escape - Turc Anglais Dictionnaire

escape

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

escape — Definition

Signification:
kaçmak, kurtulmak, kaçış
Prononciation (IPA):
(AmE /ɪˈskeɪp/ – BrE /ɪˈskeɪp/)
Partie du discours:
İsim: escape (escapes); Fiil: escape (escapes – escaped – escaping)
Synonymes:
flee, get away
Antonymes:
capture, confinement

Sens de "escape" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 66 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
escape n. firar
Tom told his cellmate about his plans to escape.
Tom koğuş arkadaşına firar planından bahsetti.

More Sentences
escape n. kaçış
He has become a public legend since his escape from prison.
Hapisten kaçışından bu yana beri bir halk efsanesi haline geldi.

More Sentences
escape v. kaçmak
A prisoner escaped from the high-security prison.
Bir mahkum yüksek güvenlikli hapishaneden kaçtı.

More Sentences
General
escape n. sızıntı
Seal the bottle to prevent the escape of toxic materials.
Zehirli madde sızıntısını önlemek için şişeyi kapatın.

More Sentences
escape n. kurtulma
I had a narrow escape.
Zor kurtuldum.

More Sentences
escape n. kurtuluş
There is no escape from this guy.
Bu adamdan kurtuluş yok.

More Sentences
escape n. kaçış yolu
Cycling is my escape from everyday life.
Bisiklet benim günlük hayattan kaçış yolum.

More Sentences
escape v. gözünden kaçmak
You spoke of two elephants; perhaps the third one escaped you.
İki filden bahsettiniz; belki de üçüncüsü gözünüzden kaçtı.

More Sentences
escape v. atlatmak
I escaped death.
Ölüm tehlikesini atlattım.

More Sentences
escape v. aklına gelmemek
The reasons for this escape me.
Bunun sebepleri aklıma gelmiyor.

More Sentences
escape v. kurtulmak
He narrowly escaped from a deadly accident.
Ölümcül bir kazadan kıl payı kurtuldu.

More Sentences
escape v. firar etmek
Tom must've escaped.
Tom firar etmiş olmalı.

More Sentences
escape v. kaçmak
A prisoner escaped from the high-security prison.
Bir mahkum yüksek güvenlikli hapishaneden kaçtı.

More Sentences
escape v. kurtarmak
Tom escaped by the skin of his teeth.
Tom canını zor kurtardı.

More Sentences
escape v. sızıntı yapmak
This seal is designed to prevent gas from escaping.
Bu conta gazın sızıntı yapmasını önlemek için tasarlanmıştır.

More Sentences
Technical
escape n. sızıntı
Seal the bottle to prevent the escape of toxic materials.
Zehirli madde sızıntısını önlemek için şişeyi kapatın.

More Sentences
Computer
escape expr. çıkış
Tom pointed to the fire escape.
Tom yangın çıkışını işaret etti.

More Sentences
General
escape n. kaçak
escape n. kaçma
escape n. sızma
escape n. gerçeklerden kaçma
escape v. kaçıp kurtulmak
escape v. aklından çıkmak
escape v. savmak
escape v. hatırından çıkmak
escape v. paçayı sıyırmak
escape v. sızmak
escape v. yakayı kurtarmak
escape v. savuşturmak
escape v. paçayı kurtarmak
escape v. kaçılmak
escape v. yakayı sıyırmak
escape v. sıvışmak
escape v. akla gelmemek
escape v. aşmak
escape v. gürleşmek
escape v. gelişmek
escape v. unutmak
escape v. sakınmak
escape v. kaçınmak
escape v. ağzından kaçırmak
escape v. esaretten kaçmak
escape v. cezadan kaçmak
escape v. tüymek
escape v. ortadan yok olmak
escape v. istemsiz olarak çıkmak
escape v. kontrolsüzce yayılmak
escape adj. kaçış için
escape adj. kaçış sağlayan
escape adj. mazeret göstermeye yarayan
Industry
escape n. yanlışlıkla piyasaya sunulmuş defolu ürün
Technical
escape n. boşaltma valfi
escape n. emniyet valfi
escape v. vazgeçmek
escape v. yanlışlıkla söyleyivermek
Computer
escape n. dönüş
escape n. öncelem
escape n. önceleme
escape v. (karakterin) birebir yorumlanmasını sağlamak
escape expr. çık
Medical
escape n. eskap
Botanic
escape n. çiftlikte üretildikten sonra yabanileşen bitki
escape v. yabanileşmek
escape v. yabanıllaşmak
Apiculture
escape n. arı kaçıran alet
Sport
escape n. (bilardoda) başarılı vuruş

Sens de "escape" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
escape behaviour n. kaçma davranışı
narrow escape n. darı darına kurtulma
narrow escape n. ucuz kurtulma
escape valve n. egzoz supabı
escape artist n. zincirlerden kurtulma şovu sunan sanatçı
escape attempt n. kaçma teşebbüsü
fire escape n. yangın merdiveni
escape automobile n. çalıntı araba
escape character n. gündelikçi (kadın)
escape stairs n. kaçış merdiveni
escape door n. tehlike kaçış kapısı
a romantic escape n. romantik kaçamak
escape hatch n. imdat çıkışı
escape way n. çıkış yolu
point of no escape n. çıkışın (mümkün) olmadığı nokta
point of no escape n. kaçarı olmayan nokta
point of no escape n. kaçışın (mümkün) olmadığı nokta
avenue of escape n. kaçış yolu
the only way to escape n. kurtulmanın tek yolu
fire escape n. acil durum çıkış kapısı
escape route n. kaçış yolu
escape tunnel n. kaçış tüneli
escape simulation n. temsili kaçış
escape simulation n. tahliye tatbikatı
escape drill n. temsili kaçış
escape simulation n. temsili tahliye
escape drill n. temsili tahliye
escape drill n. tahliye tatbikatı
escape drill n. kaçış tatbikatı
escape simulation n. kaçış tatbikatı
escape route n. kaçış rotası
escape route n. kaçış güzergahı
(water) to escape the ear canal n. kulağa su kaçması
escape expert n. kaçış sanatçısı
escape expert n. kaçış sihirbazı
fire escape n. kaçış merdiveni
fire escape n. dış yangın merdiveni
fire escape [uk] n. tekerlekli merdiven
fire escape n. bina dışında yer alan yangın çıkış düzeneği
can not escape from death v. ölümden kaçamamak
make good one's escape v. kaçmayı başarmak
cause to escape v. kaçırmak
escape to v. kapak atmak
escape a great danger v. vartayı atlatmak
escape from someone's grasp v. birinin pençesinden kurtulmak
be unable to escape from one's fate v. kaderinden kaçamamak
escape lightly v. hafif atlatmak
have a narrow escape v. ucuz kurtulmak
escape death v. ölümden dönmek
escape from somebody's clutches v. pençesinden kurtulmak
let escape v. kaçırmak
have a narrow escape v. paçayı sıyırmak
escape (from a dangerous situation) with little or no harm v. ucuz kurtulmak
escape (from a dangerous situation) with little or no harm v. ucuz atlatmak
escape from the attentions of v. dikkatlerden kaçmak
escape from the attention of v. dikkatten kaçmak
escape with light scrapes v. hafif sıyrıklarla atlatmak
escape with few scrapes v. hafif sıyrıklarla atlatmak
escape with slight injuries v. hafif sıyrıklarla kurtulmak
escape with light scrapes v. hafif sıyrıklarla kurtulmak
escape with few scrapes v. hafif sıyrıklarla kurtulmak
escape with slight injuries v. hafif sıyrıklarla atlatmak
escape death v. ölümden kurtulmak
escape death v. ölmekten kurtulmak
escape unhurt v. burnu bile kanamadan kurtulmak
escape uninjured v. burnu bile kanamadan kurtulmak
escape unharmed v. burnu bile kanamadan kurtulmak
escape unharmed v. hiç yara almadan kurtulmak
escape with one's life v. canlı kurtulmak
escape unhurt v. yara almadan kurtulmak
escape uninjured v. yara almadan kurtulmak
escape tax v. vergiden kaçmak
escape someone's clutches v. elinden kurtulmak
escape unharmed v. yara almadan kurtulmak
escape the danger v. tehlike atlatmak
escape the danger v. tehlikeyi savuşturmak
escape the danger v. tehlikeden kurtulmak
escape justice v. adaletten kaçmak
escape from prison v. hapisten firar etmek
escape from jail v. hapisten kaçmak
escape from jail v. hapisten firar etmek
escape from prison v. hapisten kaçmak
escape the fishing line v. oltadan kurtulmak
escape from the fishing rod v. oltadan kurtulmak
be caught in an impossible-to-escape situation v. kıskıvrak yakalanmak
escape from v. -den kaçmak
escape from the zoo v. hayvanat bahçesinden kaçmak
make an attempt to escape v. kaçmayı denemek
make an attempt to escape v. kaçmaya çalışmak
make an attempt to escape v. kaçma girişiminde bulunmak
narrowly escape a lynching attempt v. linç edilmekten son anda kurtulmak
narrowly escape a lynching attempt v. linç girişiminden kıl payı kurtulmak
narrowly escape a lynching attempt v. linç edilmekten zor kurtulmak
escape one's notice v. gözünden kaçmak
escape one's notice v. dikkatinden kaçmak
escape the attention v. gözden kaçmak
barely escape drowning v. boğulma tehlikesi atlatmak
barely escape drowning v. boğulma tehlikesi geçirmek
can't escape the wrath of v. hışmından kurtulamamak
escape the wrath of v. hışmından kurtulmak
escape with nothing but a few scrapes v. birkaç sıyrıkla kurtulmak
escape with nothing but a few scrapes v. birkaç sıyrıkla atlatmak
escape possible assassination v. olası bir suikasttan kurtulmak
escape damage v. hasardan kurtulmak
escape damage v. hasardan kaçmak
escape damage v. hasar almamak
escape from its cage v. kafesinden kaçmak
narrowly escape death v. ölümden şans eseri kurtulmak
narrowly escape death v. ölümden kıl payı kurtulmak
escape from prison v. ceza evinden kaçmak
escape from prison v. hapishaneden kaçmak
escape the battle v. savaştan kaçmak
escape by swimming v. yüzerek kaçmak
escape without injury v. yara almadan kurtulmak
escape without injury v. (kazayı vb) yaralanmadan atlatmak
barely escape with one’s life v. hayatını zor kurtarmak
(water) to escape the ear canal v. kulağa su kaçmak
escape on foot v. yayan kaçmak
escape on foot v. yürüyerek kaçmak
escape detection v. fark edilmemek
escape detection v. bulunmamak
escape detection v. keşfedilmemek
escape-proof adj. sızdırmaz
Phrasals
escape from v. savuşturmak
escape from v. başından atmak
escape (from someone or something) (to some place) v. (birinden/bir şeyden/bir yerden bir yere) kaçmak
Phrases
only means of escape expr. tek kaçış yolu
Proverb
little thieves are hanged but great ones escape ufak hırsızlar asılır büyük hırsızlar serbest bırakılır
Colloquial
an escape plan n. kaçış planı
Idioms
a narrow escape n. kılpayı kaçış
a narrow escape n. kılpayı kurtulma
narrow escape n. kıl payı kurtulma
a narrow escape n. kıl payı kurtulma
escape fire n. oyalama yöntemi
escape fire n. zaman kazanmak için ortaya atılan mantıksız/uyduruk çözümler
escape fire n. suni gündem
a narrow escape n. son anda kurtulma
a narrow escape n. kıl payı kaçış
a narrow escape n. ucuz kurtulma
a narrow escape n. kıl payı kurtulma
escape one's lips v. ağzından kaçmak
escape from one's lips v. ağzından kaçmak
escape someone's notice v. dikkatinden kaçmak
have a narrow escape v. ucuz atlatmak
escape by a hair's-breadth v. kıl payı kurtulmak
escape from v. -den kaçmak
cut off one's escape v. kaçış yolunu kesmek
escape from v. tüymek
cut off one's escape v. ricat yolunu kesmek
escape from v. kirişi kırmak