terrible - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

terrible

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "terrible" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 35 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
terrible adj. berbat
terrible adj. korkunç
General
terrible n. berbat kimse
terrible n. korkunç kimse
terrible n. berbat şey
terrible n. korkunç şey
terrible adj. çok kötü
terrible adj. dehşetli
terrible adj. rezil
terrible adj. çok
terrible adj. feci
terrible adj. dehşet verici
terrible adj. sunturlu
terrible adj. korkunç
terrible adj. müthiş
terrible adj. berbat
terrible adj. iğrenç
terrible adj. çirkin
terrible adj. kötü
terrible adj. zor
terrible adj. güç
terrible adj. çetin
terrible adj. büyük
terrible adj. azametli
terrible adj. heybetli
terrible adj. yoğun
terrible adj. şiddetli
terrible adj. aşırı
terrible adj. yıkıcı
terrible adj. tüyler ürpertici
terrible adj. çok kalitesiz
terrible adv. aşırı derecede
terrible adv. fena halde
terrible adv. son derece
Slang
terrible adj. bombok

Bedeutungen, die der Begriff "terrible" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 68 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
feel terrible v. çok kötü hissetmek
(something) unexpected and terrible happen to somebody v. başına (bir) iş gelmek
look terrible v. berbat görünmek
look terrible v. korkunç görünmek
do something terrible v. korkunç bir şeyler yapmak
erupt into a terrible fight v. korkunç bir kavgaya dönüşmek
have terrible nightmares v. berbat kabuslar görmek
have a terrible headache v. korkunç bir baş ağrısı olmak
have a terrible headache v. korkunç bir baş ağrısı çekmek
have terrible consequences v. korkunç sonuçlar doğurmak
lead to terrible consequences v. korkunç sonuçlar doğurmak
enfant terrible n. yaramaz çocuk
terrible news n. korkunç haber
terrible news n. kötü haber
terrible things n. korkunç şeyler
terrible noise n. berbat/korkunç gürültü
a terrible traffic accident n. korkunç bir trafik kazası
terrible child n. korkunç çocuk
enfant terrible n. düşüncesiz kimse
enfant terrible n. umursamaz kimse
enfant terrible n. pervasız kimse
enfant terrible n. afacan çocuk
enfant terrible n. vurdumduymaz kimse
enfant terrible n. sürekli diğer insanları güç duruma düşüren veya utandıran kimse
terrible accident n. feci kaza
terrible times adj. korkunç zamanlar
terrible times adj. berbat zamanlar
in a terrible mess adv. korkunç bir karmaşa içinde
the service was terrible expr. yemek servisi berbattı
Proverb
a mind is a terrible thing to waste akıl ziyan edilmez
a mind is a terrible thing to waste akıl boşa harcanmaz
a mind is a terrible thing to waste akıl ziyan edilmeyecek kadar kıymetlidir
Colloquial
a terrible husband n. berbat bir koca
a terrible idea n. berbat bir fikir
terrible things are happening outside expr. dışarıda korkunç şeyler oluyor
something terrible has happened expr. çok korkunç bir şey oldu
Idioms
be in a terrible state v. cin çarpmışa dönmek
an enfant terrible n. ele avuca sığmaz çocuk
an enfant terrible n. kural tanımaz çocuk
an enfant terrible n. sıradışı çocuk
an enfant terrible n. yaramaz/fırlama/haşarı/bitirim çocuk
Speaking
it is terrible here expr. burası berbat
you look terrible expr. berbat görünüyorsun
I had a terrible weekend expr. berbat bir hafta sonu geçirdim
we did a terrible thing expr. berbat bir şey yaptık
I had a terrible weekend expr. berbat bir hafta sonu yaşadım
I'm terrible at names expr. isimler konusunda özürlüyüm
I'm terrible at names expr. isimleri akılda tutma konusunda özürlüyüm/başarısızım
I'm terrible at names expr. isimleri akılda tutma konusunda çok başarılı değilim
I'm terrible at names expr. isimler konusunda kötüyüm
I'm terrible at names expr. isimleri hatırlama konusunda zayıfım
you've done terrible things expr. korkunç şeyler yaptın
we had a terrible accident expr. korkunç bir kaza geçirdik
you sound terrible expr. sesin çok kötü geliyor
I'm terrible at names expr. isim hafızam çok kötüdür/berbattır
I'm terrible at names expr. isimleri akılda tutma konusunda çok başarılı/hiç iyi değilim
I'm terrible at names expr. isimleri hatırlama konusunda zayıfım
I'm terrible at names expr. isimler konusunda kötüyüm
I'm terrible at names expr. isimleri akılda tutma konusunda özürlüyüm/başarısızım
I'm terrible at names expr. isimlerle aram pek iyi değil
I'm terrible with names expr. isim hafızam çok kötüdür/berbattır
I'm terrible with names expr. isimleri akılda tutma konusunda çok başarılı/hiç iyi değilim
I'm terrible with names expr. isimleri hatırlama konusunda zayıfım
I'm terrible with names expr. isimler konusunda kötüyüm
I'm terrible with names expr. isimleri akılda tutma konusunda özürlüyüm/başarısızım
I'm terrible with names expr. isimlerle aram pek iyi değil
Psychology
terrible twos n. iki yaş sendromu
History
ivan the terrible n. korkunç ivan