shame - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

shame

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "shame" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 28 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
shame v. utandırmak
shame n. utanma
shame n. ayıp
shame n. utanç
General
shame v. namusunu kirletmek
shame v. yazık etmek
shame v. ayıp etmek
shame v. tecavüz etmek
shame v. biçimlemek
shame v. birini utandırarak bir şey yapmaya mecbur etmek
shame v. mahcup etmek
shame v. gölgede bırakmak
shame v. rezil etmek
shame n. mahcupluk
shame n. hicap
shame n. ar
shame n. rezalet
shame n. kara
shame n. kepazelik
shame n. maskaralık
shame n. mahcubiyet
shame n. yazık
shame n. günah
shame n. leke
shame n. utanılacak şey
shame n. haya
shame n. alınkarası
shame n. yüz karası

Bedeutungen, die der Begriff "shame" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 96 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
put someone to shame v. birini rezil etmek
feel shame for v. utanç duymak
be left only with the shame of an intended misdeed v. ettiğiyle kalmak
feel shame at v. utanmak
call shame v. ateş püskürmek
feel shame v. utanç duymak
put somebody to shame v. rezil etmek
put someone to shame v. utandırmak (birini)
put somebody to shame v. mahcup etmek
put to shame v. bozum etmek
put to shame v. bozmak
put somebody to shame v. utandırmak
put someone to shame v. birini gölgede bırakmak
bring shame on v. rezil etmek
lose all sense of shame v. ar damarı çatlamak
blush with shame v. utanmak
put something to shame v. bir şeyi gölgede bırakmak
put someone to shame v. mahcup etmek (birini)
do one shame v. birini utandırmak
be a shame v. ayıp olmak
sense of shame n. utanma duygusu
shame of humanity n. insanlık ayıbı
sense of shame n. utanma hissi
name and shame n. adını ve suçunu basında ilan ederek utandırma
name and shame n. adını karalama
without shame adv. utanmadan
in shame adv. utançla
in shame adv. utanç içinde
shame on you! interj. yazıklar olsun sana
shame on you! interj. aşkolsun
shame on you! interj. utan!
Proverb
tell the truth and shame the devil aleyhine bile olsa doğruyu söyle
fool me once, shame on you; fool me twice, shame on me beni bir kere aldatırsan sen utan, ikincide ben kanarsam ben utanayım
better die with honour than live with shame utançla yaşamaktansa onurla ölmek daha iyidir
there is no shame in not knowing; the shame lies in not finding out bilmemek değil öğrenmemek ayıp
there is no shame in not knowing; the shame lies in not finding out bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp
Colloquial
body shame v. bedensel görünüşüyle dalga geçmek/eleştirmek
body shame v. kişinin bedeninden utanmasına neden olmak
have no shame v. hiç utanması olmamak
have no sense of shame v. hiç utanması olmamak
have no sense of shame v. ar damarı çatlamış olmak
have no sense of shame v. utanmaz arlanmaz olmak
have no sense of shame v. hiç utanmamak
have no sense of shame v. hiç hicap duymamak
walk of shame n. utanç yürüyüşü
a shame n. talihsiz bir durum
a shame n. şanssızlık
a shame n. yazık
shame of it (all) expr. ne utanç verici
shame on you! expr. yazıklar olsun sana!
shame on you! expr. yazıklar olsun size!
Idioms
lose all sense of shame v. ar damarı çatlamak
put someone to shame v. birisini utandırmak
put someone to shame v. birini yerin dibine sokmak
put someone to shame v. birini utandırmak
hide one's face in shame v. utancıdan yüzünü saklamak
hang one's head in shame v. utançla başını eğmek
hide one's face in shame v. utancından yerin dibine geçmek
crying shame n. büyük ayıp
a crying shame n. talihsizlik
a crying shame n. zamansız durum
a crying shame n. sırasız durum
a crying shame n. şanssızlık
a crying shame n. sorunsal
Speaking
what a shame expr. ayıp sana
shame on you expr. ayıp sana
that's a shame expr. bu bir ayıp
there's no shame in that expr. bunda utanacak bir şey yok
it's a crying shame expr. büyük talihsizlik
it's a crying shame expr. çok yazık!
shame on you expr. gözüne dizine dursun
that's a shame expr. ne yazık
what a shame expr. ne kötü
for shame! expr. ne ayıp!
what a shame expr. ne yazık
what a shame! expr. ne yazık!
what a great shame! expr. ne büyük bir utanç/ayıp!
it's such a shame expr. ne kadar utanç verici
it's a shame what happened to you expr. sana olanlar utanç verici
what a shame expr. vah vah!
what a shame expr. yazıklar olsun
it's a crying shame! expr. yazıklar olsun!
it's a shame expr. yazık olmuş
this puts me to shame expr. (bu) beni mahcup etti(niz)
this puts me to shame expr. (bu) beni utandırdı(nız)
shame on you expr. yazıklar olsun (sana)
shame on you expr. yazıklar olsun sana
shame on you expr. yazık sana
Trade/Economic
shame dividend n. gerçek olmayan kar payı
Psychology
autonomy versus shame and doubt n. utanç ve kuşkuya karşı özerklik
Zoology
shame plant n. küseğen
shame plant n. küskün
shame plant n. küstümotu
shame plant n. mimoza
Religious
kiss of shame n. orta çağ cadı ayinlerinde şeytan'ın anüsünü öpme ritüeli
Slang
walk of shame v. feneri başka yerde söndürmek