bum - Turc Anglais Dictionnaire

bum

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bum — Definition

Prononciation (IPA):
(AmE /bʌm/ – BrE /bʌm/)
Partie du discours:
İsim (slang): bum (bums); Fiil (informal): bum (bums – bummed – bumming)

Sens de "bum" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 53 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
bum adj. serseri
Get back to work, you lazy bum!
İşinin başına dön, seni tembel serseri!

More Sentences
bum n. otlakçı
General
bum n. popo
The ball hit him from the bum.
Top poposuna çarptı.

More Sentences
bum n. kıç
My bum hates me today.
Kıçım bugün benden nefret ediyor.

More Sentences
bum v. otlanmak
The poor man bummed a cigarette from him.
Zavallı adam ondan bir sigara otlandı.

More Sentences
bum adj. aylak
Tom is a bum.
Tom bir aylak.

More Sentences
bum adj. bozuk
We can't work with this bum equipment.
Bu bozuk ekipmanla çalışamayız.

More Sentences
Slang
bum n. kıç
My bum hates me today.
Kıçım bugün benden nefret ediyor.

More Sentences
bum v. canını sıkmak
It really bums me out.
Bu gerçekten canımı sıkıyor.

More Sentences
British Slang
bum n. kıç
My bum hates me today.
Kıçım bugün benden nefret ediyor.

More Sentences
bum n. popo
The ball hit him from the bum.
Top poposuna çarptı.

More Sentences
bum n. kıç
My bum hates me today.
Kıçım bugün benden nefret ediyor.

More Sentences
General
bum n. berduş
bum n. dilenci
bum n. anaforcu
bum n. kaba et
bum n. kaldırım mühendisi
bum n. külhanbeyi
bum n. boş gezenin boş kalfası
bum n. vuruş
bum n. gezici işçi
bum n. geçimini sağdan soldan karşılayan amatör sporcu
bum n. bir sporun veya aktivitenin manyağı
bum n. boş mektup çuvalı
bum n. annesi ölmüş veya terk etmiş kuzu
bum n. içkici
bum n. alemci
bum n. tembel tip
bum v. aylaklık etmek
bum v. dilenmek
bum v. aylak aylak dolaşmak
bum v. otlakçılık etmek
bum v. otlakçılık yapmak
bum adj. beş para etmez
bum adj. berbat
bum adj. ipi kırık
bum adj. başıboş
bum adj. tembel
bum N. dilenci/aylak (slang)
bum N. popo (slang)
Slang
bum n. dilenci
bum n. hiçbir iş yapmayıp sürekli televizyon izleyen tip
bum n. evsiz
bum n. icra memuru
bum v. aylakça zaman harcamak
bum v. aylaklık etmek
bum v. boş boş gezinmek
bum v. hoşuna gitmemek
bum v. moralini bozmak
bum v. serserilik etmek
British Slang
bum n. göt
bum n. hoşa gitmeyen tip
bum n. istenmeyen adam

Sens de "bum" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 2 résultat(s)

Turc Anglais
General
bum boom n.
Technical
bum boom n.

Sens de "bum" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
beach bum n. plaj serserisi
lazy bum n. tembel teneke
bum bag (uk/canada) n. bel çantası
bum [scotland] n. uğultu
bum around v. aylaklık etmek
bum around v. başıboş dolaşmak
bum about v. amaçsız dolaşmak
bum around v. aylak aylak dolaşmak
bum around v. başıboş takılmak
give somebody the bum steer v. yanlış bilgi vermek
bum [uk] v. uğuldamak
bum (out) v. hayal kırıklığına uğratmak
bum [uk] v. mırıldanmak
bum (out) v. canını sıkmak
Phrasals
bum around v. aylaklık etmek
bum around v. oyalanmak
bum about someone/something v. keyifsiz olmak
bum about someone/something v. canı sıkkın olmak
bum about someone/something v. morali bozuk olmak
bum about someone/something v. bunalıma girmek
bum around v. devamlı gece kulüplerine gitmek
bum around v. devamlı barlara gitmek
bum around (with someone) v. (biriyle) aylak aylak dolaşmak
bum around (with someone) v. (biriyle) orada burada/sağda solda takılmak
bum someone out v. birinin cesaretini/hevesini kırmak
bum (something) off (someone) v. (birinden bir şey) ödünç almak
bum around (with someone) v. (biriyle) serserilik etmek
bum around v. devamlı gece kulüplerinde takılmak
bum something off someone v. birinden bir şey ödünç almak
bum someone out v. birinin umudunu kırmak
bum around (with someone) v. (biriyle) aylaklık yapmak
bum something off someone v. birinin bir şeyini almak
bum around (with someone) v. (biriyle) boş boş gezmek
bum around v. bar bar gezmek
bum someone out v. birini yıldırmak
bum off v. -den istemek/almak
bum (something) off (someone) v. (birinin bir şeyini) kullanmak/almak
bum around (with someone) v. (biriyle) sürtmek
bum around v. devamlı barlarda takılmak
bum around v. barlarda/gece kulüplerinde sürtmek
bum around v. bar müdavimi olmak
Colloquial
ski bum n. kayak müptelası
ski bum n. kayak tutkunu
ski bum n. kayak düşkünü
ski bum n. kayak merkezinde kayak yapma karşılığında ücretsiz çalışan kimse
ski bum n. kayak delisi
bum beef n. iftira
bum beef n. asılsız iddia
skid-row bum n. beş parasız
stew bum [old-fashioned] n. ayyaş
stew bum [old-fashioned] n. beş parasız
crumb bum n. perperişan
stew bum [old-fashioned] n. sefalet/yoksulluk içinde kimse
skid-row bum n. serseri
crumb bum n. perişan
skid-row bum n. yersiz yurtsuz
crumb bum n. işsiz güçsüz
skid-row bum n. ipsiz
skid-row bum n. ipi kırık
corporate welfare bum n. işini bilen şirket/yönetici
skid-row bum n. alkolik
crumb bum n. avare
crumb bum n. başıboş
skid-row bum n. evsiz
stew bum [old-fashioned] n. düşkün
skid-row bum n. it kopuk
stew bum [old-fashioned] n. alkolik
skid-row bum n. başıboş
stew bum [old-fashioned] n. berduş
corporate welfare bum n. vergi indirimi veya yasalardaki açıkları kullanarak kazanç sağlayan şirket/yönetici
stew bum [old-fashioned] n. yersiz yurtsuz
stew bum [old-fashioned] n. ipsiz
skid-row bum n. dilenci
skid-row bum n. berduş
skid-row bum n. evsiz barksız
crumb bum n. aylak
crumb bum n. ipsiz sapsız
stew bum [old-fashioned] n. evsiz barksız
stew bum [old-fashioned] n. dilenci
skid-row bum n. ayyaş
skid-row bum n. ipsiz sapsız
stew bum [old-fashioned] n. meteliksiz
crumb bum n. baldırı çıplak
skid-row bum n. sefil
skid-row bum n. bağımlı
skid-row bum n. meteliksiz
stew bum [old-fashioned] n. müptela
crumb bum n. berduş
skid-row bum n. sefalet/yoksulluk içinde kimse
stew bum [old-fashioned] n. bağımlı
skid-row bum n. düşkün
stew bum [old-fashioned] n. it kopuk
crumb bum n. derbeder
crumb bum n. serseri
stew bum [old-fashioned] n. ipi kırık
stew bum [old-fashioned] n. ipsiz sapsız
skid-row bum n. derbeder
stew bum [old-fashioned] n. evsiz
stew bum [old-fashioned] n. sefil
crumb bum n. evsiz barksız
crumb bum n. bir baltaya sap olamamış
skid-row bum n. müptela
stew bum [old-fashioned] n. derbeder
crumb bum n. boş gezenin boş kalfası
stew bum [old-fashioned] n. başıboş
stew bum [old-fashioned] n. serseri
bum check n. sahte çek
bum check n. karşılıksız çek
crumb bum n. zavallı
crumb bum n. sefil
crumb bum n. garip
crumb bum n. perişan
crumb bum n. gariban
bum leg n. sakat bacak
bum about/around v. aylakça zaman harcamak
bum around v. boş boş gezinmek
bum around v. aylakça zaman harcamak
bum around v. serserilik etmek
bum about/around v. serserilik etmek
bum around v. aylaklık etmek
bum out v. üzmek
bum out v. karamsarlaştırmak
bum out v. canını sıkmak
bum out v. moralini bozmak
bum out v. fişi çekmek
bum out v. mahvetmek
bum out v. uçmak
bum out v. düş/hayal kırıklığına uğratmak
bum out v. umutsuzluğa/ümitsizliğe sürüklemek
bum out v. (sınav/görüşme) kötü geçmek
bum out v. ne yaptığını bilmemek
bum out v. yıkmak
bum out v. kızdırmak
bum out v. kötü bir uyuşturucu deneyimi yaşamak
bum out v. dağıtmak
bum out v. sarsmak
bum out v. jüt olmak
bum out v. filmi koparmak
bum out v. narkoza girmek
bum out v. başarılı olmamak
bum out v. kötümserleştirmek
bum out v. düş/hayal kırıklığı yaratmak
bum out v. kendinden geçmek
bum out v. batırmak
bum (something) v. (bir şey) otlanmak
bum (something) v. (bir şey) istemek
bum (something) v. (bir şey) dilenmek
crumb bum adj. külüstür
crumb bum adj. kıtipiyoz
on the bum adj. avare