berbat - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

berbat



Bedeutungen von dem Begriff "berbat" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 150 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
berbat awful adj.
berbat terrible adj.
berbat horrible adj.
berbat gross adj.
berbat bad adj.
General
berbat shocking adj.
berbat chronic adj.
berbat atrocious adj.
berbat helluva adj.
berbat stinking adj.
berbat vile adj.
berbat spoilt adj.
berbat villainous adj.
berbat infamous adj.
berbat wretched adj.
berbat accursed adj.
berbat screwed adj.
berbat sticky adj.
berbat violent adj.
berbat destroyed adj.
berbat dread adj.
berbat dreadful adj.
berbat abysmal adj.
berbat appalling adj.
berbat devilish adj.
berbat hellish adj.
berbat ropy adj.
berbat frightful adj.
berbat bum adj.
berbat infernal adj.
berbat miserable adj.
berbat horrid adj.
berbat unsavoury adj.
berbat flagitious adj.
berbat abominable adj.
berbat unsavory adj.
berbat sorry adj.
berbat dashed adj.
berbat disgusting adj.
berbat crappy adj.
berbat accurst adj.
berbat execrable adj.
berbat grotty adj.
berbat hell of adj.
berbat deuced adj.
berbat indifferent adj.
berbat fierce adj.
berbat egregious adj.
berbat ungodly adj.
berbat ghastly adj.
berbat sickening adj.
berbat vicious adj.
berbat horrible adj.
berbat terrible adj.
berbat rotten adj.
berbat icky adj.
berbat hideous adj.
berbat dire adj.
berbat diabolical adj.
berbat lousy adj.
berbat nasty adj.
berbat unsightly adj.
berbat wretch adj.
berbat cruddy adj.
berbat cheesy adj.
berbat scabby adj.
berbat poor adj.
berbat nefandous adj.
berbat terrific adj.
berbat ugsome adj.
berbat bad adj.
berbat gosh–awful adj.
berbat execrable adj.
berbat excruciating adj.
berbat wack adj.
berbat helly [obsolete] adj.
berbat renk [uk] adj.
berbat retropulsive adj.
berbat obscene adj.
berbat gnarly adj.
berbat darn adj.
berbat durn adj.
berbat darnation adj.
berbat deplorable adj.
berbat deplorate adj.
berbat inexecrable adj.
berbat beastly adv.
berbat badly adv.
Colloquial
berbat bliddy adj.
berbat crumbum adj.
berbat dreadful adj.
berbat yucky adj.
berbat beat adj.
berbat cruddie adj.
berbat crudy adj.
berbat hidi adj.
berbat a (damn) sight worse expr.
berbat a deuce of a expr.
berbat the deuce of a expr.
berbat gag me with a spoon expr.
Idioms
berbat a deuce of a (something) n.
berbat beneath contempt adj.
berbat a dog's dinner expr.
berbat rotten to the core expr.
berbat a dog's breakfast expr.
berbat it's all downhill expr.
berbat like a dog's breakfast [uk/australia] expr.
berbat like a dog's dinner [uk/australia] expr.
Speaking
berbat it sucks expr.
Archaic
berbat tremendous adj.
berbat elrich adj.
Slang
berbat mickey mouse n.
berbat shag-nasty n.
berbat balls up n.
berbat shot to the curb v.
berbat beasty adj.
berbat gucky adj.
berbat hell adj.
berbat gloopy adj.
berbat ropey adj.
berbat crappie adj.
berbat janky adj.
berbat fucked up adj.
berbat dank adj.
berbat hellacious adj.
berbat hiddy adj.
berbat icky-poo adj.
berbat mungy adj.
berbat obno adj.
berbat obnoc adj.
berbat onkus [australia/new zealand] adj.
berbat butt adv.
berbat wack (rap slang) interj.
berbat barf interj.
berbat barfola interj.
berbat (something) blows expr.
berbat fubar (fouled up beyond any/all recognition) expr.
berbat it blows expr.
berbat it sucks expr.
berbat from hell expr.
berbat fubar (fucked up beyond all repair) expr.
berbat barf out exclam.
British Slang
berbat fart in a spacesuit n.
berbat rammy adj.
berbat stinking adj.
berbat mingin adj.
berbat rough adj.
berbat grebby adj.
berbat minging adj.
berbat clingin (socttish) interj.

Bedeutungen, die der Begriff "berbat" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 400 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
berbat etmek spoil v.
berbat etmek vitiate v.
General
berbat etme bungle n.
berbat (bir işi) botch n.
(bir işin) gelebileceği en berbat durum low point (to be in something) n.
(bir işin) gelebileceği en berbat nokta low point (to be in something) n.
berbat/korkunç gürültü terrible noise n.
berbat eden spoiler n.
(yağmurlu/puslu) berbat hava soggy day n.
berbat kimse terrible n.
berbat şey terrible n.
berbat olma ugsomeness [scottish] n.
her şeyi berbat eden sürpriz olay joker n.
berbat olmuş şey mess-up n.
berbat kimse horrible n.
berbat tip humgruffin n.
berbat etme muck-up n.
berbat bir zaman an awful time n.
berbat edilmiş şey butchery n.
tadın yenemeyecek kadar berbat olması disgustingness n.
berbat etmek make nonsense of v.
berbat etmek crab v.
berbat etmek wreck v.
berbat olmak go bad v.
berbat etmek screw up v.
işleri berbat etmek mess up v.
berbat etmek butcher v.
berbat etmek play the deuce with v.
berbat olmak be spoilt v.
berbat etmek botch v.
berbat olmak stink v.
berbat etmek mess up v.
berbat etmek bungle v.
berbat etmek vitiate v.
berbat etmek make a mess of v.
berbat etmek cloud v.
berbat etmek bring to ruin v.
berbat etmek ball up v.
berbat etmek cast a cloud on something v.
işi berbat etmek mess up v.
berbat etmek mess things up v.
berbat olmak go to pot v.
berbat etmek fluff v.
berbat etmek botch up v.
berbat olmak be ruined v.
berbat etmek upset v.
berbat etmek bang up v.
berbat etmek bodge v.
bir çuval inciri berbat etmek upset the applecart v.
berbat etmek ruin v.
berbat etmek murder v.
berbat kokmak stink v.
berbat kokmak smell bad v.
berbat görünmek look terrible v.
berbat görünmek look awful v.
berbat görünmek look a fright v.
berbat kabuslar görmek have terrible nightmares v.
berbat etmek spoil v.
berbat bir hal almak turn into a mess v.
berbat bir hal almak be a mess v.
berbat bir hal almak become a mess v.
berbat etmek mangle v.
(kağıt ) kötü yazıyla berbat etmek blot [obsolete] v.
(bir işi) berbat etmek blunder v.
berbat etmek blunk [dialect] [scotland] v.
berbat etmek bolix (up) v.
berbat etmek mess v.
berbat etmek mess (up) v.
berbat şekilde uyarlamak misadapt v.
(yemeği pişirirken) berbat etmek miscook v.
berbat etmek louse (up) v.
berbat etmek mucker v.
berbat etmek mull v.
berbat etmek mullock [dialect] v.
(bir şeyi) berbat etmek butcher v.
(berbat, pis) kokmak odourize v.
(berbat, pis) kokmak odourise v.
berbat olmuş ruined adj.
berbat bir halde olan wretched adj.
berbat (bir durum) abject adj.
berbat kokan malodorous adj.
berbat kokan fetid adj.
berbat kokan noisome adj.
berbat kokan foetid adj.
berbat kokan putrid adj.
berbat kokan smelly adj.
berbat kokan stinking adj.
berbat kokan foul-smelling adj.
berbat kokan foul adj.
berbat kokan evil-smelling adj.
berbat görünümlü awful-looking adj.
berbat olmuş corrupted adj.
berbat zamanlar terrible times adj.
berbat, iğrenç abhominable adj.
berbat bir halde olan elenge adj.
berbat bir halde olan ellenge [obsolete] adj.
kulağa berbat gelen horrisonous adj.
berbat sesli horrisonous adj.
berbat kokulu infragrant adj.
berbat bir şekilde accursedly adv.
berbat bir şekilde dismally adv.
berbat bir şekilde terribily adv.
berbat bir şekilde badly adv.
berbat bir şekilde egregiously adv.
berbat bir halde rottenly adv.
berbat biçimde atrociously adv.
berbat bir şekilde deucedly adv.
berbat bir şekilde flagitiously adv.
berbat bir şekilde appallingly adv.
berbat bir şekilde stickily adv.
berbat bir şekilde dashed adv.
berbat bir halde abysmally adv.
berbat biçimde ghastly adv.
berbat bir biçimde abominable adv.
berbat biçimde nastily adv.
berbat bir şekilde awfully adv.
berbat bir biçimde execrably adv.
berbat bir şekilde hellish adv.
berbat bir şekilde hellishly adv.
berbat bir şekilde mortally adv.
berbat bir durumda deplorably adv.
berbat bir şekilde ghastlily adv.
berbat bir şekilde ghastily adv.
berbat bir şekilde grisly adv.
berbat biçimde infamously adv.
Phrasals
berbat etmek bungle up v.
berbat etmek bungle something up v.
bir çuval inciri berbat etmek put out v.
burnunu sokup berbat etmek meddle with v.
berbat etmek scupper up v.
bir şeyi bir şeyle berbat etmek taint something with something v.
bir şeyi berbat etmek bang something up v.
bir şeyi berbat etmek hack something up v.
(bir şeyi) berbat etmek louse something up v.
berbat etmek mung up v.
Proverb
daha iyisini yapmaya çalıştıkça berbat etme riski vardır best is the enemy of the good
sadece aptal bir insan yaşadığı yeri çöplüğe çevirip berbat eder it's an ill bird that fouls its own nest
daha iyisini yapmaya çalıştıkça berbat etme riski vardır let (the) perfect be the enemy of (the) good
Colloquial
aşağılık/rezil/berbat insanlar topluluğu rogues' gallery n.
berbat etme ballocks n.
berbat etme bollocks n.
berbat bir fikir a terrible idea n.
berbat bir koca a terrible husband n.
berbat kişi/yer toxic waste dump n.
berbat bira hogwash n.
berbat tip barf-out n.
berbat edilmiş iş foozle n.
berbat/korkunç (bir şey) helluva (something) n.
berbat/korkunç biri/bir şey helluva someone/something n.
berbat etmek chunk v.
berbat etmek screw up v.
berbat etmek mess up v.
berbat etmek blow v.
berbat etmek bollix up v.
berbat etmek fluff v.
berbat etmek bungle v.
berbat etmek fuck up v.
berbat etmek spoil v.
berbat etmek botch v.
berbat etmek botch up v.
berbat etmek ball up v.
berbat etmek fumble v.
berbat etmek bumble v.
berbat etmek muck up v.
berbat etmek muff v.
berbat olmak get ruined v.
berbat etmek bollix v.
berbat etmek bobble v.
berbat etmek louse up v.
berbat etmek bollocks up v.
berbat etmek foul up v.
berbat olmak (iş/işler) be fucked up v.
bir çuval inciri berbat etmek blow v.
berbat etmek mishandle v.
berbat olmak bite the big one v.
berbat etmek flub v.
her şeyi berbat etmek blow the whole thing v.
berbat etmek hash up v.
bir şeyi berbat etmek/talan etmek hash something up v.
sakarlıkla berbat etmek hames [ireland] v.
berbat etmek massacre v.
bir şeyi berbat etmek blow something v.
bir çuval inciri berbat etmek blow something v.
berbat etmek duff up [uk] v.
bir şeyi berbat etmek goof something up v.
berbat durumda messed up adj.
berbat kokan funky adj.
berbat edilmiş foozlified adj.
berbat olmuş kacked adj.
berbat/korkunç (bir şey veya kişi) a hell of a someone or something adv.
berbat/korkunç (bir şey veya kişi) a helluva someone or something adv.
berbat! yikes interj.
berbat! yipe [us] interj.
berbat/çok kötü/tam bir baş belası (kişi/şey) one heck of a (something or someone) expr.
tüm seçenekler çöp/berbat all options stink expr.
berbat! so gross! expr.
çok kötü/berbat (something) from hell expr.
işler öylesine berbat bir noktaya geldi ki reach a pretty pass expr.
işler öylesine berbat bir noktaya geldi ki come to a pretty a pass expr.
tüm seçenekler berbat veya boktan anlamında bir kısaltma aos (all options stink) expr.
o/bu her şeyi berbat etti that's torn it [uk] expr.
bir durum/olay her şeyi berbat etti that's torn it [uk] expr.
berbat/korkunç (bir kişi/bir şey) hell of a (person or thing) expr.
gerçekten berbat kokuyor burası! It smells like someone died in here! expr.
oldukça kötü/berbat/fena not up to much [uk/australia] expr.
Idioms
can sıkıcı/berbat/iğrenç bir durum a hair in the butter n.
dünyanın en berbat yeri the armpit of the universe n.
dünyanın en berbat yeri the armpit of the world n.
kainatın en berbat yeri the armpit of the world n.
kainatın en berbat yeri the armpit of the universe n.
berbat (bir şey) a deuce of a (something) n.
berbat hayat living death n.
zavallı/berbat bir durum a dog's life n.
berbat bir deneyim a fate worse than death n.
berbat bir nokta a pretty pass n.
berbat bir hal a pretty pass n.
işlerin berbat bir hal aldığı surum a pretty state of affairs n.
berbat bir deneyim fate worse than death n.
berbat olmak be tainted by (something) v.
berbat etmek make a pig's ear of v.
berbat etmek get something into a mess v.
berbat etmek make a pig's ear out of v.
berbat etmek foul up v.
bir çuval inciri berbat etmek upset the apple-cart v.
bir şeyi berbat etmek gum the works up v.
berbat etmek put paid v.
bir çuval inciri berbat etmek blow something sky-high v.
berbat etmek bungle v.
bir çuval inciri berbat etmek rock the boat v.
berbat kokmak smell to high heaven v.
berbat etmek botch v.
berbat etmek ruin v.
berbat etmek fluff v.
berbat etmek mess up v.
berbat etmek make a hash of v.
berbat etmek wreck v.
berbat etmek cock up v.
berbat etmek mishandle v.
bir şeyi berbat etmek/çok kötü yapmak make a dog's breakfast of something v.
berbat kokmak stink to high heaven v.
berbat etmek cast a cloud over v.
bir çuval inciri berbat etmek queer someone's pitch v.
berbat etmek muck up v.
berbat etmek hog something to death v.
berbat etmek take the shine off something v.
berbat etmek spoil v.
bir şeyi berbat etmek gum something up v.
berbat etmek make a horlicks of v.
oldukça kötü/berbat/fena olmak not be up to much v.
-i berbat etmek make a mess of something v.
-i berbat etmek mess something up v.
işi berbat etmek/mahvetmek drop the ball [us] v.
berbat bir döneme girmek go through/hit a sticky patch v.
berbat bir döneme girmek hit a sticky patch v.
(bir şeyi) berbat etmek make a dog's dinner (of something) v.
berbat durumda olmak have a heavy heart v.
berbat görünmek look a sight v.
berbat durumda olmak look a sight [old-fashioned] [uk] v.
berbat durumda olmak be in a sorry state v.
berbat durumda olmak be in a sticky situation v.
berbat bir deneyim/durum olmak be a fate worse than death v.
berbat durumda olmak be bitter and twisted v.
dünyanın en berbat yeri olmak be the armpit of the world v.
kainatın en berbat yeri olmak be the armpit of the world v.
berbat olmak/gitmek be up the spout [uk] v.
berbat olmak/gitmek go up the spout [uk] v.
anlaşmayı berbat etmek blow a deal v.
anlaşmayı berbat etmek blow the deal v.
bir şeyi berbat etmek bollix something up v.
bir çuval inciri berbat etmek upset the apple cart v.
bir çuval inciri berbat etmek upset somebody's apple cart v.
(bir şeyi) berbat etmek cast a shadow over (something) v.
bir şeyi/işi berbat etmek make a hash of something v.
bir şeyi/işi berbat etmek make a mess of something v.
(bir şeyi) berbat etmek make a muck of (something) [uk] v.
(bir şeyi) berbat etmek make a pig's ear of (something) v.
bir şeyi berbat etmek make nonsense of something v.
berbat durumda in a sticky situation adv.
bir çuval inciri berbat ettin you upset the applecart expr.
(bir yer) gerçekten berbat kokuyor! it smells like someone died in (some place)! expr.
burası berbat kokuyor! somebody died in here! expr.
burası gerçekten berbat kokuyor? who died in here? expr.
bu berbat kokunun sebebi ne? who died in here? expr.
oyunda (futbol gibi ayakla oynanan oyunlarda) çok kötü/berbat wouldn't get a kick in a horsebox expr.
tamamen berbat olmuş/mahvolmuş up to putty [australia] expr.
berbat durumda in a sorry state expr.
berbat durumda in the toilet expr.
Informal
berbat bir biçimde nittily [obsolete] adv.
Speaking
berbat görünüyorsun you look terrible expr.
bu çok berbat that's pretty awful expr.
bunu berbat etmeyin don't mess this up expr.
berbat bir hafta sonu geçirdim I had a terrible weekend expr.
berbat görünüyorsun you look a mess expr.
berbat olduğunu biliyorum I know it sucks expr.
berbat görünüyorsun you look like a mess expr.
berbat görünüyorsun you look so out of shape expr.
berbat bir şey yaptık we did a terrible thing expr.
berbat görünüyorum I look awful expr.
burası berbat it is terrible here expr.
berbat bir hafta sonu yaşadım I had a terrible weekend expr.
Automotive
berbat durumda fucked up beyond all repair expr.
Archaic
berbat etmek viciate v.
berbat bir tadı olan mawkish adj.
Slang
berbat durum cluster fuck n.
berbat etme ballocks n.
berbat olma shit show n.
berbat etme bollocks n.
iğrenç, berbat şey barf city n.
berbat şey greldge n.
tarif edilemez şekilde berbat/kötü grody to the max [us] n.
berbat durum holy stink n.
berbat iş biach n.
berbat iş bitch n.
berbat kimse/şey barf out n.
berbat kokan nefes dragon breath n.
berbat etmek fuck up v.
işi berbat etmek fuck up v.
bir şeyi berbat etmek fuck something up v.
berbat olmak suck ass v.
berbat olmak suck a big one v.
berbat olmak suck the big one v.
berbat etmek bollix up v.
berbat etmek bungle v.
berbat etmek muff v.
berbat etmek spoil v.
berbat etmek bitch v.
berbat etmek bitch up v.
bir çuval inciri berbat etmek bitch up v.
berbat etmek root v.
berbat etmek mishandle v.
berbat etmek botch up v.
berbat etmek muck up v.
berbat etmek (bir etkinliği vb) unstich the sitch v.
berbat etmek foul up v.
berbat etmek ball up v.
berbat etmek fuck v.
berbat etmek screw up v.
berbat etmek mess up v.
berbat etmek fuck up v.
berbat etmek flub v.
berbat etmek fumble v.
berbat etmek botch v.
berbat olmak suck v.
berbat etmek make a muck of v.
berbat etmek fluff v.
berbat etmek louse up v.
berbat etmek bumble v.
berbat etmek bollix v.
berbat etmek bobble v.
berbat etmek bollocks up v.
berbat etmek crap up (something) v.
berbat etmek crap up v.
berbat etmek crum something up v.
berbat etmek crumb something up v.
bir şeyi berbat etmek frig v.
birinin planlarını berbat etmek throw salt on someone’s game v.
berbat olmak suck balls v.
berbat olmak suck donkey balls v.
berbat etmek screw the pooch v.
berbat etmek queer up v.
berbat olmak blow v.
bir şeyi berbat etmek bitch something up v.
bir çuval inciri berbat etmek bitch something up v.
bir çuval inciri berbat etmek bitch someone or something up v.
berbat etmek cack up v.
berbat etmek eff up v.
berbat etmek frig up v.
berbat etmek futz up v.
berbat etmek kack up v.
berbat durumda screwed up adj.
berbat edilmiş fouled up adj.
berbat olmuş fragged adj.
berbat edilmiş bollocksed up adj.
berbat olmuş cacked adj.
berbat kokan on the nose [australia] adj.
berbat ederek bitchily adv.
ne berbat … a bitch of (something) expr.
ne berbat … bitch of (a someone or something) expr.
bu çok berbat that's a pisser expr.
berbat! it sucks! expr.
bu çok berbat this is fucked up expr.
berbat görünüyorsun you look like shit expr.
berbat! that sucks! expr.
berbat olmuş fucked up expr.
çok berbat sucks ass expr.
her zamanki berbat durum snafu (situation normal all fucked up) expr.
hava berbat sıcak it's cooking expr.
her şey berbat everything is fucked up expr.
berbat bir durumda in deep doo-doo expr.
berbat durumda in the shitter expr.
berbat bir duruma in the shitter expr.
bu çok berbat! that’s so suck! expr.
ne berbat … bitch of expr.
ne berbat biri/bir şey bitch of a someone/something expr.
berbat! barf out! exclam.
British Slang
berbat durum clusterfuck n.
berbat etmek nause up v.
berbat kokan whiffy adj.
berbat! that’s total pants! expr.
tek kelimeyle berbat! that’s total pants! expr.