alarm - Turco Inglés Diccionario

alarm

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

alarm — Definition

Significado:
alarm, endişe, alarma geçirmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /əˈlɑːrm/ – BrE /əˈlɑːm/)
Categoría gramatical:
İsim: alarm (alarms); Fiil: alarm (alarms – alarmed – alarming)
Antónimos:
reassurance, calm, security

Significados de "alarm" en diccionario turco inglés : 30 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
alarm n. alarm
As I was leaving the shop, the alarm went off.
Ben mağazadan çıkarken alarm çaldı.

More Sentences
General
alarm n. korku
She gave a small cry of alarm and fled to the bathroom.
O küçük bir korku çığlığı attı ve banyoya kaçtı.

More Sentences
alarm n. telaş
There is no cause for undue alarm.
Gereksiz telaşa gerek yok.

More Sentences
alarm n. endişe
The public expressed alarm at the rising energy prices.
Kamuoyu artan enerji fiyatları karşısında endişelerini dile getirmiştir.

More Sentences
alarm n. endişe
The public expressed alarm at the rising energy prices.
Kamuoyu artan enerji fiyatları karşısında endişelerini dile getirmiştir.

More Sentences
alarm n. alarm saati
When the alarm went off, she was already wide awake.
Alarm çaldığında çoktan tamamen uyanmıştı.

More Sentences
alarm v. korkutmak
I didn't intend to alarm you.
Seni korkutmak istemedim.

More Sentences
alarm v. alarma geçirmek
Many signs of global warming have been alarming environmentalists.
Küresel ısınmaya dair pek çok işaret çevrecileri alarma geçirdi.

More Sentences
alarm v. telaşlandırmak
I didn't want to alarm you.
Sizi telaşlandırmak istemedim.

More Sentences
alarm v. panik yapmak
I'm not alarmed.
Panik yapmış değilim.

More Sentences
Automotive
alarm n. alarm
As I was leaving the shop, the alarm went off.
Ben mağazadan çıkarken alarm çaldı.

More Sentences
General
alarm n. tehlike işareti
alarm n. dehşet
alarm n. ikaz
alarm n. uyarı
alarm v. telaşa düşürmek
alarm v. uyarmak
alarm v. tehlikeyi bildirmek
alarm v. dehşete düşürmek
alarm v. ayağa kaldırmak
alarm v. telaşa vermek
alarm v. tehlikeden haberdar etmek
alarm v. alarm vermek
alarm v. silah başına çağırmak
alarm v. alarm cihazı takmak
alarm v. alarm ile korumak
Technical
alarm n. ikaz lambaları
alarm n. tehlike işareti
alarm n. uyarı
Computer
alarm n. uyarı alarm

Significados de "alarm" en diccionario inglés turco : 15 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
alarm alarm n.
As I was leaving the shop, the alarm went off.
Ben mağazadan çıkarken alarm çaldı.

More Sentences
General
alarm alert n.
A flood alert was issued this afternoon.
Bu öğleden sonra bir sel alarmı verildi.

More Sentences
Technical
alarm siren n.
How many times have you heard the siren of a home security alarm and ignored it?
Ev güvenlik alarmının sirenini kaç kez duydunuz ve görmezden geldiniz?

More Sentences
Automotive
alarm alarm n.
As I was leaving the shop, the alarm went off.
Ben mağazadan çıkarken alarm çaldı.

More Sentences
General
alarm larum n.
alarm tocsin n.
alarm warning n.
alarm alarum n.
alarm alarm bell n.
alarm outhees n.
alarm sirene n.
alarm action stations interj.
Technical
alarm test reminder n.
alarm warning n.
Archaic
alarm alarum n.

Significados de "alarm" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
alarm system n. alarm tertibatı
fire alarm signal n. yangın alarm sinyali
alarm clock n. alarmlı saat
burglar alarm n. hırsız alarmı
intruder alarm system n. hırsız alarm sistemi
smoke alarm n. duman alarmı
alarm bell n. alarm zili
fire alarm n. yangın zili
fire alarm n. yangın alarmı
alarm procedure n. alarm prosedürü
alarm clock n. çalar saat
police alarm n. polis alarmı
alarm system n. uyarı sistemi
alarm system n. alarm sistemi
alarm signal n. imdat freni
alarm indicator n. uyarı belirteci
alarm bell n. alarm çanı
alarm signal box n. imdat freni kutusu
alarm signal valve n. imdat freni valfı
alarm signal n. uyarı sinyali
alarm whistle cap n. düdük başlığı
alarm signal handle n. imdat freni çekme kolu
alarm device n. uyarı aygıtı
alarm float n. uyarı şamandırası
alarm signal n. alarm işareti
alarm relay n. alarm rölesi
audio alarm system n. sesli uyarı sistemi
bell alarm system n. zilli uyarı sistemi
burglar alarm n. hırsız uyarısı
burglar alarm system n. hırsız uyarısı sistemi
fire alarm device n. yangın alarmı aygıtı
fire alarm system n. yangın alarmı sistemi
fire alarm system n. yangın uyarısı sistemi
fire alarm n. yangın uyarısı
end alarm-operating box n. imdat freni uç kutusu
alarm bells n. tehlike çanları
nuisance alarm n. yanlış alarm
two-alarm apartment blaze n. alarm iki seviyesindeki daire yangını
alarm signal n. alarm sinyali
alarm bell n. tehlike çanı
alarm call n. acil çağrı
alarm gun n. alarm-uyarı silahı
call alarm n. acil durum sinyali gönderen cihaz/sistem
fire alarm box n. yangın alarm kutusu
alarm bell n. alarm
alarm bell n. tehlike zili
alarm bell n. uyarı sinyali
earthquake alarm n. deprem ikazı
earthquake alarm n. deprem alarmı
earthquake alarm n. deprem uyarısı
fire alarm n. yangın uyarı zili
fire alarm n. yangında itfaiyenin ilk müdahalesi
fire alarm n. yangın alarm sesi
fog alarm n. sis alarmı
fog alarm n. sis durumunda uyarı veren sesli cihaz
shark alarm n. (avustralya'da) yüzenleri köpekbalıklarına karşı uyarmak için çalınan zil
still alarm n. (telefon üzerinden bilgi verilen) sessiz yangın alarmı
alarm people v. insanları ayağa kaldırmak
give the alarm v. alarm çalmak
take alarm v. telaşa düşmek
give the alarm v. tehlike işareti vermek
(alarm) to sound v. alarm çalmak
sound the alarm v. alarmı çalmak
sound the alarm v. alarm vermek
take alarm v. irkilmek
give the alarm v. alarm vermek
sound the alarm v. alarm çalmak
(alarm) go off v. alarm çalmak
take alarm v. paniğe kapılmak
set an alarm v. alarm kurmak
raise an alarm v. alarm çalmak
raise an alarm v. alarmı çaldırmak
set the alarm for 07:00 a.m v. saati 7'ye kurmak
disarm the alarm v. alarmı etkisiz hale getirmek
set the alarm v. alarmı kurmak
with alarm adv. endişeyle
with alarm adv. tedirginlikle
Colloquial
alarm bells ringing expr. tehlike arz ediyor
alarm bells ringing expr. tehlike çanlarını çalıyor
something tripped the alarm expr. bir şey alarmı harekete geçirdi
Idioms
a false alarm n. yanlış alarm
a false alarm n. yanlış uyarı
social alarm systems n. sosyal alarm sistemleri
five-alarm fire n. büyük yangın
five-alarm fire n. kontrol altına alınamayan büyük yangın
five-alarm fire n. gergin
five-alarm fire n. boğucu
five-alarm fire n. gergin kimse
five-alarm fire n. stresli kimse
cause for alarm n. endişe/kaygı sebebi
cause for alarm n. endişelenecek bir durum
cause for alarm n. endişelenmeye gerek/lüzum (olma)
cause for alarm n. korkulacak bir şey
cause for alarm n. endişeye neden
cause for alarm n. üstünde durulacak bir mesele
a five-alarm fire n. coşkun kimse veya şey
three-alarm fire n. rahatsız edici/endişe verici şey
three-alarm fire n. büyük yangın
three-alarm fire n. gerilimli kimse veya şey
a three-alarm fire n. coşkun kimse veya şey
three-alarm fire n. kontrol altına alınması zor yangın
a three-alarm fire n. çok heyecanlı kimse veya şey
three-alarm fire n. sinirleri bozan/sinirleri yıpratan şey
a five-alarm fire n. çok heyecanlı kimse veya şey
three-alarm fire n. gergin kimse veya şey
three-alarm fire n. büyük yangın
five-alarm fire n. büyük yangın
cause for alarm n. kaygılanmaya neden
five-alarm fire n. kontrol altına alınamayan büyük yangın
three-alarm fire n. gergin veya boğucu kimse veya şey
cause for alarm n. korkmaya neden
cause for alarm n. endişelenmeye neden olan şey
three-alarm fire n. kontrol altına alınamayan büyük yangın
five-alarm fire n. gergin veya boğucu kimse veya şey
three-alarm fire n. çok büyük yangın
three-alarm fire n. çok gergin kişi/durum
three-alarm fire n. çok ciddi kişi/durum
five-alarm fire n. çok ciddi kişi/durum
five-alarm fire n. şiddetli yangın
five-alarm fire n. çok heyecan verici şey/kimse
three-alarm fire n. çok stresli kişi/durum
five-alarm fire n. çok gergin kişi/durum
five-alarm fire n. çok büyük yangın
three-alarm fire n. şiddetli yangın
five-alarm fire n. çok stresli kişi/durum
three-alarm fire n. kontrol altına alınması güç yangın
three-alarm fire n. çok heyecan verici şey/kimse
five-alarm fire n. kontrol altına alınması güç yangın
give the alarm v. alarm durumuna geçirmek
give the alarm v. tehlikeyi belirtmek
ring alarm bells v. alarm zillerini çalmak
set off alarm bells v. alarm zillerini çalmak
alarm bells start to ring v. tehlike arz etmek
ring alarm bells v. tehlike çanlarını çalmak
set off alarm bells v. tehlike arz etmek
sound alarm bells v. tehlike arz etmek
ring alarm bells v. tehlike arz etmek
set off alarm bells v. tehlike çanlarını çalmak
alarm bells start to ring v. tehlike çanları çalmak
sound alarm bells v. tehlike çanlarını çalmak
set alarm bells ringing v. alarma/teyakkuza geçirmek
set alarm bells ringing v. tehlike çanlarını çaldırmak
set the alarm bells ringing v. tehlike çanlarını çaldırmak
set the alarm bells ringing v. alarma/teyakkuza geçirmek
raise alarm v. tehlikeye dikkat çekmek
raise the alarm v. tehlikeye dikkat çekmek
alarm bells start to ring v. tehlikeye uyanmak/ayılmak
alarm bells start to ring v. tehlikenin farkına varmak
alarm bells start to ring v. tehlikenin farkına varmak
alarm bells start to ring v. tehlikeye uyanmak/ayılmak