berbat - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

berbat



Bedeutungen von dem Begriff "berbat" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 103 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
berbat awful adj.
berbat horrible adj.
berbat terrible adj.
berbat gross adj.
berbat bad adj.
General
berbat shocking adj.
berbat chronic adj.
berbat atrocious adj.
berbat helluva adj.
berbat stinking adj.
berbat vile adj.
berbat spoilt adj.
berbat villainous adj.
berbat infamous adj.
berbat accursed adj.
berbat screwed adj.
berbat sticky adj.
berbat sickening adj.
berbat vicious adj.
berbat wretched adj.
berbat violent adj.
berbat destroyed adj.
berbat dread adj.
berbat dreadful adj.
berbat abysmal adj.
berbat appalling adj.
berbat devilish adj.
berbat hellish adj.
berbat ropy adj.
berbat frightful adj.
berbat bum adj.
berbat infernal adj.
berbat miserable adj.
berbat horrid adj.
berbat unsavoury adj.
berbat flagitious adj.
berbat abominable adj.
berbat unsavory adj.
berbat sorry adj.
berbat dashed adj.
berbat disgusting adj.
berbat crappy adj.
berbat accurst adj.
berbat execrable adj.
berbat grotty adj.
berbat hell of adj.
berbat deuced adj.
berbat indifferent adj.
berbat fierce adj.
berbat egregious adj.
berbat ungodly adj.
berbat ghastly adj.
berbat horrible adj.
berbat terrible adj.
berbat rotten adj.
berbat icky adj.
berbat hideous adj.
berbat dire adj.
berbat diabolical adj.
berbat lousy adj.
berbat nasty adj.
berbat unsightly adj.
berbat wretch adj.
berbat cruddy adj.
berbat cheesy adj.
berbat scabby adj.
berbat poor adj.
berbat nefandous adj.
berbat terrific adj.
berbat beastly adv.
berbat badly adv.
Colloquial
berbat bliddy adj.
berbat crumbum adj.
berbat yucky adj.
berbat dreadful adj.
Idioms
berbat a deuce of a (something) n.
berbat rotten to the core expr.
berbat a dog's breakfast expr.
berbat a dog's dinner expr.
Speaking
berbat it sucks expr.
Slang
berbat beasty adj.
berbat gucky adj.
berbat hell adj.
berbat gloopy adj.
berbat ropey adj.
berbat crappie adj.
berbat janky adj.
berbat fucked up adj.
berbat wack (rap slang) interj.
berbat (something) blows expr.
berbat fubar (fouled up beyond any/all recognition) expr.
berbat fubar (fucked up but all right) expr.
berbat it blows expr.
berbat it sucks expr.
Archaic
berbat tremendous adj.
British Slang
berbat fart in a spacesuit n.
berbat rammy adj.
berbat rough adj.
berbat stinking adj.
berbat mingin adj.
berbat minging adj.
berbat grebby adj.
berbat clingin (socttish) interj.

Bedeutungen, die der Begriff "berbat" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 246 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
berbat etmek spoil v.
berbat etmek vitiate v.
General
işi berbat etmek mess up v.
berbat etmek mess things up v.
berbat olmak go to pot v.
berbat etmek bungle v.
berbat etmek cast a cloud on something v.
berbat etmek ball up v.
berbat etmek mess up v.
berbat etmek fluff v.
berbat etmek botch up v.
berbat etmek botch v.
berbat olmak be ruined v.
berbat olmak stink v.
berbat olmak be spoilt v.
berbat etmek vitiate v.
berbat etmek make a mess of v.
berbat etmek cloud v.
berbat etmek bring to ruin v.
berbat etmek make nonsense of v.
berbat etmek crab v.
berbat etmek wreck v.
berbat olmak go bad v.
berbat etmek screw up v.
berbat etmek butcher v.
berbat etmek play the deuce with v.
işleri berbat etmek mess up v.
berbat etmek upset v.
berbat etmek bang up v.
berbat etmek bodge v.
bir çuval inciri berbat etmek upset the applecart v.
berbat etmek ruin v.
berbat etmek murder v.
berbat kokmak stink v.
berbat kokmak smell bad v.
berbat görünmek look terrible v.
berbat görünmek look awful v.
berbat görünmek look a fright v.
berbat kabuslar görmek have terrible nightmares v.
berbat etmek spoil v.
berbat bir hal almak turn into a mess v.
berbat bir hal almak be a mess v.
berbat bir hal almak become a mess v.
berbat etme bungle n.
berbat (bir işi) botch n.
(bir işin) gelebileceği en berbat durum low point (to be in something) n.
(bir işin) gelebileceği en berbat nokta low point (to be in something) n.
berbat/korkunç gürültü terrible noise n.
berbat eden spoiler n.
(yağmurlu/puslu) berbat hava soggy day n.
berbat kimse terrible n.
berbat şey terrible n.
berbat (bir durum) abject adj.
berbat bir halde olan wretched adj.
berbat olmuş ruined adj.
berbat kokan foetid adj.
berbat kokan noisome adj.
berbat kokan malodorous adj.
berbat kokan fetid adj.
berbat kokan evil-smelling adj.
berbat kokan foul adj.
berbat kokan smelly adj.
berbat kokan stinking adj.
berbat kokan foul-smelling adj.
berbat kokan putrid adj.
berbat görünümlü awful-looking adj.
berbat olmuş corrupted adj.
berbat zamanlar terrible times adj.
berbat, iğrenç abhominable adj.
berbat bir şekilde terribily adv.
berbat bir şekilde accursedly adv.
berbat bir şekilde dismally adv.
berbat bir şekilde stickily adv.
berbat bir şekilde deucedly adv.
berbat bir şekilde flagitiously adv.
berbat bir şekilde appallingly adv.
berbat bir şekilde dashed adv.
berbat bir halde abysmally adv.
berbat bir şekilde badly adv.
berbat bir şekilde egregiously adv.
berbat bir halde rottenly adv.
berbat biçimde atrociously adv.
berbat biçimde ghastly adv.
berbat bir biçimde abominable adv.
berbat biçimde nastily adv.
Phrasals
berbat etmek bungle up v.
berbat etmek bungle something up v.
burnunu sokup berbat etmek meddle with v.
bir çuval inciri berbat etmek put out v.
Proverb
daha iyisini yapmaya çalıştıkça berbat etme riski vardır best is the enemy of the good
sadece aptal bir insan yaşadığı yeri çöplüğe çevirip berbat eder it's an ill bird that fouls its own nest
Colloquial
berbat etmek chunk v.
berbat etmek flub v.
berbat etmek mess up v.
berbat etmek blow v.
berbat olmak get ruined v.
berbat etmek mishandle v.
bir çuval inciri berbat etmek blow v.
berbat olmak bite the big one v.
berbat etmek bollix up v.
berbat etmek fluff v.
berbat etmek bungle v.
berbat etmek screw up v.
berbat etmek fuck up v.
berbat etmek spoil v.
berbat etmek louse up v.
berbat etmek bollix v.
berbat etmek bobble v.
berbat etmek ball up v.
berbat etmek fumble v.
berbat etmek bumble v.
berbat etmek muck up v.
berbat etmek muff v.
berbat etmek botch v.
berbat etmek bollocks up v.
berbat etmek botch up v.
berbat etmek foul up v.
berbat olmak (iş/işler) be fucked up v.
her şeyi berbat etmek blow the whole thing v.
aşağılık/rezil/berbat insanlar topluluğu rogues' gallery n.
berbat etme ballocks n.
berbat etme bollocks n.
berbat bir fikir a terrible idea n.
berbat bir koca a terrible husband n.
berbat durumda messed up adj.
berbat/korkunç (bir şey veya kişi) a hell of a someone or something adv.
berbat/korkunç (bir şey veya kişi) a helluva someone or something adv.
berbat/çok kötü/tam bir baş belası (kişi/şey) one heck of a (something or someone) expr.
tüm seçenekler çöp/berbat all options stink expr.
berbat! so gross! expr.
çok kötü/berbat (something) from hell expr.
işler öylesine berbat bir noktaya geldi ki reach a pretty pass expr.
işler öylesine berbat bir noktaya geldi ki come to a pretty a pass expr.
Idioms
berbat olmak be tainted by (something) v.
berbat etmek make a pig's ear of v.
berbat etmek get something into a mess v.
berbat etmek make a pig's ear out of v.
berbat etmek foul up v.
berbat etmek spoil v.
bir şeyi berbat etmek gum something up v.
berbat etmek make a horlicks of v.
bir şeyi berbat etmek/çok kötü yapmak make a dog's breakfast of something v.
berbat kokmak stink to high heaven v.
berbat etmek cast a cloud over v.
bir çuval inciri berbat etmek queer someone's pitch v.
berbat etmek muck up v.
berbat etmek hog something to death v.
berbat etmek take the shine off something v.
bir çuval inciri berbat etmek upset the apple-cart v.
berbat etmek wreck v.
berbat etmek ruin v.
berbat etmek fluff v.
berbat etmek mess up v.
berbat etmek make a hash of v.
berbat etmek botch v.
berbat etmek bungle v.
bir çuval inciri berbat etmek rock the boat v.
berbat kokmak smell to high heaven v.
bir çuval inciri berbat etmek blow something sky-high v.
berbat etmek put paid v.
bir şeyi berbat etmek gum the works up v.
berbat etmek mishandle v.
berbat etmek cock up v.
can sıkıcı/berbat/iğrenç bir durum a hair in the butter n.
dünyanın en berbat yeri the armpit of the universe n.
dünyanın en berbat yeri the armpit of the world n.
berbat durumda in a sticky situation adv.
bir çuval inciri berbat ettin you upset the applecart expr.
-i berbat etmek mess something up
-i berbat etmek make a mess of something
kainatın en berbat yeri the armpit of the world
kainatın en berbat yeri the armpit of the universe
oldukça kötü/berbat/fena olmak not be up to much
Informal
berbat bir biçimde nittily [obsolete] adv.
Speaking
berbat bir hafta sonu yaşadım I had a terrible weekend expr.
berbat görünüyorsun you look terrible expr.
bu çok berbat that's pretty awful expr.
berbat bir şey yaptık we did a terrible thing expr.
berbat görünüyorum I look awful expr.
burası berbat it is terrible here expr.
berbat görünüyorsun you look so out of shape expr.
berbat görünüyorsun you look like a mess expr.
berbat olduğunu biliyorum I know it sucks expr.
berbat görünüyorsun you look a mess expr.
bunu berbat etmeyin don't mess this up expr.
berbat bir hafta sonu geçirdim I had a terrible weekend expr.
Slang
işi berbat etmek fuck up v.
bir şeyi berbat etmek fuck something up v.
berbat etmek fuck up v.
berbat olmak suck ass v.
berbat olmak suck a big one v.
berbat olmak suck the big one v.
berbat etmek mishandle v.
berbat etmek bollix up v.
berbat etmek bitch up v.
berbat etmek bollocks up v.
berbat etmek spoil v.
berbat etmek muff v.
berbat etmek bungle v.
berbat etmek bitch v.
berbat etmek root v.
bir çuval inciri berbat etmek bitch up v.
berbat etmek botch up v.
berbat etmek muck up v.
berbat etmek (bir etkinliği vb) unstich the sitch v.
berbat etmek foul up v.
berbat etmek ball up v.
berbat etmek bumble v.
berbat etmek screw up v.
berbat etmek mess up v.
berbat etmek fuck up v.
berbat etmek flub v.
berbat etmek fumble v.
berbat etmek botch v.
berbat olmak suck v.
berbat etmek make a muck of v.
berbat etmek fluff v.
berbat etmek louse up v.
berbat etmek bollix v.
berbat etmek bobble v.
berbat etmek fuck v.
berbat durum cluster fuck n.
berbat etme ballocks n.
berbat olma shit show n.
berbat etme bollocks n.
berbat edilmiş fouled up adj.
berbat durumda screwed up adj.
berbat ederek bitchily adv.
ne berbat … a bitch of (something) expr.
ne berbat … bitch of (a someone or something) expr.
bu çok berbat that's a pisser expr.
berbat görünüyorsun you look like shit expr.
berbat! that sucks! expr.
berbat olmuş fucked up expr.
berbat! it sucks! expr.
bu çok berbat this is fucked up expr.
çok berbat sucks ass expr.
her zamanki berbat durum snafu (situation normal all fucked up) expr.
hava berbat sıcak it's cooking expr.
her şey berbat everything is fucked up expr.
Automotive
berbat durumda fucked up beyond all repair expr.
British Slang
berbat etmek nause up v.
berbat durum clusterfuck n.
berbat kokan whiffy adj.
berbat! that’s total pants! expr.
tek kelimeyle berbat! that’s total pants!