kaçınmak - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

kaçınmak



Sens de "kaçınmak" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 57 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
kaçınmak avoid v.
kaçınmak abstain v.
General
kaçınmak stand aloof v.
kaçınmak fudge v.
kaçınmak dodge v.
kaçınmak shirk v.
kaçınmak elude v.
kaçınmak shun v.
kaçınmak flinch v.
kaçınmak chicken out v.
kaçınmak sidestep v.
kaçınmak avert from v.
kaçınmak keep clear of v.
kaçınmak deny v.
kaçınmak blink v.
kaçınmak stand aside v.
kaçınmak refuse v.
kaçınmak keep away from v.
kaçınmak stand apart v.
kaçınmak balk v.
kaçınmak circumvent v.
kaçınmak flee from v.
kaçınmak forbear v.
kaçınmak eschew v.
kaçınmak baulk v.
kaçınmak funk v.
kaçınmak beg v.
kaçınmak spare v.
kaçınmak shy away from v.
kaçınmak beware of v.
kaçınmak flee v.
kaçınmak evite v.
kaçınmak get out of v.
kaçınmak stow v.
kaçınmak abstain from v.
kaçınmak avoid v.
kaçınmak evade v.
kaçınmak get around v.
kaçınmak get out v.
kaçınmak short-circuit v.
kaçınmak refrain v.
kaçınmak begrudge v.
kaçınmak absist v.
Phrasals
kaçınmak shy away from
kaçınmak shrink from
Idioms
kaçınmak give a wide berth
kaçınmak keep away from
kaçınmak stay clear from
kaçınmak shy away from
kaçınmak fight shy of
Trade/Economic
kaçınmak shirking
Law
kaçınmak evade
kaçınmak avoid
Politics
kaçınmak abstain
Technical
kaçınmak beware
kaçınmak refrain
kaçınmak avoid

Sens de "kaçınmak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 52 résultat(s)

Turc Anglais
General
kaçınmak (cinsel ilişkiden) restraint v.
kaçınmak (sorumluluktan) abdicate v.
doğru yanıt vermekten kaçınmak fence v.
cevaplamaktan kaçınmak beg the question v.
bir kimseden kaçınmak evite v.
masraftan kaçınmak için kendini mahrum bırakmak stint oneself v.
yaramazlıktan kaçınmak keep out of mischief v.
masraftan kaçınmak stint v.
dahil olmaktan kaçınmak sit out v.
tehlikeden kaçınmak avoid the danger v.
riskten kaçınmak avoid risk v.
bir maksada varmak için engellerden kaçınmak by-pass v.
israfından kaçınmak save on v.
israftan kaçınmak avoid wastage v.
yorum yapmaktan kaçınmak avoid commenting v.
özveriden kaçınmak avoid self-sacrifice v.
gereksiz harcamalardan kaçınmak avoid unnecessary expenses v.
iş veya sorumluluktan kaçınmak bludge v.
beladan kaçınmak avoid trouble v.
belirsizlikten kaçınmak avoid the ambiguity v.
temas halinde olmaktan kaçınmak avoid contact with v.
istenmeyen yan etkilerden kaçınmak için kesintili, çoğunlukla konsantre dozajlarda (ilaç) vermek pulse v.
Phrasals
birinin etrafından dolanmak/bahsetmekten kaçınmak skirt around someone
Colloquial
tehlikelerden kaçınmak play safe
tehlikelerden kaçınmak play it safe
risk almaktan kaçınmak play safe
risk almaktan kaçınmak play it safe
Idioms
bir karar vermekten kaçınmak sit on the fence
herhangi bir karar almaktan kaçınmak sit on the fence
kötü bir şeyi yapmaktan kaçınmak put off the evil hour
(sorumluluktan vb) kaçınmak duck out of
(sorumluluktan vb) kaçınmak duck out
savunmaktan kaçınmak hold no brief for
birini utandırmaktan kaçınmak spare someone's blushes
birisini utandırmaktan kaçınmak spare someone's blushes
birisini utandırmaktan kaçınmak save someone's blushes
-den kaçınmak/uzak durmak recoil at the thought (of someone)
-den kaçınmak/uzak durmak recoil at the sight (of someone)
çok pahalı bir şey alıp ufak harcamalardan kaçınmak spoil the ship for a hap'orth of tar
bir şeyler yapmaktan kaçınmak wriggle off the hook
konudan kaçınmak skirt the issue
Slang
kırmızı ışıkda yandaki arabanın sürücüsü ile yaşanacak tuhaf göz temasından kaçınmak amacıyla yan pencerelerin tam hizaya gelmesini önleyecek şekilde arabayı kademeli olarak durdurma stoplight stagger
Trade/Economic
çifte vergilendirilmeden kaçınmak için yapılan uluslararası anlaşma double taxation agreement
çok uluslu işletmeler tarafından vergiden kaçınmak için kurulan şirketler conduit companies
makul olmayan nedenlerle kaçınmak unreasonably withhold
vergiden kaçınmak evade
Law
yeminden kaçınmak refuse an oath
Politics
yükümlülükleri yerine getirmekten kaçınmak evade the obligations
her türlü tedbirden kaçınmak abstain from any measure
birikimden kaçınmak non-cumulation
Technical
insan vücudu kısımlarını ezilme tehlikesinden kaçınmak için gerekli minimum aralıklar minimum gaps to avoid crushing of parts of the human body
Linguistics
bir gramer hatasından kaçınmak üzere hatalı bir şekilde yazılmış bir ifadenin doğru biçim yerine kullanılması hypercorrection