daire - Turco Inglés Diccionario

daire

Significados de "daire" en diccionario inglés turco : 62 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
daire apartment n.
The monarchs' apartments are guarded by special guardsmen.
Hükümdarların daireleri özel muhafızlarca korunuyor.

More Sentences
daire circle n.
I am looking for the boy who drew circles on my car's front window.
Arabamın ön camına daireler çizen çocuğu arıyorum.

More Sentences
daire flat n.
Our new flat has underfloor heating.
Yeni dairemizde yerden ısıtma var.

More Sentences
daire department n.
The interior ministry has a department dealing with minorities.
İçişleri Bakanlığında, azınlıklar ile ilgilenen bir daire vardır.

More Sentences
General
daire agency n.
Republika Srpska's privatisation agency announced that a second tender to sell a majority stake in Banja Luka's brewery has failed.
Sırp Cumhuriyeti özelleştirme dairesi, Banja Luka'daki bira fabrikasının çoğunluk hissesinin satışına ilişkin ikinci ihalenin başarısızlıkla sonuçlandığını duyurdu.

More Sentences
daire department n.
The interior ministry has a department dealing with minorities.
İçişleri Bakanlığında, azınlıklar ile ilgilenen bir daire vardır.

More Sentences
daire ring n.
We sat in a ring.
Biz daire şeklinde oturduk.

More Sentences
daire bureau n.
The weather bureau says it will rain tonight.
Metoroloji dairesi bu gece yağmur yağacağını söylüyor.

More Sentences
daire office n.
The Office of the High Representative officially endorsed Krsmanovic's nomination.
Yüksek Temsilciler Dairesi Krsmanoviç'in adaylığını resmen onayladı.

More Sentences
daire circle n.
I am looking for the boy who drew circles on my car's front window.
Arabamın ön camına daireler çizen çocuğu arıyorum.

More Sentences
daire flat n.
Our new flat has underfloor heating.
Yeni dairemizde yerden ısıtma var.

More Sentences
Trade/Economic
daire office n.
The Office of the High Representative officially endorsed Krsmanovic's nomination.
Yüksek Temsilciler Dairesi Krsmanoviç'in adaylığını resmen onayladı.

More Sentences
daire department n.
The interior ministry has a department dealing with minorities.
İçişleri Bakanlığında, azınlıklar ile ilgilenen bir daire vardır.

More Sentences
daire bureau n.
The weather bureau says it will rain tonight.
Metoroloji dairesi bu gece yağmur yağacağını söylüyor.

More Sentences
Law
daire chamber n.
The report describes the creation of a new legal chamber.
Raporda yeni bir hukuk dairesinin oluşturulması anlatılmaktadır.

More Sentences
Politics
daire agency n.
Republika Srpska's privatisation agency announced that a second tender to sell a majority stake in Banja Luka's brewery has failed.
Sırp Cumhuriyeti özelleştirme dairesi, Banja Luka'daki bira fabrikasının çoğunluk hissesinin satışına ilişkin ikinci ihalenin başarısızlıkla sonuçlandığını duyurdu.

More Sentences
daire chamber n.
The report describes the creation of a new legal chamber.
Raporda yeni bir hukuk dairesinin oluşturulması anlatılmaktadır.

More Sentences
Tourism
daire ring n.
We sat in a ring.
Biz daire şeklinde oturduk.

More Sentences
Technical
daire department n.
The interior ministry has a department dealing with minorities.
İçişleri Bakanlığında, azınlıklar ile ilgilenen bir daire vardır.

More Sentences
daire ring n.
We sat in a ring.
Biz daire şeklinde oturduk.

More Sentences
Construction
daire flat n.
Our new flat has underfloor heating.
Yeni dairemizde yerden ısıtma var.

More Sentences
General
daire hoop n.
daire pad n.
daire disc n.
daire orb n.
daire desk n.
daire verge n.
daire round n.
daire suite n.
daire board n.
daire division n.
daire circ n.
daire cycle n.
daire administration n.
daire chaumer [scottish] n.
daire living unit n.
daire rhomb [obsolete] n.
daire gyre n.
daire rundel n.
daire rundle [obsolete] n.
daire compass [obsolete] n.
daire circus [obsolete] n.
daire rondure n.
daire room n.
daire roon n.
Trade/Economic
daire organization n.
daire organisation n.
Law
daire building n.
Politics
daire district n.
Tourism
daire suit n.
Technical
daire circuit n.
daire chukker [india] n.
Computer
daire rounds n.
Architecture
daire stanza n.
Medical
daire circulus n.
Math
daire circular region n.
daire closed circular region n.
daire closed disc n.
Literature
daire cirque n.
Art
daire tambourine n.
Archaic
daire trenle n.
Slang
daire unit n.

Significados de "daire" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
tam daire perfect circle n.
yarım daire semicircle n.
daire veya başka bir eğrinin kısmi çevresi arc n.
kişinin bulunduğu noktadan daire çapıyla yeryüzünün tam karşı tarafı antipod n.
daire başkanlığı head of department n.
daire biçimli pencere circular window n.
uçan daire flying saucer n.
daire kemer bull's eye arch n.
daire kesmesi segment n.
daire parçası segment of a circle n.
antarktik daire the antarctic circle n.
resmi daire government agency n.
daire şeklinde çalgı borusu french horn n.
tek odalı daire studio n.
dubleks daire duplex apartment n.
daire şeklinde imzalanan dilekçe round robin n.
çeyrek daire quad n.
daire kemer circular arch n.
mobilyalı daire furnished flat n.
paralel daire parallel of latitude n.
resmi daire state office n.
daire şeklinde yayılan dalga ripple n.
daire çizen yol circus n.
daire oluşturup yapılan dans roundelay n.
daire çevresi girt n.
çeyrek daire quarter circle n.
daire şeklinde round n.
daire çevresi circuit n.
stüdyo daire studio n.
daire başkanı head of departments n.
küçük daire testeresi burr n.
daire çevresi circumference n.
fasit daire vicious circle n.
yarım daire hemicycle n.
birkaç odalı daire suite n.
daire çevresi girth n.
arktik daire the arctic circle n.
daire dilimi sector n.
daire başkanlığı department of n.
küçük daire maisonette n.
daire testere makinesi circular electric saw n.
fasit daire vicious cycle n.
lüks daire apartment n.
daire modülü apartment module n.
geniş daire large circle n.
tek odalı daire one-roomed flat n.
(otel vb) daire suite n.
tek odalı daire studio house n.
tek göz daire study-bedroom n.
stüdyo daire studio flat n.
stüdyo daire studio house n.
akbabaların gökyüzünde yaptığı daire vulture circle n.
tripleks daire triplex n.
daire içine alma circumscribing n.
satılık daire flat for sale n.
kiralık daire flat for rent n.
uçan daire unidentified flying object n.
stüdyo daire studio apartment n.
bilgi işlem daire başkanı head of IT department n.
boğaz manzaralı daire bosphorus view flat n.
itfaiye daire başkanı head of fire brigade department n.
itfaiye daire başkanı fire marshal n.
alarm iki seviyesindeki daire yangını two-alarm apartment blaze n.
iyi/eksiksiz döşenmiş daire well-furnished apartment n.
kiralık daire apartment for rent n.
stüdyo daire bed sitter n.
daire içine alma circumscription n.
uçan daire flying disc n.
daire no apartment no n.
örnek daire show flat n.
örnek daire sample apartment n.
daire numarası apartment number n.
(bir tür) dubleks daire maisonette n.
tek odalı daire efficiency n.
iki odalı daire two bedroom apartment n.
iki odalı daire two bedroom flat n.
(abd ve kanada) tek odalı daire bachelor apartment n.
parçaların daire yarıçapları şeklinde düzenlenmesi radiation n.
alt tarafı geniş, üst tarafı kadranın etrafında bir daire oluşturacak şekilde daralan masa saati tambour clock n.
kabın kenarındaki kapağı kaldırmayı kolaylaştıran yarım daire şeklinde delik thumbhole n.
yarım daire biçiminde tente desteği bail n.
özel banyolu ve mini mutfaklı, stüdyo benzeri küçük daire efficiency apartment [us] n.
çok daireli büyük bir apartmanda bulunan daire unit n.
(avustralya ve yeni zelanda'da) daire unit n.
yarım daire şeklindeki tutamak bail n.
stüdyo daire bed-sit [uk] n.
stüdyo daire odası bedsitting room n.
ortak bir girişi olup her birinde bir ailenin yaşadığı birden fazla daire barındıran bina land [scotland] n.
genellikle iki kattan oluşan daire maisonnette n.
daire çevresi verge n.
yana doğru giderken bir merkezin etrafında dönen atın çizdiği daire volt n.
yarım daire şeklindeki şey half-circle n.
mahkeme süreçlerini yürütmesi ve şerifinkine benzer çeşitli görevleri yerine getirmesi için abd'nin her bir daire kazasına atanan idare memuru marshall n.
daire veya spiral çizerek dönme whirling n.
iki eşin kollarını döndürerek havada daire çizdiği bir halk dansı figürü mill n.
daire oluşturularak yapılan dansın basit hareketlerini anlatan şarkı hokey-pokey n.
daire oluşturularak yapılan bir dans hokey-pokey n.
daire alma home-buying n.
(eskrimde) kılıcın daire şeklinde sallanması moulinet n.
antrenman sırasında kılıcın daire şeklinde sallanması mouline n.
mavi daire hurt n.
yaldızlı çerçevesi olan ve genellikle yaldızlı kürelerle süslenmiş daire şeklindeki ayna girandole n.
(bir şeyin) çevresinde daire oluşturan kimse ringer n.
gizli daire by-room n.
alıcı veya kiracılar tarafından görülmeye açık ev veya daire open house n.
küçük daire roundlet n.
mülk sahibi tarafından işgal edilen daire ownership flat [new zealand] n.
içinde sahibinin yaşadığı daire ownership flat [new zealand] n.
tek odalı daire bed-sit [uk] n.
daire içinde tur yapma circuit n.
daire içinde yapılan sefer circuit n.
daire içindeki alan circuit n.
(televizyonda, filmlerde) görüntünün daire içinde yavaş yavaş ortaya çıkması iris n.
(ingiltere'de) eskiden maliye bakanlığı'na bağlı bir daire pipe office n.
yerel meclise ait olup halka ucuza kiralanan daire council flat n.
yerel meclisten ucuza daire kiralayan kiracı council tenant n.
renkli zeminde yer alan küçük beyaz daire pearl n.
daire biçimli oyma süs pellet n.
uçan daire saucer n.
insanların oluşturduğu daire cordon n.
nesnelerin oluşturduğu daire cordon n.
daire paylaşılan kimse flatty n.
paylaşımlı daire flat-share n.
daire paylaşılan kimse flatmate [uk] n.
bütün bir katı kaplayan daire floor-through n.
küçük daire orbicle [obsolete] n.
roma tiyatrosunda seçkin kişilerin oturduğu yarım daire biçimli boşluk orchestra n.
yarım daire semicircumference n.
yarım daire şeklinde şey semicirque n.
yarım daire biçimli dizilim semicircle n.
yarım daire semi circumference n.
(buz pateninde) patencinin farklı kenarlarda üç daire çizmesi ile gerçekleştirilen bir hareket türü serpentine n.
servisli daire service flat [uk] n.
servisli daire serviced flat n.
ev işçiliği hizmetlerinin sağlandığı daire türü service flat [uk] n.
ev işçiliği hizmetlerinin sağlandığı daire türü serviced flat n.
tüm odaları aynı katta bulunan daire simplex n.
55 yaş ve üzeri kişilerin yaşadığı daire senior apartment n.
yarım daire biçimli alan sphendone n.
daire çevresi sphere [obsolete] n.
atın olduğu yerde çizdiği daire passade n.
(jonglörlük) malzemelerin daire çizerek bir elden diğerine geçirilmesi statue of liberty n.
daire içine almak circumscribe v.
daire şeklinde hareket etmek circle v.
etrafına daire çizmek circumscribe v.
daire içine almak ring v.
etrafına daire çizmek circle v.
daire çizmek rotate v.
daire çizmek draw a circle v.
daire içine almak encircle v.