get out - Turco Inglés Diccionario
Historia

get out

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "get out" en diccionario turco inglés : 23 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
get out v. çıkmak
General
get out v. duyulmak
get out v. çıkarmak
get out v. yayımlamak
get out v. açığa çıkmak
get out v. yayılmak
get out v. kaçınmak
get out v. gitmek
get out v. ayrılmak
get out v. sakınmak
get out v. (sorun) çözmek
get out v. çözümü bulmak
get out v. (haber vb) yayılmak
get out v. (haber vb) dışarı sızmak
get out v. ağızdan dökülmek
get out v. (haber vb) duyulmak
get out v. doğru sonuca ulaşmak
get out v. (söz vb) çıkmak
get out v. ağızdan çıkmak
Colloquial
get out defol
Speaking
get out defol
get out dışarı çık
Automotive
get out inmek

Significados de "get out" con otros términos en diccionario inglés turco: 445 resultado(s)

Inglés Turco
General
get out of v. kurtulmak
get out of hand v. çığrından çıkmak
get out of a tight spot v. vartayı atlatmak
get out of v. sağlamak
get a kick out of something v. keyif almak
get out of hand v. şirazesinden çıkmak
get out of condition v. hamlaşmak
get out of control v. kontrolden çıkmak
get out of v. sıyrılmak
get a small job out of the way v. aradan çıkarmak
get out of v. kaçınmak
get out of control v. şirazesinden çıkmak
get out of order v. bozulmak
get out of hand v. yoldan çıkmak
get out of the way v. savulmak
get out of breath v. katılmak
get something out of one's system v. çok arzuladığı bir şeyi arzulamaz olmak
get something out of one's system v. vücudu bir şeyi atmak
get out of hand v. azmak
get out of difficulties v. düzlüğe çıkmak
get out of control v. azıtmak
get out of control v. gemi azıya almak
get ten out of ten v. on üzerinden on almak
get something out v. yayımlamak
get someone out of the way v. birini kenara çekmek
get a kick out of v. keyfini çıkarmak
get out of a scrape v. beladan kurtulmak
get something out of the way v. bir şeyi kenara çekmek
get out of v. arabadan inmek
get someone out of the way v. etkisiz hale getirmek
get out of the wrong side v. ters tarafından kalkmak
get out of v. kaçmak
get out of hand v. kontrolden çıkmak
get a promise out of somebody v. söz almak
get someone out of the way v. birini devredışı etmek
get out of breath v. nefes nefese kalmak
get out of v. kazanmak
get out of control v. ateş bacayı sarmak
get something out of one's system v. bir şeyden hevesini almak
get out the game v. oyundan çıkmak
get out of v. inmek
get out of condition v. hamlamak
get out of debt v. borçtan kurtulmak
get out of hand v. idare edilememek
get out of the way v. kenara çekilmek
get out of hand v. çığırından çıkmak
get something out of the way v. bir şeyi bitirmek
get out of breath from laughing v. gülmekten katılmak
get out of a scrape v. yakayı kurtarmak
get scared out of one's wits v. üç buçuk atmak
get out of hand v. bozulmak
get somebody's shirt out v. sinirlendirmek
get somebody out of a jam v. kurtarmak
get locked out v. kapıda kalmak
get locked out v. anahtarını unutup kapıda kalmak
get something/someone out of the country v. yurt dışına çıkarmak
get the utmost enjoyment out of (something) v. tadını çıkarmak
get pissed out of one's mind v. çok içip sarhoş olmak
get pissed out of one's mind v. haddinden fazla içip sarhoş olmak
get pissed out of one's mind v. zil zurna sarhoş olmak
get out of shower v. duştan çıkmak
get out (the car) v. arabadan inmek
get out of the bed v. yataktan kalkmak
get out of one's hand v. kontrolünden çıkmak
get out of one's control v. kontrolünden çıkmak
get out of control v. kontrol dışına çıkmak
get out stain v. leke çıkarmak
get out stain v. lekeyi çıkarmak
get out of jail v. hapisten çıkmak
get out of prison v. hapisten çıkmak
get out of prison v. cezaevinden çıkmak
get out of jail v. cezaevinden çıkmak
get pleasure out of life v. hayattan zevk almak
get out of the car v. araçtan inmek
get out the car v. araçtan inmek
get out of v. sorumluluktan kaçmak
get a kick out of v. -den zevk almak
get out of v. bulaşmamak
get out of earshot v. duyulabilir uzaklığın dışına çıkmak
get out of line v. hatalı davranmak
get out of v. bir şeyi elde etmek
get out of v. kaçak yapmak
get out of one's depth v. boyunu aşan bir işe karışmak
get out of reach v. ulaşılmayacak kadar uzakta olmak
get out of hand v. elden kaçmak
get out of reach v. ulaşılmayacak kadar uzaklaşmak
get out of view v. gözle görülemeyecek kadar uzaklaşmak
get out of one's depth v. yüzemeyeceği kadar açılmak
get out of v. -den çıkartmak
get out of date v. çağ dışı kalmak
get out of one's depth v. altından kalkamayacağı bir işe kalkışmak
get out of sight v. görüş uzaklığının dışında kalmak
get out of sight v. görüş alanının dışında çıkmak
get out of hand v. denetimden çıkmak
get out of one's way v. yolunu kapatmamak
get out of line v. çizgiyi aşmak
get out of v. birine boyun eğdirmek
get out of view v. görüş alanının dışında çıkmak
get out of v. dışarı çıkartıp uzaklaştırmak
get out of v. dışarı sızmak
get one's rag out v. tepesi atmak
get out of line v. yoldan çıkmak
get out of view v. görüş uzaklığının dışında kalmak
get out of date v. zamanın gerisinde kalmak
get out of one's head v. kafasından atmak
get out of v. dışarı çıkartmak
get out of v. uzak durmak
get out of sight v. gözle görülemeyecek kadar uzaklaşmak
get out of one's mind v. beyninden kazımak
get out of focus v. bulanıklaştırmak
get out of v. (bir yerden) çıkmak
get out of v. sakınmak
get out of date v. çağın gerisinde kalmak
get out of v. birinden almak istediğini almak
get out of range v. menzil dışına çıkmak
get out of earshot v. duyulmayacak kadar uzaklaşmak
get out of v. uzaklaşıp kurtulmak
get out of view v. gözden kaybolmak
get out of line v. yanlış davranmak
get out of v. ağzından laf almak
get out of v. -den yararlanmak
get out of earshot v. ses eriminin dışına çıkmak
get out of one's head v. akıldan çıkarmak
get out of one's depth v. boyunu aşacak kadar açılmak
get out of earshot v. duymayacak kadar uzaklaşmak
get out of one's mind v. akıldan çıkarmak
get out of reach v. ulaşılamayacak kadar ileri gitmek
get one's rag out v. kafasının tası atmak
get out of sight v. gözden kaybolmak
get out of earshot v. ses eriminin dışında kalmak
get out of hand v. elden çıkmak
get out of range v. erim dışına çıkmak
get out of focus v. netliğini yitirmek
get out of somebody's sight v. gözünün önünden çekilmek
get out of somebody's sight v. gözünün önünden uzaklaşmak
get out of one's way v. (birinin) yolundan çekilmek
get out of v. sızıntı yapmak
get out of one's way v. yolunun üzerinde durmamak
get out of v. -den elde etmek
get out of one's head v. beyninden kazımak
get out of one's mind v. kafasından atmak
get your nose out of joint v. alınmak
get no benefit out of (a situation) for oneself v. çıkarı olmamak
get no advantage out of (a situation) for oneself v. çıkarı olmamak
get out of battle v. savaştan çıkmak
get the best out of someone v. birisinden alınabilecek maksimum miktarı almak
get out of the meeting v. toplantıdan çıkmak
get the most out of v. en iyi şekilde yararlanmak
get out of the shower v. duştan çıkmak
get kicked out v. kovulmak
get kicked out v. (gruptan vb) atılmak
get kicked out of the school v. okuldan atılmak
get out of the routine v. rutin dışına çıkmak
get out of one’s seat v. koltuğundan kalkmak
get kicked out of school v. okuldan atılmak
get out of shock v. şoktan çıkmak
get out of shock v. şoku atlatmak
get out the window v. pencereden çıkmak
get out the window v. camdan çıkmak
get out the car v. arabandan inmek
get out alive v. bir olaydan canlı kurtulmak
get out alive v. sağ kurtulmak
get out alive v. canlı çıkmak
get out alive v. sağ çıkmak
get money out of v. para çekmek
get out of school v. okuldan çıkmak
just get out of a relationship v. bir ilişkiden yeni çıkmak
get out of the depression v. bunalımdan çıkmak
get out of the depression v. depresyondan çıkmak
get out and do something v. dışarı çıkıp bir şeyler yapmak
Phrasals
get back out yeniden ortaya çıkarmak
Colloquial
be unable to get a word out söyleyecek söz bulamamak
be unable to get a word out dili tutulmak
all get-out inanılmaz boyutta
all get out inanılmaz boyutta
all get out çok fazla
all get-out çok fazla
get the hell out defol git
get kicked out okuldan atılmak
get the lead out! elinizi çabuk tutun!
get the lead out! kıçınızı kaldırın!
get the lead out! çabuk olun!
get the lead out! acele edin!
get the lead out çabuk ol
get the lead out acele et
if you can't stand the heat get out of the kitchen! beceremiyorsan, bırak!
get the wind knocked out of nefessiz kalmak
get the wind knocked out of (temaslı sporlarda karın bölgesine alınan sert bir darbe nedeniyle) bir süre nefes alamamak
Idioms
get one's rag out kafasının tası atmak
get out of a scrape yakasını kurtarmak
get out from under something altından kalkmak
get something out in the open bir şeyi açığa çıkarmak
get out of the wrong side of the bed sol tarafından kalkmak
get out of a tight spot sorundan kurtulmak
get one's finger out şevkle çalışmaya başlamak
get out of the bed on the wrong side ters tarafından kalkmak
get one's finger out işe girişmek
get one's finger out boşa zaman geçirmeyi bırakıp işe sarılmak
get blood out of a stone gerçekleşmesi çok zor olmak
get blood out of a stone taştan kan çıkarmak
get blood out of a stone deveye hendek atlatmak
get chewed up and spit out heba edilmek
get chewed up and spit out bozuk para gibi harcanmak
get chewed up and spit out kullanılmak
get a bang out of tadını çıkarmak
get a bang out of zevk almak
get a bang out of keyif almak
get a rise out of sinirlendirmek
get a rise out of tepesini attırmak
get a rise out of alaya almak
get one's nose out of joint gururunu kırmak
get one's nose out of joint hayal kırıklığına neden olmak
get one's nose out of joint planlarını bozmak
get one's nose out of joint gururunu incitmek
get bent out of shape çok sinirlenmek
get bent out of shape öfkelenmek
get out of the wrong side of the bed güne keyifsiz başlamak
get no change out of somebody ondan sana hayır gelmez
get no change out of somebody ondan sana fayda yok
get no change out of somebody ondan sana hayır yok
get out of the frying pan into the fire yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
get out of the frying pan and into the fire yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
get out of hand iş çığırından çıkmak
get some kind of mileage out of something bir şeyden istifade etmek/yararlanmak
get some kind of mileage out of something yeterince/gerektiğince kullanmak
be as (fast) as all get out son derece hızlı olmak
get all tuckered out yorulmak
get all tuckered out canı çıkmak
get tuckered out canı çıkmak
get all tuckered out bitap düşmek
get tuckered out yorulmak
get tuckered out yorgun düşmek
get tuckered out bitap düşmek
get tuckered out tükenmek
get all tuckered out tükenmek
get all tuckered out yorgun düşmek
as all get out aşırı
as all get out çok
get a charge out of something bir şeyden zevk/haz almak
get a kick out of something bir şeyden zevk/haz almak
get a bang out of something bir şeyden zevk/haz almak
get bent out of shape küplere binmek
get bent out of shape çileden çıkmak
get out of wind soluk soluğa olmak
get out of breath soluk soluğa olmak
get out of wind nefesi kesilmek
get out of breath nefes nefese kalmak
get out of breath nefesi kesilmek
get out of wind nefes nefese kalmak
get one out of one's shelli bring one out birisini kabuğundan çıkarmak
get one out birisini kabuğundan çıkarmak
get one's nose out of someone's business işine burnunu sokmamak
get one's nose out of someone's business işine karışmamak
get out of the closet sırrını açığa vurmak
get out of the closet utançtan/mahcubiyetten dolayı bir sırrını gizlemekten vazgeçerek ifşa etmek
get out of the closet itiraf veya ifşa etmek
get no change out of somebody (birinden) hayır/fayda görmemek
get out in the open ortaya çıkmak
get out in the open belirmek
get out of hole rahata ermek
get out of hole zor ve sıkıntılı bir durumdan kurtulmak
get one's ears set out kulakları ortaya çıkaracak şekilde saçını kestirmek
get out of one's element kendi gibi olmamak
get out of one's element ona göre olmamak
as hot as all get out olabildiğince/son derece sıcak
get a big kick out of çok büyük keyif/zevk almak
get out of a mess sıkıntıdan/sorundan/karmaşadan kurtulmak
get someone out of a jam birini bir sorundan/sıkıntıdan kurtarmak
get something out of one's mind bir şeyi aklından çıkarmak
get out with one's life (kazadan/felaketten) sağ kurtulmak
get out with one's life (kazadan/felaketten) sağ çıkmak
get the wrinkles out ufak pürüzleri ortadan kaldırmak
get the wrinkles out baştaki aksaklıkları gidermek
get the wrinkles out kırışıklıkları düzleştirmek
get the wrinkles out kırışıklıklarını gidermek
get the kinks ironed out sorunu/problemi çözmek/halletmek
get the kinks out sorunu/problemi çözmek/halletmek
get someone out of one's hair birini başından atmak/defetmek
get out while the getting's good fırsatını bulduğunda gitmek
get out while the getting's good fırsat varken gitmek
get out while the going's good fırsat varken gitmek
get out while the going's good fırsatını bulduğunda gitmek
get out of the hole borcunu ödeyip düze çıkmak
get out of the hole borçtan kurtulmak
get someone out of a jam birini dertten/sıkıntıdan kurtarmak
get out of a jam dertten/sıkıntıdan kurtulmak
get out of the way of something (kamyon/otobüsün) bir şeyin önünden çekilmek
get out of kilter balansı bozulmak
get out of kilter ayarı kaçmak
get into a knock-down-drag-out fight (us) ağız dalaşına girmek
let something get out dışarıya bilgi/veri vb sızdırmak
get out-of-bounds sahayı sınırlayan çizgilerin dışına çıkmak
be way out of line with what others get diğerlerinden çok çok fazla/az almak
get a lot of mileage out of something bir şeyi (eskiyinceye/bozuluncaya kadar) tam anlamıyla kullanmak
get a lot of mileage out of something bir şeyden fazlasıyla yarar sağlamak
get the word out haberi/mesajı yaymak/ulaştırmak
get a cut (out of) komisyon almak
get oneself out of debt borçtan kurtulmak
get out of practice hamlamak
get out of the red dar boğazdan çıkmak/kurtulmak
l can't get you out of my mind seni aklımdan çıkaramıyorum
get something out of the way bir şeyi yoldan/önünden çekmek
get a rise out of someone çileden çıkarmak
get a rise out of someone tepesini attırmak
get one out of one's shell birini kabuğundan çıkarmak
get one out birini kabuğundan çıkarmak
get someone out of one's sight birini gözünün önünden uzaklaştırmak
get knocked out cold şuurunu kaybetmek
get out the race yarıştan çekilmek
get out the race adaylıktan çekilmek
get bent out of shape sinirden deliye dönmek
get rained out yağmura yakalanmak
get one's rag out dinden imandan çıkmak
get a thrill out of something bir şeyi yapmaktan heyecan duymak
get as much out of it as possible mümkün olduğunca fazla yararlanmak
get more out of bir işi daha fazla yapmak
Speaking
get out of the way! savulun!
get out! defol!
get out of here hadi canım sen de
how do we get out of this mess gel de işin içinden çık
how do i get out of this mess gel de işin içinden çık
get out! dışarı çık
get out of my life çık hayatımdan
get out of my life çık git hayatımdan
get out of my life defol git hayatımdan
get out of here! yok artık
get out of here! hadi ordan
get out of here! hadi oradan
let's get out of this place! hadi gidelim buradan!
get out of my life! çek git hayatımdan!
get out of my life! defol hayatımdan!
get out of my life! çık git hayatımdan!
get out of my life! hayatımdan defol!
get out of my sight! gözüm görmesin seni!
get out of my sight! çekil gözümün önünden!
get out of my sight! yok ol!
get out of my sight! kaybol!
get your nose out of my business benim işime karışma!
get your nose out of my business işime burnunu sokma!
get your nose out of my business! benim işime karışma!
get your nose out of my business! benim işime burnunu sokma!
get your nose out of my business sen kendi işine bak!
if you can't stand the heat get out of the kitchen hamama giren terler
can the dog get out of the house by itself? köpek kendi başına evden çıkabiliyor mu?
get your head out of the clouds! at gözlüklerini çıkar!
get your head out of the clouds! gerçekleri gör!
how did you get out? nasıl dışarı çıktın?
did one’s time and get out cezasını çekip çıkmak
get out of my face! defol git!
get out of my face! düş yakamdan!
get out of my face! beni rahat bırak!
get me out of here çıkar beni buradan
get out of the house evden dışarı çıkın
get out of my house evimden defol
let's get out of here hadi buradan çıkalım
can i get out? dışarı çıkabilir miyim?
get out of here before i change my mind fikrimi değiştirmeden buradan git
i'm gonna get you out of that hell hole seni o cehennem deliğinden çıkaracağım
i'm gonna get you out of that hell hole seni o cehennem deliğinden kurtaracağım
you can get out anytime istediğin zaman çıkabilirsin
get out of my sight! yıkıl karşımdan!
get that out of my sight! al/alın şunu gözümün önünden!
get out of town! bas git!
get out of town! kaybol!
get out of town! defol!
get it out of your system aklından/kafandan çıkar
get it out of your system kurtul artık şundan
you get out of it what you put into it ne ekersen onu biçersin
let's get out of here hadi gidelim buradan
get out of here before i change my mind fikrimi değiştirmeden git buradan
i can't get him out of my mind onu aklımdan çıkaramıyorum
i can't get her out of my mind onu aklımdan çıkaramıyorum
i can't get you out of my mind seni aklımdan çıkaramıyorum
get me out of here! çıkarın beni buradan!
who the hell are you to tell me to get out? sen kimsin ki bana çekip gitmemi söylüyorsun?
get out of the bed! kalk yataktan!
let's get out of here! hadi çıkalım buradan!
let's get out of here! hadi gidelim buradan!
let's get out of this place! hadi çıkalım buradan!
i don't get out much dışarıya fazla çıkmam
if you can't stand the heat get out of the kitchen işine gelirse
l can't get you out of my mind seni aklımdan çıkartamıyorum
get out of the way çekilin yoldan
get out of me git başımdan
get that out of my face çek şunu suratımdan
you gotta get me out of here beni buradan çıkarman gerekiyor
if you get me out of here beni buradan çıkarırsanız
i can't get him out onu dışarı çıkaramıyorum
do you want to get out of here? buradan çıkmak ister misin?
get out of that bed çık o yataktan
how you get out of all that stuff? tüm bunların nasıl dışında kalıyorsun?
get out of my face! çekil karşımdan!
I'm gonna get you out of here seni buradan çıkaracağım
what do I get out of it? bundan benim ne çıkarım olacak?
what do we get out of it? bundan ne çıkarımız var?
what do I get out of it? bundan ne çıkarım var?
what do i get out of it? bundan benim çıkarım ne olacak?
get out of town for a while şehir dışına çık bir süreliğine
I’m gonna get out of your hair seni rahat bırakayim bari
we have to get out of here buradan çıkmalıyız
how can i not get stressed out? nasıl strese girmeyeyim?
you only get out of life what you put in hayatta ne ekersen onu biçersin
are you trying to get out of it? yan çizmeye mi çalışıyorsun?
I don't want to get out of bed yataktan çıkmak istemiyorum
get the hell out of my house! defol git evimden!
you need to get out more daha çok dışarı çıkmalısın
Slang
get the lead out daha hızlı biçimde hareket etmeye başlamak
get a kick out of hoşlanmak
get scared out of one's mind korkudan altına etmek
get a kick out of something keyif almak
get the motherfuck out defol git
get out of one's hair paçasını bırakmak
get bent out of shape sinirlenmek
get bent out of shape üzülmek
get your ass out here! çabuk buraya gel!
get the fuck out here! kaybol!
get the fuck out here! siktir ol git!
get the fuck out here! defol!
get a buzz out of something (bir şeyi yapmaktan) keyif almak/duymak
get the fuck out my face siktirip gitsene sen şuradan
let's get the fuck out of here siktir olup gidelim buradan
get the fuck out of my house evimden defol
get this out of your life hayatından çıkar bunu
get the fuck out of here git başımdan
get the hell out of here right now hemen buradan defolup gidin
i can't wait to get the fuck out of here buradan siktir olup gitmek için sabırsızlanıyorum
get the hell out of my house! evimden defol git!
get the hell out of my house! cehennem ol git evimden!
get the fuck out of my house evimden siktir ol git
get the hell out of here defol git buradan
gtfo (get the fuck out) siktir git!
gtfo (get the fuck out) defol!
get the hell out of dodge bir yerden toz olup/defolup gitmek
get out of here yürü git buradan
get out of here yürü git burdan
get out of my hair! git başımdan
get out of my hair! bana bulaşma
get the fuck out of here siktirin gidin buradan
get kicked out göte tekmeyi yemek
we need to get the fuck out of here buradan hemen siktir olup çıkmamız gerekiyor
get your shit and get the fuck out pılını pırtını topla ve siktir git
you need to get the fuck out of my face siktir git gözüm görmesin seni
you need to get the fuck out of my face defol git gözüm görmesin seni
Trade/Economic
get out of debt borçtan kurtulmak
Painting
get out a plan plana geçirmek