korku - Turco Inglés Diccionario

korku

Significados de "korku" en diccionario inglés turco : 42 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
korku horror n.
She did everything to overcome the horror of cancer.
Kanser korkusunu yenmek için elinden geleni yaptı.

More Sentences
korku fear n.
He suffers from a fear of heights.
Yükseklik korkusundan muzdarip.

More Sentences
General
korku fear n.
He suffers from a fear of heights.
Yükseklik korkusundan muzdarip.

More Sentences
korku fright n.
The people in the room look at each other in fright.
Odadaki insanlar korkuyla birbirlerine bakıyorlar.

More Sentences
korku alarm n.
She gave a small cry of alarm and fled to the bathroom.
Ufak bir korku çığlığı atıp banyoya kaçtı.

More Sentences
korku scare n.
The sudden blasting sound from the outside gave us a real scare.
Dışarıdan gelen ani patlama sesi bize gerçekten korku verdi.

More Sentences
korku dread n.
I couldn't stand the dread of losing her.
Onu kaybetme korkusuna dayanamıyordum.

More Sentences
korku trepidation n.
I waited for them to arrive with trepidation.
Korkuyla gelmelerini bekledim.

More Sentences
korku creeps n.
That guy gave me the creeps.
O adam bana korku verdi.

More Sentences
korku terror n.
Tom was paralyzed with terror.
Tom korkudan felç oldu.

More Sentences
Politics
korku fear n.
He suffers from a fear of heights.
Yükseklik korkusundan muzdarip.

More Sentences
General
korku phobia n.
korku misgiving n.
korku dismay n.
korku misdoubt n.
korku danger n.
korku awe n.
korku menace n.
korku anxiety n.
korku apprehension n.
korku phobos n.
korku threat n.
korku funk n.
korku consternation n.
korku thrill n.
korku nightmare n.
korku trepidity [rare] n.
korku appallment n.
korku ghastness n.
korku heartquake n.
korku cow [scotland] n.
korku feare [obsolete] n.
korku fleg n.
korku shoot n.
korku fricht n.
korku stoun n.
korku stound n.
Colloquial
korku thing n.
korku land [ireland] n.
Marine
korku panic n.
Archaic
korku affright n.
Modern Slang
korku afraidness n.

Significados de "korku" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
korku veren fearful adj.
General
korku romanları horror tales n.
ani korku scare n.
sanatçıda sahneye çıkmadan hemen önce başlayan korku ve heyecan stage fright n.
amerikan korku romanları american horror tales n.
korku hikayeleri horror tales n.
ingilizce korku romanları english horror tales n.
korku faktörü fear factor n.
büyük korku dread n.
korku filmi horror film n.
korku salma terror n.
korku yaratan kimse scaremonger n.
korku krallığı reign of terror n.
korku tüneli treni ghost train n.
korku tüneli horror tunnel n.
korku tüneli tunnel of horror n.
korku ve merakla karışık saygı awe n.
büyük korku funk n.
düşsel korku bogey n.
anne babanın duyduğu korku parental fear n.
korku verici tecrübe frightening experience n.
korku salıp toplumu istediği yöne sürüklemeye uğraşan kimse fearmonger n.
korku tellalı scaremonger n.
korku tellalı fearmonger n.
korku salıp toplumu istenilen yöne sürükleme scaremongering n.
korku borazanlığı scaremongering n.
korku salıp toplumu istediği yöne sürüklemeye uğraşan kimse scaremonger n.
korku tellallığı fear mongering n.
korku tellallığı scaremongering n.
korku salıp toplumu istenilen yöne sürükleme fear mongering n.
korku borazanlığı fear mongering n.
korku tüneli darkride n.
korku tüneli dark ride n.
yersiz korku irrational fear n.
yersiz korku phobia n.
yersiz korku unreasonable fear n.
yersiz korku bugbear n.
yersiz korku bugaboo n.
bilinmeyen/aşina olunmayan birşeye karşı duyulan korku fear of the unknown n.
korku hakimiyeti reign of fear n.
mantıksız bir korku an unreasonable fear n.
herhangi bir korku anında ani zıplama jumpscare n.
korku zıplaması jumpscare n.
korku filmi horror movie n.
korku şehri phobocity n.
amerikan korku hikayesi american horror story n.
korku evi horror house n.
korku içinde olma affrightment [obsolete] n.
köpeklere karşı duyulan anormal korku canophobia n.
korku veren deneyim nightmare n.
korku ve hayranlık uyandıran gizemli varlık numinous n.
tanrının korku ve saygı uyandıracak şekilde kendini göstermesi numinous n.
korku ortamı climate of fear n.
korku iklimi climate of fear n.
korku salan kimse terrorist n.
dehşet ve korku salma terrorism n.
özellikle doğaüstü bir şeye duyulan korku ya da çekingenlik eariness n.
korku hali jelly n.
korku senaryosu örneklerinde genelde kötücül olan taraf mallet n.
korku nesnesi bogie n.
korku kaynağı boggard n.
korku nesnesi bogy n.
korku nesnesi boggle [dialect] [uk] n.
nedensiz korku yaratan kelime boo-word n.
korku yaratan şey horrible n.
korku kaynağı horror n.
korku ile ürperme horror n.
korku hisleri horrors n.
korku kaynakları horrors n.
yersiz korku mormo n.
korku hali gast [scotland] n.
aniden yaşanan korku gliff [scotland] n.
korku uyandıran şey danse macabre n.
fransız korku filmi grand guignol n.
(fransızca) korku türünde tiyatro oyunu grand guignol n.
korku belirten yutkunma sesi gulp n.
korku nesnesi fantom n.
durduk yere insanlara korku salan kimse fearmonger n.
korku süreci panic n.
korku patlaması panic n.
ani korku fleg n.
korku sebebi scare n.
ani korku skrik [south africa] n.
kozmik korku lovecraftian horror n.
kozmik korku cosmic horror n.
internette paylaşılan kısa korku hikayeleri creepypasta n.
(ani saldırı sonucu gelişen) korku surprise n.
(korku filmi) psycho psycho n.
korku filmi spine-chiller n.
korku ve gerilim kitabı spine-chiller n.
korku ile boyun eğdirmek overawe v.
korku vermek awe v.
korku ve endişe duymak dread v.
korku salmak spread terror v.
sinmek (korku vb nedeniyle) cower v.
korku duymak get the jitters v.
korku içinde olmak be in a fright v.
korku vermek terrorize v.
bastırmak (korku) quell v.
birinin kalbine korku salmak put fear in someone's heart v.
yüreklere korku salmak put fear in hearts v.
birinin yüreğine korku salmak put fear in someone's heart v.
korku sarmak (fear) grip someone v.
korku sarmak (fear) haunt someone v.
korku uyandırmak fuel fear v.
korku uyandırmak instil fear v.
korku salmak spread fear v.
korku yaymak spread fear v.
korku içinde yaşamak live in fear v.
korku ile titremek tremble with fear v.
korku vermek terrorise v.
bir ırka karşı başka bir ırkta önyargı ya da korku uyandırmak race-bait v.
korku ve endişe duymak agrise v.
korku ve endişe duymak agrize v.
korku ve endişe duymak agryze v.
korku ve endişe duymak agryse v.
korku saçmak terrify v.
saygıyla karışık korku yaratmak awestrike v.
korku içinde eğilmek dare [obsolete] v.
korku ile bakmak dare [obsolete] v.
korku ile oturmak dare [obsolete] v.
korku salmak fearmonger v.
korku yaymak fearmonger v.
saygıyla karışık korku duymak fear v.
korku ile çekilmek scringe [dialect] v.
korku ile kaçmak spook v.
korku veren scary adj.
korku veren alarming adj.
korku veren forbidding adj.
korku veren awesome adj.
korku verici terrifying adj.
korku veren redoubtable adj.
saygıyla karışık korku duygusundan yoksun aweless adj.
saygıyla karışık korku duygusundan yoksun awless adj.
korku veren awing adj.
korku içinde jittery adj.
korku veren awe-inspiring adj.
korku verici fearful adj.
korku duyulan fearful adj.
korku duyulan frightening adj.
korku duyulan fearsome adj.
heyecan (korku) dolu thrillful adj.
korku verici scary adj.
korku veren horrible adj.
korku veren affrightful [obsolete] adj.
korku verici affrightful [obsolete] adj.
korku veren redoubted adj.
korku salan terroristic adj.
korku verici terrorful adj.
yüreklere korku salan thundery adj.