hear - Turco Inglés Diccionario
Historia

hear

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "hear" en diccionario turco inglés : 21 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
hear v. duymak
hear v. işitmek
Irregular Verb
hear v. heard - heard
General
hear v. kulak vermek
hear v. haber almak
hear v. onaylamak
hear v. yargılamak
hear v. mektup almak
hear v. öğrenmek
hear v. ifadesini almak
hear v. dinlemek
hear v. sorguya çekmek
hear v. almak
hear v. işitmek
hear v. dava görmek
Law
hear yargılamak
hear dinlemek
hear ifadesini almak
hear sorguya çekmek
hear muhakeme etmek
Technical
hear işitmek

Significados de "hear" con otros términos en diccionario inglés turco: 281 resultado(s)

Inglés Turco
General
hear a case v. muhakeme etmek
hear of something v. duyum almak
hear out v. sonuna kadar dinlemek
hear about v. haberi olmak
hear a shot v. silah sesi işitmek
hear of v. haberi olmak
hear about v. haberini almak
hear from v. haber almak
hear of v. öğrenmek
hear a case v. davaya bakmak
hear about v. haberdar olmak
hear about v. duymak
hear of v. duymak
hear supernatural voices v. gaipten sesler duymak
feel an overwhelming longing to hear one's voice v. sesini duymaya hasret kalmak
pretend that you didn't hear v. duymamazlıktan gelmek
hear one's voice v. sesini duymak
hear correctly v. doğru duymak
hear less v. az duymak
hear aright v. doğru duymak
hear of v. bahsini işitmek
hear of v. hakkında bilgisi olmak
hear of v. bilmek
hear of v. (adını) duymak
hear from v. (mektup vb ile) haber almak
hear weird noises v. garip sesler duymak
hear strange noises v. garip sesler duymak
can not believe what one hear v. kulaklarına inanmamak
can not believe what one hear v. kulaklarına inanamamak
be sorry to hear v. duyduğuna üzülmek
hear incorrectly v. yanlış işitmek
hear incorrectly v. yanlış duymak
hear three gunshots v. üç el silah sesi duymak
hear two gunshots v. iki el silah sesi duymak
hear a noise v. bir ses duymak
hear whisperings v. fısıltılar duymak
hear something in the jungle v. ormanda bir şey duymak
hear the sirens v. siren seslerini duymak
hear the sirens v. sirenleri duymak
hear on tv v. televizyondan duymak
hear on tv v. televizyonda duymak
refuse to hear the case v. davayı görmeyi reddetmek
hear gunshots v. silah sesleri duymak
hear the sound of music coming from a passing car v. yoldan geçen bir arabadan gelen müziğin sesini duymak
hear whispers v. fısıltılar duymak
hear screams v. çığlıklar duymak
hear a gunshot v. silah sesi duymak
hear the case of v. davasını görmek
hear the application v. davayı ele almak
be dying to hear v. duymak için ölmek
hear some noises v. bazı sesler duymak
hear good news v. güzel haber duymak
hear the witness n. şahit dinlemek
Phrases
hoping to hear from you soon en kısa sürede haberleşmek umuduyla
hoping to hear from you soon sizden en kısa sürede haber alabilmek umuduyla
hoping to hear from you soon sizden en kısa sürede haber alabilmek dileğiyle
hoping to hear from you soon en kısa sürede haberleşmek dileğiyle
be swift to hear, slow to speak konuşmadan önce dikkatlice dinle
believe nothing of what you hear, and only half of what you see duyduğunun hiçbirine, gördüğünün yarısına inan.
Proverb
listeners never hear any good of themselves başkalarının konuşmalarını gizlice dinleyenler hiçbir zaman kendileri hakkında iyi şeyler duymazlar
eavesdroppers never hear any good of themselves başkalarının konuşmalarını gizlice dinleyenler hiçbir zaman kendileri hakkında iyi şeyler duymazlar
believe nothing of what you hear, and only half of what you see duyduğunun hiç birine, gördüğünün yarısına inan
there's none so deaf as those who will not hear hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz
there's none so deaf as those who will not hear hiç kimse duymak istemeyenler kadar sağır değildir
ask no questions and hear no lies üzümünü ye bağını sorma
ask no questions and hear no lies üzümü ye bağını sorma
those who dance are considered insane by those who cannot hear the music müziğin sesini duyamayanlar dans edenlerin deli olduğunu düşünürler
Colloquial
not to hear anything (from/about) haber çıkmamak
not hear of duymazdan gelmek
not hear of dikkate almamak
not hear of duymazlığa gelmek
glad to hear duyduğuma sevindim
so still you could hear a pin drop yaprak düşse duyulur
so quiet you could hear a pin drop yaprak düşse duyulur
so still you could hear a pin drop iğne atsan duyulur
so quiet you could hear a pin drop iğne atsan duyulur
at least hear my plan first en azından önce planımı dinle
Idioms
would hear nothing of something v. kulak asmamak
hear a pin drop sinek uçsa duymak
hear tell of kulağına çalınmak
hear of someone or something varlığından haberdar olmak
hear it on the grapevine kulağına çalınmak
hear it on the grapevine üçüncü kişilerden bilgi almak
hear through the grapevine kulağına çalınmak
hear it on the grapevine kulağına gelmek
hear it on the grapevine üçüncü kişilerden haber almak
hear through the grapevine üçüncü kişilerden bilgi almak
hear through the grapevine kulağına gelmek
hear through the grapevine üçüncü kişilerden haber almak
see no evil, hear no evil, speak no evil 3 maymunu oynamak
see no evil, hear no evil, speak no evil üç maymunu oynamak
see no evil, hear no evil, speak no evil haberi yokmuş gibi davranmak
see no evil, hear no evil, speak no evil görmedim, duymadım, bilmiyorum
ask no questions and hear no lies yalan söylenmesini istemiyorsan fazla kurcalamayacaksın
ask no questions and hear no lies beni yalan söylemek zorunda bırakma
can't hear oneself think gürültüden adeta kendi sesini duyamamak
can barely hear yourself think gürültüden adeta kendi sesini duyamamak
can hardly hear yourself think gürültüden adeta kendi sesini duyamamak
hear the patter of tiny feet bebeği olduğunu/olacağını öğrenmek
hear word from birinden bir haber/mesaj vb almak
hear a peep out of someone birinden laf/söz işitmek
won't hear of something bir şeye izin/onay vermemek
won't hear a word against somebody tek kelime bile duymak istememek
won't hear a word said against somebody tek kelime bile duymak istememek
will not hear of something bir şeye izin/onay vermemek
hear something through bir şeyi sonuna kadar dinlemek
talk to hear one's own voice devamlı konuşmak
talk to hear one's own voice haddinden fazla konuşmak
like to hear oneself talk (sadece) kendini dinlemekten hoşlanmak
hear the last of somebody/something (birisi/birşey ile yeniden) uğraşmak zorunda/durumunda kalmamak
hear the last of somebody/something (özellikle istenmeyen birisi/olay vb) son kez duymuş olmak
hear the grass grow kulağı iyi duymak
(do) you hear me? anladın mı?
(do) you hear me? anladınız mı?
(do) you hear me? anlaşıldı mı?
Informal
i didn't hear anything hiçbir şey duymadım
Speaking
sorry to hear what happened geçmiş olsun
i was very concerned to hear duyunca çok üzüldüm
i won't hear of it kabul etmem
i seem to hear işitir gibi oluyorum
i seem to hear duyar gibiyim
you could hear a pin drop iğne atsan sesi duyulur
you come back now you hear yine bekleriz
don't let the kids hear çocuklar duymasın
do you hear what you are saying ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu senin
can you hear me beni duyabiliyor musun
where did you hear about us bizi nereden duydunuz
i hear ya on that seni çok iyi anlıyorum
sorry to hear duyduğuma üzüldüm
nice to hear this bunu duyduğuma sevindim
nice to hear this bunu duymak güzel
it is nice to hear that bunu duymak güzel
nice to hear that bunu duyduğuma sevindim
it is nice to hear that bunu duyduğuma sevindim
nice to hear that bunu duymak güzel
it's good to hear bunu duymak iyi
i seem to hear ... işitir gibi oluyorum
it's great to hear from you senden haber almak güzel
it's good to hear from you senden haber almak güzel
it's good to hear from you sesini duymak güzel
it's great to hear from you sesini duymak güzel
I expect to hear from you soon en kısa zamanda sizden haber bekliyorum
it's good to hear this bunu duymak güzel
it's nice to hear this bunu duymak güzel
I'm glad/pleased/happy to hear that buna sevindim
you could hear a pin drop çok sessiz
you could hear a pin drop iğne düşse duyulur
you could hear a pin drop iğne atsan duyulur
I didn't hear you (son) dediğini/söylediğini anlamadım (tekrar söyler misin)
just hear me out beni dinleyin
i don't hear it now artık onu duymuyorum
i didn't hear you seni duyamadım
can you hear me? beni duyabiliyor musun?
did you hear what i just said? demin söylediğimi duydun mu?
did you hear? duydun mu?
we hear that duyumlarımıza göre
did you hear me? duydun mu beni?
i hear you fine seni gayet iyi duyuyorum
it was like he couldn't hear me sanki beni duymuyordu
i don't want to hear it! bunu duymak istemiyorum!
did you just hear that? şu sesi duydun mu?
i've never been so happy to hear that! bunu duyduğuma hiç bu kadar sevinmemiştim
I'm very sorry to hear about that bunu duyduğuma çok üzüldüm
hear on the radio radyoda duymak
never hear the end of it bir şey hakkında sonsuza kadar konuşup durma
i'd rather hear it from you senden dinlemeyi tercih ederim
you'll never hear the end of it bir şey hakkında sonsuza kadar konuşup durma
don't you want to hear my side of the story hikayeyi/olayı bir de benden dinlemek istemez misin?
never hear the end of it susturabilene aşk olsun
you'll never hear the end of it susturabilene aşk olsun
we can't hear you seni duyamıyoruz
did you hear about the little girl who was missing? kaybolan küçük kızı duydunuz mu?
hear ye! hear ye! duyduk duymadık demeyin!
did you hear something? bir şey mi duydun?
from what i hear duyduğuma göre
from what i hear duyduğum kadarıyla
if you can hear me beni duyabiliyorsanız
i don't want to hear another word about it bu konuda tek bir kelime bile duymak istemiyorum
i'll let you know if i hear anything bir şey duyarsam sana haber veririm
good to hear it bunu duyduğuma sevindim
i don't want to hear it duymak istemiyorum
did you hear anything about that? bununla ilgili bir şey duydun mu?
do you want to hear my theory? teorimi duymak ister misin?
i hear you've done very well for yourself iyi iş çıkardığınızı duydum
didn't you hear everybody talking about me? herkesin benim hakkımda konuştuğunu duymadın mı?
did you hear what i said? dediğimi duydun mu?
did you hear what i said? dediklerimi duydun mu?
did you hear what i said? ne dediğimi duydun mu?
just let me know when you hear anything at all bir şeyler öğrenirsen bana da haber ver
you didn't hear me beni duymadın
where did you hear that? bunu nereden duydun?
can you hear me? beni duyabiliyor musunuz?
i hear what you're saying dediğini duyuyorum/anlıyorum
now hear this! şimdi bunu dinle!
i hear you dediğini duyuyorum/anlıyorum
I'm sorry to hear that bunu duyduğuma üzüldüm
sorry to hear that bunu duyduğuma üzüldüm
you just don't want to hear sen dinlemek istemiyorsun
if you know something or hear anything let me know eğer bir şey biliyorsan ya da duyarsan bana haber ver
that's great to hear bunu duymak harika
did you hear what he said on tv the other night? geçen gece televizyonda söylediklerini duydun mu?
can you hear what you're saying? ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu senin?
did you hear or see anything suspicious? şüpheli bir şey görüp duydunuz mu?
i want to hear this from you bunu senden duymak istiyorum
did you hear that? bunu duydunuz mu?
let's hear it çıkar ağzındaki baklayı
this is what I wanted to hear duymak istediğim buydu!
that's what i wanted to hear duymak istediğim buydu!
i want to hear no more excuses daha fazla bahane duymak istemiyorum
i don't want to hear any more excuses daha fazla bahane duymak istemiyorum
did you hear me? beni duydun mu?
i can hardly hear you sizi çok zor duyuyorum
i can hardly hear you sesin çok az geliyor
i can hardly hear you seni çok zor duyuyorum
i can hardly hear you sesiniz çok az geliyor
can anybody hear me? sesimi duyabilen var mı?
can anybody hear me? beni duyabilen var mı?
did you hear what happened last night? dün gece olanları duydun mu?
you'd better you hear it from me now than from somebody else later ileride başkalarından duyacağına şimdi benden duyman daha iyi
i am sorry to hear of your loss başın sağolsun
i am sorry to hear of your loss başınız sağ olsun
i am sorry to hear of your loss başın sağ olsun
i am sorry to hear of your loss başınız sağolsun
i'm sorry to hear duyduğuma üzüldüm
it's good to hear your voice sesini duymak güzel
good to hear your voice sesini duymak güzel
you didn't hear it from me benden duymuş olmayın
you didn't hear this from me (bunu) benden duymadın
you didn't hear it from me (bunu) benden duymadın
you didn't hear this from me benden duymuş olmayın
i just wanted to hear your voice sadece sesini duymak istedim
i just wanted to hear the sound of your voice sadece sesini duymak istedim
didn't you hear me? beni duymadın mı?
i know you can hear me beni duyabildiğini biliyorum
sorry i can't hear you affedersiniz sizi duyamıyorum
say if you hear duyuyorsan söyle
how did you hear about this job? bu işten nasıl haberdar oldun?
i hear he charges 20 per page sayfasını 20'ye yaptığını duydum
when i didn't hear from you senden haber almayınca
do you hear yourself? ağzından çıkanı kulakların duyuyor mu?
i couldn't hear you your mouth was full seni duyamadım ağzın doluydu
did you hear what i said to you? sana ne dediğimi duydun mu?
nice to hear again from you sizden tekrar haber almak ne hoş
you hear me? duydun mu beni?
I'm really sorry to hear that bunu duyduğuma gerçekten üzüldüm
where'd you hear that? nereden duydun bunu?
anybody hear anything? bir şey duyan var mı?
I hear a little sarcasm in your voice sesinde biraz alaycılık seziyorum
do you even hear yourself? ağzından çıkanı kulağın duyuyor mu?
i can't hear you seni duyamıyorum
do you hear me? beni duyuyor musunuz?
you don't hear me calling you? seslendiğimi duymuyor musun?
did i hear that right? doğru mu duydum?
did you hear the woman? kadını duydun mu?
can you hear me? sesim geliyor mu?
it's funny to hear this from you bunu senden duymak komik
we are sorry to hear that bunu duyduğumuza üzüldük
we are sorry to hear that ...duyduğumuza üzüldük
do you hear what i hear? sen de benim duyduğumu duyuyor musun?
it is an honor to hear this from you senden bunu duymak beni onurlandırdı
it's nice to hear from you again senden tekrar haber alma çok güzel
I can hear you seni duyabiliyorum
I can't hear you seni duyamıyorum
I'm glad/pleased/happy to hear that bunu duyduğuma sevindim
I'm still waiting to hear from you hala senden haber bekliyorum
Chat Usage
I want to hear your voice senin sesini duymak istiyorum
I want to hear your voice sesini duymak istiyorum
Law
hear an oath yeminli ifade almak
hear the witness tanığı dinlemek
hear the witness testimony tanık ifadesi dinlemek
hear the witness tanık dinlemek
hear and resolve disputes uyuşmazlıkların incelenmesi ve çözümü
hear a witness şahit dinlemek
hear the witness şahidi dinlemek
hear a witness tanığın ifadesini almak
hear a witness şahidi dinlemek
hear a witness tanığı dinlemek
Media
hear an unconfirmed rumour duyum almak
hear an unconfirmed news duyum almak
Computer
what u hear duyduklarınız
what u hear vol duyduklarınız sesi