bastırmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

bastırmak



Bedeutungen von dem Begriff "bastırmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 116 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
bastırmak suppress v.
bastırmak press v.
bastırmak compress v.
General
bastırmak put v.
bastırmak outtalk v.
bastırmak quash v.
bastırmak compress v.
bastırmak allay v.
bastırmak swallow v.
bastırmak putdown v.
bastırmak extinguish v.
bastırmak strangle v.
bastırmak have something printed v.
bastırmak alleviate v.
bastırmak squash v.
bastırmak throttle back v.
bastırmak crucify v.
bastırmak settle v.
bastırmak whelm v.
bastırmak clamp v.
bastırmak push down v.
bastırmak throttle down v.
bastırmak beat down v.
bastırmak override v.
bastırmak keep under v.
bastırmak dam up v.
bastırmak weigh down v.
bastırmak outdo v.
bastırmak smother up v.
bastırmak repress v.
bastırmak settle in v.
bastırmak burke v.
bastırmak set in v.
bastırmak hush up v.
bastırmak restrain v.
bastırmak bear against v.
bastırmak drown v.
bastırmak cover v.
bastırmak appease v.
bastırmak weigh v.
bastırmak make somebody print v.
bastırmak keep down v.
bastırmak overbear v.
bastırmak stomp v.
bastırmak assuage v.
bastırmak put down v.
bastırmak gulp v.
bastırmak drown out v.
bastırmak throttle v.
bastırmak subdue v.
bastırmak gulp down v.
bastırmak silence v.
bastırmak stamp v.
bastırmak bottle up v.
bastırmak pocket v.
bastırmak descend v.
bastırmak quench v.
bastırmak choke v.
bastırmak hold down v.
bastırmak quell v.
bastırmak submerge v.
bastırmak publish v.
bastırmak keep in v.
bastırmak flow v.
bastırmak suppress v.
bastırmak jam v.
bastırmak bear down v.
bastırmak damp v.
bastırmak depress v.
bastırmak crush v.
bastırmak print v.
bastırmak hem v.
bastırmak overtake v.
bastırmak overwhelm v.
bastırmak push v.
bastırmak press v.
bastırmak stifle v.
bastırmak stay v.
bastırmak asswage v.
bastırmak undermine v.
bastırmak accoy v.
bastırmak adaunt [obsolete] v.
bastırmak ram v.
bastırmak throng [obsolete] v.
bastırmak allay [obsolete] v.
Phrasals
bastırmak bear down v.
bastırmak screw out v.
bastırmak keep under v.
bastırmak thrust together v.
bastırmak crush out v.
bastırmak lie on v.
bastırmak clasp (something) to (something) v.
bastırmak beat back v.
bastırmak choke off v.
bastırmak tamp down v.
bastırmak slap down v.
bastırmak choke back v.
bastırmak beat something back v.
bastırmak push down on v.
bastırmak choke down v.
bastırmak beat someone back v.
bastırmak press down on v.
bastırmak mash on v.
Slang
bastırmak break someone's balls v.
Technical
bastırmak damp v.
bastırmak suppress v.
bastırmak smother v.
bastırmak depress v.
bastırmak push v.
bastırmak squelch v.
bastırmak stifle v.
bastırmak press v.
Computer
bastırmak print v.
Military
bastırmak quell v.
bastırmak keep under v.
Archaic
bastırmak alay v.

Bedeutungen, die der Begriff "bastırmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 129 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
tozu bastırmak settle the dust v.
fazla bastırmak bear down on v.
salamuraya bastırmak souse v.
heyecanını bastırmak quell v.
kenarını bastırmak fringe v.
suya bastırmak soak v.
bastırmak (kumaş) whip v.
tuzlu suya bastırmak souse v.
kıvırıp kenarını bastırmak hem v.
duyguyu bastırmak (bilinçli olarak) suppress v.
açlığını bastırmak stay one's hunger v.
faka bastırmak rationale v.
bastırmak (açlığı) stay v.
açlığı bastırmak stay v.
kuvvetle bastırmak grind down v.
kenarını bastırmak skirt v.
bastırmak (isyan vb'ni) quench v.
tongaya bastırmak trap v.
kenarını bastırmak hem v.
parayı bastırmak plunk down money v.
bastırmak (isyan vb'ni) quell v.
kenarını bastırmak overcast v.
bastırmak (isyan vb'ni) quash v.
bastırmak (açlığı vb) appease v.
mandepsiye bastırmak chisel somebody v.
bir sesi daha yüksek bir sesle bastırmak drown out v.
bastırmak (bir duyguyu/isyanı) stifle v.
bastırmak (isyan vb'ni) squash v.
bastırmak (muhalefet vb'ni) squelch v.
faka bastırmak trick v.
mandepsiye bastırmak chisel somebody out of something v.
bastırmak (kitap/dergi vb) publish v.
tongaya bastırmak take in v.
duyguyu bastırmak suppress v.
sis bastırmak mist v.
faka bastırmak deceive v.
karanlık bastırmak fall v.
suya bastırmak souse v.
öfkesini bastırmak choke down one's rage v.
bastırmak (bir isteği/korkuyu) subdue v.
para bastırmak coin v.
açlık bastırmak assuage one's hunger v.
aşağı bastırmak press down v.
bastırmak (isyan vb) quash v.
açlığını bastırmak assuage one's hunger v.
başlangıçta bastırmak nip something in the bud v.
başlangıçta bastırmak nip in the bud v.
bastırmak (korku) quell v.
bastırmak (isyan) quell v.
bastırmak (yağmur vb) overtake v.
heyecanı bastırmak suppress the excitement v.
heyecanı bastırmak control the excitement v.
heyecanını bastırmak control one's excitement v.
heyecanını bastırmak suppress one's excitement v.
(sesi) bastırmak drown v.
faka bastırmak two-time v.
-i bastırmak outdo v.
örtüp bastırmak bury v.
bilinçli olarak duyguyu bastırmak suppress v.
(kumaş) bastırmak whip v.
(sinirini vb) bastırmak choke-down v.
(sinirini vb) bastırmak choke back v.
(sinirini vb) bastırmak choke off v.
karanlık bastırmak (night) set in v.
karanlık bastırmak (darkness) set in v.
uyku bastırmak catch some shuteye v.
uyku bastırmak (sleep) to come v.
uyku bastırmak make someone drowsy v.
uyku bastırmak feel drowsy v.
uyku bastırmak doze off v.
olumsuz bir duyguyu bastırmak smooth ruffled feathers v.
bir şeyin üzerine bastırmak bear down on something v.
bir şeyin üzerine sertçe bastırmak bear down too hard v.
sesi susturmak/bastırmak muffled up the sound v.
hıçkırık bastırmak stifle a sob v.
yangın bastırmak put down a fire v.
ayaklanmayı/isyanı bastırmak repress the uprising v.
isyanı/ayaklanmayı bastırmak suppress the revolt v.
ayaklanmayı bastırmak suppress the rebellion v.
açlığı bastırmak suppress hunger v.
(yangını) bastırmak quench v.
kokuyu bastırmak suppress the smell v.
(sinirini/öfkesini) bastırmak tame v.
birlikte bastırmak adpress v.
yeniden bastırmak recompress v.
başparmak ile bastırmak thumb v.
faka bastırmak trap v.
Phrasals
aşağıya doğru bastırmak bear down v.
(fırtına ve rüzgarlı hava için) aniden bastırmak blow up v.
(bir şeyi bir şeye) bastırmak clasp (something) to (something) v.
birini ya da bir şeyi bir şeye bastırmak clasp someone or something to something v.
birini ya da bir şeyi bir şeye bastırmak clutch someone or something to something v.
(bir şeyi başka bir şeyin) içine bastırmak compress (something) into (something) v.
bir şeye bastırmak press something down v.
bir sesi daha yüksek bir sesle bastırmak drown something out v.
bir şeyi bir şeye basmak/bastırmak impress something into something v.
bir şeye bastırmak punch something down v.
bağırarak birinin sesini bastırmak shout someone down v.
konuşarak/çeneyle birini bastırmak/sindirmek jaw someone down
(sesi/konuşmayı) bastırmak drown something out
(sesi) boğmak/bastırmak muffle something up
(bir şeyi bir yere) bastırmak/iteklemek pop something in
(bir şeyi bir yere) bastırmak/iteklemek pop something into something
(sakız vb gibi) sertçe bastırmak press something into something
(sakız vb gibi) sertçe bastırmak press something in
(yapışması için) bir şeyin üstüne bastırmak press something onto something
(yapışması için) bir şeyin üstüne bastırmak press something on
(yağmur/sis) bastırmak set in
Idioms
ayağını/ayaklarını yere bastırmak bring (one) low v.
bir duyguyu zorlukla bastırmak/zapt etmek gulp something back v.
faka bastırmak catch somebody out
Slang
faka bastırmak nick v.
faka bastırmak screw up
(cezaevinde çıkan ayaklanmaları bastırmak amacıyla görevlendirilen) özel birlik goon squad
(cezaevinde çıkan ayaklanmaları bastırmak amacıyla görevlendirilen) özel birlik ssu (special services unit)
Politics
ayaklanmayı bastırmak suppress the riot v.
ayaklanmayı bastırmak suppress the uprising v.
Technical
yapışmayı arttırmak için anlık olarak bastırmak nip v.
aşağıya doğru bastırmak depress v.
birbirine bastırmak swage v.
karinaya bastırmak careen
elektromanyetik girişimi bastırmak için pasif filtre birimi passive filter unit for electromagnetic interference suppression
elektromanyetik girişimi bastırmak için pasif filtre birimleri passive filter units for electromagnetic interference suppression
elektromanyetik girişimi bastırmak için sabit indüktör fixed inductor for electromagnetic interference suppression
gürültüyü bastırmak denoise
Marine
dümeni karşı tarafa bastırmak shift the helm
Military
ayaklanmayı bastırmak suppress the riot v.
isyanı bastırmak quell the continuance of the riot
British Slang
faka bastırmak nobble v.