beat - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

beat

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "beat" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 96 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
beat v. vurmak
beat v. dövmek
beat v. yenmek
beat v. pataklamak
beat v. dayak atmak
beat v. çırpmak
beat n. darbe
beat n. vurma sesi
beat n. atış
beat n. vuruş
beat n. çarpma
Irregular Verb
beat v. beat - beaten/beat
General
beat v. okşamak
beat v. haklamak
beat v. benzetmek
beat v. ıslatmak
beat v. pataklamak
beat v. yenmek (galibiyet)
beat v. mağlup etmek
beat v. geçirmek
beat v. vurmak
beat v. hırpalamak
beat v. ( kalp) atmak
beat v. ütmek
beat v. çırpmak
beat v. darbe yapmak
beat v. yenmek
beat v. çalmak (davul)
beat v. köteklemek
beat v. alt etmek
beat v. yol açmak
beat v. galip gelmek
beat v. dayak atmak
beat v. takmak
beat v. atmak (kalp)
beat v. marizlemek
beat v. çalkalamak
beat v. çarpmak
beat v. hesabını görmek
beat v. çalım atmak
beat v. çırpmak (yumurta)
beat v. geçmek
beat v. ifadesini almak
beat v. atmak
beat v. yuvasından çıkarmak (avı)
beat v. dövmek
beat v. bileğini bükmek
beat v. hali olmamak
beat v. kolunu kaldıracak hali olmamak
beat v. (nabız vb) atmak
beat v. hayret uyandırmak
beat v. şaşkınlık uyandırmak
beat v. hayret ettirmek
beat v. şaşırtmak
beat v. üstesinden gelmek
beat v. volta vurmak
beat v. kanat çırpmak
beat n. çalmak davul
beat n. ses
beat n. darbe
beat n. darbe sesi
beat n. dayak
beat n. titreşim
beat n. atım
beat n. ritim
beat n. üstünlük
beat n. polis memurunun devriyesi
beat n. vurma sesi
beat n. çarpma
beat n. sürgün avı
beat n. atış
beat n. devriye
beat n. serseri
beat n. atış (kalp)
beat n. tempo
beat n. vuru
beat n. yürek atışı
beat n. vuruş
beat n. kalp atışı
beat adj. bitkin
beat adj. çok yorgun
beat adj. turşu gibi
beat adj. asi
Slang
beat v. oymak
Law
beat dövmek
beat vurmak
Technical
beat tokmaklamak
beat dövmek
beat vuruş
beat çarpma
Computer
beat vuru
Marine
beat rüzgara karşı ilerlemek
Sport
beat galip gelmek
Music
beat tempo
beat vuruş
beat ölçü birimi

Bedeutungen, die der Begriff "beat" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
beat down v. fiyat kırmak
beat down v. bardaktan boşanırcasına yağmak
beat one's brains v. kafa patlatmak
beat somebody up v. girişmek
beat up v. çalkalamak
beat someone black and blue v. birini dövüp çürükler içinde bırakmak
beat out the dust v. tozunu silkmek
beat somebody up v. sopa atmak
beat off the attack v. saldırıyı tamamen püskürtmek
beat up v. hırpalamak
beat time v. tempo tutmak
beat a retreat v. vazgeçmek
beat about the bush v. bin dereden su getirmek
beat around the bush v. dolaylı konuşmak
beat somebody to a jelly v. pestilini çıkarmak
beat with a hammer v. balta ile vurmak
beat up v. saldırmak
beat off an attack v. saldırıyı püskürtmek
beat all hollow v. yenmek
beat a path v. yol açmak
beat down v. düşürmek
beat somebody black and blue v. kıyasıya dövmek
beat one's breast v. dövünmek
beat somebody to a pulp v. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat about the bush v. lafı ağzında gevelemek
beat the tar out of somebody v. komalık etmek
beat somebody black and blue v. öldüresiye dövmek
beat one's brains v. kafa yormak
beat down v. indirmek
heart beat v. kalbi atmak
beat somebody to a pulp v. fena halde benzetmek
beat a retreat v. geri çekilmek
beat off v. püskürtmek
beat around the bush v. lafı gevelemek
beat somebody all to pieces v. pöstekisini sermek
beat up v. çırpmak
beat around the bush v. lafı dolandırmak
beat about the bush v. lafı dolandırmak
be dead beat v. kolunu kıpırdatacak hali olmamak
beat about the bush v. ağzında gevelemek
begin beat v. girişmek
beat off v. defetmek
beat the air v. havanda su dövmek
beat about the bush v. sözü ağzında gevelemek
beat around the bush v. bin dereden su getirmek
beat a retreat v. kaçmak
beat at the door v. kapıyı çalmak
beat down v. yere sermek
one's heart skips a beat v. kalbi küt küt atmak
beat one's chest v. dövünmek
beat up v. hücum etmek
beat the air v. akıntıya kürek çekmek
beat up v. pataklamak
beat with a stick v. sopalamak
beat down v. bastırmak
beat somebody up v. sopa çekmek
beat down v. sermek
beat smb. into a jelly v. pestilini çıkarmak
beat about the bush v. lafı gevelemek
one's heart skips a beat v. kalbi yerinden çıkmak
beat the drum v. davul çalmak
beat the record v. rekoru kırmak
beat somebody up ta a pulp v. kemiklerini kırmak
beat off v. savuşturmak
beat it v. defolup gitmek
beat it v. defolmak
beat with a mallet v. tokmaklamak
beat somebody up v. hastanelik etmek
beat somebody to it v. atlatmak
beat something into somebody's head v. kafasına sokmak
beat somebody into a jelly v. pestilini çıkarmak
beat somebody hollow v. bozguna uğratmak
beat the hell out of somebody v. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat around the bush v. kırk dereden su getirmek
beat about the bush v. kırk dereden su getirmek
beat somebody to death v. döve döve öldürmek
beat somebody to death v. döverek öldürmek
beat at the door v. kapı çalmak
beat on the door v. kapı çalmak
beat someone badly v. fena benzetmek
beat someone savagely v. fena benzetmek
beat someone brutally v. fena benzetmek
beat someone severely v. fena benzetmek
beat to death v. öldürene kadar dövmek
beat to death v. ölümüne dövmek
patrol one's beat v. devriyeye çıkmak
patrol one's beat v. karakol gezmek
beat down v. azaltmak
beat into v. öğretmek
beat into v. kafasına sokmak
(creditors) beat one's door down v. alacaklılar kapıya dayanmak
(creditors) beat one's door down v. alacaklıları kapıya dayanmak
beat a record v. rekor kırmak
beat a record v. rekora imza atmak
beat-up v. pataklamak
be all beat up v. çok yorulmak
be all beat up v. yorgun olmak
be all beat up v. bitip tükenmek
beat up v. fena halde pataklamak
beat up v. yenmek
beat up v. dövmek
beat to death v. döverek öldürmek
beat hollow v. birini kolayca ve açık ara yenmek
get beat up v. dayak yemek
beat out v. ritim tutmak
beat a child v. bir çocuğu dövmek
get beat up all the time v. sürekli dayak yemek
beat a charge v. cezadan kurtulmak
beat the air v. boşuna uğraşmak
have a beat-up v. dayak yemek
beat generation n. beat kuşağı
beat generation in literature n. edebiyatta beat kuşağı
premature beat n. erken vuru
beat-up boat n. eski ve dökük tekne
beat your neighbour out of town n. bir kağıt oyunu
beat your neighbour out of doors n. bir kağıt oyunu
beat jack out of doors n. bir kağıt oyunu
dead beat adj. bitkin
beat up adj. külüstür
dead beat adj. çok yorgun
dead beat adj. leşi çıkmış
dead-beat adj. bitkin bir halde
dead-beat adj. perişan
dead-beat adj. bitkin
beat-up adj. paralanmış
beat-up adj. hırpalanmış
beat-up adj. yıpranmış
in a heart beat adv. beklemeksizin
beat it! interj. defol git!
beat it! interj. defol!
Phrasals
beat about sıkıntıyla aramak
beat about aranıp durmak
beat down pazarlık edip fiyatı düşürmek
beat down pazarlıkta fiyat kırmak
beat against something (rüzgar vb.) vurmak
beat something back bastırmak
beat down on (güneş vb.) üzerine/üzerilerine vurmak
beat someone back yenmek
beat something back yenmek
beat something back geri püskürtmek
beat back geri püskürtmek
beat back yenmek
beat down on (yağmur/kar) üzerine/üzerilerine yağmak
beat someone back bastırmak
beat back bastırmak
beat someone back geri püskürtmek
beat someone into something eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat someone into something pestilini çıkarmak
beat down on (yağmur) üzerine boşalmak/yağmak
Proverb
If you can't beat them, join them! eğer onları yenemiyorsan o zaman onlara katıl!
If you can't beat 'em, join 'em! eğer onları yenemiyorsan o zaman onlara katıl!
if you can't beat them, join them bükemediğin bileği öpeceksin
Colloquial
beat it tüymek
beat it koşarak gizlice kaçmak
beat it çabucak kaçmak
beat it savuşmak
beat it toz olmak
beat it fıymak
beat it fırlayıp kaçmak
beat it sıvışmak
beat to death işin içinden çıkıncaya kadar bıktırma pahasına uğraşmak
beat up eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat up marizlemek
beat a devil's tattoo şeytan kulağına kurşun
beat the devil's tattoo şeytan kulağına kurşun
beat the odds zoru başarmak
beat the odds bir zorluğu aşmak
beat the odds bir güçlüğü aşmak
beat the odds üstesinden gelmek
beat it basıp gitmek
beat it defolup gitmek
beat it! yok ol!
beat it! uza!
beat it! kaybol!
beat it! defol!
beat up perişan hale gelmiş
bobby on the beat yaya devriye
can't beat the price bundan ucuzunu bulamazsın
Idioms
beat swords into ploughshares savaş için kullanılan parayı halkın refahı için kullanmaya başlamak
beat to within an inch of life öldüresiye dövmek
beat the big drum gönülden desteklemek
beat about the bush bin dereden su getirmek
beat someone a frazzle eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat one's breast dizini dövmek
beat someone a frazzle birini benzetmek
beat about the bush kırk dereden su getirmek
beat a path to one's door birinin kapısını aşındırmak
beat the air havanda su dövmek
beat one's brains kafa yormak
beat the pants off fark atmak
beat a dead horse lafı uzatmak
beat one's brains kafa patlatmak
beat one's brains out kafa yormak
beat the pants off sırtını yere getirmek
dead beat yorgun düşmüş
dead beat yorgun argın
beat the daylights out of ağzını burnunu dağıtmak
beat the daylights out of hoşafa çevirmek
pound a beat volta atmak
beat black and blue evire çevire dövmek
beat the living daylights out of kötek atmak
beat the bushes fellik fellik aramak
beat one's own game kendi işini yapmak
beat one's own game kendi oyununu oynamak
pound a beat taban tepmek
beat the stuffing out of kuyruğunu tava sapına çevirmek
beat the living daylights out of sopa çekmek
beat down çekişe çekişe pazarlık etmek
beat the living daylights out of someone pöstekisini çıkarmak
beat someone into a cocked hat pastırmasını çıkarmak
beat someone to his knees dize getirmek
beat the living daylights out of someone pöstekisini sermek
beat the living daylights out of sopa atmak
beat a path to someone's door kapısını aşındırmak
beat someone up ifadesini almak
beat someone into a cocked hat üstün olmak
beat someone into a cocked hat daha iyi olmak
beat someone into a cocked hat alt etmek
beat someone into a cocked hat katlamak
beat someone into a cocked hat saf dışı etmek
beat someone into a cocked hat yenmek
beat the (living) daylights out of eşek sudan gelinceye kadar dövmek
dead beat tükenmiş
dead beat bitik
dead beat tamamen tüketilmiş
dead beat bitmiş
beat to the punch erken davranmak
beat one's brains out beyni durmak
beat to the draw erken davranmak
dead beat bitip tükenmiş
dead beat bitkin
dead beat yorgun
dead beat ölü gibi
beat about the bush sözü döndürüp dolaştırmak
beat about the bush sözü uzatmak
beat about the bush sadede gelmemek
beat about the bush asıl konuya gelmemek
beat around the bush sadede gelmemek
beat around the bush sözü döndürüp dolaştırmak
beat one's breast göğsünü yumruklamak
beat around the bush sözü uzatmak
beat around the bush asıl konuya gelmemek
beat hollow hezimete uğratmak
beat hollow tamamen mağlup etmek
beat hollow tamamen yenmek
beat the hell out of şiddetle vurmak
beat hell out of şiddetle vurmak
to beat the band çok büyük miktarda
to beat the band büyük bir enerjiyle
beat a path to someone's door kapısına üşüşmek
beat a path to someone's door kapısına yığılmak
beat to the punch başkasından önce davranmak
beat the shit out of someone bozguna uğratmak
beat the tar out of someone bozguna uğratmak
beat the socks off someone bozguna uğratmak
beat the tar out of someone hezimete uğratmak
beat the stuffing out of someone hezimete uğratmak
beat the hell out of someone bozguna uğratmak
beat the pants off someone hezimete uğratmak
beat the living daylights out of someone bozguna uğratmak
beat the hell out of someone hezimete uğratmak
beat the shit out of someone hezimete uğratmak
beat the living daylights out of someone hezimete uğratmak
beat the socks off someone hezimete uğratmak
beat the stuffing out of someone bozguna uğratmak
beat the pants off someone bozguna uğratmak
beat the bushes didik didik aramak
beat the bushes altını üstüne getirmek
beat one's head against the wall boş yere çabalamak
beat one's head against the wall boşuna uğraşmak
beat the stuffing out of someone birisini eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat the stuffing out of someone birisini çok kötü benzetmek
beat the natural stuffing out of someone birisini eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat the natural stuffing out of someone birisini çok kötü benzetmek
beat the pavement kaldırımları arşınlamak
beat the pavement sokakları arşınlamak
beat swords into ploughshares savaş baltalarını gömmek
one's heart misses a beat kalbi duracakmış gibi hissetmek
one's heart skips a beat kalbi duracakmış gibi hissetmek
if that don't beat a pig a-pecking! vay canına!
beat the tar out of someone birisini hezimete uğratmak
beat the socks off (of) someone birisini hezimete uğratmak
beat the living daylights out of someone birisini hezimete uğratmak
beat the pants off (of) someone birisini hezimete uğratmak
beat the pants off (of) someone bozguna uğratmak
beat the socks off (of) someone bozguna uğratmak
beat the hell out of someone birisini hezimete uğratmak
beat the stuffing out of someone birisini hezimete uğratmak
beat the shit out of someone birisini hezimete uğratmak
beat the living daylights out of someone eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat the rap yaptığı yanına kar kalmak
march to (the beat of) a different drummer ayrı telden çalmak
beat the drum for someone birisini desteklemek
beat the band hızla
beat the band çabucak
beat the natural stuffing out of someone birisini öldüresiye dövmek
beat someone at their own game kendi oyunuyla yenmek
beat one's head against the wall boşa kürek sallamak
beat one's head against the wall havanda su dövmek
beat one's head against the wall boşa kürek çekmek
to beat the band hızla
to beat the band çabucak
sell something to beat the band peynir ekmek gibi
beat the drum (bir şeyi/birisini) övmek
beat a dead horse boşa uğraşmak
beat a dead horse boşuna çene yormak
beat a retreat (soğuk/tehlikeli) bir yeri terk etmek
beat a retreat (soğuk/tehlikeli) bir yerden ayrılmak
beat a hasty retreat toz olmak
beat a retreat hızla geri çekilmek
beat a hasty retreat hızla geri çekilmek
beat a retreat toz olmak
beat a hasty retreat bir yerden kaçmak
beat a retreat bir yerden kaçmak
beat someone down to size dersini vermek
beat someone down to size boyunun ölçüsünü almak
beat one's gums boşuna nefes tüketmek
beat one's gums boşa nefes tüketmek
beat one's gums boşuna çene yormak
beat somebody hollow farklı yenmek
beat somebody hollow hezimete uğratmak
beat someone to the punch erken davranmak
beat somebody to it önce davranmak
beat somebody to the punch erken davranmak
beat somebody to it erken davranmak
beat someone to the draw önce davranmak
beat someone to the draw erken davranmak
beat somebody to the punch önce davranmak
beat someone to the punch önce davranmak
beat somebody to a pulp pestilini çıkarmak
beat the tar out of somebody hezimete uğratmak
beat the tar out of somebody fena benzetmek
beat the tar out of somebody komalık etmek
beat the tar out of somebody bozguna uğratmak
beat the tar out of somebody eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat the system düzeni/sistemi kendi çıkarına kullanmak
beat oneself up kendini paralamak
beat the clock zamanında/vaktinde yapmak
beat oneself up kendini cezalandırmak/suçlamak
beat the clock vaktinde varmak/ulaşmak
beat somebody's socks off hezimete uğratmak
beat somebody's socks off bozguna uğratmak
not miss a beat hiç durmamak
not skip a beat tereddüt etmemek
not miss a beat duraksamamak
not skip a beat duraksamamak
not skip a beat hiç durmamak
not miss a beat tereddüt etmemek
without missing a beat tereddüt etmeden
without missing a beat duraksamadan
beat the shit out of someone fena benzetmek
beat the socks off someone fena benzetmek
beat the pants off someone öldüresiye dövmek
beat the living daylights out of someone öldüresiye dövmek
beat the pants off someone pestilini çıkarmak
beat the tar out of someone eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat the shit out of someone eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat the stuffing out of someone fena benzetmek
beat the hell out of someone fena benzetmek
beat the hell out of someone pestilini çıkarmak
beat the shit out of someone pestilini çıkarmak
beat the socks off someone pestilini çıkarmak
beat the pants off someone fena benzetmek
beat the pants off someone eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat the stuffing out of someone eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat the hell out of someone eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat the stuffing out of someone öldüresiye dövmek
beat the socks off someone eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat the stuffing out of someone pestilini çıkarmak
beat the living daylights out of someone pestilini çıkarmak
beat the socks off someone öldüresiye dövmek
beat the shit out of someone öldüresiye dövmek
beat the tar out of someone fena benzetmek
beat the tar out of someone pestilini çıkarmak
beat the tar out of someone öldüresiye dövmek
beat the living daylights out of someone fena benzetmek
beat the hell out of someone öldüresiye dövmek
beat one's brains out çözüm yolu bulmaya çalışmak
beat one's brains out kafa patlatmak
beat the bushes çok didinmek
beat the bushes çok uğraşmak
beat the bushes çalışıp didinmek
beat the gun başlanması gereken zamandan önce başlamak
beat the gun erken/hatalı çıkış yapmak
beat the gun (başlanması gereken zamandan) önce harekete geçmek
beat the drum şevkle/heyecanla tanıtımını yapmak
beat the drum birisini desteklemek
beat the drum bir fikrin veya şahsın reklamını yapmak
beat a dead horse boşa kürek çekmek
beat a dead horse havanda su dövmek
beat someone to something birini alt etmek
beat someone to something birşeyi birinden önce yapmak
beat somebody to within an inch of their life öldüresiye dövmek
beat the crap out of someone birini fena pataklamak
beat the crap out of someone birinin tozunu attırmak
lay a beat down on somebody birini yere sermek
one's heart misses a beat (heyecandan/korkudan) kalbi duracakmış gibi olmak
one's heart skips a beat (heyecandan/korkudan) kalbi duracakmış gibi olmak
beat down bardaktan boşalırcasına yağmak
not miss a beat sektirmemek
not miss a beat sektirmeden
beat up to a pulp pestilini çıkarmak
beat up to a pulp öldüresiye dövmek
beat sense into aklını başına getirmek
someone beat you to it birisi bunu senden önce yaptı
move to the beat tempoya ayak uydurmak
play to the beat ritme göre çalmak
play to the beat ritme ayak uydurarak çalmak
beat the hell out of something papucunu dama attırmak
beat a dead horse ısıtıp ısıtıp önüne getirmek
beat a dead dog ısıtıp ısıtıp önüne getirmek
beat someone up birini benzetmek
beat someone up birini pataklamak
beat someone up birini yerin dibine sokmak
beat someone up birini ağır biçimde eleştirmek
beat the crowd kalabalığa takılmamak için erken çıkmak
Speaking
don't that just beat all! inanılmaz!
if that don't beat all! inanılmaz!
can't beat that bundan iyisini yapamazdım
can't beat that bundan iyisi yapılamazdı/olmazdı
you got me beat hiç bilmiyorum!
It's got me beat bilmiyorum!
I can't beat that bundan iyisini yapamazdım
you can't beat that bundan iyisi yapılamazdı/olmazdı
you got me beat bilmiyorum!
It's got me beat hiç bilmiyorum!
don't that just beat all! bu ilginç işte!
If that don't beat all! bu ilginç işte!
If you can't beat them, join them! eğer onları yenemiyorsan, onlara katıl!
If you can't beat 'em, join 'em! eğer onları yenemiyorsan, onlara katıl!
i'm beat yorgunluktan ölüyorum
don't that beat all! vay anasını!
don't that beat all! vay canına!
don't that just beat all! vay anasını!
if that don't beat all! vay canına!
don't that just beat all! vay canına!
if that don't beat all! vay anasını!
i'm beat pestilim çıktı
don't beat yourself up kendine bu kadar yüklenme
you just barely beat me out! beni zar zor geçtin/yendin
don't beat around the bush lafı uzatma
don't beat around the bush sadede gel
don't beat around the bush lafı dolandırma
i'll beat you to death seni ölene kadar döveceğim
can you beat me? beni yenebilir misin?
Slang
beat about the bush sadede gelmemek
beat feet bir yeri terk etmek
beat it bir yerden gitmek
beat it sıvışmak
beat feet bir yerden gitmek
beat feet sıvışmak
beat one's gums konuşmak
beat it bir yeri terk etmek
beat one's gums muhabbet etmek
beat the rap cezadan kurtulmak
beat the rap yakayı sıyırmak
beat the rap temize çıkmak
beat the rap cezadan aklanmak
beat the rap beraat etmek
beat the rap yırtmak
beat the rap paçayı sıyırmak
beat the rap aklanmak
beat off! yürü git!
beat to shit mahvolmuş
beat-up hurda yığını
beat-up döküntü
coppers on the beat devriye gezen polisler
a beat cop devriye polisi
kill the beat müziği kapat
beat cop devriye gezen polis
beat that! hadi bakalım seni görelim!
beat off mastürbasyon yapmak
beat off otuzbir çekmek
beat off asılmak
beat off çavuşu tokatlamak
beat the meat çavuşu tokatlamaks
beat all to hell harap olmuş
beat all to hell bozuk
beat all to hell enkaz gibi
beat all to hell kırılmış
beat all to hell kırık
beat all to hell kırık dökük
beat all to hell harabe gibi
Trade/Economic
beat down pazarlıkta fiyat kırmak
beat the competition rekabeti yenmek
Media
beat reporting uzman muhabirlik
Technical
beat frequency oscillator darbe frekansı osilatörü
zero beat vurusuz
beat frequency darbe frekansı
beat frequency vuru frekansı
beat oscillator vurulu salıngaç
beat-frequency oscillator darbe frekansı osilatörü
bpm-beat per minute dakika başı vuruş sayısı
zero beat sıfır girişimi
Computer
beat frequency vuru sıklığı
beat oscillator vurulu salıngaç
Telecom
composite triple beat birleşik üçlü vuru
beat frequency oscillator vuru frekans osilatörü
beat frequency vuru frekansı
zero beat sıfır vuruş