hoop - Turco Inglés Diccionario

hoop

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hoop — Definition

Significado:
çember
Pronunciación (IPA):
(AmE /huːp/ – BrE /huːp/)
Categoría gramatical:
İsim: hoop (hoops)
Sinónimo:
ring
Antónimos:
line

Significados de "hoop" en diccionario turco inglés : 86 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
hoop n. halka
They had the lions jump through flaming hoops at the show.
Gösteride aslanları ateşli halkalardan atlattılar.

More Sentences
hoop n. çember
Holding a large hoop can be challenging for a kid.
Büyük bir çemberi tutmak bir çocuk için zordur.

More Sentences
hoop n. kasnak
General
hoop n. pota
The ball hit the hoop and fell off to the side.
Top potaya çarptı ve yana düştü.

More Sentences
hoop n. halka küpe
Early African people wore hoops as accessories.
Eski Afrika uygarlıklarında insanlar aksesuar olarak halka küpe takardı.

More Sentences
Sport
hoop n. çember
Holding a large hoop can be challenging for a kid.
Büyük bir çemberi tutmak bir çocuk için zordur.

More Sentences
Slang
hoop n. basketbol
His talent for hoops paved the way for his transfer to big teams.
Basketbola olan yeteneği onun büyük takımlara transfer olmasının önünün açtı.

More Sentences
General
hoop n. yüzük
hoop n. ötme
hoop n. çığlık
hoop n. bağırma
hoop n. daire
hoop n. çember etriye
hoop n. gösterici veya hayvanlarının içinden atladığı halka
hoop n. halka şeklinde eşya
hoop n. yün çilesi gibi katlanmış hafif şerit çelik
hoop n. yük taşımak için kullanılan omuz boyunduruğu
hoop n. hulahop
hoop n. (bardak etrafındaki) dekoratif şerit
hoop n. demir çember
hoop v. bağırmak
hoop v. kasnaklamak
hoop v. çembere sokmak
hoop v. çembere almak
hoop v. çığlık atmak
hoop v. ötmek
hoop v. çember takmak
hoop v. çember ile kuşatmak
hoop v. potaya atmak
hoop v. çemberlemek
hoop v. çemberle bağlamak
hoop v. kenetlemek
hoop v. çevrelemek
hoop v. etrafını sarmak
hoop v. çember şekli vermek
hoop v. yarı çember şekli vermek
hoop v. çember şekli almak
hoop v. yarı çember şekli almak
hoop v. hulahop çevirmek
Technical
hoop n. kasnak
hoop n. yuvarlak sargı
hoop n. yuvarlak etriye
hoop n. varil çıtalarını bir arada tutan çelik çember
hoop n. demir çember
hoop n. ağır silahların içindeki silindirik dövme parça
hoop n. çember şeklinde peynir kalıbı
hoop n. hareket halindeki trenin personeline mesaj iletmek için kullanılan kamış parçası
Textile
hoop n. tarlatan çemberi
Aeronautic
hoop n. taşıma halkası
Sport
hoop n. jimnastik kasnağı
hoop n. kroket kalesi
Basketball
hoop n. basketbol potası
hoop n. basket potası
hoop n. alan golü
hoop v. basket atmak
Football
hoop n. ingiliz queens park rangers futbol kulübü ile bağlantılı kimse
Archaic
hoop n. sevinç haykırışı
hoop n. savaş çığlığı
hoop n. avcı haykırışı
hoop n. baykuş çığlığı
hoop n. kuş sesi
hoop n. boğmaca nöbeti sonrası sesli nefes alma
hoop n. saklambaç
hoop n. zırnık
hoop v. sevinçle haykırmak
hoop v. ötmek
hoop v. baykuş sesi çıkarmak
hoop v. (boğmaca öksürüğü) öksürmek
hoop v. bağırarak desteklemek
hoop v. kükreyerek gitmek
hoop v. aracın veya yolcuların gürültüsü ile ilerlemek
hoop v. alkışların veya gürültülü destekçi kitlesinin arasından geçip gitmek
hoop v. gürültülü üflemek
hoop v. tezahürat yapmak
hoop v. ısrar etmek
hoop v. galeyana getirmek
hoop v. duygu uyandırmak
hoop v. patlatmak
hoop v. coşturmak
hoop v. tahrik etmek
hoop v. körüklemek
hoop v. heyecanlandırmak
hoop v. artırmak
hoop v. yükseltmek
Slang
hoop v. kıçına yasadışı madde saklamak
hoop v. yasadışı maddeyi kıçında saklayarak içeri getirmek/sokmak

Significados de "hoop" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
Speaking
hoop oops interj.
Oops, I posted the message to the wrong newsgroup.
Hoop, mesajı yanlış haber grubuna gönderdim.

More Sentences
Slang
hoop cool it expr.

Significados de "hoop" con otros términos en diccionario inglés turco: 121 resultado(s)

Inglés Turco
General
embroidery hoop n. kasnak
cock-a-hoop n. çarpık
cock-a-hoop n. coşkulu
hula hoop n. hulahup
hula hoop n. vücudun bel bölgesiyle çevrilerek oynanan plastik oyun halkası
hula hoop n. hulahop
hoop earring n. halka küpe
rusty iron hoop n. paslı demir çember
hoop [obsolete] n. içilecek içecek miktarının çemberlerle gösterimi
hoop [dialect] [uk] n. eski bir tahıl hacim birimi
hula-hoop® n. bir hulahop markası
hula hoop® n. bir hulahop markası
hula-hoop n. hulahop benzeri çember
hula hoop n. hulahop benzeri çember
bulge hoop n. fıçının ortasına en yakın demir çember
flat hoop n. iki tarafı da düzleştirilmiş ahşap kasnak
roll a hoop v. çember çevirmek
hula hoop v. (çemberi) vücudu etrafında çevirmek
hula hoop v. hulahop çevirmek
hula-hoop v. hulahop çevirmek
hula-hoop v. (çemberi) vücudu etrafında çevirmek
cock-a-hoop adj. kibirli
cock-a-hoop adj. şen
cock-a-hoop adj. bozuk
cock-a-hoop adj. övüngen
cock-a-hoop adj. neşeli
cock-a-hoop adv. neşeyle
cock-a-hoop adv. bir yana çarpık olmak
Colloquial
cock-a-hoop n. övüngen
hoop [australia] n. jokey
cock-a-hoop adj. kibirli
Idioms
jump through a hoop v. kul köle olmak
go through the hoop v. zor bir sınavdan geçmek
put through the hoop v. köşeye sıkıştırmak
go through the hoop v. titiz/sıkı bir incelemeden geçmek
jump through the hoop v. sıkı bir denetleme/kovuşturma geçirmek
jump through the hoop v. titiz/sıkı bir incelemeden geçmek
go through the hoop v. sıkı bir denetleme/kovuşturma geçirmek
be put through the hoop v. ateşten gömlek giydirilmek
be put through the hoop v. kötü bir deneyim/süreç/dönem geçirmek
be put through the hoop v. köşeye sıkıştırılmak
be put through the hoop v. zorluk içine düşürülmek
be put through the hoop v. perişan edilmek
be put through the hoop v. cezalandırılmak
be put through the hoop v. zor bir sınavdan geçmek
be put through the hoop v. zorlu/çetin bir sınav vermek
be put through the hoop v. anasından emdiği süt burnundan getirilmek/gelmek
be put through the hoop v. canına okunmak
be put through the hoop v. cendereye sokulmak
roll one's hoop v. kendi işiyle ilgilenmek
put (one) through the hoop v. (birinin) canına okumak
put (one) through the hoop v. (biri) için zorlu/çetin bir sınav olmak
put (one) through the hoop v. (birine) zorluk yaratmak/yaşatmak
put (one) through the hoop v. (birini) köşeye sıkıştırmak
put (one) through the hoop v. (birinin) anasından emdiği sütü burnundan getirmek
put (one) through the hoop v. (birine) eziyet olmak
put (one) through the hoop v. (birini) perişan etmek
put (one) through the hoop v. (birine) dert olmak
put (one) through the hoop v. (birine) kötü bir deneyim yaşatmak
set cock a hoop v. vurdumduymaz olmak
set cock a hoop v. kendini kaptırmak
set cock a hoop v. pervasız olmak
set cock a hoop v. kayıtsız olmak
set cock a hoop v. yüz üstü bırakmak
set cock a hoop v. kafayı çekmek
set cock a hoop v. terk etmek
Technical
steel hoop n. çelik çember
wire hoop n. tel halka
hoop stress n. çevresel gerilme
hoop iron n. çember demiri
lashing hoop n. bağlama halkası
embroidery hoop n. kasnak
hoop iron n. çelik çember
gathering hoop n. sıkma çemberi
gathering hoop n. sıkma kasnağı
hoop-wrapped composite cylinder n. çember sarımlı kompozit tüp
barrel hoop n. fıçı üzerindeki demir çember
hoop lock n. kasnak kilidi
Mechanic
eccentric hoop n. eksantrik kayışı
Textile
embroidery hoop n. nakış çemberi
embroidery hoop n. gergef
hoop skirt n. tarlatan
hoop-skirt n. tarlatan
hoop skirt n. tarlatana uygun etek
hoop-skirt n. tarlatanlı etek
Construction
hoop iron bond n. kancabağlantılı sandviç duvar örgüsü
Woodworking
half-round hoop n. yarım daire şeklinde ahşap kasnak
hoop knife n. varil yapımında kullanılan yontma bıçağı
Automotive
main hoop n. takla barı
roll hoop n. takla çemberi
valve hoop stressing n. supap tablası çatlakları
Marine
truss hoop n. sereni çevreleyen demir çember
truss hoop n. direği çevreleyen demir çember
mast hoop n. dört köşeli yan yelkenlerin ön kenarındaki direğe tutturulmuş kasnaklardan biri
put through the hoop v. (eskiden) demir çember cezası vermek
Medical
hoop dispenser n. dairesel dağıtıcı
Gastronomy
cheese hoop n. peynir kalıbı
Botanic
hoop ash n. karadişbudak
hoop pine (araucaria cunninghamii) n. çember çamı
hoop pine (araucaria cunninghamii) n. avustralya ve yeni gine'de yetişen değerli, hafif kerestesi olan bir çam
hoop ash (fraxinus nigra) n. koyu kahverengi ağır bir odunu olan bir kuzey amerika ağacı
hoop ash (celtis occidentalis) n. orta ve doğu abd'ye özgü, mor yemiş veren büyük bir ağaç
hoop tree (melia sempervirens) n. tespih ağacı
hoop ash n. çitlembik
hoop ash (fraxinus nigra) n. kara dişbudak
Agriculture
cheese hoop n. peynir kalıbı
Forestry
hoop ash n. çitlembik cinsi ağaçların orta sertlikteki odunu
Fishery
hoop net n. balıkların girebileceği fakat çıkamayacağı huni biçimli silindirik ağ tuzağı
Geography
hoop and holler n. teksas eyaletinde şehir
Sport
basketball hoop n. basketbol potası
Basketball
goal hoop n. çember
basketball hoop n. basket potası
basketball hoop n. basketbol potası
hoop and harm n. basket faul
Ornithology
hoop [obsolete] n. ibibik
Reptiles
hoop snake (farancia abacura) n. kırmızı karınlı çamur yılanı
hoop snake n. gökkuşağı yılanı
hoop snake n. çeşitli zararsız kuzey amerika yılanlarına verilen ad
Slang
shoot hoop v. kumar oynamak
play hoop v. basketbol oynamak
go through a hoop v. akla karayı seçmek