beat - Turco Inglés Diccionario
Historia

beat

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "beat" en diccionario turco inglés : 113 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
beat v. vurmak
beat v. dövmek
beat v. yenmek
beat v. pataklamak
beat v. dayak atmak
beat v. çırpmak
beat n. darbe
beat n. vurma sesi
beat n. atış
beat n. vuruş
beat n. çarpma
Irregular Verb
beat v. beat - beaten/beat
General
beat v. okşamak
beat v. haklamak
beat v. yenmek (galibiyet)
beat v. mağlup etmek
beat v. geçirmek
beat v. vurmak
beat v. hırpalamak
beat v. ( kalp) atmak
beat v. ütmek
beat v. çırpmak
beat v. darbe yapmak
beat v. yenmek
beat v. çalmak (davul)
beat v. köteklemek
beat v. alt etmek
beat v. yol açmak
beat v. galip gelmek
beat v. dayak atmak
beat v. takmak
beat v. atmak (kalp)
beat v. marizlemek
beat v. çalkalamak
beat v. çarpmak
beat v. hesabını görmek
beat v. çalım atmak
beat v. çırpmak (yumurta)
beat v. geçmek
beat v. benzetmek
beat v. ıslatmak
beat v. pataklamak
beat v. ifadesini almak
beat v. atmak
beat v. yuvasından çıkarmak (avı)
beat v. dövmek
beat v. bileğini bükmek
beat v. hali olmamak
beat v. kolunu kaldıracak hali olmamak
beat v. (nabız vb) atmak
beat v. şaşırtmak
beat v. hayret ettirmek
beat v. şaşkınlık uyandırmak
beat v. hayret uyandırmak
beat v. üstesinden gelmek
beat v. volta vurmak
beat v. kanat çırpmak
beat v. tempo tutmak
beat n. çalmak davul
beat n. darbe
beat n. darbe sesi
beat n. dayak
beat n. titreşim
beat n. atım
beat n. ritim
beat n. üstünlük
beat n. polis memurunun devriyesi
beat n. vurma sesi
beat n. çarpma
beat n. sürgün avı
beat n. ses
beat n. devriye
beat n. serseri
beat n. atış (kalp)
beat n. atış
beat n. tempo
beat n. vuruş
beat n. vuru
beat n. yürek atışı
beat n. kalp atışı
beat n. vurma
beat n. nöbet yeri
beat n. görev yeri
beat n. tıkırtı (saatte)
beat n. kısa zaman birimi
beat n. daha iyisi
beat n. daha üstünü
beat adj. turşu gibi
beat adj. asi
beat adj. bitkin
beat adj. çok yorgun
Colloquial
beat v. dolandırmak
beat adj. bitap
beat adj. aşırı yorgun
beat adj. çok yorulmuş
beat adj. görgüsüz
beat adj. zıpçıktı
Law
beat v. dövmek
beat v. vurmak
Technical
beat v. dövmek
beat v. tokmaklamak
beat n. çarpma
beat n. vuruş
Computer
beat n. vuru
Marine
beat v. rüzgara karşı ilerlemek
beat v. rüzgara karşı gitmek
beat v. akıntıya karşı gitmek
Literature
beat n. vurgulama
Sport
beat v. galip gelmek
Music
beat n. ölçü birimi
beat n. tempo
beat n. vuruş
Slang
beat v. oymak

Significados de "beat" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Inglés Turco
General
beat down v. fiyat kırmak
beat down v. bardaktan boşanırcasına yağmak
beat one's brains v. kafa patlatmak
beat somebody up v. girişmek
beat up v. hırpalamak
beat time v. tempo tutmak
beat a retreat v. vazgeçmek
beat about the bush v. bin dereden su getirmek
beat up v. çalkalamak
beat around the bush v. dolaylı konuşmak
beat out the dust v. tozunu silkmek
beat somebody to a jelly v. pestilini çıkarmak
beat with a stick v. sopalamak
beat down v. bastırmak
beat with a hammer v. balta ile vurmak
beat up v. saldırmak
beat someone black and blue v. birini dövüp çürükler içinde bırakmak
beat somebody up v. sopa atmak
beat off an attack v. saldırıyı püskürtmek
beat all hollow v. yenmek
beat a path v. yol açmak
beat down v. düşürmek
beat off the attack v. saldırıyı tamamen püskürtmek
beat somebody black and blue v. kıyasıya dövmek
beat one's breast v. dövünmek
beat somebody to a pulp v. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat about the bush v. lafı ağzında gevelemek
beat the tar out of somebody v. komalık etmek
beat somebody black and blue v. öldüresiye dövmek
beat one's brains v. kafa yormak
beat somebody up v. sopa çekmek
beat somebody up v. hastanelik etmek
beat down v. indirmek
heart beat v. kalbi atmak
beat somebody to a pulp v. fena halde benzetmek
beat down v. sermek
beat smb. into a jelly v. pestilini çıkarmak
beat about the bush v. lafı gevelemek
one's heart skips a beat v. kalbi yerinden çıkmak
beat the drum v. davul çalmak
beat a retreat v. geri çekilmek
beat off v. püskürtmek
beat around the bush v. lafı gevelemek
beat somebody all to pieces v. pöstekisini sermek
beat up v. çırpmak
beat around the bush v. lafı dolandırmak
beat the record v. rekoru kırmak
beat somebody up ta a pulp v. kemiklerini kırmak
beat off v. savuşturmak
beat about the bush v. lafı dolandırmak
be dead beat v. kolunu kıpırdatacak hali olmamak
beat about the bush v. ağzında gevelemek
begin beat v. girişmek
beat off v. defetmek
beat the air v. havanda su dövmek
beat about the bush v. sözü ağzında gevelemek
beat around the bush v. bin dereden su getirmek
beat a retreat v. kaçmak
beat at the door v. kapıyı çalmak
beat down v. yere sermek
one's heart skips a beat v. kalbi küt küt atmak
beat one's chest v. dövünmek
beat with a mallet v. tokmaklamak
beat up v. hücum etmek
beat the air v. akıntıya kürek çekmek
beat up v. pataklamak
beat it v. defolup gitmek
beat it v. defolmak
beat somebody to it v. atlatmak
beat something into somebody's head v. kafasına sokmak
beat somebody into a jelly v. pestilini çıkarmak
beat somebody hollow v. bozguna uğratmak
beat the hell out of somebody v. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat about the bush v. kırk dereden su getirmek
beat around the bush v. kırk dereden su getirmek
beat somebody to death v. döve döve öldürmek
beat somebody to death v. döverek öldürmek
beat at the door v. kapı çalmak
beat on the door v. kapı çalmak
beat someone severely v. fena benzetmek
beat someone brutally v. fena benzetmek
beat someone savagely v. fena benzetmek
beat someone badly v. fena benzetmek
beat to death v. ölümüne dövmek
beat to death v. öldürene kadar dövmek
patrol one's beat v. karakol gezmek
patrol one's beat v. devriyeye çıkmak
beat into v. öğretmek
beat into v. kafasına sokmak
beat down v. azaltmak
(creditors) beat one's door down v. alacaklılar kapıya dayanmak
(creditors) beat one's door down v. alacaklıları kapıya dayanmak
beat a record v. rekor kırmak
beat a record v. rekora imza atmak
beat-up v. pataklamak
be all beat up v. çok yorulmak
be all beat up v. bitip tükenmek
be all beat up v. yorgun olmak
beat up v. dövmek
beat up v. fena halde pataklamak
beat up v. yenmek
beat to death v. döverek öldürmek
beat hollow v. birini kolayca ve açık ara yenmek
get beat up v. dayak yemek
beat out v. ritim tutmak
beat a child v. bir çocuğu dövmek
get beat up all the time v. sürekli dayak yemek
beat a charge v. cezadan kurtulmak
beat the air v. boşuna uğraşmak
have a beat-up v. dayak yemek
beat generation n. beat kuşağı
beat generation in literature n. edebiyatta beat kuşağı
premature beat n. erken vuru
beat-up boat n. eski ve dökük tekne
beat jack out of doors n. bir kağıt oyunu
beat your neighbour out of doors n. bir kağıt oyunu
beat your neighbour out of town n. bir kağıt oyunu
beat-up-van n. eski ve dökük kamyonet
dead beat adj. bitkin
beat up adj. külüstür
dead beat adj. leşi çıkmış
dead beat adj. çok yorgun
dead-beat adj. bitkin bir halde
dead-beat adj. bitkin
dead-beat adj. perişan
beat-up adj. yıpranmış
beat-up adj. hırpalanmış
beat-up adj. paralanmış
in a heart beat adv. beklemeksizin
beat it! interj. defol git!
beat it! interj. defol!
Phrasals
beat about v. her yeri aramak
beat out v. çekiçle vurarak genişletmek
beat out of v. el çektirmek
beat up v. aniden saldırmak
beat up v. köşe bucak aramak
beat out of v. vazgeçirmek
beat up v. kabartmayı plakadan vurarak çıkarmak
beat up v. kumaşta dolguyu doğru pozisyona getirmek
beat up v. (pazarlık yaparak) daha yüksek bir fiyata zorlamak
beat (someone or something) into (something) v. (birine bir şeyi) zorla yaptırmak
beat (someone or something) into (something) v. (birine bir şeyi) kaba kuvvetle yaptırmak
beat (someone or something) into (something) v. (birine bir şeyi) döve döve yaptırmak
beat (someone or something) into (something) v. (birine bir şeyi) tehditle yaptırmak
beat (someone or something) into (something) v. (birini bir şey) yapmaya zorlamak
beat (someone or something) into (something) v. öğrenmek/öğretmek için çok çalışmak
beat (someone or something) into (something) v. zorla/kafasına vura vura öğretmek
beat (someone or something) into (something) v. aklına/kafasına sokmak
beat (someone or something) into (something) v. beynine kazımak
beat (someone or something) into (something) v. (bir şey birinin) aklına girmek
beat (someone or something) into (something) v. kafa yormak/patlatmak
beat (someone or something) into (something) v. pelte gibi oluncaya kadar dövmek
beat (someone or something) into (something) v. ayakta duramayacak hale gelinceye kadar dövmek
beat (someone or something) into (something) v. ağzı burnu kanayıncaya kadar dövmek
beat (someone or something) into (something) v. pestili çıkıncaya kadar dövmek
beat (someone or something) into (something) v. itiraf edinceye kadar dövmek
beat (someone or something) into (something) v. pes edinceye kadar dövmek
beat (someone or something) into (something) v. eşek sudan gelinceye kadar dövmek/pataklamak
beat (someone or something) into (something) v. pestilini çıkarmak
beat (someone or something) into (something) v. bir güzel benzetmek
beat (someone or something) into (something) v. ağzını burnunu kırmak/dağıtmak
beat (someone or something) into (something) v. beynini dağıtmak/patlatmak
beat (someone or something) into (something) v. oluncaya kadar çırpmak/karıştırmak
beat (someone or something) into (something) v. karışıma (bir şey) ekleyip/katıp karıştırmak
beat (someone or something) into (something) v. (bir şeyi) karışıma yedirmek
beat someone into (doing) something v. (birine bir şeyi) zorla yaptırmak
beat someone into (doing) something v. (birine bir şeyi) kaba kuvvetle yaptırmak
beat someone into (doing) something v. (birine bir şeyi) döve döve yaptırmak
beat someone into (doing) something v. (birine bir şeyi) tehditle yaptırmak
beat someone into (doing) something v. (birini bir şey) yapmaya zorlamak
beat someone into something v. pelte gibi oluncaya kadar dövmek
beat someone into something v. ayakta duramayacak hale gelinceye kadar dövmek
beat someone into something v. ağzı burnu kanayıncaya kadar dövmek
beat someone into something v. pestili çıkıncaya kadar dövmek
beat someone into something v. itiraf edinceye kadar dövmek
beat someone into something v. pes edinceye kadar dövmek
beat someone into something v. eşek sudan gelinceye kadar dövmek/pataklamak
beat someone into something v. pestilini çıkarmak
beat someone into something v. bir güzel benzetmek
beat someone into something v. ağzını burnunu kırmak/dağıtmak
beat someone into something v. beynini dağıtmak/patlatmak
beat something into someone v. öğrenmek/öğretmek için çok çalışmak
beat something into someone v. zorla/kafasına vura vura öğretmek
beat something into someone v. aklına/kafasına sokmak
beat something into someone v. beynine kazımak
beat something into someone v. (bir şey birinin) aklına girmek
beat something into someone v. kafa yormak/patlatmak
beat something into something v. oluncaya kadar çırpmak/karıştırmak
beat into v. karışıma (bir şey) ekleyip/katıp karıştırmak
beat into v. (bir şeyi) karışıma yedirmek
beat into v. pelte gibi oluncaya kadar dövmek
beat into v. ayakta duramayacak hale gelinceye kadar dövmek
beat into v. ağzı burnu kanayıncaya kadar dövmek
beat into v. pestili çıkıncaya kadar dövmek
beat into v. itiraf edinceye kadar dövmek
beat into v. pes edinceye kadar dövmek
beat into v. eşek sudan gelinceye kadar dövmek/pataklamak
beat into v. pestilini çıkarmak
beat into v. bir güzel benzetmek
beat into v. ağzını burnunu kırmak/dağıtmak
beat into v. beynini dağıtmak/patlatmak
beat into v. (birine bir şeyi) zorla yaptırmak
beat into v. (birine bir şeyi) kaba kuvvetle yaptırmak
beat into v. (birine bir şeyi) döve döve yaptırmak
beat into v. (birine bir şeyi) tehditle yaptırmak
beat into v. (birini bir şey) yapmaya zorlamak
beat (something) out of (someone or something) v. zorla/döve döve ağzından laf almak
beat (something) out of (someone or something) v. zorla/döve döve söyletmek
beat (something) out of (someone or something) v. zorla/döve döve elinden almak
beat (something) out of (someone or something) v. tozunu silkmek
beat (something) out of (someone or something) v. silkelemek
beat (something) out of (someone or something) v. tokaçlamak
beat (something) out of (someone or something) v. temizlemek/lekesini çıkarmak için çok/defalarca uğraşmak
beat down on (someone or something) v. dövmek
beat down on (someone or something) v. hırpalamak
beat down on (someone or something) v. yumruklamak
beat down on (someone or something) v. hızla vurmak
beat down on (someone or something) v. yumruğu/tokadı indirmek
beat down on (someone or something) v. yağmur/kar üzerine yağmak/boşalmak
beat on (something) v. kapıyı dövmek/yumruklamak/ısrarla çalmak
beat on (something) v. zili ısrarla çalmak
beat on (something) v. kapıya ısrarla vurmak
beat on (something) v. çakmaya çalışmak
beat on (something) v. çakmak
beat on (something) v. piyanonun tuşlarına/bateriye vurup/basıp durmak
beat on (something) v. piyano/bateri çalmak
beat on someone or something v. kapıyı dövmek/yumruklamak/ısrarla çalmak
beat on someone or something v. zili ısrarla çalmak
beat on someone or something v. kapıya ısrarla vurmak
beat on someone or something v. çakmaya çalışmak
beat on someone or something v. çakmak
beat on someone or something v. piyanonun tuşlarına/bateriye vurup/basıp durmak
beat on someone or something v. piyano/bateri çalmak
beat out v. geçmek
beat out v. alt etmek
beat out v. üstünlük sağlamak
beat out v. hakkından gelmek
beat out v. daha iyi iş çıkarmak/yapmak
beat out v. piyanoda bir şarkıyı çalmak/çalmaya çalışmak
beat out v. piyanonun tuşlarına vurup/basıp durmak
beat out v. daktilo etmek
beat out v. bilgisayarda yazı yazmak
beat someone or something out v. yenmek
beat someone or something out v. galip gelmek
beat someone or something out v. geçmek
beat someone or something out v. mağlup etmek
beat someone out v. geçmek
beat someone out v. yenmek
beat someone out v. alt etmek
beat someone out v. daha iyi iş çıkarmak/yapmak
beat out v. döverek/vurarak şekil vermek
beat out v. döverek/vurarak şekillendirmek
beat out v. geçmek
beat out v. yenmek
beat out v. geride bırakmak
beat out v. alt etmek
beat out v. üstünlük sağlamak
beat out v. hakkından gelmek
beat out v. canına okumak
beat out v. aldatmak
beat out v. kandırmak
beat out v. dolandırmak
beat out v. oyun oynamak/yapmak
beat out v. hile yapmak
beat out v. tozunu silkmek
beat out v. silkelemek
beat out v. tokaçlamak
beat out v. zorla/döve döve pes ettirmek
beat out v. zorla/döve döve itiraf ettirmek
beat out v. zorla/döve döve söyletmek
beat out v. zorla ağzından laf almak
beat someone/something out v. geçmek
beat someone/something out v. yenmek
beat someone/something out v. alt etmek
beat someone/something out v. daha iyi iş çıkarmak/yapmak
beat something out v. daktilo etmek
beat something out v. bilgisayarda yazı yazmak
beat something out v. tuşlara vurup/basıp durmak
beat something out v. piyanoda çalmak
beat about v. aranıp durmak
beat something back v. bastırmak
beat someone back v. bastırmak
beat back v. bastırmak
beat someone into something v. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat someone back v. geri püskürtmek
beat back v. geri püskürtmek
beat something back v. geri püskürtmek
beat down v. pazarlık edip fiyatı düşürmek
beat about v. sıkıntıyla aramak
beat down v. pazarlıkta fiyat kırmak
beat someone into something v. pestilini çıkarmak
beat someone back v. yenmek
beat back v. yenmek
beat down on v. (yağmur/kar) üzerine/üzerilerine yağmak
beat down on v. (güneş vb.) üzerine/üzerilerine vurmak
beat something back v. yenmek
beat down on v. (yağmur) üzerine boşalmak/yağmak
beat against something v. (rüzgar vb.) vurmak
Phrases
the cards beat all the players expr. hep şanslı/başarılı olamazsın
the cards beat all the players expr. zar hep düşeş gelmez
the cards beat all the players expr. zar zoru yıkar
it is easy to find a stick to beat a dog expr. savunmasız birine/bir şeye saldırmak kolay
it is easy to find a stick to beat a dog expr. sahipsiz/korumasız kişileri ezmek kolay
Proverb
If you can't beat them, join them! eğer onları yenemiyorsan o zaman onlara katıl!
If you can't beat 'em, join 'em! eğer onları yenemiyorsan o zaman onlara katıl!
if you can't beat them, join them bükemediğin bileği öpeceksin
it is easy to find a stick to beat a dog alçak eşek binmeye kolay, öksüz çocuk dövmeye kolay
it is easy to find a stick to beat a dog alçacık eşeğe herkes biner
it is easy to find a stick to beat a dog sert bir eylemi haklı çıkarmak için bahane bulmak kolaydır
it is easy to find a stick to beat a dog köpeğini dövmek isteyene sopa bulmak kolay
Colloquial
be beat v. yenilmek
be beat v. kaybetmek
be beat v. mağlup olmak
be beat v. (maçta veya yarışmada) pataklanmak/ezilmek
be beat v. hezimete uğramak
be beat v. dayak yemiş gibi olmak
be beat v. parmağını kımıldatacak/kıpırdatacak hali olmamak
be beat v. çok yorulmak
beat (one) to (something) v. (bir şeyi birinden) önce yapmak
beat (one) to (something) v. (bir şeyi birinden) önce bitirmek
beat (one) to (something) v. (bir şeyi birinden) başarmak
beat (one) to (something) v. (bir yere birinden) önce gitmek
beat (one) to (something) v. (bir yere birinden) önce gelmek
beat (one) to (something) v. (bir yere birinden) önce varmak
beat (one) to (something) v. (birini) geçmek/yenmek
beat (one) to (something) v. (birinden) önde bitirmek
beat someone to something v. (bir şeyi birinden) önce yapmak
beat someone to something v. (bir şeyi birinden) önce bitirmek
beat someone to something v. (bir şeyi birinden) başarmak
beat someone to something v. (bir yere birinden) önce gitmek
beat someone to something v. (bir yere birinden) önce gelmek
beat someone to something v. (bir yere birinden) önce varmak
beat someone to something v. (birini) geçmek/yenmek
beat someone to something v. (birinden) önde bitirmek
beat to v. (bir şeyi birinden) önce yapmak
beat to v. (bir şeyi birinden) önce bitirmek
beat to v. (bir şeyi birinden) başarmak
beat to v. (bir yere birinden) önce gitmek
beat to v. (bir yere birinden) önce gelmek
beat to v. (bir yere birinden) önce varmak
beat to v. (birini) geçmek/yenmek
beat to v. (birinden) önde bitirmek
beat at v. öldürmek
beat at v. öldürmeye çalışmak
beat at v. (bir şeye) vurmak
beat at something v. öldürmek
beat at something v. öldürmeye çalışmak
beat at something v. (bir şeye) vurmak
beat banaghan [obsolete] v. ilginç hikayeler/öyküler anlatmak
beat banaghan [obsolete] v. hoşsohbet biri olmak
beat the odds v. bir zorluğu aşmak
beat it v. basıp gitmek
beat the odds v. bir güçlüğü aşmak
beat it v. çabucak kaçmak
beat it v. defolup gitmek
beat up v. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat it v. fırlayıp kaçmak
beat it v. fıymak
beat to death v. işin içinden çıkıncaya kadar bıktırma pahasına uğraşmak
beat up v. marizlemek
beat it v. koşarak gizlice kaçmak
beat it v. savuşmak
beat it v. sıvışmak
beat it v. toz olmak
beat it v. tüymek
beat the odds v. üstesinden gelmek
beat the odds v. zoru başarmak
beat seven bells out of [uk] v. ağzını burnunu kırmak
beat off v. zaman harcamak
beat off v. boşa vakit harcamak
beat off v. boş boş uğraşmak
beat off v. boşa çaba sarf etmek
beat off v. boş işlerle uğraşmak
beat off v. verimsiz çalışmak
beat off v. oyalanmak
bobby on the beat n. yaya devriye
beat up adj. perişan hale gelmiş
beat all expr. hiç/kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi
beat all expr. kimin aklına gelirdi
beat all expr. vay be
beat all expr. vay canına
beat all expr. vay anasını
beat all expr. inanılır gibi değil
beat all expr. olur şey değil
beat all expr. inanılmaz
beat all expr. hayret
beat all expr. hayretlerim şaştı
beat all expr. ne sürpriz/olay ama
beat banaghan [obsolete] expr. hiç/kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi
beat banaghan [obsolete] expr. kimin aklına gelirdi
beat banaghan [obsolete] expr. vay be
beat banaghan [obsolete] expr. vay canına
beat banaghan [obsolete] expr. vay anasını
beat banaghan [obsolete] expr. inanılır gibi değil
beat banaghan [obsolete] expr. olur şey değil
beat banaghan [obsolete] expr. inanılmaz
beat banaghan [obsolete] expr. hayret
beat banaghan [obsolete] expr. hayretlerim şaştı
beat banaghan [obsolete] expr. ne sürpriz/olay ama
can you beat it/that? expr. bunu geçebilir misin?
can you beat it/that? expr. (bu teklifin, fiyatın) daha altında/üstünde verebilir misin?
can you beat it/that? expr. inanılır gibi değil
can you beat it/that? expr. olur şey değil
can you beat it/that? expr. inanabiliyor musun?
can you beat it/that? expr. düşünebiliyor musun?
can you beat it/that? expr. hiç aklına gelir miydi?
can you beat it/that? expr. kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi
can you beat it/that? expr. kimin aklına gelirdi?
can you beat it/that? expr. insan hayret etmekten kendini alamıyor
can you beat it/that? expr. şaşırtıcı/ilginç değil mi?
don't that beat the dutch! expr. ne müthiş/inanılmaz değil mi?
don't that beat the dutch! expr. inanılır gibi değil, değil mi?
can't beat the price expr. bundan ucuzunu bulamazsın
beat it! expr. defol!
beat it! expr. kaybol!
beat the devil's tattoo expr. şeytan kulağına kurşun
beat a devil's tattoo expr. şeytan kulağına kurşun
beat it! expr. yok ol!
beat it! expr. uza!
to beat all expr. imanına kadar
to beat all expr. en çok
Idioms
beat a mummy v. evire çevire dövmek
beat the dust v. (at) atlarken ön bacakları zeminden çok az kalkmak
beat the hoof v. yayan gitmek
beat the rap v. (sinsi veya aldatıcı yöntemlerle) suçlamadan beraat etmek
beat the wing v. çırpınmak
beat up for recruits v. bir işletmeye eleman almak için kolları sıvayıp işe başlamak
beat the dust v. hafifçe şaha kalkmak
beat the wing v. hızla hareket etmek
beat the hoof v. yürüyerek gitmek
beat (one's) brains out v. beyni karıncalanıncaya kadar çalışmak
beat (one's) brains out v. beyni sulanıncaya kadar çalışmak
beat (one's) brains out v. çalışmaktan beyni sulanmak
beat (one's) brains out v. çalışmaktan beyni karıncalanmak
beat (one's) brains out v. tüm gücüyle/canla başla çalışmak/uğraşmak
beat (one's) brains out v. çabalamak
beat (one's) brains out v. çok çaba sarf etmek
beat (one's) brains out v. bir tarafını yırtmak
beat (one's) brains out v. kendini paralamak
beat (one's) brains out v. canını dişine/dişini tırnağına takmak
beat (one's) brains out v. beynini dağıtmak/patlatmak
beat (one's) brains out v. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat (one's) brains out v. iyice/bir güzel pataklamak
beat (one's) brains out v. iyice/bir güzel dövmek
beat (one's) brains out v. iyice/bir güzel benzetmek
beat (one's) brains out v. çok kızmak
beat (one's) brains out v. ağzını burnunu kırmak
beat (one's) brains out v. ağzını burnunu dağıtmak
beat someone's brains out v. beyni karıncalanıncaya kadar çalışmak
beat someone's brains out v. beyni sulanıncaya kadar çalışmak
beat someone's brains out v. çalışmaktan beyni sulanmak
beat someone's brains out v. çalışmaktan beyni karıncalanmak
beat someone's brains out v. tüm gücüyle/canla başla çalışmak/uğraşmak
beat someone's brains out v. çabalamak
beat someone's brains out v. çok çaba sarf etmek
beat someone's brains out v. bir tarafını yırtmak
beat someone's brains out v. kendini paralamak
beat someone's brains out v. canını dişine/dişini tırnağına takmak
beat someone's brains out v. beynini dağıtmak/patlatmak
beat someone's brains out v. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat someone's brains out v. iyice/bir güzel pataklamak
beat someone's brains out v. iyice/bir güzel dövmek
beat someone's brains out v. iyice/bir güzel benzetmek
beat someone's brains out v. çok kızmak
beat someone's brains out v. ağzını burnunu kırmak
beat someone's brains out v. ağzını burnunu dağıtmak
beat (someone) hands down v. kolayca/hiç zorluk çekmeden yenmek
beat (someone) hands down v. kolayca/hiç zorluk çekmeden kazanmak
beat (someone) hands down v. açık ara farkla yenmek/kazanmak
beat (someone) hands down v. açık ara farkla mağlup etmek
beat (someone) hands down v. açık ara farkla galip gelmek
beat (someone) hands down v. kolayca bozguna/hezimete uğratmak
beat (someone's) brains in v. beynini dağıtmak/patlatmak
beat (someone's) brains in v. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat (someone's) brains in v. iyice/bir güzel pataklamak
beat (someone's) brains in v. iyice/bir güzel dövmek
beat (someone's) brains in v. iyice/bir güzel benzetmek
beat (someone's) brains in v. çok kızmak
beat (someone's) brains in v. ağzını burnunu kırmak
beat (someone's) brains in v. ağzını burnunu dağıtmak
beat the wind v. akıntıya kürek çekmek
beat the wind v. boşu boşuna uğraşmak
beat the hell out of somebody/something v. pelte gibi oluncaya kadar dövmek
beat the hell out of somebody/something v. ayakta duramayacak hale gelinceye kadar dövmek
beat the hell out of somebody/something v. ağzı burnu kanayıncaya kadar dövmek
beat the hell out of somebody/something v. pestili çıkıncaya kadar dövmek
beat the hell out of somebody/something v. eşek sudan gelinceye kadar dövmek/pataklamak
beat the hell out of somebody/something v. pestilini çıkarmak
beat the hell out of somebody/something v. bir güzel benzetmek
beat the hell out of somebody/something v. ağzını burnunu kırmak/dağıtmak
beat the hell out of somebody/something v. beynini dağıtmak/patlatmak
beat the hell out of somebody/something v. canını çıkarmak
beat the hell out of somebody/something v. canına okumak
beat the hell out of somebody/something v. öldüresiye dövmek
march to a different beat v. aykırı olmak
march to a different beat v. marjinal/farklı olmak
march to a different beat v. sıra dışı bir/hayat/yaşam tarzı seçmek
march to a different beat v. farklı/ayrı telden çalmak
march to a different beat v. farklı/ayrı bir yol tutturmak/izlemek
pound a beat v. düzenli olarak belli bir yolu yürüyerek dolaşmak