lots - Turco Inglés Diccionario
Historia

lots

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "lots" con otros términos en diccionario inglés turco: 64 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
lots of adj. bir sürü
General
draw lots v. adçekmek
cast lots v. kura çekmek
draw lots v. kura çekmek
cast lots for something v. kura çekmek
draw lots v. ad çekmek
send lots of love v. kucak dolusu sevgilerini göndermek
send lots of love v. kucak dolusu sevgilerini yollamak
have lots of things to do v. yapacak çok şeyi olmak
have lots of things to do v. yapacak çok işi olmak
draw lots v. kur’a çekmek
draw lots v. çekiliş yapmak
have lots of fun v. iyi vakit geçirmek
have lots of fun v. çok eğlenmek
drawing of lots n. adçekme
drawing of lots n. kura
casting lots n. kura ile karara varma
casting lots n. kura ile sonucu belirleme
casting lots n. kura çekme
drawing of lots n. kura çekimi
draw lots designation by lot n. ad çekme
draw lots n. ad çekme
lots of adj. dünya kadar
lots of adj. kıyamet gibi
lots of adj. çok
lots of adj. bir dolu
lots of adj. birçok
lots of adj. derya gibi
lots of adj. sürüsüne bereket
lots and lots adj. bir sürü
in lots adv. partiler halinde
Phrases
lots of times adv. birçok kere
lots of times expr. çok kez
Colloquial
get lots of sun v. çok fazla güneş almak
cast lots v. kura çekerek karar vermek
draw lots v. kura çekerek karar vermek
cast lots v. yazı tura atarak karar vermek
draw lots v. yazı tura atarak karar vermek
lots of things n. birçok şey
lots of things n. pek çok şey
lots of luck! expr. bol şanslar!
lots of luck! expr. iyi şanslar!
Idioms
cut lots v. kura çekmek
go cross lots v. kısa yoldan gitmek
go cross lots v. tarlaları yararak gitmek
leave lots to be desired v. çok yetersiz olmak
leave lots to be desired v. çok yetersiz kalmak
leave lots to be desired v. oldukça eksik kalmak
leave lots to be desired v. hiç tatmin edici olmamak
leave lots to be desired v. beklentiyi karşılamamak
leave lots to be desired v. beklenenle uzaktan yakından alakası olmamak
Speaking
we've got lots of food expr. bir sürü yiyeceğimiz var
we've got lots of food expr. çok yiyeceğimiz var
there could be lots of other people expr. orada başka bir sürü insan olabilir
I have got lots of reason to hate her/him expr. ondan nefret etmek için pek çok sebebim var
lots of love expr. kucak dolusu sevgiler
she has lots of friends expr. pek çok dostu var
Trade/Economic
generate lots of buzz v. prim yaptırmak
repairable items manufactured in lots n. parti halinde üretilen onarılabilir malzemeler
lots of participation to installations n. tesise katılma payları
round lots n. yuvarlak lot
in lots expr. partiler halinde
in lots expr. parti parti
Law
arrangement of lots n. hisselerin teşkili