kavramak - Turco Inglés Diccionario

kavramak

Significados de "kavramak" en diccionario inglés turco : 108 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kavramak grip v.
The child gripped my hand in fear.
Çocuk korku içerisinde elimi kavradı.

More Sentences
kavramak apprehend v.
I think they can't apprehend the gravity of the situation.
Bence durumun ciddiyetini kavrayamıyorlar.

More Sentences
kavramak clutch v.
He clutched her arm firmly.
O kolunu sıkıca kavradı.

More Sentences
kavramak comprehend v.
No virus has the capacity to comprehend the notions of subsidiarity, proportionality and territoriality.
Hiçbir virüs ikincillik, orantılılık ve bölgesellik kavramlarını kavrayacak kapasiteye sahip değildir.

More Sentences
kavramak grasp v.
It took us a while to grasp the extent of the tragedy.
Yaşanan trajedinin boyutlarını kavramamız biraz zaman aldı.

More Sentences
General
kavramak cup v.
The boy cupped the ball.
Çocuk topu kavradı.

More Sentences
kavramak get v.
I didn't get the meaning.
Anlamını kavrayamadım.

More Sentences
kavramak comprehend v.
No virus has the capacity to comprehend the notions of subsidiarity, proportionality and territoriality.
Hiçbir virüs ikincillik, orantılılık ve bölgesellik kavramlarını kavrayacak kapasiteye sahip değildir.

More Sentences
kavramak bite v.
You should buy football boots that bit into the earth to play on the field.
Sahada oynamak için toprağı kavrayan futbol kramponlarından almalısınız.

More Sentences
kavramak hold v.
She held my arm firmly.
Kolumu sıkıca kavradı.

More Sentences
kavramak catch on v.
Tom was quick to catch on.
Tom hızlı kavrıyordu.

More Sentences
kavramak realize v.
Tom must realize what he's done.
Tom ne yaptığını kavramalı.

More Sentences
kavramak appreciate v.
He did not fully appreciate the full meaning of her compromise.
Kadının verdiği tavizin ne demek olduğunu tam olarak kavrayamamıştı.

More Sentences
kavramak follow v.
We were unable to follow his logic.
Onun mantığını kavrayamadık.

More Sentences
kavramak conceive v.
It is not possible to conceive without perceiving.
Algılamadan kavramak mümkün değildir.

More Sentences
kavramak apprehend v.
I think they can't apprehend the gravity of the situation.
Bence durumun ciddiyetini kavrayamıyorlar.

More Sentences
kavramak catch v.
I didn't catch the meaning.
Anlamını kavrayamadım.

More Sentences
kavramak grasp v.
It took us a while to grasp the extent of the tragedy.
Yaşanan trajedinin boyutlarını kavramamız biraz zaman aldı.

More Sentences
kavramak grab v.
He grabbed me by the neck.
Boynumdan kavradı.

More Sentences
Technical
kavramak clutch v.
He clutched her arm firmly.
O kolunu sıkıca kavradı.

More Sentences
kavramak grasp v.
It took us a while to grasp the extent of the tragedy.
Yaşanan trajedinin boyutlarını kavramamız biraz zaman aldı.

More Sentences
kavramak grip v.
The child gripped my hand in fear.
Çocuk korku içerisinde elimi kavradı.

More Sentences
General
kavramak cognize v.
kavramak get hold of v.
kavramak compass v.
kavramak discern v.
kavramak snatch v.
kavramak see into v.
kavramak cotton to v.
kavramak twig v.
kavramak clench v.
kavramak apperceive v.
kavramak digest v.
kavramak get a grip v.
kavramak dawn on v.
kavramak nail v.
kavramak fathom v.
kavramak latch on to v.
kavramak cotton on v.
kavramak ideate v.
kavramak take v.
kavramak sum up v.
kavramak grapple v.
kavramak imagine v.
kavramak take hold of v.
kavramak clip v.
kavramak pick up v.
kavramak come home v.
kavramak ideat v.
kavramak clasp v.
kavramak savvy v.
kavramak get the hang of v.
kavramak receive v.
kavramak take in v.
kavramak latch onto (something) v.
kavramak fasten on v.
kavramak fasten upon v.
kavramak gen up on v.
kavramak gen up about v.
kavramak perceive v.
kavramak get one's hooks into v.
kavramak realise v.
kavramak cognise v.
kavramak agnise v.
kavramak agnize v.
kavramak undernime [obsolete] v.
kavramak ken v.
kavramak hear v.
kavramak holt v.
kavramak glaum [dialect] [uk] v.
kavramak clam [dialect] [uk] v.
kavramak claucht [scotland] v.
kavramak claught [scotland] v.
kavramak claw v.
kavramak grope [obsolete] v.
kavramak hit v.
kavramak disgest [obsolete] v.
kavramak ingrapple [obsolete] v.
kavramak comprehend [obsolete] v.
kavramak conceit [obsolete] v.
kavramak savey v.
kavramak savvey v.
kavramak prehend v.
kavramak shake v.
kavramak smittle [dialect] [uk] v.
kavramak beclap v.
kavramak beclasp v.
kavramak strike v.
kavramak spell v.
Phrasals
kavramak glaum at v.
kavramak catch on to v.
kavramak get on (to) v.
kavramak latch onto v.
kavramak latch on to v.
Colloquial
kavramak get it v.
kavramak concept v.
Idioms
kavramak make of v.
kavramak get the word v.
kavramak get one's hands on v.
kavramak tune in v.
kavramak draw an inference v.
kavramak get hold of the right end of the stick v.
Technical
kavramak perceive v.
kavramak seise v.
kavramak understand v.
kavramak seize v.
Archaic
kavramak scan v.
kavramak beclip v.

Significados de "kavramak" con otros términos en diccionario inglés turco: 142 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kavramak (anlamak) absorb v.
General
esas anlamını kavramak get to the heart of v.
iyice kavramak penetrate v.
yanlış kavramak misconceive v.
kavramak (anlamak) embrace v.
esasını kavramak get the hang of v.
bir şeyi kavramak take something in v.
bir bakışta kavramak review v.
durumu hemen kavramak take in the scene at a glance v.
-i kavramak become good at v.
-i kavramak become familiar with v.
-in esasını kavramak become good at v.
-in esasını kavramak become proficient at v.
-i kavramak become proficient at v.
-in esasını kavramak get the hang of v.
-in esasını kavramak grasp v.
-i kavramak comprehend v.
-i kavramak get the hang of v.
-in esasını kavramak comprehend v.
-i kavramak grasp v.
-i iyi kavramak have a good grasp of v.
-in esasını kavramak understand v.
-i kavramak understand v.
işi kavramak get the hang of v.
bir konuyu kavramak apprehend v.
bir konuyu kavramak dig v.
bir konuyu kavramak grasp v.
bir konuyu kavramak tumble v.
bir konuyu kavramak savvy v.
bir konuyu kavramak compass v.
bir konuyu kavramak comprehend v.
ayrımını kavramak make sense of v.
anlamını kavramak make sense of v.
önemini kavramak understand the importance of v.
bir şeyin özünü kavramak grok v.
(görüntüyü) görerek kavramak ken [scotland] v.
elle kavramak handfast v.
bir şeyi kavramak wrangle v.
(birini) yakasından kavramak horse-collar v.
(birini) yakasından kavramak horse collar v.
yanlış kavramak misken [uk dialectal] v.
yanlış kavramak misween [obsolete] v.
ağızla kavramak muckle [dialect] [us] v.
iyice kavramak impenetrate v.
(bir şeyle) sıkıca kavramak fasten v.
sıkıca kavramak forehend v.
(bir şeyin) önemini kavramak gaum [dialect] [uk] v.
daha iyi kavramak outsee v.
önceden kavramak precognise v.
önceden kavramak precognize v.
sevgiyle kavramak press v.
tamamen kavramak seize v.
duyularla kavramak sensate v.
olan biteni kavramak skill [dialect] [uk] v.
aniden kavramak snack [scotland] v.
parmak ile kavramak span v.
sıkıca kavramak span v.
(yakınlık göstermek için) kavramak squeeze v.
(yol) kavramak grip v.
sıkıca kavramak strain v.
tamamen kavramak swallow v.
sezgisel olarak kavramak intuit v.
kavramak için kullanılan grasping adj.
Phrasals
bir konuyu kavramak latch on v.
bir konuyu kavramak get it v.
bir konuyu kavramak get onto v.
bir konuyu kavramak cotton on v.
bir konuyu kavramak get wise v.
dediklerini kavramak make out v.
(beyzbol sopası, raket vb.) dibinden sıkıca kavramak choke up v.
(beyzbol sopası, raket vb.) iki el birbirine değecek şekilde sıkıca kavramak choke up v.
(birini veya bir şeyi) avuçla kavramak paw at (someone or something) v.
iyice kavramak grasp of v.
Colloquial
(bir şeyin anlamını vb) kavramak cotton on to v.
olup biteni kavramak get the picture v.
bir şeyi kavramak have it v.
(basketbol topunu) avucuyla/tek eliyle kavramak palm (something) v.
Idioms
tam olarak kavramak make out v.
satır aralarını kavramak go behind v.
bir konuyu kavramak get the picture v.
bir konuyu kavramak twig v.
birdenbire kavramak sit up and take notice v.
hemen kavramak pick up on something v.
bir konuyu iyice kavramak get a good grasp of something v.
bir konuyu iyice kavramak have a solid grasp of something v.
bir konuyu iyice kavramak have a good grasp of something v.
bir konuyu iyice kavramak get a sound grasp of something v.
bir konuyu iyice kavramak get a solid grasp of something v.
bir konuyu iyice kavramak have a sound grasp of something v.
iyice kavramak have (solid) grasp of something v.
iyice kavramak have a (good/solid/sound/etc.) grasp of/on (something) v.
zor bir meseleyi kavramak see into a millstone v.
bir şeyi kavramak have a/the feel of (something) v.
(bir şeyin) iç işleyişini kavramak fathom the depths of (something) v.
işin aslını kavramak have the right sow by the ear v.
işin ciddiyetini kavramak have (something) in perspective v.
(bir şeyin) ciddiyetini kavramak have (something) in perspective v.
işin önemini/değerini kavramak have (something) in perspective v.
(bir şeyin) gerçek değerini/önemini kavramak have (something) in perspective v.
(bir şeyin) işleyişini kavramak have the feel of (something) v.
(bir şeyi) tam olarak kavramak be across (something) v.
bir şeyi tam olarak kavramak be across something v.
(birini/bir şeyi) sıkıca kavramak keep a firm grip on (someone or something) v.
(bir şeyi) kavramak lay hold of (something) v.
bir şeyi kavramak have/get a (good) grasp of something v.
bir şeyi kavramak have/get a (solid) grasp of something v.
bir şeyi kavramak have/get a (sound) grasp of something v.
(biraz) ağır/yavaş kavramak be (a little) slow on the uptake v.
hızlı kavramak be quick on the uptake v.
ağır kavramak be slow on the uptake v.
birini/bir şeyi kavramak catch/get/grab/take hold of somebody/something v.
(birini/bir şeyi) kavramak catch ahold of (someone or something) v.
(birini/bir şeyi) kavramak catch hold of (someone or something) v.
birini/bir şeyi kavramak catch/get/grab/take a hold of somebody/something v.
birini/bir şeyi kavramak catch ahold of someone or something v.
birini/bir şeyi kavramak catch hold of someone or something v.
birini/bir şeyi kavramak catch/get/grab/take hold of somebody/something v.
(bir konuyu iyice) kavramak get a good grasp of (something) v.
(bir konuyu iyice) kavramak get a good grasp on (something) v.
(bir konuyu iyice) kavramak get a solid grasp of (something) v.
(bir konuyu iyice) kavramak get a solid grasp on (something) v.
(bir konuyu iyice) kavramak get a sound grasp of (something) v.
(bir konuyu iyice) kavramak get a sound grasp on (something) v.
bir şeyi kavramak get the hang of something v.
bir şeyin esas/asıl nedenini kavramak get to the root of something v.
(bir şeyin) esas anlamını/nedenini kavramak get to the heart of (something) v.
bir şeyi iyice kavramak get a (good) grasp of something v.
bir şeyi iyice kavramak have a (sound) grasp of something v.
bir şeyi iyice kavramak get a (solid) grasp of something v.
bir şeyi iyice kavramak get a (sound) grasp of something v.
bir şeyi iyice kavramak have a (solid) grasp of something v.
bir şeyi iyice kavramak have a (good) grasp of something v.
anlamını kavramak see daylight v.
(birini/bir şeyi) kavramak take ahold of (someone or something) v.
(birini/bir şeyi) kavramak take hold of (someone or something) v.
Marine
çelik halatı kavramak ve kaplamakta kullanılan, birbirine sarılmış katranlı iki halat kolu marlin n.
Sport
(güreşte) rakibin kolunu hareket ettiremeyeceği şekilde kavramak armlock v.
geri sıçrama yapmak için anlık olarak zemini kavramak bite v.
(sopa veya raket) vuruş yüzeyine yakın noktada kavramak choke v.
Archaic
bir şeyi kavramak smoke v.
Slang
daha çabuk öğrenmek/daha hızlı kavramak catch on quicker v.
bir şeyin özünü kavramak overstand [us] v.