmak dodge v.
silkinip kurtulmak shake off v.
kancadan kurtulmak unhook v.
-den kurtulmak wipe off v.
-den sağ kurtulmak survive v.
linç girişiminden kıl payı kurtulmak narrowly escape a lynching attempt v.
linç edilmekten son anda kurtulmak narrowly escape a lynching attempt v.
tehlikeli bir durumdan kurtulmak breathe again v.
linç edilmekten zor kurtulmak narrowly escape a lynching attempt v.
takla atan araçtan burnu bile kanamadan kurtulmak come out unharmed from an overturned car v.
takla atan araçtan burnu bile kanamadan kurtulmak come out uninjured from an overturned car v.
takla atan araçtan burnu bile kanamadan kurtulmak come out scot-free from an overturned car v.
bir işten kurtulmak come out of an affair v.
suikast girişiminden sağ olarak kurtulmak survive assassination attempt v.
bir şeyden kurtulmak get rid of something v.
vücuttaki yağlardan kurtulmak get rid of body fat v.
-den kurtulmak get free from v.
cesetten kurtulmak get rid of the body v.
hışmından kurtulmak escape the wrath of v.
satıp kurtulmak barter something off v.
birkaç sıyrıkla kurtulmak escape with nothing but a few scrapes v.
uçak kazasından sağ kurtulmak survive the plane crash v.
olası bir suikasttan kurtulmak escape possible assassination v.
(kurtulmak için) boğuşmak put up a fight v.
bir afetten/felaketten sağ kurtulmak survive a disaster v.
hasardan kurtulmak escape damage v.
bir olaydan canlı kurtulmak get out alive v.
sağ kurtulmak get out alive v.
ölümden kıl payı kurtulmak narrowly escape death v.
ölümden şans eseri kurtulmak narrowly escape death v.
istenmeyen tüylerden kurtulmak get rid of unwanted hair v.
hastalıktan kurtulmak pull through the illness v.
ağzındaki (acı/ekşi) tattan kurtulmak untaste v.
cezadan kurtulmak beat a charge v.
(birine/bir şeye olan/karşı) saplantısından vazgeçmek/kurtulmak drop one's obsession with v.
yara almadan kurtulmak escape without injury v.
bir ileri bir geri yürüyerek birşeyi atmak veya ondan kurtulmak walk off v.
stresten kurtulmak get rid of stress v.
(araba ile) peşindekilerden kurtulmak lose a tail v.
-den daha hızlı koşarak kurtulmak outrun v.
düşman topraklarından kaçıp kurtulmak exfiltrate v.
kepekten kurtulmak get rid of dandruff v.
sivilceden kurtulmak get rid of acne v.
akneden kurtulmak get rid of acne v.
sağ kurtulmak come out alive v.
yanlıştan kurtulmak redress v.
aşamalı olarak kurtulmak attrit v.
muğlaklıktan kurtulmak uncloud v.
çabalayarak kurtulmak eluctate [obsolete] v.
(kurnazlık ve maharetle) birinden ya da bir şeyden kurtulmak elude v.
sersemlikten kurtulmak undazzle v.
afallamış halinden kurtulmak undazzle v.
şaşkınlık halinden kurtulmak undazzle v.
sağ kurtulmak emerge v.
bir şeyden kurtulmak unget v.
(kötü alışkanlıktan) kurtulmak kick v.
cehaletten kurtulmak enlighten v.
kaçıp kurtulmak evade v.
kaçarak kurtulmak blanch v.
bir şeyden kurtulmak winnow (out) v.
hileyle kurtulmak wriggle v.
tehlike veya zor durumdan kurtulmak için yapılan zekice hamle end-run n.
Phrasals
-den kurtulmak tear loose from v.
-den kurtulmak throw off v.
para vererek bir yükümlülükten kurtulmak buy out v.
şimdilik kurtulmak put off v.
para vererek bir yükümlülükten kurtulmak buy off v.
sağ salim kurtulmak ride out v.
kaçıp kurtulmak shuffle off v.
aşama aşama bir şeyden kurtulmak strip something away v.
bir şeyden kurtulmak sling out v.
birinden kurtulmak kiss off somebody v.
bir şeyden kurtulmak be off with v.
bir şeyden kurtulmak shuck something off v.
bir şeyden kurtulmak sweep something away v.
birinden kurtulmak kiss somebody off v.
birinden tümüyle kurtulmak root something out v.
bir şeyden kurtulmak sweep away something v.
bir şeyden kurtulmak do away with something v.
birinden tümüyle kurtulmak root someone or something out of something v.
dolambaçlı yollarla kurtulmak wriggle out of v.
kıl payı kurtulmak wriggle out of v.
sıkıntıdan kurtulmak let up v.
uyuyarak bir şeyden kurtulmak sleep something off v.
ucuz kurtulmak get off (with something) v.
(bir sorumluluktan vb) kurtulmak istemek want out (of something) v.
bir şeyden kurtulmak toss off v.
üstündekilerden/üstündeki bir kıyafetten kurtulmak toss off v.
(kıyafetlerden) kurtulmak toss off v.
(birine/bir şeye) çarpmaktan son anda kurtulmak veer away from (someone or something) v.
(birinden/bir şeyden) kurtulmak dispose of (someone or something) v.
birinden/bir şeyden kurtulmak get around someone or something v.
(birinden veya bir şeyden) kurtulmak get away v.
(bir şey) yapmaktan kurtulmak get out of doing (something) v.
bir alışkanlıktan kurtulmak get out of the way of something/of doing something v.
tartışarak kurtulmak argue away v.
neden belirterek kurtulmak argue away v.
mazeret belirterek kurtulmak argue away v.
adım adım bir şeyden kurtulmak strip something away v.
zor bir durumdan kaçıp kurtulmak bail out v.
etkisinden kurtulmak keep off v.
(kötü bir histen/duygudan) kurtulmak wash (something) off (of) (someone or something) v.
fırtınadan sağ salim çıkmak/kurtulmak weather out v.
eğilip bükülerek dar bir yerden kurtulmak wiggle (one's) way out (of something) v.
(bir şeyden) sıyrılarak çıkmak/kurtulmak wiggle (one's) way out (of something) v.
(bir şeyden) zar zor çıkmak/kurtulmak wiggle (one's) way out (of something) v.
(bir işten, görevden, durumdan) kurtulmak wiggle (one's) way out (of something) v.
uymayan, istenmeyen birinden/bir şeyden kurtulmak winnow away v.
dönerek kurtulmak wrest out v.
zorla kurtulmak wrest out v.
bir şeyden aniden kurtulmak snap out of something v.
bir durumdan aniden çıkmak/kurtulmak snap out of something v.
aniden/bir anda kurtulmak snap out of v.
egzersizle fazla kilolardan kurtulmak work off v.
egzersiz/fiziksel aktivite yaparak negatif duygulardan kurtulmak work off v.
bir şeyden kurtulmak squirrel out of something v.
sağı solu parçalayıp bir (birinden/bir şeyden/bir tuzaktan) kurtulmak thrash out of (someone or something) v.
debelenerek (birinden/bir şeyden/bir yerden) kurtulmak/kaçmak thrash out of (someone or something) v.
kurtulmak istemek (ilaç/uyuşturucu) want off v.
koşarak bir şeyden kurtulmak run something off v.
fazla detaydan kurtulmak abstract away v.
satıp kurtulmak barter off v.
Proverb
başını derde sokup kurtulmak için uğraşacağına başını derde sokmamasını bil an ounce of prevention is worth a pound of cure
Colloquial
(kasabadan) kaçıp kurtulmak blow town v.
cesetlerden kurtulmak get rid of the bodies v.
panik duygusundan kurtulmak get rid of the feeling of panic v.
son anda birinin gelişiyle veya müdahalesiyle kurtulmak be saved by the bell v.
(sıkıntıdan) kurtulmak be off the hook v.
bir şeyden kurtulmak deep six v.
sırtındaki/üzerindeki yükten kurtulmak monkey off (one's) back v.
sürekli bir problemden kurtulmak monkey off (one's) back v.
tekdüzelikten kurtulmak get out of a rut v.
uyuşturucudan kurtulmak turn over v.
uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak turn over v.
birinden/bir şeyden kurtulmak off v.
kıl payı sıyrılmak/kurtulmak ace out v.
şans eseri kurtulmak/atlatmak ace out v.
son anda kurtulmak ace out v.
bağımlılığından kurtulmak be off v.
birinden/bir şeyden kurtulmak be rid of somebody/something v.
bir tehlikeden veya zor durumdan kurtulmak için yapılan zekice hamle end run n.
Idioms
sorumluluktan kurtulmak get clear v.
endişeden kurtulmak breathe again v.
utançtan kurtulmak get clear v.
(bir yerden) kurtulmak blow this hot dog stand v.
(bir yerden) kurtulmak blow this pop stand v.
(bir yerden) kurtulmak blow this popsicle stand v.
(bir yerden) kurtulmak blow this taco stand v.
iyi ki (bir şeyden veya kişiden) kurtulmak be well rid of (someone or something) v.
iyi ki (bir şeyden veya kişiden) kurtulmak be well rid of v.
(bir şeyden) ucu ucuna/kıl payı/son anda kurtulmak be within a whisker of (something) v.
başı beladan çıkmak/kurtulmak catch a break v.
başı beladan çıkmak/kurtulmak get a break v.
birinden ya da bir şeyden kurtulmak chuck overboard v.
hamlıktan kurtulmak get in good condition v.
kararsızlık durumundan kurtulmak/çıkmak come off the fence v.
kararsızlık durumundan kurtulmak/çıkmak get off the fence v.
kararsızlık durumundan kurtulmak/çıkmak climb off the fence v.
azrail'in elinden kurtulmak cheat the worms v.
ölümden kurtulmak cheat the worms v.
prangalardan kurtulmak cast loose v.
alışkanlıktan kurtulmak break the habit v.
alışkanlıktan kurtulmak shake a habit v.
alışkanlıktan kurtulmak kick the habit v.
alışkanlıktan kurtulmak break a habit v.
alışkanlıktan kurtulmak break one's habit v.
alışkanlıktan kurtulmak shake the habit v.
alışkanlıktan kurtulmak kick a habit v.
birinden kurtulmak get shed of someone v.
birinden kurtulmak make away with v.
bir işten kurtulmak wash one's hands of v.
bir felaketten vb sağ kurtulmak live to tell the tale v.
birinden kurtulmak get rid of someone v.
borçtan kurtulmak get oneself out of debt v.
bir yığın para ödemekten kurtulmak save a bundle on something v.
birinden kurtulmak get shet of someone v.
birinden kurtulmak get someone off one's back v.
borçtan kurtulmak get out of the hole v.
birinden kurtulmak get shut of someone v.
birinden kurtulmak get shot of somebody v.
çabucak kurtulmak drop like a hot potato v.
dar boğazdan çıkmak/kurtulmak get out of the red v.
dertten/sıkıntıdan kurtulmak get out of a jam v.
ceza almadan kurtulmak slip through the net v.
her türlü sorundan şansıyla kurtulmak bear a charmed life v.
fazla kilolarından kurtulmak get rid of one's extra kilos v.
hayatı kurtulmak have it made in the shade v.
hayatı kurtulmak set for life v.
hayatı kurtulmak have got it made in the shade v.
fazlalıklarından kurtulmak get rid of one's extra kilos v.
işe yaramaz olandan kurtulmak cut the deadwood out v.
kaçarak birinin elinden kurtulmak give a slip v.
kıl payı kurtulmak have a narrow escape v.
kılpayı kurtulmak have a near miss v.
kıl payı kurtulmak have a close call v.
kıl payı kurtulmak escape by a hair's-breadth v.
kafasındaki yükten kurtulmak weight off someone's mind v.
konuşarak/diliyle bir şeyden kurtulmak talk one's way out of something v.
kıl payı kurtulmak have a close shave v.
şans eseri kurtulmak ace out (of something) v.
sıkıntıdan/sorundan/karmaşadan kurtulmak get out of a mess v.
sağ salim kurtulmak get off scot-free v.
sorumluluktan kurtulmak wash one's hands of v.
sorundan kurtulmak get out of a tight spot v.
(zengin biri ile) evlenerek yoksulluktan kurtulmak marry one's way out of poverty v.
zor ve sıkıntılı bir durumdan kurtulmak get out of hole v.
zincirlerinden kurtulmak get the bit between one's teeth v.
zor durumdan kurtulmak be out of a tight corner v.
(kazadan/felaketten) sağ kurtulmak get out with one's life v.
ucuz kurtulmak get off lightly v.
ucuz kurtulmak have a near miss v.
zor bir durumdan kurtulmak come up smiling v.
ucuz kurtulmak get off easy v.
(bir dertten/sıkıntıdan) para vererek kurtulmak buy one's way out (of something) v.
(ilişkiden) kurtulmak give the elbow v.
zincirlerinden kurtulmak take the bit between one's teeth v.
zincirlerinden kurtulmak have the bit between one's teeth v.
yükten kurtulmak be off one's hands v.
girdaptan kurtulmak break the cycle v.
ciddi bir hastalıktan kurtulmak be off the danger list v.
kötü bir durumdan kurtulmak için başkasını kullanmak/harcamak feed (someone) to the wolves v.
bir zorluktan kurtulmak be out from under (something) v.
bir stresten/endişeden kurtulmak be out from under (something) v.
ustalıkla kurtulmak duck and dive v.
ucuz kurtulmak get off light v.
borçtan kurtulmak get out of hock v.
bir işten/görevden kurtulmak get the hook [uk] v.
tabana kuvvet kaçıp kurtulmak give leg bail v.
(birinden veya bir şeyden) kurtulmak be shot of (someone or something) v.
(birinden veya bir şeyden) kurtulmak be/get shot of somebody/something [uk] v.
zincirlerinden kurtulmak have the bit in (one's) teeth v.
yularından kurtulmak have the bit in (one's) teeth v.
bir şeyi yapıp kurtulmak get out of the way v.
bir şeyi yapıp kurtulmak get something out of the way v.
birinden/bir şeyden kurtulmak give something/someone the old heave-ho v.
sorunlu/yetersiz politikalardan kurtulmak clean house v.
sorunlu/yetersiz kişilerden veya gruplardan kurtulmak clean house v.
istenmeyen çalışanlardan kurtulmak clean house v.
içerideki yolsuzluktan/yolsuzluklardan kurtulmak clean house v.
istenmeyen kişilerden/şeylerden kurtulmak clean house [us] v.
gereksiz kişilerden/şeylerden kurtulmak clean house [us] v.
(at) koşum kayışından kurtulmak jump the traces v.
(birinden/bir şeyden) hemen kurtulmak make quick work of (someone or something) v.
bir şeyden kurtulmak için bir yola baş vurmak work (one's) ticket v.
bir durumdan kurtulmak için bir dolap çevirmek work (one's) ticket v.
(bir şeyden) sıyrılıp kurtulmak wriggle (one's) way out (of something) v.
(bir şeyden) eğilip bükülerek kurtulmak/çıkmak wriggle (one's) way out (of something) v.
(bir işten, görevden, durumdan) kurtulmak wriggle (one's) way out (of something) v.
artık istenmeyen bir şeyden kurtulmak shed something v.
yenilmekten kıl payı kurtulmak get out of jail [uk] v.
yenilmekten son anda kurtulmak get out of jail [uk] v.
(birinden/bir şeyden) kurtulmak kick (someone or something) to the curb v.
(birinden/bir şeyden) kurtulmak be shut of (someone or something) v.
birinin/bir şeyin sorumluluğundan kurtulmak istemek want rid of somebody/something v.
birinden/bir şeyden kurtulmak istemek want rid of somebody/something v.
birinin/bir şeyin yükünden kurtulmak get free of someone or something v.
birinden/bir şeyden kurtulmak get free of someone or something v.
birinin/bir şeyin yükünden kurtulmak get free from someone or something v.
birinden/bir şeyden kurtulmak get free from someone or something v.
ölümcül bir hastalıktan kurtulmak be off the danger list v.
ölümcül bir hastalıktan kurtulmak be off the danger list v.
ciddi bir hastalıktan kurtulmak be off the danger list v.
kafasındaki yükten kurtulmak take a load off somebody's mind v.
kafasındaki yükten kurtulmak take a weight off somebody's mind v.
gemin baskısından kurtulmak için atın başını sürücüye/göğsüne doğru çekmesi behind the bit adj.
binicilikte atın gemden kurtulmak için kafasını göğsüne doğru çekmesi behind the bit expr.
Speaking
yapacak bazı işlerim var (birisinden kurtulmak için söylenir) I have to wash a few things out expr.
Trade/Economic
borçtan kurtulmak relesse [obsolete] v.
borçtan kurtulmak rid of debt v.
borçtan kurtulmak get out of debt v.
borçtan kurtulmak clear v.
iflastan kurtulmak be saved from bankruptcy v.
iflastan kurtulmak escape (from) bankruptcy v.
yükümlülükten kurtulmak relieve from an obligation v.
taahhütlerinden kurtulmak amacıyla kaçma run away from its commitments n.
Law
borçtan kurtulmak discharge v.
kaçıp kurtulmak flee v.
kefaletle kurtulmak be out on bail v.
çıkmazdan kurtulmak bale out v.
Politics
sömürgelikten kurtulmak decolonize oneself v.
Technical
(çeliğin) üst kısmını keserek ya da kırarak dayanıksız metallerden kurtulmak top v.
basınçtan kurtulmak decompress v.
hastalıktan kurtulmak recover v.
Computer
hatadan kurtulmak error recovery v.
Informatics
hatadan kurtulmak error recovery v.
Marine
bağı gevşeyip kurtulmak fetch away v.
bağı gevşeyip kurtulmak fetch way v.
volta yaparak karadan kurtulmak claw away v.
volta ederek karadan kurtulmak claw off v.
volta ederek karadan kurtulmak claw away v.
volta yaparak karadan kurtulmak claw off v.
Medical
hastalıktan kurtulmak recover from the illness v.
Chemistry
kara sinek ve bahçe zararlılarından kurtulmak için toz veya sprey şeklinde kullanılabilen bir böcek ilacı malathion® n.
Religious
günahların yükünden kurtulmak ransom v.
Military
belli bir bedel ödeyerek ordudaki yükümlülüğünden kurtulmak buyout v.
Archaic
açlık ya da yorgunluktan kurtulmak refect v.
kederden kurtulmak remember v.
Slang
(birinden) kurtulmak (öldürmek) cancel out v.
(bir şeyin) bağımlılığında kurtulmak kick the (something) v.
(bir şeyden) sonunda kurtulmak kick the (something) v.
sıkıcı/iç bayıcı (bir yerden) kurtulmak bust out of this popsicle stand v.
bu sıkıcı/bayıcı yerden kurtulmak bust out of this popsicle stand v.
etkisinden çıkmak/kurtulmak come down v.
birisinden kurtulmak deep-six someone v.
birinden/bir şeyden kurtulmak kick to the curb v.
birinden kurtulmak stamp someone out v.
birinden kurtulmak flick v.
birinden/bir şeyden kurtulmak kick someone to the curb v.
cezadan kurtulmak go scot-free v.
cezadan kurtulmak beat the rap v.
birinden kurtulmak dispose of someone v.
birinden/bir şeyden kurtulmak deep-six someone or something v.
(bir şeyden) kurtulmak 87 (something) v.