korkunç - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

korkunç



Bedeutungen von dem Begriff "korkunç" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 75 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
korkunç formidable adj.
korkunç scary adj.
korkunç fearful adj.
korkunç terrible adj.
korkunç terrifying adj.
General
korkunç disgusting adj.
korkunç awful adj.
korkunç appalling adj.
korkunç disastrous adj.
korkunç cruel adj.
korkunç lurid adj.
korkunç ghoulish adj.
korkunç frightening adj.
korkunç gruesome adj.
korkunç unearthly adj.
korkunç bloodcurdling adj.
korkunç horrible adj.
korkunç tragical adj.
korkunç awed adj.
korkunç hideous adj.
korkunç ghastly adj.
korkunç macabre adj.
korkunç dreadful adj.
korkunç horrifying adj.
korkunç monstrous adj.
korkunç shocking adj.
korkunç superb adj.
korkunç egregious adj.
korkunç haircurling adj.
korkunç ugly adj.
korkunç vicious adj.
korkunç very adj.
korkunç sickening adj.
korkunç eldritch adj.
korkunç horrendous adj.
korkunç direful adj.
korkunç dreaded adj.
korkunç grewsome adj.
korkunç horrific adj.
korkunç terrific adj.
korkunç grisly adj.
korkunç fell adj.
korkunç desperate adj.
korkunç horrid adj.
korkunç gory adj.
korkunç frightful adj.
korkunç terrible adj.
korkunç minacious adj.
korkunç dire adj.
korkunç awesome adj.
korkunç outrageous adj.
korkunç grim adj.
korkunç hellish adj.
korkunç fearsome adj.
korkunç giant adj.
korkunç redoubtable adj.
korkunç gastly adj.
korkunç hair-raiser adj.
korkunç hair-raising adj.
korkunç tragic adj.
korkunç unspeakable adj.
korkunç morbid adj.
korkunç affrightful [obsolete] adj.
korkunç nameless adj.
korkunç tragedious [obsolete] adj.
korkunç terribly adv.
korkunç ghastly adv.
Colloquial
korkunç awesome adj.
Idioms
korkunç bone-chilling
Slang
korkunç (something) blows expr.
korkunç damn
korkunç skeevy
Archaic
korkunç tremendous adj.
British Slang
korkunç god-awful
korkunç smeggy

Bedeutungen, die der Begriff "korkunç" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 111 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
biraz geri çekilmek (korkunç bir manzara karşısında) wince v.
korkunç yalanlar söylemek lie in one's teeth v.
irkilmek (korkunç bir manzara karşısında veya acıyla) wince v.
korkunç görüntülere karşı dayanıklı olmak have a strong stomach v.
korkunç bir şekilde yaralamak mangle v.
korkunç görünmek look terrible v.
korkunç görünmek look awful v.
korkunç bir şeyler yapmak do something horrible v.
korkunç bir şeyler yapmak do something terrible v.
korkunç bir kavgaya dönüşmek erupt into a terrible fight v.
korkunç görünmek look a fright v.
korkunç bir baş ağrısı olmak have a terrible headache v.
korkunç bir baş ağrısı çekmek have a terrible headache v.
korkunç sonuçlar doğurmak have horrible consequences v.
korkunç sonuçlar doğurmak have terrible consequences v.
korkunç sonuçlar doğurmak lead to terrible consequences v.
korkunç son doom n.
çirkin ve korkunç kadın gorgon n.
korkunç tip fright n.
ağız (korkunç bir yere açılan) maw n.
korkunç bir hata an egregious mistake n.
korkunç kimse ogre n.
korkunç haber terrible news n.
korkunç tecrübe frightening experience n.
korkunç şeyler terrible things n.
korkunç şeyler horrible things n.
korkunç ve tüyler ürpertici hikayeler freaky scary stories n.
berbat/korkunç gürültü terrible noise n.
korkunç bir trafik kazası a terrible traffic accident n.
korkunç yaratık horrible creature n.
korkunç rüya horrible dream n.
korkunç yaratık bogy n.
korkunç kaza awful accident n.
korkunç bir şok a dreadful shock n.
korkunç ağaç spooky tree n.
korkunç çocuk terrible child n.
yaygın rustik yaşamdan korkunç manzara temsili bambocciade n.
korkunç kimse terrible n.
korkunç şey terrible n.
korkunç şey thundercloud n.
çok korkunç monstrous adj.
korkunç derecede büyük monstrous adj.
en korkunç olanı direst adj.
tarif edilemeyecek kadar korkunç unspeakable adj.
korkunç derecede kötü monstrous adj.
daha korkunç olanı direr adj.
çok korkunç much dreaded adj.
korkunç zamanlar terrible times adj.
korkunç bir biçimde gruesomely adv.
korkunç bir biçimde hideously adv.
korkunç bir şekilde atrociously adv.
korkunç bir şekilde appallingly adv.
korkunç bir şekilde awedly adv.
korkunç bir şekilde frightfully adv.
korkunç bir şekilde frighfully adv.
korkunç bir şekilde gorily adv.
korkunç bir şekilde horridly adv.
korkunç bir halde minaciously adv.
korkunç bir şekilde terrifyingly adv.
korkunç bir şekilde direly adv.
korkunç bir şekilde horribly adv.
korkunç bir şekilde sickeningly adv.
korkunç bir şekilde horrendously adv.
korkunç bir şekilde egregiously adv.
korkunç bir şekilde ghastfully adv.
korkunç şekilde frightfully adv.
korkunç biçimde hopelessly adv.
korkunç şekilde awesomely adv.
korkunç bir şekilde dreadfully adv.
korkunç bir şekilde terribly adv.
korkunç oranda at a fearful rate adv.
korkunç/feci boyutta (ki) catastrophically adv.
korkunç bir karmaşa içinde in a terrible mess adv.
Phrases
korkunç eşitsizlikler the appalling disparities
Colloquial
berbat/korkunç (bir şey veya kişi) a hell of a someone or something adv.
berbat/korkunç (bir şey veya kişi) a helluva someone or something adv.
dışarıda korkunç şeyler oluyor terrible things are happening outside expr.
çok korkunç bir şey oldu something terrible has happened expr.
korkunç bir kaza a horrible accident
Idioms
korkunç boyutlarda of biblical proportions adj.
düşüncesi bile korkunç not bear thinking about expr.
korkunç gürültü çıkarmak hammer at
korkunç kin duymak hate someone's guts
korkunç gelmek hold terror for someone
korkunç anne the mother from hell
Speaking
bu kadar korkunç bir olayın arkasında ne gibi bir neden olduğu konusunda herhangi bir fikrim yok I have no idea what the motive behind such an horrific act might be expr.
korkunç şeyler yaptın you've done terrible things
korkunç bir hata yaptım i've made a horrible mistake
kendimi korkunç derecede suçlu hissediyorum i feel terribly guilty
sonuçlar korkunç olabilir the consequences could be dire
ne korkunç! how scary!
ne korkunç! how awful!
ne kadar kötü/korkunç how horrible
korkunç bir kaza geçirdik we had a terrible accident
Slang
korkunç bir suratı olmak been bobbing for fries v.
korkunç eğlenceli hairy-assed adj.
çok/aşırı/korkunç kötü shit-ass adj.
çok/aşırı/korkunç kötü shitass adj.
Law
korkunç cinayetler horrible murders
Television
kasıtlı olarak şiddet içeren, rahatsız edici ve korkunç programlar gösteren televizyon programları car-crash tv n.
Psychology
korkunç durumlara düşme korkusu counterphobia
Zoology
dehşetli/korkunç kurt dire wolf n.
dehşetli/korkunç kurt canis dirus n.
History
korkunç ivan ivan the terrible
Cinema
korkunç bir film scary movie
Mythology
hayal ürünü korkunç yaratık chimera n.
hayal ürünü korkunç yaratık chimaera n.
kuzey ingiliz folklorunda, mitolojik, büyük diş ve pençeleri olan korkunç köpek barghest
Latin
korkunç yıl annus horribilis
Archaic
korkunç olma tremendousness n.
korkunç bir şekilde tremendously adv.