murder - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

murder

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "murder" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 24 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
murder v. cinayet işlemek
murder v. öldürmek
murder n. öldürme
murder n. cinayet
General
murder v. başını gözünü yarmak
murder v. kasten öldürmek
murder v. kıymak
murder v. katletmek
murder v. öldürmek
murder v. bozmak
murder v. berbat etmek
murder v. içine etmek
murder n. adam öldürme
murder n. cinayet
murder n. karga sürüsü
Slang
murder bok etmek
Law
murder kasden cinayet işleme
murder adam öldürme
murder katletmek
murder adam öldürme suçu
murder cinayet
murder öldürmek
murder kasten öldürmek
murder kasten adam öldürme

Bedeutungen, die der Begriff "murder" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 159 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
murder someone v. adam öldürmek
commit murder v. adam vurmak
commit murder v. cinayet işlemek
commit a murder v. elini kana bulamak
make it look like a murder v. cinayet süsü vermek
report the murder to the police v. cinayeti polise bildirmek
murder for hire v. kiralık katil tutmak
be a victim of murder v. cinayete kurban gitmek
solve the murder v. cinayeti çözmek
be arrested in alleged plot to murder v. cinayet planlama iddiasıyla tutuklanmak
be arrested in alleged plot to murder v. cinayet planlama suçlamasıyla tutuklanmak
murder one's own sister v. kendi kız kardeşini öldürmek
(one's fingerprints) be on the murder weapon v. cinayet silahında parmak izleri olmak
convict someone of murder v. birini cinayetten mahkum etmek
witness a murder v. bir cinayete tanık olmak
be convicted of two counts of murder and two counts of conspiracy to commit murder v. İki cinayet ve iki cinayeti de başka biriyle beraber tasarlamak
investigate the murder v. cinayeti soruşturmak
witness the murder v. cinayete tanıklık etmek
witness the murder v. cinayete tanık olmak
(a murder) go/remain unsolved v. (cinayet) faili meçhul kalmak
brutally murder v. hunharca öldürmek
commit a murder v. cinayet işlemek
judicial murder n. adli katil
attempted murder n. cinayet teşebbüsü
murder mystery n. cinai roman
murder attempt n. suikast
unidentified murder n. faili meçhul cinayet
murder suspect n. cinayet sanığı
attempted murder n. adam öldürmeye teşebbüs
a murder case n. cinayet vakası
murder suspect n. katil sanığı
murder in the first degree n. kasten adam öldürme
murder weapon n. cinayet silahı
guilty of murder n. kanlı
unsolved murder n. faili meçhul cinayet
murder weapon n. suç aleti (cinayet)
serial murder n. seri cinayet
murder suspect homicide suspect n. katil zanlısı
wilful murder n. kasıtlı cinayet
complicity in murder n. cinayete ortaklık
the murder that got snagged in phone tapping n. telefon dinlemesine takılan cinayet
bizarre murder n. esrarengiz cinayet
night of the murder n. cinayet gecesi
mass murder n. toplu katliam
a murder suspect n. katil zanlısı
premeditated murder n. kasıtlı adam öldürme
female murder victim n. cinayet kurbanı kadın
female murder victim n. kadın cinayet kurbanı
murder case n. cinayet davası
delibrate murder n. kasten öldürme
passion murder n. aşk cinayeti
love murder n. aşk cinayeti
site of the murder n. cinayet mahalli
attempted murder n. cinayet girişimi
unsolved murder n. çözülmemiş cinayet
transvestite murder n. travesti cinayeti
residence murder n. rezidans cinayeti
a murder of crows n. karga sürüsü
perfect murder n. kusursuz cinayet
Phrasals
murder on something bir şey için çok tahrip edici/zararlı olmak
Phrases
at the time of the murder cinayet sırasında
at the time of the murder cinayet esnasında
Colloquial
like blue murder bütün gücüyle
like blue murder tüm hızıyla
like blue murder tüm gücünü harcayarak
like blue murder alelacele
like blue murder çabucak
like blue murder çok çabuk
like blue murder son hızla
murder one’s entire team bütün ekibini öldürmek
murder solved cinayet aydınlandı/çözüldü
go down for murder cinayetten içeri girmek
mom will murder you if she finds out you broke her antique vase! antika vazosunu kırdığını anlarsa annem seni paramparça eder
mom will murder you if she finds out you broke her antique vase! antika vazosunu kırdığını anlarsa annem seni öldürür
Idioms
create bloody murder gürültü koparmak
create bloody murder ortalığı velveleye vermek
get away with murder yanına kar kalmak
get away with murder cezasız kalmak
get away with murder her şeyi yapıp cezalandırılmamak
murder the queen's english ingilizce'yi katletmek
murder the queen's english bozuk aksanla konuşmak
get away with blue murder yapılan bir hatanın cezasını çekmemek
get away with murder yapılan bir hatanın cezasını çekmemek
scream blue murder bağırmak
cry blue murder bağırmak
murder will out cinayet gizli kalmaz
scream blue murder kıyametleri koparmak
scream blue murder cıyak cıyak bağırmak
cry blue murder kıyametleri koparmak
cry blue murder cıyak cıyak bağırmak
scream blue murder ortalığı velveleye vermek
yell bloody murder ortalığı velveleye vermek
yell bloody murder gürültü koparmak
scream bloody murder gürültü koparmak
scream blue murder gürültü koparmak
scream bloody murder ortalığı velveleye vermek
cry bloody murder çok/gerektiğinden fazla bağırmak/çığlık atmak
get away with murder (cinayet) yanına kar kalmak
(one) is going to murder (someone) (birini) sinirden paramparça etmek
Speaking
your fingerprints are on the murder weapon cinayet silahında parmak izleriniz var
there's been a murder bir cinayet gerçekleşti
there's been a murder in the house evde bir cinayet işlendi
what makes you think it was murder? cinayet olduğunu nereden çıkardın?
Trade/Economic
judicial murder adli katil
Law
murder by unknown assailants faili meçhul cinayet
murder by hire kiralık cinayet
attempted murder cinayete teşebbüs
wilful murder taammüden cinayet
wilful murder kasten adam öldürme
self murder intihar
self murder kendi kendini öldürme
commit murder adam öldürmek
commit murder cinayet işlemek
willful murder kasten adam öldürme
willful murder taammüden cinayet
willful murder kasıtlı adam öldürme
willful murder taammüden adam öldürme
charge with murder cinayetle suçlamak
premeditated murder kasıtlı cinayet
premeditated murder taammüden adam öldürme
premeditated murder planlanmış cinayet
premeditated murder taammüden cinayet
murder in the first degree taammüden adam öldürme
murder in the second degree kasıtsız adam öldürme
murder in the first degree kasıtlı adam öldürme
murder in the second degree ikinci dereceden cinayet
murder in the first degree kasten adam öldürme
incitement to murder adam öldürmeye azmettirme
solicitation to murder adam öldürmeye azmettirme
premeditated murder planlı cinayet
brutal murder hunharca işlenmiş cinayet
brutal murder hunharca cinayet
wilful murder kasten öldürme
willful murder kasten öldürme
premeditated murder kasten öldürme
feud murder kan davası cinayeti
be charged with murder cinayetle suçlanmak
be accused of murder cinayetle suçlanmak
accuse someone of murder cinayetle suçlamak
charge someone with murder cinayetle suçlamak
murder witness cinayet tanığı
murder witness cinayet şahidi
murder suspect cinayet zanlısı
aggravated murder ağırlaştırılmış cinayet
murder trial cinayet davası
chicago-style murder yakın mesafeden infaz/idam
execution-style murder yakın mesafeden infaz/idam
accessory to murder cinayet suçu ortağı
accessory to murder cinayet ortağı
murder-suicide case katilin intihar ettiği cinayet vakası
death penalty for murder adam öldürme için ölüm cezası
accomplice to murder cinayet ortağı
premeditated murder taammüden adam öldürme
Politics
race murder ırk katliamı
race murder soykırım
Media
murder news cinayet haberleri
History
murder-hole kale mazgalı
murder-hole kalelerin savunulması için kullanılan mazgal
Music
murder the piece of music bir müzik parçasını çok kötü çalmak