chain - Turco Inglés Diccionario

chain

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

chain — Definition

Significado:
zincir, zincirlemek
Pronunciación (IPA):
(AmE /tʃeɪn/ – BrE /tʃeɪn/)
Categoría gramatical:
İsim: chain (chains); Fiil: chain (chains – chained – chaining)

Significados de "chain" en diccionario turco inglés : 63 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
chain n. zincir
The two logs are tied with a chain.
Bu iki kütük zincirle birbirine bağlanmış.

More Sentences
General
chain n. zincirleme
A chain of consequences follows if you give people what they want.
İnsanlara istediklerini verirseniz zincirleme bir sonuç ortaya çıkar.

More Sentences
chain n. zincir
The two logs are tied with a chain.
Bu iki kütük zincirle birbirine bağlanmış.

More Sentences
chain n. dizi
Food deprivation unleashes a whole chain of effects in the body.
Gıda yoksunluğu vücutta bir dizi bütüncül etkiyi ortaya çıkarır.

More Sentences
chain v. zincirlemek
The protesters chained themselves to the entrance of the parliament building.
Protestocular kendilerinin meclis binasının girişine zincirlediler.

More Sentences
chain adj. zincirleme
A chain of consequences follows if you give people what they want.
İnsanlara istediklerini verirseniz zincirleme bir sonuç ortaya çıkar.

More Sentences
Automotive
chain n. zincir
The two logs are tied with a chain.
Bu iki kütük zincirle birbirine bağlanmış.

More Sentences
Math
chain n. zincir
The two logs are tied with a chain.
Bu iki kütük zincirle birbirine bağlanmış.

More Sentences
Statistics
chain n. zincir
The two logs are tied with a chain.
Bu iki kütük zincirle birbirine bağlanmış.

More Sentences
General
chain n. kolye
chain n. silsile (dağ)
chain n. boyunduruk
chain n. sınırlama
chain n. ölçme zinciri
chain n. silsile
chain n. bağ
chain n. sıra
chain n. (ingiltere'de) ev satış zinciri
chain v. zincirle bağlamak
chain v. ölçme zinciri ile ölçmek
chain v. kayıt altına almak
chain v. elini kolunu bağlamak
chain v. zincire vurmak
chain v. zincir takmak
chain v. sınırlandırmak
chain v. sımsıkı bağlamak
chain v. zincirle çevreleyerek koruma altına almak
chain v. (dansta) çember oluşturmak
chain v. köstek olmak
chain v. ayak bağı olmak
chain v. alıkoymak
chain adj. seri
chain adj. kümülatif
chain adj. basmakalıp
chain adj. tekdüze
Colloquial
chain v. mahvetmek
chain v. yok etmek
chain v. ezip geçmek
chain v. parça parça kesmek
chain v. parçalarına ayırmak
chain v. parça pinçik etmek
chain v. yerden yere vurmak
chain v. biçmek
chain v. doğramak
chain v. kesip biçmek
chain v. testereyle/hızarla kesmek
chain v. testereye/hızara vurmak
Trade/Economic
chain n. sahibi veya yönetimi aynı olan kuruluşlar (otel, mağaza, sinema vb.)
chain n. kar zinciri
chain n. satış yapabilmek için gerekli üyelik zinciri sistemi
Technical
chain n. kod serisi
chain n. 66 feet'e eşit uzunluk ölçüsü
Textile
chain n. tekstil işleme için oluşturulan bir dizi seri veya paralel iplik örgü
chain n. zincir dikiş
chain v. zincir dikiş ile dikmek
Furniture
chain n. kapı güvenlik zinciri
Automotive
chain n. lastiğe takılan kar zinciri
Traffic
chain n. trafik akışına engel olmak için konan zincir
Aeronautic
chain n. irtibat
Physics
chain n. zincir (atom)
Geography
chain n. sıra (dağ)
Football
chain n. amerikan futbolunda ilk hak çizgisini ölçmeye yarayan zincir
Engineering
chain n. mühendislikte kullanılan 100 feet'e denk gelen ölçüm aracı

Significados de "chain" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
behaviour chain n. davranış zinciri
drag chain n. bağlama zinciri
watch chain n. saat zinciri
chain reactor n. atom reaktörü
measuring chain n. ölçme zinciri
chain store n. aynı mağazalar zincirine bağlı mağaza
chain smoker n. sigara tiryakisi
mountain chain n. dağ sırası
food chain n. besin zinciri
wheel chain n. dümen zinciri
safety chain n. patinaj zinciri
chain of events n. olaylar dizisi
tire chain n. lastik zinciri
chain stores n. mağazalar zinciri
mountain chain n. dağ silsilesi
chain letter n. zincirleme mektup
link of a chain n. bakla
watch chain n. köstek
chain store n. mağaza zinciri
skid chain n. patinaj zinciri
watch chain n. saat kösteği
flower chain n. çiçek zinciri
chain of mountains n. dağ silsilesi
chain of mountains n. sıradağlar
logging chain n. tomruk zinciri
daisy chain n. papatya dizimi
chain hoist n. palanga
mountain chain n. sıradağ
chain watch n. köstekli saat
chain of command n. komuta zinciri
safety chain n. emniyet zinciri
mountain chain n. sıradağlar
chain gang n. birbirlerine prangalar ile bağlanmış mahkumlar
ball and chain n. pranga
safety chain n. kar zinciri
fob chain n. köstek
chain ring n. zincir halkası
chain of events n. olaylar zinciri
chain reaction n. zincir reaksiyonu
supermarket chain n. marketler zinciri
chain stores n. zincir mağazalar
bicycle chain n. bisiklet zinciri
market chain n. marketler zinciri
chain smoker n. peş peşe sigara içen kimse
chain store n. mağazalar zinciri
chain of rules n. kurallar zinciri
chain of mountains n. sıradağ
chain islands n. adalar zinciri
chain store n. zincir mağaza
food chain n. beslenme zinciri
chain of command n. emir komuta zinciri
chain of mountains n. sıra dağlar
chain smoker n. peş peşe sigara içen
value chain n. değer zinciri
chain bracelet n. birbirine geçmeli (zincir) bilezik
rings of the chain n. zincirin halkaları
door chain n. kapı zinciri
gold chain n. altın zincir
ball and chain n. ayak kösteği
chain curtain n. zincir perde
great chain of being n. büyük varoluş zinciri
chain sticks n. mınçıka
chain sticks n. mınçuka
chain-smoking n. art arda sigara içme
chain of sandwich shops n. sandviççi zinciri
chain of thought n. fikirler dizisi
chain of thought n. düşünce zinciri
chain of thought n. düşünce dizisi
chain of thought n. fikir dizisi
chain of thought n. düşünce silsilesi
chain of thought n. düşüncenin devamlılığı
chain of thought n. fikir silsilesi
key chain n. anahtarlık
chain-wire fence n. tel örgü
chain-link fence n. tel örgü
grocery store chain n. marketler zinciri
grocery store chain n. market zinciri
chain gang n. prangalı mahkumlar
human chain n. insan zinciri
chain extenders n. zincir bağları
pea chain n. bezelye zincir
daisy chain n. papatyadan gerdanlık
daisy chain n. papatyadan taç
daisy chain n. papatya gerdanlık
chain necklace n. zincir kolye
chain-smoker n. peş peşe sigara içen kimse
chain-smoker n. sigara tiryakisi
nautical chain n. 4.57 metreye denk düşen bir İngiliz uzunluk ölçüsü
tug chain n. zincirden yapılan koşum takımı
tug chain n. koşum takımını araba falakasına bağlamaya yarayan kısa zincir
energy chain n. enerji zinciri
learner's chain [new zealand] n. kesimhanede çalışan tecrübesiz işçi takımı
brequet chain n. saat kaytanı
butt chain n. römorkörün ucuna takılmış kısa zincir
daisy-chain n. sırt çantasının üzerine bir şeyler asmaya yarayan çok halkalı şerit
grand chain n. çember dansında yapılan dairesel bir hareket
paper chain n. renkli kağıt zinciri
pull chain n. (sifon çekmek için kullanılan) zincir
pull the chain v. sifonu çekmek
break the chain v. zinciri kırmak
chain-smoke v. peş peşe sigara içmek
wear a gold chain v. altın zincir takmak
chain-smoke v. peş peşe sigara içmek
chain-smoke v. bir sigaranın ateşiyle diğer sigarayı yakıp içmek
Phrasals
chain something to something v. bir şeyi bir şeye zincirle bağlamak
chain down v. zincirlemek
chain up v. zincirlemek
chain to v. -e zincirle bağlamak
chain (someone or something) to (something) v. (birini/bir şeyi bir şeye) zincirle bağlamak
chain (someone or something) to (something) v. (birini/bir şeyi bir şeye) zincirlemek
chain (something) down v. (bir şeyi) zincirlemek
chain someone (or an animal) up v. birini (veya bir hayvanı) zincire vurmak
chain to v. -e zincirlemek
chain up v. güvenli bir şekilde kapatmak/kilitlemek
chain someone or something down v. birini/bir şeyi zincirlemek
chain someone (or an animal) up v. birini (veya bir hayvanı) zincirle bağlamak
chain (something) down v. (bir şeyi) zincirle bağlamak
chain someone (or an animal) up v. birini (veya bir hayvanı) zincirlemek
chain up v. sıkıca kapatmak
chain up v. sıkıca kilitlemek
chain someone or something down v. birini/bir şeyi zincirle bağlamak
Proverb
chain is no stronger than its weakest link bir zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür
a chain is only as strong as its weakest link zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür
a chain is no stronger than its weakest link bir zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür
Idioms
ball and chain n. ayak bağı
chain reaction n. zincirleme reaksiyon
chain reaction n. zincirleme tepkime
a ball and chain n. köstek
a ball and chain n. ayak bağı
a ball and chain n. pranga
one's ball and chain n. ayak bağı
one's ball and chain n. bir adamın karısı
one's ball and chain n. bir adamın eşi
ball and chain n. bir adamın karısı
weak link in the chain n. zincirdeki zayıf halka
a weak link in the chain n. zincirdeki zayıf halka
a weak link in the chain n. zincirin zayıf halkası
weak link in the chain n. zincirin zayıf halkası
daisy chain n. (birbiriyle ilişkili/birbirine bağlı) olaylar/etkinlikler/deneyimler/kişiler vs zinciri
ball and chain n. kaşık düşmanı
a link in the chain n. bir aşama
link in the chain n. bir adım
link in the chain n. bir aşama
a link in the chain n. bir adım
a link in the chain n. bir basamak
link in the chain n. bir basamak
a link in the chain n. bir safha
link in the chain n. bir safha
the old ball and chain n. zincir vuran (kişi)
the old ball and chain n. gardiyan (şaka yollu eşinden veya sevgilisinden bahsederken kullanılır)