shame - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

shame

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "shame" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 28 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
shame v. utandırmak
shame n. utanma
shame n. ayıp
shame n. utanç
General
shame v. namusunu kirletmek
shame v. yazık etmek
shame v. ayıp etmek
shame v. tecavüz etmek
shame v. biçimlemek
shame v. birini utandırarak bir şey yapmaya mecbur etmek
shame v. mahcup etmek
shame v. gölgede bırakmak
shame v. rezil etmek
shame n. mahcupluk
shame n. hicap
shame n. ar
shame n. rezalet
shame n. kara
shame n. kepazelik
shame n. maskaralık
shame n. mahcubiyet
shame n. yazık
shame n. günah
shame n. leke
shame n. utanılacak şey
shame n. haya
shame n. alınkarası
shame n. yüz karası

Sens de "shame" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 102 résultat(s)

Anglais Turc
General
put to shame v. bozum etmek
put somebody to shame v. utandırmak
put someone to shame v. utandırmak (birini)
put somebody to shame v. mahcup etmek
feel shame at v. utanmak
be left only with the shame of an intended misdeed v. ettiğiyle kalmak
call shame v. ateş püskürmek
feel shame v. utanç duymak
put somebody to shame v. rezil etmek
put something to shame v. bir şeyi gölgede bırakmak
put someone to shame v. birini gölgede bırakmak
bring shame on v. rezil etmek
lose all sense of shame v. ar damarı çatlamak
put to shame v. bozmak
blush with shame v. utanmak
put someone to shame v. birini rezil etmek
feel shame for v. utanç duymak
put someone to shame v. mahcup etmek (birini)
do one shame v. birini utandırmak
be a shame v. ayıp olmak
sense of shame n. utanma duygusu
shame of humanity n. insanlık ayıbı
sense of shame n. utanma hissi
name and shame n. adını karalama
name and shame n. adını ve suçunu basında ilan ederek utandırma
without shame adv. utanmadan
in shame adv. utançla
in shame adv. utanç içinde
shame on you! interj. yazıklar olsun sana
shame on you! interj. utan!
shame on you! interj. aşkolsun
Proverb
tell the truth and shame the devil aleyhine bile olsa doğruyu söyle
fool me once, shame on you; fool me twice, shame on me beni bir kere aldatırsan sen utan, ikincide ben kanarsam ben utanayım
better die with honour than live with shame utançla yaşamaktansa onurla ölmek daha iyidir
there is no shame in not knowing; the shame lies in not finding out bilmemek değil öğrenmemek ayıp
there is no shame in not knowing; the shame lies in not finding out bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp
Colloquial
body shame v. bedensel görünüşüyle dalga geçmek/eleştirmek
body shame v. kişinin bedeninden utanmasına neden olmak
have no shame v. hiç utanması olmamak
have no sense of shame v. hiç utanması olmamak
have no sense of shame v. ar damarı çatlamış olmak
have no sense of shame v. utanmaz arlanmaz olmak
have no sense of shame v. hiç utanmamak
have no sense of shame v. hiç hicap duymamak
walk of shame n. utanç yürüyüşü
a shame n. talihsiz bir durum
a shame n. şanssızlık
a shame n. yazık
shame of it (all) expr. ne utanç verici
shame on you! expr. yazıklar olsun size!
shame on you! expr. yazıklar olsun sana!
Idioms
lose all sense of shame v. ar damarı çatlamak
put someone to shame v. birini utandırmak
put someone to shame v. birisini utandırmak
put someone to shame v. birini yerin dibine sokmak
hang one's head in shame v. utançla başını eğmek
hide one's face in shame v. utancından yerin dibine geçmek
hide one's face in shame v. utancıdan yüzünü saklamak
be a crying shame v. büyük talihsizlik olmak
be a crying shame v. şanssızlık olmak
be a crying shame v. yazık olmak
crying shame n. büyük ayıp
a crying shame n. talihsizlik
a crying shame n. zamansız durum
a crying shame n. sırasız durum
a crying shame n. şanssızlık
a crying shame n. sorunsal
Speaking
shame on you expr. ayıp sana
what a shame expr. ayıp sana
there's no shame in that expr. bunda utanacak bir şey yok
it's a crying shame expr. büyük talihsizlik
that's a shame expr. bu bir ayıp
it's a crying shame expr. çok yazık!
shame on you expr. gözüne dizine dursun
what a great shame! expr. ne büyük bir utanç/ayıp!
it's such a shame expr. ne kadar utanç verici
for shame! expr. ne ayıp!
what a shame expr. ne kötü
what a shame expr. ne yazık
that's a shame expr. ne yazık
what a shame! expr. ne yazık!
it's a shame what happened to you expr. sana olanlar utanç verici
this puts me to shame expr. (bu) beni mahcup etti(niz)
what a shame expr. yazıklar olsun
it's a crying shame! expr. yazıklar olsun!
shame on you expr. yazıklar olsun (sana)
shame on you expr. yazık sana
it's a shame expr. yazık olmuş
what a shame expr. vah vah!
this puts me to shame expr. (bu) beni utandırdı(nız)
shame on you expr. yazıklar olsun sana
that's a shame expr. çok yazık
that's a shame expr. yazık oldu
Trade/Economic
shame dividend n. gerçek olmayan kar payı
Psychology
autonomy versus shame and doubt n. utanç ve kuşkuya karşı özerklik
Gastronomy
bloody shame n. alkolsüz bloody mary kokteyli
Zoology
shame plant n. küseğen
shame plant n. küskün
shame plant n. küstümotu
shame plant n. mimoza
Religious
kiss of shame n. orta çağ cadı ayinlerinde şeytan'ın anüsünü öpme ritüeli
Slang
walk of shame v. feneri başka yerde söndürmek