| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | alarm i. | alarm | ||
|
As I was leaving the shop, the alarm went off. Ben mağazadan çıkarken alarm çaldı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | alarm i. | korku | ||
|
She gave a small cry of alarm and fled to the bathroom. O küçük bir korku çığlığı attı ve banyoya kaçtı. More Sentences |
||||
| Genel | alarm i. | telaş | ||
|
There is no cause for undue alarm. Gereksiz telaşa gerek yok. More Sentences |
||||
| Genel | alarm i. | endişe | ||
|
The public expressed alarm at the rising energy prices. Kamuoyu artan enerji fiyatları karşısında endişelerini dile getirmiştir. More Sentences |
||||
| Genel | alarm i. | endişe | ||
|
The public expressed alarm at the rising energy prices. Kamuoyu artan enerji fiyatları karşısında endişelerini dile getirmiştir. More Sentences |
||||
| Genel | alarm i. | alarm saati | ||
|
When the alarm went off, she was already wide awake. Alarm çaldığında çoktan tamamen uyanmıştı. More Sentences |
||||
| Genel | alarm f. | korkutmak | ||
|
I didn't intend to alarm you. Seni korkutmak istemedim. More Sentences |
||||
| Genel | alarm f. | alarma geçirmek | ||
|
Many signs of global warming have been alarming environmentalists. Küresel ısınmaya dair pek çok işaret çevrecileri alarma geçirdi. More Sentences |
||||
| Genel | alarm f. | telaşlandırmak | ||
|
I didn't want to alarm you. Sizi telaşlandırmak istemedim. More Sentences |
||||
| Genel | alarm f. | panik yapmak | ||
|
I'm not alarmed. Panik yapmış değilim. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | alarm i. | alarm | ||
|
As I was leaving the shop, the alarm went off. Ben mağazadan çıkarken alarm çaldı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | alarm i. | tehlike işareti | ||
| Genel | alarm i. | dehşet | ||
| Genel | alarm i. | ikaz | ||
| Genel | alarm i. | uyarı | ||
| Genel | alarm f. | telaşa düşürmek | ||
| Genel | alarm f. | uyarmak | ||
| Genel | alarm f. | tehlikeyi bildirmek | ||
| Genel | alarm f. | dehşete düşürmek | ||
| Genel | alarm f. | ayağa kaldırmak | ||
| Genel | alarm f. | telaşa vermek | ||
| Genel | alarm f. | tehlikeden haberdar etmek | ||
| Genel | alarm f. | alarm vermek | ||
| Genel | alarm f. | silah başına çağırmak | ||
| Genel | alarm f. | alarm cihazı takmak | ||
| Genel | alarm f. | alarm ile korumak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | alarm i. | ikaz lambaları | ||
| Teknik | alarm i. | tehlike işareti | ||
| Teknik | alarm i. | uyarı | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | alarm i. | uyarı alarm | ||
| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | alarm | alarm i. | ||
|
As I was leaving the shop, the alarm went off. Ben mağazadan çıkarken alarm çaldı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | alarm | alert i. | ||
|
A flood alert was issued this afternoon. Bu öğleden sonra bir sel alarmı verildi. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | alarm | siren i. | ||
|
How many times have you heard the siren of a home security alarm and ignored it? Ev güvenlik alarmının sirenini kaç kez duydunuz ve görmezden geldiniz? More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | alarm | alarm i. | ||
|
As I was leaving the shop, the alarm went off. Ben mağazadan çıkarken alarm çaldı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | alarm | larum i. | ||
| Genel | alarm | tocsin i. | ||
| Genel | alarm | warning i. | ||
| Genel | alarm | alarum i. | ||
| Genel | alarm | alarm bell i. | ||
| Genel | alarm | outhees i. | ||
| Genel | alarm | sirene i. | ||
| Genel | alarm | action stations ünl. | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | alarm | test reminder i. | ||
| Teknik | alarm | warning i. | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | alarm | alarum i. | ||