alay - Turco Inglés Diccionario

alay

Significados de "alay" en diccionario turco inglés : 8 resultado(s)

Inglés Turco
Geography
alay n. alay sıradağları
Archaic
alay v. hafifletmek
alay v. sakinleştirmek
alay v. gidermek
alay v. dindirmek
alay v. yatıştırmak
alay v. bastırmak
alay v. azaltmak

Significados de "alay" en diccionario inglés turco : 75 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
alay derision n.
His presentation was greeted with howls of derision.
Yaptığı sunum alay dolu yuhalamalarla karşılandı.

More Sentences
alay ridicule n.
The child turned into an object of ridicule among the others due to her glasses.
Çocuk, gözlükleri nedeniyle çevredekilerin alay konusu oldu.

More Sentences
alay mockery n.
His cruel mockery of her appearance hurt her deeply.
Adamın dış görünüşüyle acımasızca alay etmesi onu derinden yaralamıştı.

More Sentences
alay fun n.
Are you making fun of me?
Benimle alay mı ediyorsunuz?

More Sentences
alay mock n.
alay regiment n.
General
alay procession n.
The procession traditionally ends near Oude Kerk.
Alay geleneksel olarak Oude Kerk yakınlarında sona eriyor.

More Sentences
alay irony n.
I sense some irony in your words.
Sözlerinde bir parça alay seziyorum.

More Sentences
alay sneer n.
The woman asked my name with a sneer.
Kadın alayla adımı sordu.

More Sentences
alay jeer n.
Tom's speech was interrupted by jeers.
Tom'un konuşması alaylarla kesildi.

More Sentences
alay sport n.
Don't make sport of her.
Onunla alay etme.

More Sentences
alay teasing n.
Tom was teased at school because he was a slow learner.
Tom yavaş öğrenen biri olduğu için okulda alay konusu oldu.

More Sentences
alay jibe n.
Such jibes degrade Parliament as an institution and the European Union as a political process.
Bu tür alaylar bir kurum olarak Parlamentoyu ve siyasi bir süreç olarak Avrupa Birliği'ni küçük düşürmektedir.

More Sentences
Trade/Economic
alay procession n.
The procession traditionally ends near Oude Kerk.
Alay geleneksel olarak Oude Kerk yakınlarında sona eriyor.

More Sentences
Technical
alay ridicule n.
The child turned into an object of ridicule among the others due to her glasses.
Çocuk, gözlükleri nedeniyle çevredekilerin alay konusu oldu.

More Sentences
Military
alay regimental n.
This dog is our regimental mascot.
Bu köpek bizim alay maskotumuz.

More Sentences
General
alay crowd n.
alay parade n.
alay jest n.
alay gibe n.
alay legion n.
alay cortege n.
alay fleet n.
alay scoff n.
alay banter n.
alay persiflage n.
alay troop n.
alay quiz n.
alay wipe n.
alay taunt n.
alay rub n.
alay troops in line n.
alay jape n.
alay fleer n.
alay slant n.
alay travesty n.
alay gibejibe n.
alay pageant n.
alay raillery n.
alay leg-pull n.
alay gybe n.
alay tweak n.
alay twit n.
alay japery n.
alay blague n.
alay quib n.
alay quizzification n.
alay borak [australia] n.
alay hething [obsolete] n.
alay mockage [obsolete] n.
alay ludification n.
alay gird n.
alay girr [scotland] n.
alay glaik [scotland] n.
alay glike [obsolete] n.
alay ridicle n.
alay improperation [obsolete] n.
alay flout n.
alay parody n.
alay phalanx n.
alay scomm n.
alay slant n.
alay spoofery n.
alay subsannation n.
alay hotfoot n.
alay cavalcade N.
Colloquial
alay shy n.
Military
alay regiment n.
alay rgt ((military) regiment) abrev.
Archaic
alay gleek n.
Slang
alay mickey n.
alay rib n.
British Slang
alay mickey taking n.
alay mickey bliss n.
Star Wars
alay regiment n.

Significados de "alay" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
alay etmek ridicule v.
alay ederek sataşmak tease v.
alay etmek tease v.
alay etmek mock v.
alay oluşturmak regiment v.
General
alay konusu mock n.
alay konusu kimse butt n.
alay eden taunter n.
alay etme mocking n.
alay konusu object of derision n.
alay komutanı field officer n.
alay edilecek şey mockery n.
alay etme japing n.
alay konusu tip patsy n.
gizli alay irony n.
alay etme jeering n.
dokunaklı alay sarcasm n.
alay etme taunt n.
insana alay gibi gelen bir tesadüf irony n.
ince alay irony n.
alay konusu joke n.
alay etme persiflage n.
alay konusu mockery n.
alay eden tantaliser n.
alay etme taunting n.
alay komutanı regiment commander n.
alay konusu standing jest n.
alay etme deriding n.
alay konusu laughingstock n.
alay komutanlığı depot n.
gizli alay sarcasm n.
alay eden giber n.
alay etme irrision n.
alay etme derision n.
alay etmek için isim takma name-calling n.
acı alay sarcasm n.
alay konusu olabilecek kimse fair game n.
alay eden tantalizer n.
alay konusu joking matter n.
alay (askeri birlik) regiment n.
alay konusu an object of ridicule n.
alay (etme) rag n.
alay etme tantalisation n.
alay etme tantalization n.
alay eden, sataşan kadın tauntress n.
alay oluşturma regimentation n.
alay edilip küçümsenen kimse toy n.
alay konusu jest n.
alay eden kimse vexer n.
alay etme teasing n.
alay etme yeteneği wit n.
alay etme bob [dialect] n.
alay konusu may game n.
alay ederek canını sıkma hazing n.
alay etme hoker [obsolete] n.
alay konusu mockingstock n.
davranışları alay konusu olan kimse moniment [scotland] n.
alay etme rig [uk] n.
alay konusu byword n.
alay konusu derision n.
alay konusu guy n.
alay eden kimse heckler n.
sert alay roast n.
alay eden rotter n.
alay etme drollery n.
alay konusu cockshy n.
alay konusu floutingstock n.
alay konusu geck n.
alay edercesine kötü olan taklit parody n.
alay konusu yapma scoffery n.
alay konusu yapma scoffing n.
alay konusu scoff n.
kendiyle alay etme self-mockery n.
kemik asker grubu olan alay skeleton regiment n.
sadakatsiz kişiyi yuhalamak için toplanan alay skimmington [dialect] [uk] n.
sadakatsiz kişiyi yuhalamak için toplanan alay skimitry n.
sadakatsiz kişiyi yuhalamak için toplanan alay skimmerton n.
sadakatsiz eşleri alay konusu eden kimse skimmington n.
alay konusu skite [uk] [scotland] n.
alay konusu skyte [uk] [scotland] n.
alay konusu pointingstock n.
alay konusu stale [obsolete] n.
alay eden tip frumper n.
alay etmek burlesque v.
alay etmek taunt v.
alay etmek rag v.
ile alay etmek mock v.
alay etmek mess with v.
alay etmek gibe v.
alay etmek jibe v.
alay etmek ironize v.
alay etmek poke fun at v.
alay konusu olmak become an object of derision v.
alay etmek gibe at v.
bir kimse ile alay etmek poke fun at v.
ile alay etmek ridicule v.
alay etmek jolly v.
alay etmek take the mickey out of somebody v.
alay etmek make merry over v.
alay konusu yapmak ridicule v.
alay etmek gird at v.
alay etmek guy v.
bir kimse ile alay etmek make fun of v.
alay etmek roast v.
ile alay etmek make fun of v.
alay etmek hold in derision v.
alay etmek poke fun v.
alay etmek scoff at v.
alay etmek jeer at v.
alay etmek make fun v.
alay etmek jeer v.
alay etmek josh v.
alay etmek rot v.
alay etmek deride v.
alay etmek razz v.
alay etmek jape v.
alay etmek laugh at v.
alay etmek make fun of v.
alay etmek scoff v.
alay etmek flout v.
alay etmek mock v.
alay ederek yüzünü gözünü tuhaf şekillere sokmak make faces v.
taklidini yaparak alay etmek mock v.
alay ederek sataşmak taunt v.
alay etmek make a game of v.
alay etmek groove v.
alay etmek sneer v.
alay etmek make a jest of v.
alay etmek doty v.
alay geçmek make fun of v.
alay oluşturmak regiment v.
ile alay etmek mock v.
alay etmek gird at somebody v.
alay etmek give somebody a roasting v.
sataşıp alay etmek take the piss out of v.
taklit ederek alay etmek burlesque v.
ile alay etmek deride v.
alay etmek profit-bringing v.
alay etmek rally v.
alay gibi gelmek seem incredible v.
alay gibi gelmek seem incredible to v.
alay edilmek be mocked v.
alay edilmek be jeered v.
alay etmek ironise v.
alay etmek gybe v.
alay etmek needle v.
alay etmek heap ridicule on v.
alay etmek heap ridicule upon v.
alay yoluyla yermek satirize v.
alay etmek tantalise v.