take in - Turco Inglés Diccionario

take in

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "take in" en diccionario turco inglés : 56 resultado(s)

Inglés Turco
General
take in v. içeri almak
I'll take in the washing before it rains.
Yağmur yağmadan çamaşırları içeri alacağım.

More Sentences
take in v. anlamak
He took in the situation at a glance.
Durumu bir bakışta anladı.

More Sentences
take in v. almak
A new decision on the Commission's security provisions was taken in November 2001.
Kasım 2001'de Komisyon'un güvenlik hükümlerine ilişkin yeni bir karar alınmıştır.

More Sentences
take in v. kapsamak
We are approaching the closing moment in a lengthy process of enlarging our union to take in many more Member States.
Birliğimizi çok daha fazla Üye Devleti kapsayacak şekilde genişletmeye yönelik uzun bir sürecin sonuna yaklaşıyoruz.

More Sentences
Phrasals
take in v. gezmek
On the way to Bonn, we took in the Cologne Cathedral.
Bonn'a giderken Köln Katedrali'ni gezdik.

More Sentences
take in v. görmek
We therefore note that a step has been taken in the right direction.
Dolayısıyla doğru yönde bir adım atıldığını görüyoruz.

More Sentences
General
take in n. hayal kırıklığı
take in v. dolandırmak
take in v. geçirmek
take in v. küçültmek
take in v. tongaya bastırmak
take in v. kandırmak
take in v. kiracı almak
take in v. abone olmak
take in v. cebe atmak
take in v. kavramak
take in v. içine almak
take in v. sızdırmak
take in v. eve iş götürmek
take in v. kabul etmek
take in v. içermek
take in v. aldatmak
take in v. çevrelemek
take in v. eve iş almak
take in v. (giysi) daraltmak
Phrasals
take in v. kodese tıkmak
take in v. nezarete tıkmak
take in v. incelemek
take in v. süzmek
take in v. ziyaret etmek
take in v. himayesine/gözetimi altına almak
take in v. evine almak
take in v. sahiplenmek
take in v. kar etmek
take in v. kazanmak
take in v. kazanç/kar olarak içeri sokmak
take in v. içine çekmek
take in v. solumak
take in v. misafir olarak almak
take in v. misafir etmek
take in v. derinlemesine seyretmek
take in v. doya doya seyretmek
take in v. ev işi üstlenmek
take in v. hasılat yapmak
take in v. kazanç/gelir sağlamak
take in v. para girdisi sağlamak
take in v. içeri sızdırmak
take in v. içeri kabul etmek
take in v. tamire götürmek/sokmak
take in v. karakola götürmek
take in v. evden yapılacak iş almak
take in v. boyundan almak
take in v. yanlarından almak
Technical
take in v. giysi daraltmak
take in v. içeri almak içeri bırakmak
Textile
take in v. daraltmak (giysi)

Significados de "take in" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
take-in n. dolandırıcılık
take-in n. sahtekarlık
take something in the right spirit v. bir şeyin ardındaki iyi niyeti kavrayarak kızmamak
take something in v. gitmek (konser müze vb'ne)
take refuge in v. iltica etmek
take someone in v. birini karakola götürmek (polis)
take pride in v. ile iftihar etmek
take something in v. görmek (oyun/müze vb'ni)
take part in v. katılmak
take in a reef v. camadan vurmak
take pride in v. gurur duymak
take a close interest in v. yakından ilgilenmek
take refuge in v. kapağı atmak
take someone in v. içermek (birini)
take in money v. para tahsil etmek
take pride in v. kıvanmak
take something in v. daraltmak
take part in a contest v. yarışmaya katılmak
take an interest in v. ile ilgilenmek
take someone in v. dolandırmak (birini)
take an active role in v. aktif rol oynamak
take someone in v. barındırmak
take a pride in v. iftihar etmek
take something in v. bir şeyi içeri almak/çekmek
take an interest in v. ilgi göstermek
take in a garment v. bir giysiyi daraltmak
take someone in v. birini ihtiva etmek
take something in v. bir şeyi anlamak
take something in v. bir şeyi farketmek/görmek
take something in stride v. bir şeyin üzerinde durmamak
take an interest in v. alaka duymak
take an interest in v. alaka göstermek
take a share in v. katılmak
take in charge v. üstlenmek
take someone in v. birini içeriye götürmek
take a pride in v. gurur duymak
take someone in v. kapsamak (birini)
take in one's arms v. kucaklamak
take someone in v. birini tutuklamak
take someone in v. birini içeriye almak
take in charge v. yüklenmek
take someone in v. içeri almak
take a word in the wrong sense v. ters anlamak
take somebody in v. kandırmak
take pride in v. ile övünmek
take steps in the direction v. girişimde bulunmak
take in marriage v. almak
take in tow v. yedeğe almak
take in charge v. görev almak
take pride in v. iftihar etmek
take something in v. bir şeyi kavramak
take an examination in v. imtihan olmak
take in hand v. yönetimi ele almak
take somebody in charge v. gözaltına almak
take an active role in v. aktif rol üstlenmek
take pen in hand v. kaleme sarılmak
take an examination in v. imtihana girmek
take the lead in v. önayak olmak
take up in detail v. bütün boyutlarıyla ele almak
take charge in v. görev almak
take somebody in one's arms v. kollarına almak
take someone in v. aldatmak (birini)
take shelter in v. barınmak
take interest in v. ilgi duymak
take something in stride v. bir şeyi mesele yapmamak
take a word in the wrong sense v. yanlış anlamak
take somebody in charge v. tutuklamak
take in the scene at a glance v. durumu hemen kavramak
take shelter in v. sığınmak
take refuge in v. sığınmak
take in consignment v. emaneten almak
take in hand v. idaresini ele almak
take in a cargo v. yük almak
take in coal v. kömür almak
take precautions in time v. zamanında önlem almak
take measures in time v. zamanında önlem almak
take part in crime v. suçta rol oynamak
take part in crime v. suça yardımcılık etmek
take part in crime v. suça ortak olmak
take something in v. ihtiva etmek
take something in v. bir şeyi kapsamak
take something in v. içermek
take a course in v. kurs almak
take part in a demonstration v. mitinge katılmak
take one's life in one's hands v. kellesini koltuğuna almak
take place in the scope of v. kapsamında yer almak
take a strong interest in one's guests v. misafirlerine pervane olmak
take the car in for service v. arabayı servise götürmek
take the car in for service v. servise bırakmak (arabayı)
take the car in for service v. servise götürmek (arabayı)
take the car in for service v. arabayı servise bırakmak
take place in literature v. literatürde yer almak
take part in literature v. literatürde yer almak
take pride in v. gururunu yaşamak
take part in a ceremony v. törene katılmak
take part in activities v. etkinliklerde bulunmak
take an eager interest in v. bir konuda çok ilgili olmak
take an eager interest in v. bir konuda hevesli olmak
take part in competition v. yarışmaya katılmak
take part in the contest v. yarışmaya katılmak
take someone in hand v. gözetip denetleyerek idare etmek
take someone in hand v. gözetip denetlemek
take someone in hand v. birine bakmak
take someone in hand v. birini gözetmek
take someone in hand v. birini idare etmek
take someone in hand v. birine nezaret etmek
take someone in hand v. ilgilenmek
take in hand v. nezaret etmek
take in hand v. bakmak
take in hand v. idare etmek
take in hand v. ilgilenmek
take in hand v. gözetmek
take solace in v. -de teselli bulmak
take refuge in v. -e sığınmak
take part in a survey v. ankete katılmak
take great care (in) v. itina göstermek
take in hand v. üstüne almak
take in hand v. yola getirmek
take the law in one's own hands v. ipleri eline almak
take the law in one's own hands v. dizginleri eline almak
take part in v. -e katılmak
take an eager interest in v. -e karşı şiddetli ilgi duymak
take something in hand v. denetim altına almak
take something in hand v. eline almak
take something in hand v. ele almak
take something in hand v. duruma el koymak
take something in hand v. kontrol etmek
take the name of god in vain v. allah'ın adını boş yere ağzına almak
take in consideration v. itibara almak
take in consideration v. dikkate almak
take in good part v. iyi anlama almak
take part in v. hissedar olmak
take in cargo v. yük almak
take in consideration v. göz önünde bulundurmak
take in partnership v. ortak olmak
take in possession v. temellük etmek
take part in v. müdahil olmak
take refuge in Allah v. Allah'a sığınmak
take refuge in Allah v. yaradana sığınmak
take a break in the relationship v. ilişkiye ara vermek
take comfort in v. avunmak
take part in the struggle v. mücadeleye katılmak
take part in the struggle v. mücadele içinde yer almak
take part in the struggle v. mücadelede rol almak
take part in the struggle v. mücadelede yer almak
take nothing in return v. karşılığında bir şey almamak
take nothing in return v. karşılığında hiçbir şey almamak
take nothing in return v. karşılığında birşey almamak
take an animal in v. bir hayvana barınak sağlamak
take pleasure in v. haz almak