dismay - Turco Inglés Diccionario

dismay

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dismay — Definition

Significado:
dehşet, yılgınlık
Pronunciación (IPA):
(AmE /dɪsˈmeɪ/ – BrE /dɪsˈmeɪ/)
Categoría gramatical:
İsim: dismay (uncountable); Fiil: dismay (dismays – dismayed – dismaying)
Sinónimo:
alarm
Antónimos:
reassurance

Significados de "dismay" en diccionario turco inglés : 37 resultado(s)

Inglés Turco
General
dismay n. dehşet
Emma looked at the broken glass in dismay.
Emma kırılan camlara dehşet içinde baktı.

More Sentences
dismay v. dehşete düşürmek
This mysterious catastrophe dismayed the whole village.
Bu gizemli felaket tüm köyü dehşete düşürdü.

More Sentences
dismay v. keyfini kaçırmak
The project's failure will really dismay the boss.
Projenin başarısızlığı patronun cidden keyfini kaçıracak.

More Sentences
dismay n. korku
dismay n. umutsuzluk
dismay n. bunalım
dismay n. keder
dismay n. ümitsizlik
dismay n. yeis
dismay n. şaşkınlık
dismay n. umutsuzluğa düşürmek
dismay n. hevesin aniden kaybolması
dismay n. gözünü açma
dismay n. gerçekleri gösterme
dismay n. hayal kırıklığı
dismay n. inancını yitirme
dismay n. endişe
dismay n. huzursuzluk
dismay n. telaş
dismay v. perişan etmek
dismay v. korkutmak
dismay v. yıldırmak
dismay v. can sıkmak
dismay v. umutsuzluğa düşürmek
dismay v. üzmek
dismay v. aklını karıştırmak
dismay v. endişelendirmek
dismay v. altüst etmek
dismay v. telaşa düşürmek
dismay v. alarma geçirmek
dismay v. uyarmak
dismay v. hallaç pamuğu gibi atmak
dismay v. bozguna uğratmak
dismay v. hizaya getirmek
dismay v. bastırmak
dismay v. boyunduruk altına almak
dismay N. yılgınlık

Significados de "dismay" con otros términos en diccionario inglés turco: 16 resultado(s)

Inglés Turco
General
dismay [obsolete] n. perişan eden durum
dismay [obsolete] n. cesaret kırıcı sonuç
dismay [obsolete] n. yıkım
dismay [obsolete] n. mahvoluş
dismay [obsolete] n. dehşete düşüren sonuç
dismay [obsolete] n. tahribat
dismay [obsolete] n. umutsuzluğa düşüren durum
watch with dismay v. ümitsizlikle izlemek
dismay [obsolete] v. dehşete kapılmak
dismay [obsolete] v. yılmak
dismay [obsolete] v. cesareti kırılmak
with dismay adv. dehşet içinde
with dismay adv. dehşetle
Phrases
in dismay expr. dehşet içinde
in dismay expr. dehşetle
to one's dismay expr. korktuğu gibi