terrible - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

terrible

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "terrible" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 13 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
terrible adj. berbat
terrible adj. korkunç
General
terrible adj. müthiş
terrible adj. berbat
terrible adj. çok
terrible adj. feci
terrible adj. dehşet verici
terrible adj. sunturlu
terrible adj. korkunç
terrible adj. çok kötü
terrible adj. dehşetli
terrible adj. rezil
Slang
terrible bombok

Bedeutungen, die der Begriff "terrible" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 45 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
(something) unexpected and terrible happen to somebody v. başına (bir) iş gelmek
do something terrible v. korkunç bir şeyler yapmak
erupt into a terrible fight v. korkunç bir kavgaya dönüşmek
feel terrible v. çok kötü hissetmek
have a terrible headache v. korkunç bir baş ağrısı çekmek
have a terrible headache v. korkunç bir baş ağrısı olmak
have terrible consequences v. korkunç sonuçlar doğurmak
have terrible nightmares v. berbat kabuslar görmek
lead to terrible consequences v. korkunç sonuçlar doğurmak
look terrible v. korkunç görünmek
look terrible v. berbat görünmek
a terrible traffic accident n. korkunç bir trafik kazası
enfant terrible n. yaramaz çocuk
terrible child n. korkunç çocuk
terrible news n. korkunç haber
terrible news n. kötü haber
terrible noise n. berbat/korkunç gürültü
terrible things n. korkunç şeyler
terrible times adj. berbat zamanlar
terrible times adj. korkunç zamanlar
in a terrible mess adv. korkunç bir karmaşa içinde
Colloquial
a terrible husband berbat bir koca
a terrible idea berbat bir fikir
something terrible has happened çok korkunç bir şey oldu
terrible things are happening outside dışarıda korkunç şeyler oluyor
Idioms
an enfant terrible kural tanımaz çocuk
an enfant terrible ele avuca sığmaz çocuk
an enfant terrible yaramaz/fırlama/haşarı/bitirim çocuk
an enfant terrible sıradışı çocuk
be in a terrible state cin çarpmışa dönmek
Speaking
I had a terrible weekend berbat bir hafta sonu geçirdim
I had a terrible weekend berbat bir hafta sonu yaşadım
i'm terrible at names isimleri akılda tutma konusunda çok başarılı değilim
i'm terrible at names isimler konusunda özürlüyüm
i'm terrible at names isimler konusunda kötüyüm
i'm terrible at names isimleri hatırlama konusunda zayıfım
i'm terrible at names isimleri akılda tutma konusunda özürlüyüm/başarısızım
it is terrible here burası berbat
we did a terrible thing berbat bir şey yaptık
we had a terrible accident korkunç bir kaza geçirdik
you look terrible berbat görünüyorsun
you sound terrible sesin çok kötü geliyor
you've done terrible things korkunç şeyler yaptın
Psychology
terrible twos iki yaş sendromu
History
ivan the terrible korkunç ivan