bum - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

bum

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "bum" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 41 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
bum n. otlakçı
General
bum v. dilenmek
bum v. otlakçılık etmek
bum v. aylaklık etmek
bum v. aylak aylak dolaşmak
bum v. otlanmak
bum v. otlakçılık yapmak
bum n. dilenci
bum n. anaforcu
bum n. kaldırım mühendisi
bum n. popo
bum n. kaba et
bum n. kıç
bum n. külhanbeyi
bum n. berduş
bum n. boş gezenin boş kalfası
bum adj. beş para etmez
bum adj. bozuk
bum adj. serseri
bum adj. ipi kırık
bum adj. aylak
bum adj. başıboş
bum adj. berbat
bum adj. tembel
Slang
bum v. aylakça zaman harcamak
bum v. aylaklık etmek
bum v. boş boş gezinmek
bum v. canını sıkmak
bum v. hoşuna gitmemek
bum v. moralini bozmak
bum v. serserilik etmek
bum n. dilenci
bum n. hiçbir iş yapmayıp sürekli televizyon izleyen tip
bum n. kıç
bum adj. evsiz
British Slang
bum n. göt
bum n. hoşa gitmeyen tip
bum n. istenmeyen adam
bum n. kıç
bum n. popo
bum uyuz

Bedeutungen von dem Begriff "bum" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 2 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
bum boom n.
Technical
bum boom n.

Bedeutungen, die der Begriff "bum" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 256 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
bum about v. amaçsız dolaşmak
bum around v. aylak aylak dolaşmak
bum around v. başıboş takılmak
bum around v. aylaklık etmek
bum around v. başıboş dolaşmak
give somebody the bum steer v. yanlış bilgi vermek
beach bum n. plaj serserisi
lazy bum n. tembel teneke
bum bag (uk/canada) n. bel çantası
Phrasals
bum about someone/something v. bunalıma girmek
bum about someone/something v. canı sıkkın olmak
bum about someone/something v. morali bozuk olmak
bum about someone/something v. keyifsiz olmak
bum around v. aylaklık etmek
bum around v. oyalanmak
Colloquial
bum out v. üzmek
bum out v. yıkmak
bum out v. mahvetmek
bum out v. sarsmak
bum out v. umutsuzluğa/ümitsizliğe sürüklemek
bum out v. düş/hayal kırıklığına uğratmak
bum out v. düş/hayal kırıklığı yaratmak
bum out v. karamsarlaştırmak
bum out v. kötümserleştirmek
bum out v. canını sıkmak
bum out v. kızdırmak
bum out v. moralini bozmak
bum out v. batırmak
bum out v. (sınav/görüşme) kötü geçmek
bum out v. başarılı olmamak
bum out v. dağıtmak
bum out v. kendinden geçmek
bum out v. ne yaptığını bilmemek
bum out v. jüt olmak
bum out v. narkoza girmek
bum out v. uçmak
bum out v. filmi koparmak
bum out v. fişi çekmek
bum out v. kötü bir uyuşturucu deneyimi yaşamak
bum about/around v. aylakça zaman harcamak
bum around v. aylakça zaman harcamak
bum around v. aylaklık etmek
clean baby's bottom/bum v. bebeğin altını almak
bum around v. boş boş gezinmek
clean baby's bottom/bum v. bebeğin altını değiştirmek
clean baby's bottom/bum v. bebeğin altını temizlemek
bum about/around v. serserilik etmek
bum around v. serserilik etmek
bum beef n. asılsız iddia
bum beef n. iftira
corporate welfare bum n. işini bilen şirket/yönetici
corporate welfare bum n. vergi indirimi veya yasalardaki açıkları kullanarak kazanç sağlayan şirket/yönetici
crumb bum n. ipsiz sapsız
crumb bum n. işsiz güçsüz
crumb bum n. evsiz barksız
crumb bum n. baldırı çıplak
crumb bum n. derbeder
crumb bum n. berduş
crumb bum n. perişan
crumb bum n. perperişan
crumb bum n. avare
crumb bum n. başıboş
crumb bum n. serseri
crumb bum n. aylak
crumb bum n. bir baltaya sap olamamış
crumb bum n. boş gezenin boş kalfası
skid-row bum n. ipsiz sapsız
skid-row bum n. evsiz barksız
skid-row bum n. yersiz yurtsuz
skid-row bum n. derbeder
skid-row bum n. berduş
skid-row bum n. başıboş
skid-row bum n. serseri
skid-row bum n. evsiz
skid-row bum n. dilenci
skid-row bum n. ipi kırık
skid-row bum n. ipsiz
skid-row bum n. it kopuk
skid-row bum n. alkolik
skid-row bum n. müptela
skid-row bum n. sefil
skid-row bum n. bağımlı
skid-row bum n. ayyaş
skid-row bum n. düşkün
skid-row bum n. beş parasız
skid-row bum n. meteliksiz
skid-row bum n. sefalet/yoksulluk içinde kimse
stew bum [old-fashioned] n. alkolik
stew bum [old-fashioned] n. müptela
stew bum [old-fashioned] n. sefil
stew bum [old-fashioned] n. bağımlı
stew bum [old-fashioned] n. ayyaş
stew bum [old-fashioned] n. ipsiz sapsız
stew bum [old-fashioned] n. evsiz barksız
stew bum [old-fashioned] n. yersiz yurtsuz
stew bum [old-fashioned] n. derbeder
stew bum [old-fashioned] n. berduş
stew bum [old-fashioned] n. başıboş
stew bum [old-fashioned] n. serseri
stew bum [old-fashioned] n. evsiz
stew bum [old-fashioned] n. dilenci
stew bum [old-fashioned] n. ipi kırık
stew bum [old-fashioned] n. ipsiz
stew bum [old-fashioned] n. it kopuk
stew bum [old-fashioned] n. düşkün
stew bum [old-fashioned] n. beş parasız
stew bum [old-fashioned] n. meteliksiz
stew bum [old-fashioned] n. sefalet/yoksulluk içinde kimse
bum check n. sahte çek
bum check n. karşılıksız çek
ski bum n. kayak düşkünü
ski bum n. kayak tutkunu
ski bum n. kayak delisi
ski bum n. kayak müptelası
ski bum n. kayak merkezinde kayak yapma karşılığında ücretsiz çalışan kimse
crumb bum adj. kıtipiyoz
crumb bum adj. derme çatma
crumb bum adj. uyduruk
crumb bum adj. cavalacoz
crumb bum adj. kırık dökük
crumb bum adj. külüstür
crumb bum adj. hurdahaş
crumb bum adj. ıskarta
crumb bum adj. uyuz
crumb bum adj. dandik
on the bum adj. bozuk
on the bum adj. arızalı
on the bum adj. haşat
on the bum adj. haşatı/turşusu çıkmış
on the bum adj. haşat/turşu olmuş
on the bum adj. doğru düzgün çalışmayan
on the bum adj. ipsiz sapsız
on the bum adj. işsiz güçsüz
on the bum adj. evsiz barksız
on the bum adj. baldırı çıplak
on the bum adj. derbeder
on the bum adj. berduş
on the bum adj. perişan
on the bum adj. perperişan
on the bum adj. avare
on the bum adj. başıboş
on the bum adj. serseri
on the bum adj. aylak
on the bum adj. bir baltaya sap olamamış
on the bum adj. boş gezenin boş kalfası
hey, bum! interj. n'aber aylak
hey, bum! interj. selam serseri
Idioms
bum around with (one) v. (biriyle) sürtmek
bum around with (one) v. avare dolaşmak/gezmek
bum around with (one) v. zaman öldürmek
bum around with (one) v. boş boş gezmek
bum around with (one) v. aylaklık yapmak
bum around with (one) v. aylak aylak dolaşmak
bum around with (one) v. orada burada takılmak
bum around with (one) v. serserilik etmek
be on the bum v. bozulmak
be on the bum v. arıza yapmak
be on the bum v. arıza vermek
be on the bum v. bozuk/arızalı olmak
be on the bum v. arızalanmak
be on the bum v. düzgün/doğru düzgün çalışmamak
be on the bum v. çalışmamak
be on the bum v. haşat/turşu olmak
be on the bum v. haşatı/turşusu çıkmak
pass a bum check v. karşılıksız çek vermek
pass a bum check v. sahte çek vermek
pass a bum check v. karşılıksız/sahte çek yazmak
pass a bum check v. geçersiz çek yazmak/vermek
write a bum check v. karşılıksız çek vermek
write a bum check v. sahte çek vermek
write a bum check v. karşılıksız/sahte çek yazmak
write a bum check v. geçersiz çek yazmak/vermek
pass a bum check v. sahte/karşılıksız çek vermek
write a bum check v. sahte/karşılıksız çek yazmak
bum something off someone v. birisinden bir şey istemek/almak
give someone bum steer v. birisini yanlış yönlendirmek
bum someone out v. hayal kırıklığına uğratmak
bum beef n. iftira
bum beef n. çamur atma
bum beef n. kara çalma/sürme
bum beef n. suç atma/yıkma
bum beef n. asılsız iddia
bum beef n. uydurma/düzme iddia
bum beef n. uydurmaca
bum beef n. düzmece
bum check n. karşılıksız çek
bum check n. /sahte/geçersiz çek
a bum rap n. haksız ceza
a bum rap n. haksız suçlama
bum rap n. kötü şöhret
bum steer yanlış bilgi
a bum steer yanıltıcı bilgi
Slang
bum rush v. bir yeri işgal etmek
bum out v. canını sıkmak
bum out v. hoşuna gitmemek
bum out v. moralini bozmak
bum trip n. dağıtma
bum trip n. kendinden geçme
bum trip n. ne yaptığını bilmeme
bum trip n. jüt olma
bum trip n. narkoza girme
bum trip n. uçuş
bum trip n. filmi koparma
bum trip n. fişi çekme
bum trip n. kötü bir uyuşturucu deneyimi yaşama
bum trip n. bad trip
bum beef n. bok
bum chum n. eşcinsel erkek
bum rap n. haksız ceza
bum beef n. işlemediği bir suçtan suçlu bulunma
builder's bum n. kıç çatalı
bum wad n. tuvalet kağıdı
bum nut [aus] yumurta
Politics
bum-bailiff n. icra memuru
bum-bailiff n. kavas
bum-bailiff n. mübaşir
British Slang
bum cleavage n. apış arası
bum nugget n. adi
bum-numbing n. bayık
bum-freezer n. bir tür kısa şort
bum fuck egypt n. cehennemin dibi
bum fucked egypt n. cehennemin dibi
bum nugget n. ciğeri beş para etmez tip
bum fodder n. değersiz kağıt
bum boy n. eşcinsel erkek
bum bandit n. eşcinsel erkek
bum-chum n. fazla samimi
bum bandit n. gey
bum boy n. gey
bum boy n. homoseksüel
bum bandit n. homoseksüel
bum boy n. homo
rough as a badger's bum n. hasta
bum bandit n. homo
bum bandit n. ibne
bum boy n. ibne
builder's bum n. kıç çatalı
workman's bum n. kıç çatalı
squeaky-bum time n. kişinin sinirli olduğu zaman
bum nugget n. kıç kıllarına yapışmış dışkı kalıntıları
bum fodder n. paçavra
bum nugget n. pislik
bum-chum n. sırnaşık
surf-bum n. sörfçü
bum nugget n. şerefsiz
bum fodder n. tuvalet kağıdı
bum-numbing adj. sıkıcı
bum nugget interj. adi şerefsiz
bum nugget interj. aşağılık herif
up your bum! expr. defol git!
rough as a badger's bum expr. kaba
rough as a badger's bum expr. kaba saba
beach-bum zamanının büyük bir kısmını plajda geçiren tip
bum-numbing yavan
bum steer yanlış bilgi verme
rough as a badger's bum yontulmamış