alay - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

alay



Bedeutungen von dem Begriff "alay" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 44 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
alay derision n.
alay mock n.
alay mockery n.
alay ridicule n.
alay regiment n.
General
alay slant n.
alay travesty n.
alay pageant n.
alay fleer n.
alay jeer n.
alay cortege n.
alay banter n.
alay gibejibe n.
alay sneer n.
alay crowd n.
alay jape n.
alay sport n.
alay parade n.
alay jibe n.
alay jest n.
alay teasing n.
alay fleet n.
alay persiflage n.
alay scoff n.
alay procession n.
alay quiz n.
alay troop n.
alay irony n.
alay gibe n.
alay legion n.
alay fun n.
alay wipe n.
alay taunt n.
alay rub n.
alay troops in line n.
alay raillery n.
alay leg-pull n.
alay gybe n.
Trade/Economic
alay procession
Technical
alay ridicule
Military
alay regiment
alay regimental
British Slang
alay mickey taking
alay mickey bliss

Bedeutungen, die der Begriff "alay" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 214 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
alay etmek ridicule v.
alay ederek sataşmak tease v.
alay etmek tease v.
alay etmek mock v.
alay oluşturmak regiment v.
General
alay etmek groove v.
alay etmek laugh at v.
ile alay etmek ridicule v.
alay etmek burlesque v.
alay etmek flout v.
ile alay etmek make fun of v.
taklidini yaparak alay etmek mock v.
bir kimse ile alay etmek make fun of v.
alay ederek yüzünü gözünü tuhaf şekillere sokmak make faces v.
alay etmek make fun of v.
alay etmek make merry over v.
alay konusu olmak become an object of derision v.
alay etmek mock v.
alay etmek deride v.
alay etmek gibe v.
alay konusu yapmak ridicule v.
alay etmek doty v.
alay etmek jibe v.
alay ederek sataşmak taunt v.
alay etmek mess with v.
alay etmek jape v.
alay etmek gibe at v.
bir kimse ile alay etmek poke fun at v.
alay etmek rag v.
alay etmek poke fun at v.
alay etmek josh v.
alay etmek jeer at v.
alay etmek scoff v.
alay etmek hold in derision v.
alay etmek jolly v.
alay etmek sneer v.
alay etmek taunt v.
alay etmek razz v.
alay etmek poke fun v.
alay etmek make a game of v.
alay etmek jeer v.
ile alay etmek mock v.
alay etmek ironize v.
alay etmek make a jest of v.
alay etmek rot v.
alay etmek roast v.
alay etmek take the mickey out of somebody v.
alay etmek guy v.
alay etmek make fun v.
alay etmek pull somebody's leg v.
alay etmek scoff at v.
alay etmek gird at v.
alay geçmek make fun of v.
alay oluşturmak regiment v.
ile alay etmek mock v.
alay etmek give somebody a roasting v.
alay etmek gird at somebody v.
sataşıp alay etmek take the piss out of v.
taklit ederek alay etmek burlesque v.
ile alay etmek deride v.
alay etmek profit-bringing v.
alay etmek rally v.
alay gibi gelmek seem incredible to v.
alay gibi gelmek seem incredible v.
alay edilmek be mocked v.
alay edilmek be jeered v.
alay etmek mock v.
alay etmek ironise v.
alay etmek gybe v.
alay etmek needle v.
alay etmek heap ridicule upon v.
alay etmek heap ridicule on v.
alay yoluyla yermek satirize v.
alay etmek tantalise v.
alay etmek tantalize v.
alay ederek sataşmak taunt v.
alay etme taunting n.
alay konusu kimse butt n.
alay eden tantaliser n.
alay konusu mock n.
alay konusu joke n.
alay komutanı regiment commander n.
gizli alay irony n.
alay konusu standing jest n.
alay komutanı field officer n.
alay eden taunter n.
alay etme mocking n.
alay etme persiflage n.
insana alay gibi gelen bir tesadüf irony n.
alay konusu mockery n.
alay etme taunt n.
alay etme jeering n.
alay konusu object of derision n.
gizli alay sarcasm n.
ince alay irony n.
alay konusu laughingstock n.
alay edilecek şey mockery n.
alay komutanlığı depot n.
alay konusu tip patsy n.
alay etme japing n.
dokunaklı alay sarcasm n.
alay eden giber n.
alay etme irrision n.
alay etme derision n.
alay etmek için isim takma name-calling n.
acı alay sarcasm n.
alay konusu olabilecek kimse fair game n.
alay eden tantalizer n.
alay konusu joking matter n.
alay (askeri birlik) regiment n.
alay konusu an object of ridicule n.
alay (etme) rag n.
alay etme tantalization n.
alay etme tantalisation n.
alay eden, sataşan kadın tauntress n.
alay eden, sataşan kadın tauntress n.
alay eden, sataşan kadın tauntress n.
alay konusu olan derisive adj.
alay edilen ragged adj.
alay konusu olan derisory adj.
taklit ederek alay eden burlesque adj.
alay halinde yapılan processional adj.
alay edilen ridiculed adj.
alay edilmiş japed adj.
alay edilmiş jeered adj.
inceden inceye alay eden ironical adj.
alay edilmiş taunted adj.
inceden inceye alay eden ironic adj.
alay edilmiş scoffed adj.
alay edilecek türden derisive adj.
alay edici derisive adj.
alay edici derisory adj.
alay ederek mockingly adv.
alay ederek jeeringly adv.
alay alay row upon row adv.
alay ederek sarcastically adv.
alay ederek joshingly adv.
alay ederek tauntingly adv.
alay edercesine scoffingly adv.
alay ederek gibingly adv.
alay ederek fleeringly adv.
alay ederek jibingly adv.
alay ederek japingly adv.
alay ederek burlesquely adv.
alay alay in large crowds adv.
alay için for fun adv.
kendisiyle alay ederek self-mockingly adv.
Phrasals
alay etmek poke fun at
alay etmek kid around with someone
Idioms
alay konusu etmek hold up to scorn
alay konusu etmek hold up to ridicule
alay etmek make fun of
alay ederek zafer kutlamak crow over
gözünün içine baka baka alay etmek laugh in one's face
alay konusu olmak be a standing joke
alay konusu butt of a joke
alay etmek jeer at
alay etmek take the piss out of
alay etmek laugh in the face of
alay ederek yüzünü gözünü tuhaf şekillere sokmak make funny faces
alay konusu olmak be made the butt of a joke
alay konusu a figure of fun
biriyle alay etmek give someone a dig
biriyle alay etmek take a dig at someone
biriyle alay etmek take a jab at someone
biriyle alay etmek take digs at someone
birinin bir şeyi ile alay etmek kid someone about one's something
kahkahalarla gülerek (dalga geçerek/alay ederek) birinin sahneden kaçmasına neden olmak laugh someone off the stage
eğlence/alay kaynağı source of ridicule
eğlence/alay kaynağı source of laughter
alay etmek take the mickey/mick (out of someone)
alay etmek take the mick
alay etmek take the mickey
bir yerde alay konusu olmak be the laughing stock of somewhere
Speaking
alay mı ediyorsun? are you being sarcastic?
Slang
alay etmek take the piss
Law
alay mahkemesi regimental court
Technical
ile alay etmek ridicule
Military
alay emir subayı aid-major n.
topçu alay komutanı artillery regiment commander
cumhurbaşkanlığı muhafız alay komutanlığı regiment of presidential guard
alay sancağı regimental banner
alay emri regimental order
alay ağırlığı regimental train
alay ikmal subayı regimental supply officer
alay postacısı regimental mail clerk
alay muharebe grubu combat team regimental
alay sancağı regimental standard
alay haline getirmek regiment
alay komutanlığı regimental commandry
alay emir subayı regimental adjutant
alay karargahı regimental headquarters
alay ihtiyat hattı regimental reserve line
alay merkez kısmı amiri regimental adjutant
alay muharebe timi regimental combat team
alay (birlik) regiment
alay komutanı regiment commander
alay istihbarat subayı regimental intelligence officer
alay posta eri regimental mail clerk
alay bozan tüfeği blunderbuss
alay yürüyüş kolu column of battalions
alay oluşturmak regiment
alay muharebe timi combat team regimental
alay eğitim ve harekat subayı regimental plans and training officer
alay komutanı regimental commander
alay muharebe grubu regimental combat team
alay komutanlığı regimental command
alay çıkarma timi regimental landing team
alay kıyı başı regimental beachhead
bağımsız alay separate regiment
British Slang
alay etme send-up
alay etmek josh
biriyle alay etmek pull someone's plonker
alay eder gibi gülüş tin bath