takmak - Turco Inglés Diccionario

takmak

Significados de "takmak" en diccionario inglés turco : 49 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
takmak affix v.
The filling and discharge devices may be affixed to a manifold.
Doldurma ve boşaltma cihazları bir manifolda takılabilir.

More Sentences
takmak wear v.
General
takmak affix v.
The filling and discharge devices may be affixed to a manifold.
Doldurma ve boşaltma cihazları bir manifolda takılabilir.

More Sentences
takmak fasten v.
Tom tried to fasten his seatbelt.
Tom emniyet kemerini takmaya çalıştı.

More Sentences
takmak hook v.
She hooked her belt under the chair and dragged it over.
Kemeri sandalyenin altına takarak onu sürükledi.

More Sentences
takmak care v.
I no longer care.
Artık takmıyorum.

More Sentences
takmak give a damn v.
Who gives a damn.
Kim takar.

More Sentences
takmak hang v.
I tried hanging the door on my own, but I couldn't do it properly.
Kapıyı kendi başıma takmayı denedim ama düzgün yapamadım.

More Sentences
takmak fix v.
She tried again to fix the earring into her ear.
O tekrar küpeyi kulağına takmaya çalıştı.

More Sentences
takmak put in v.
However, you may need to put in batteries first.
Ancak, önce pilleri takmanız gerekebilir.

More Sentences
takmak attach v.
Place the cloud over a lamp, attach it to the wall, and enjoy.
Bulutu bir lambanın üzerine yerleştirin, duvara takın ve keyfini çıkarın.

More Sentences
takmak mount v.
The jeweler mounted a big pearl in the brooch.
Kuyumcu broşa büyük bir inci taktı.

More Sentences
takmak put on v.
Luo Feng put on the ring on his left middle finger.
Luo Feng yüzüğü sol orta parmağına taktı.

More Sentences
takmak affix v.
The filling and discharge devices may be affixed to a manifold.
Doldurma ve boşaltma cihazları bir manifolda takılabilir.

More Sentences
takmak catch v.
Her hair got caught in the hairdryer.
Saçı fön makinesine takılmış.

More Sentences
Trade/Economic
takmak attach v.
Place the cloud over a lamp, attach it to the wall, and enjoy.
Bulutu bir lambanın üzerine yerleştirin, duvara takın ve keyfini çıkarın.

More Sentences
Technical
takmak install v.
We know that installing filters increases the output of CO2.
Filtre takmanın CO2 üretimini arttırdığını biliyoruz.

More Sentences
takmak put on v.
Luo Feng put on the ring on his left middle finger.
Luo Feng yüzüğü sol orta parmağına taktı.

More Sentences
takmak insert v.
Do the same before you insert the SIM card back.
SIM kartı geri takmadan önce aynısını yapın.

More Sentences
Automotive
takmak fit v.
I had a new stereo fitted to my car.
Arabama yeni bir teyp taktırdım.

More Sentences
General
takmak hang on v.
takmak gird oneself with v.
takmak incur v.
takmak reassemble v.
takmak surpass v.
takmak have it in for somebody v.
takmak fixate v.
takmak stick v.
takmak hitch v.
takmak snag v.
takmak bother v.
takmak fit on v.
takmak beat v.
takmak have a down on somebody v.
takmak set v.
takmak infix v.
takmak assemble v.
takmak wear v.
takmak threaddle v.
takmak threadle [dialect] v.
takmak ketch [rare] v.
takmak input v.
takmak span v.
Phrasals
takmak stick in v.
Idioms
takmak lay in v.
Technical
takmak wear v.
takmak offer up v.
Automotive
takmak joggle v.
Archaic
takmak set v.

Significados de "takmak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
koşum takmak harness v.
tel takmak wire v.
General
kep takmak (simge) cap n.
şahinin bacağına zil takmak için kullanılan deri parçası bewet n.
şahinin bacağına zil takmak için kullanılan deri parçası bewit n.
bileğe takmak için bir halkası bulunan cüzdan veya çanta wristlet n.
saati zincire takmak için kullanılan saat gövdesi halkası bow n.
olta ipine sinek takmak için kullanılan bir balıkçı düğümü figure of eight n.
musluk takmak tap v.
kafaya takmak have a bee in one's bonnet v.
kafasını takmak have a bee in one's bonnet about something v.
perde takmak curtain v.
eldiven takmak wear glove v.
lakap takmak give a name v.
aklına takmak be obsessed by v.
kolayca takmak cinch v.
gözlük takmak wear glasses v.
kulp takmak find fault with v.
aklını takmak have a bee in one's bonnet about something v.
maske takmak mask v.
tel takmak string v.
yem takmak bait v.
fiş takmak tag v.
bir şeyi başka bir şeye fermuarla takmak zipper one thing into another v.
kuyruk takmak tail v.
kancayı takmak have one's knife into somebody v.
kuron takmak (dişe) crown v.
peçe takmak veil v.
ata koşum takmak harness v.
dişini tırnağına takmak break one's neck v.
boynuz takmak be cuckolded v.
maske takmak put on a mask v.
canını dişine takmak make great efforts v.
kafasına takmak keep one's mind v.
tekrar yerine takmak reset v.
cam takmak (pencereye) glaze v.
kafaya takmak care v.
kafasını takmak have a bee in one's bonnet v.
kuron takmak crown v.
lakap takmak call v.
ağızlık takmak muzzle v.
tıpa takmak stopper v.
kullanılmış parça takmak cannibalize v.
çember takmak hoop v.
kafasına takmak keep one's mind on v.
kelepçe takmak handcuff v.
vitese takmak gear v.
atmaca kösteğini takmak jess v.
takmak (film) thread v.
aklına takmak be obsessed with v.
prize takmak plug in v.
cam takmak glass v.
kenar takmak flange v.
takmak (sabitleştirecek bir şekilde) fix v.
film şeridini takmak thread v.
çelme takmak trip up v.
yeni pervane takmak reprop v.
(kemerine vb.) takmak strap v.
motor takmak motorize v.
omza takmak shoulder v.
kafasına takmak turn one's mind to v.
isim takmak nickname v.
tasma takmak collar v.
kafaya takmak have a bee in one's bonnet about something v.
tasma takmak put a collar on v.
burun takmak (çorap/ayakkabı vb'ne) toe v.
takmak (kıymetli bir taşı bir yüzük vb'ne) set in v.
sap takmak haft v.
ad takmak call v.
ökçe takmak heel v.
elektrik tellerini takmak (bir aygıtın) wire v.
yular takmak halter v.
maske takmak put a mask on v.
ad takmak dub v.
kafaya takmak mind v.
lakap takmak give a nickname v.
dişini tırnağına takmak work tooth and nail v.
saçak takmak fringe v.
aklını takmak have a bee in one's bonnet v.
ad takmak nickname v.
sırım takmak thong v.
takmak (ip vb) string v.
kafasına takmak fasten on v.
emniyet kemerini takmak belt up v.
pencere çerçevesi takmak sash v.
cam takmak glaze v.
şerit takmak fillet v.
lakap takmak nickname v.
koşum takmak gear v.
kancayı takmak set one's cap at v.
nal kayarı takmak rough v.
yaka takmak collar v.
kancayı takmak get one's claws into v.
burunsalık takmak muzzle v.
uç takmak tip v.
etiket takmak tag v.
kanat takmak wing v.
tüy takmak feather v.
takmak (borç) not to pay debts v.
makine takmak engine v.
kiriş takmak joist v.
takmak (bir aygıtı) install v.
fişe takmak plug in v.
takmak (gözlük/kolye/küpe vb'ni) wear v.
kancayı takmak hook on v.
ata başlık takmak bridle v.
tel takmak wire v.
tıpa takmak tap v.
kemer takmak belt v.
topuk takmak heel v.
ad takmak give a name v.
diz bağı takmak garter v.
kafasına takmak fasten upon v.
asma kilit takmak padlock v.
tel takmak (pencereye vb/sinek vb'ne karşı) screen v.
ad takmak give a bad name v.
yüzük takmak ring v.
kancayı takmak hook v.
ad takmak style v.
isim takmak style v.
boru vb dirsek takmak offset v.
kafaya takmak nurse v.
isimlik takmak tag v.
kelepçe takmak manacle v.
isim takmak give a name v.
ayağına çelme takmak trip up v.
çengel takmak barb v.
kapak takmak trap v.
parmaklık takmak bar v.
çelme takmak trip v.
yerine takmak ship v.
kafasına takmak turn one's mind v.
kafaya takmak saw sawdust v.
gereksiz şeylere kafayı takmak sweat the small stuff v.
kravat takmak tie a tie v.
atkı takmak shawl v.
eşarp takmak shawl v.
şal takmak shawl v.
borç takmak bilk v.
yular takmak bridle v.
dizgin takmak bridle v.
kafasına takmak address oneself to v.
kafasını takmak address oneself to v.
ucuna bir şey takmak tip v.
kancayı takmak be down on somebody v.
yeniden takmak (tel/ip) restring v.
yüzük takmak wear a ring v.
zincir takmak chain v.
canını dişine takmak give it one's all v.
canını dişine takmak make great or desperate efforts v.