kazanmak - Turco Inglés Diccionario

kazanmak

Significados de "kazanmak" en diccionario inglés turco : 87 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kazanmak gain v.
She is starting to gain a reputation as a civil rights lawyer.
Medeni haklar avukatı olarak ün kazanmaya başlıyor.

More Sentences
kazanmak get v.
Only in this way can we create a new culture in the Commission and at the same time get public confidence restored.
Ancak bu şekilde Komisyon'da yeni bir kültür yaratabilir ve aynı zamanda kamuoyunun güvenini yeniden kazanabiliriz.

More Sentences
kazanmak win v.
Richard has finally won the respect of his peers.
Richard sonunda akranlarının saygısını kazandı.

More Sentences
kazanmak earn v.
On average women earn 76% of the hourly rate for men.
Ortalama olarak kadınlar erkeklerin saat ücretinin %76'sını kazanmaktadır.

More Sentences
General
kazanmak reap v.
Those who have powerful hardware will reap rich rewards.
Güçlü donanıma sahip olanlar zengin ödüller kazanacak.

More Sentences
kazanmak achieve v.
This is the price of achieving legitimacy for the European Union.
Bu, Avrupa Birliği için meşruiyet kazanmanın bedelidir.

More Sentences
kazanmak get v.
Only in this way can we create a new culture in the Commission and at the same time get public confidence restored.
Ancak bu şekilde Komisyon'da yeni bir kültür yaratabilir ve aynı zamanda kamuoyunun güvenini yeniden kazanabiliriz.

More Sentences
kazanmak garner v.
She garnered a reputation as a lawyer.
Avukat olarak ün kazandı.

More Sentences
kazanmak obtain v.
The Rugmark Foundation is helping children whose parents work in carpet factories to obtain educational qualifications.
Rugmark Vakfı, ebeveynleri halı fabrikalarında çalışan çocukların eğitim vasıfları kazanmalarına yardımcı oluyor.

More Sentences
kazanmak net v.
He was netting around 93,000 euros annually.
Yılda yaklaşık 93,000 Euro kazanıyordu.

More Sentences
kazanmak come by v.
How did he come by this money?
Bu parayı nasıl kazandı?

More Sentences
kazanmak earn v.
On average women earn 76% of the hourly rate for men.
Ortalama olarak kadınlar erkeklerin saat ücretinin %76'sını kazanmaktadır.

More Sentences
kazanmak make v.
She wanted to make a living as a writer.
Hayatını yazar olarak kazanmak istiyordu.

More Sentences
kazanmak bring in v.
Now that you've been promoted, how much are you bringing in each week?
Artık terfi ettiğinize göre, her hafta ne kadar kazanıyorsunuz?

More Sentences
kazanmak take v.
This topic has taken on a whole new dimension since 11 September.
Bu konu 11 Eylül'den bu yana yepyeni bir boyut kazanmıştır.

More Sentences
kazanmak win v.
Richard has finally won the respect of his peers.
Richard sonunda akranlarının saygısını kazandı.

More Sentences
kazanmak acquire v.
I think that the Turkish parliament really is acquiring democratic momentum which we must respect and build on.
Bence Türk parlamentosu gerçekten de saygı duymamız ve üzerine inşa etmemiz gereken demokratik bir ivme kazanıyor.

More Sentences
kazanmak notch up v.
Consequently if this motion is passed, we will have notched up a victory.
Sonuç olarak bu önerge kabul edilirse bir zafer kazanmış olacağız.

More Sentences
kazanmak win the day v.
In the U.S., picnics, instead of street protests, won the day.
ABD'de sokak protestoları yerine piknikler günü kazandı.

More Sentences
kazanmak scoop v.
The actor scooped the Oscar prize.
Aktör Oscar ödülünü kazandı.

More Sentences
Idioms
kazanmak win the day v.
In the U.S., picnics, instead of street protests, won the day.
ABD'de sokak protestoları yerine piknikler günü kazandı.

More Sentences
Trade/Economic
kazanmak gain v.
She is starting to gain a reputation as a civil rights lawyer.
Medeni haklar avukatı olarak ün kazanmaya başlıyor.

More Sentences
kazanmak acquire v.
I think that the Turkish parliament really is acquiring democratic momentum which we must respect and build on.
Bence Türk parlamentosu gerçekten de saygı duymamız ve üzerine inşa etmemiz gereken demokratik bir ivme kazanıyor.

More Sentences
Law
kazanmak acquire v.
I think that the Turkish parliament really is acquiring democratic momentum which we must respect and build on.
Bence Türk parlamentosu gerçekten de saygı duymamız ve üzerine inşa etmemiz gereken demokratik bir ivme kazanıyor.

More Sentences
Technical
kazanmak acquire v.
I think that the Turkish parliament really is acquiring democratic momentum which we must respect and build on.
Bence Türk parlamentosu gerçekten de saygı duymamız ve üzerine inşa etmemiz gereken demokratik bir ivme kazanıyor.

More Sentences
kazanmak gain v.
She is starting to gain a reputation as a civil rights lawyer.
Medeni haklar avukatı olarak ün kazanmaya başlıyor.

More Sentences
Wagering
kazanmak win v.
Richard has finally won the respect of his peers.
Richard sonunda akranlarının saygısını kazandı.

More Sentences
General
kazanmak won v.
kazanmak realize v.
kazanmak carry the day v.
kazanmak attain v.
kazanmak gross v.
kazanmak purchase v.
kazanmak profit v.
kazanmak procure v.
kazanmak pass v.
kazanmak clear v.
kazanmak draw v.
kazanmak carry off v.
kazanmak bear the bell v.
kazanmak get out of v.
kazanmak land v.
kazanmak carry away the bell v.
kazanmak gather v.
kazanmak take on something v.
kazanmak gam v.
kazanmak nett v.
kazanmak conciliate v.
kazanmak conquer v.
kazanmak make profit v.
kazanmak sack v.
kazanmak sack up v.
kazanmak realise v.
kazanmak neat [obsolete] v.
kazanmak ettle [obsolete] v.
kazanmak man [dialect] v.
kazanmak harvest v.
kazanmak hustle v.
kazanmak git [dialect] v.
kazanmak come v.
kazanmak fang [dialect] v.
kazanmak clench v.
kazanmak possess v.
kazanmak pull in v.
kazanmak bear [obsolete] v.
kazanmak strike v.
Phrasals
kazanmak take out v.
kazanmak nail down v.
kazanmak throw off v.
kazanmak chalk up v.
kazanmak rack up v.
kazanmak take in v.
kazanmak peg up v.
kazanmak pick up v.
kazanmak nail down v.
Colloquial
kazanmak get the better of v.
kazanmak get the w v.
kazanmak have it v.
kazanmak come up v.
kazanmak take the w v.
Idioms
kazanmak come off with flying colors v.
kazanmak come through with flying colors v.
kazanmak carry the day v.
kazanmak have the best of v.
kazanmak get the best of v.
Archaic
kazanmak wone v.
kazanmak conquest v.

Significados de "kazanmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
geri kazanmak regain n.
tecrübe kazanmak gain experience v.
deneyim kazanmak gain experience v.
para kazanmak earn v.
zaman kazanmak gain time v.
vakit kazanmak gain time v.
General
işi savsaklama (vakit kazanmak için) stall n.
oyalama (vakit kazanmak için birini) stall n.
başlıca amacı para kazanmak olan kimse huckster n.
bir kurumda daha fazla güç kazanmak isteyen bir kimsenin yaptığı eylemler empire-building n.
işçi partisi'nin 1997 seçimlerini kazanmak için örnek seçmen tipi olarak tanımladığı basmakalıp erkek mondeo man [uk] n.
kazanmak için gereken skor sayısı game n.
para kazanmak için herhangi bir meslek icra etmeyen, zengin bir erkek gentleman n.
para kazanmak için vücut gücü kullanmayan bir erkek gentleman n.
kazanmak için uğraşma double cross n.
yeterlilik kazanmak için öğrenen kimse practitioner [obsolete] n.
eski dönemlerde kadınların elbise astarı kazanmak için yaptığı bir koşu yarışı smock race n.
kazanmak için her yolu mübah sayan yarışmacı street fighter n.
kötü şöhret kazanmak acquire a bad reputation v.
dostluğunu kazanmak win over v.
çok para kazanmak make the big buck v.
yeniden kazanmak recuperate v.
teveccühünü kazanmak win favour in somebody's eyes v.
başarı kazanmak arrive v.
takdirini kazanmak win somebody's approval v.
ün kazanmak become famous v.
yeniden kazanmak retrieve v.
açıklık kazanmak clarify v.
arazi kazanmak (bataklığı kurutarak/denizi doldurarak) reclaim v.
namusu ile ekmeğini kazanmak turn an honest penny v.
ekmeğini kazanmak earn one's bread v.
hayatını kazanmak earn one's living v.
yeniden güç kazanmak rally v.
değer kazanmak appreciate v.
dostluğunu kazanmak gain over v.
güvenini kazanmak win confidence v.
ün kazanmak earn reputation v.
para kazanmak knock up v.
ciddiyet kazanmak become serious v.
hak kazanmak have a right to v.
şöhret kazanmak gain a reputation v.
avantadan para kazanmak feather one's nest v.
bir puan kazanmak gain a point v.
güvenini kazanmak earn one's trust v.
çok para kazanmak make a pile v.
anlam kazanmak have a meaning v.
güvenini kazanmak disarm v.
ikramiye kazanmak win a prize v.
çok para kazanmak make a bundle v.
seçimde kazanmak head the poll v.
zafer kazanmak win a victory v.
takdir kazanmak win appreciation v.
dostluğunu kazanmak conciliate v.
zafer kazanmak gain a victory v.
kalıtımla kazanmak inherit v.
büyük başarı kazanmak have a great success v.
hak kazanmak deserve v.
artı kazanmak get a plus v.
davayı kazanmak succeed in an action v.
soluklanıp tekrar eski formunu kazanmak (koşucu vb ilk kez yorulup soluğu kesildikten sonra) get one's second wind v.
burs kazanmak earn a scholarship v.
önem kazanmak come into prominence v.
zaman kazanmak stall v.
dostluğunu kazanmak lenify v.
ağırlık kazanmak gain weight v.
beğeni kazanmak receive appreciation v.
nam kazanmak become famous v.
dürüstçe ve alın teri ile para kazanmak turn an honest penny v.
takdir kazanmak gain appreciation v.
zaman kazanmak buy time v.
alışkanlık kazanmak gain the habit of something v.
rağbet kazanmak gain ground v.
ödül kazanmak win a reward v.
bahsi kazanmak win the bet v.
arkadaşlığını kazanmak get in with v.
ödül kazanmak win a prize v.
kuvvet kazanmak gain vigor v.
anlam kazanmak make sense v.
hız kazanmak gather speed v.
zafer kazanmak bear the palm v.
güncellik kazanmak gain currency v.
deneyim kazanmak become experienced v.
adaylık seçimlerini kazanmak win the nomination v.
sayı ile kazanmak win on points v.
dostluğunu kazanmak win v.
birden çok para kazanmak be in the money v.
kolay kazanmak walk over v.
başarı kazanmak be successful v.
rüştünü kazanmak come of age v.
kolay kazanmak romp v.
ün kazanmak acquire fame v.
burs kazanmak be awarded a scholarship v.
maharet kazanmak become skillful v.
zaman aşımı ile hak kazanmak prescribe v.
vakit kazanmak buy time v.
kolay kazanmak run away v.
zafer kazanmak triumph v.
başkasından yardım görmeden geçinmek/rızkını kazanmak be on one's own v.
kolay kazanmak romp through v.
çok kısa bir sürede büyük paralar kazanmak be minting it v.
deneyim kazanmak practice v.
para kazanmak earn money v.
başarı kazanmak carry v.
kolayca kazanmak win in a walk v.
adaylık seçimlerini kazanmak get the nomination v.
zafer kazanmak pull off v.
savaş kazanmak win a war v.
vakit kazanmak gain time v.
bir kimsenin sevgisini kazanmak win someone's affection v.
şan kazanmak become famous v.
ödül kazanmak pick up v.
alın teri ile kazanmak turn an honest penny v.
seçim kazanmak vote out v.
başarı kazanmak score v.
saygı kazanmak earn respect v.
güvenini kazanmak win somebody's confidence v.
geçerlilik kazanmak (yasa vb) enter into force v.
yeniden kazanmak recover v.
davayı kazanmak win a case v.
eleme müsabakasını kazanmak win the elimination contest v.
kalbini kazanmak win one's heart v.
çok para kazanmak rake in money v.
ün kazanmak make one's mark v.
para kazanmak coin v.
ün kazanmak gain a reputation v.
yazı turada kazanmak win the toss v.
geri kazanmak recycle v.
zafer kazanmak conquer v.
bilincini geri kazanmak regain consciousness v.
yarışma kazanmak win a competition v.
geçimini kazanmak make one's living v.
davayı kazanmak recover v.
sayı ile kazanmak ya da kaybetmek point v.
ödül kazanmak carry off v.
çok para kazanmak be coining it v.
ehliyet kazanmak qualify v.
zaman kazanmak save time v.
kolay kazanmak win easily v.
umulmadık bir anda başarı kazanmak hit the jackpot v.
sıhhat kazanmak rally v.
avantadan para kazanmak feather one's own nest v.
kolay kazanmak earn easily v.
şöhret kazanmak become famous v.
ya kazanmak ya batırmak make or break v.
deneyim kazanmak practise v.
puan kazanmak chalk up v.
saygısını kazanmak earn one's respect v.
büyük başarı kazanmak make a great success v.
ustalık kazanmak acquire skills v.
para kazanmak make buck v.