boyunduruk - Turco Inglés Diccionario

boyunduruk

Significados de "boyunduruk" en diccionario inglés turco : 25 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
boyunduruk yoke n.
Yokes need to be adjusted when the animals' horns grow.
Hayvanların boynuzları büyüdükçe boyundurukların yeniden ayarlanması gerekir.

More Sentences
boyunduruk oppression n.
Technical
boyunduruk yoke n.
Yokes need to be adjusted when the animals' horns grow.
Hayvanların boynuzları büyüdükçe boyundurukların yeniden ayarlanması gerekir.

More Sentences
General
boyunduruk bow n.
boyunduruk shackle n.
boyunduruk headlock n.
boyunduruk lintel n.
boyunduruk lock n.
boyunduruk pillory n.
boyunduruk chain n.
boyunduruk aggrievance n.
boyunduruk bow n.
boyunduruk garrot n.
boyunduruk oppressure n.
boyunduruk subjection n.
Technical
boyunduruk transome n.
boyunduruk peripheral tie n.
boyunduruk oxbow n.
boyunduruk valve yoke n.
boyunduruk transom n.
boyunduruk strap n.
Automotive
boyunduruk fork join n.
Marine
boyunduruk crowfoot n.
Agriculture
boyunduruk neck yoke n.
Sport
boyunduruk headlock n.

Significados de "boyunduruk" con otros términos en diccionario inglés turco: 49 resultado(s)

Turco Inglés
General
güreşte boyunduruk headlock n.
boyunduruk altına alma yoking n.
boyunduruk geçme bridle joint n.
tahta boyunduruk cang n.
tahta boyunduruk cangue n.
boyunduruk altındaki halk ditionary n.
boyunduruk altında yaşama subjectness n.
boyunduruk altındaki şey subjective n.
boyunduruk altına alma superordination n.
hayvana boyunduruk geçirmek yoke v.
boyunduruk geçirmek yoke v.
boyunduruk altına almak subdue v.
bir hayvanı boyunduruk altına almak adjugate v.
boyunduruk altına almak adaunt [obsolete] v.
boyunduruk takmak yoke v.
boyunduruk vurmak yoke v.
boyunduruk altına almak underyoke v.
boyunduruk altına almak dismay v.
boyunduruk altına almak subjugate v.
boyunduruk altına almak enslave v.
boyunduruk altında olmayan yokeless adj.
boyunduruk altına alınmamış undamped adj.
boyunduruk altındaki subject adj.
boyunduruk altına giren ridden adj.
boyunduruk altındakilere özgü subjective [obsolete] adj.
boyunduruk altındakilere ait veya ilgili subjective [obsolete] adj.
boyunduruk altına alınmış subjected adj.
boyunduruk altına alınabilir subjicible adj.
Colloquial
boyunduruk altına almak bring to heel v.
Idioms
boyunduruk altına girmek pass under the yoke v.
boyunduruk altında under the yoke expr.
Technical
mıknatıslı boyunduruk magnet yoke n.
boyunduruk tipi valf bağlantı yoke-type valve connection n.
boyunduruk halkası yoke ring n.
boyunduruk takma inspanning n.
boyunduruk tipi fırça tutucu yoke-type brush holder n.
boyunduruk tipi fırça tutucu yoke-type brush gear n.
boyunduruk takmak wreathe [scotland] v.
Architecture
boyunduruk kemer bracing arch n.
Construction
boyunduruk geçme bridle joint n.
Marine
dümenin boyunduruk yekesi yoke of the rudder n.
Agriculture
boyunduruk üzerinde iki tane halkalı cıvata ve iki takviye plakasına bağlı büyük demir halka neck yoke attachment n.
boyunduruk ile bağlanmış bir çift çeki hayvanı yoke n.
Breeding
(koşum hayvanlarına) boyunduruk geçirmek inspan [africa] v.
Geology
boyunduruk havza yoked basin n.
boyunduruk basen yoked basin n.
Hunting
boyunduruk vidası yoke screw n.
Archaic
boyunduruk altına almak stress v.
Wrestling
yarım boyunduruk half nelson n.