guy - Turco Inglés Diccionario

guy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

guy — Definition

Significado:
adam, herif
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɡaɪ/ – BrE /ɡaɪ/)
Categoría gramatical:
İsim: guy (guys)
Sinónimo:
man, fellow

Significados de "guy" en diccionario turco inglés : 38 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
guy n. herif
Some guy called Richard came to see you this afternoon.
Bu öğleden sonra Richard diye bir herif seni görmeye gelmiş.

More Sentences
guy n. adam
Jimmy is a nice guy when you get to know him.
Jimmy'yi tanıdığınızda iyi bir adam olduğunu anlarsınız.

More Sentences
General
guy n. tip
Tom is the most popular guy in our class.
Tom sınıfımızda en popüler tip.

More Sentences
guy n. kişi
There were around 70 guys in the hall.
Salonda yaklaşık 70 kişi vardı.

More Sentences
guy n. kukla
Campers were standing around the bonfire for burning a guy.
Kampçılar, bir kukla yakmak için şenlik ateşinin etrafında duruyordu.

More Sentences
Slang
guy n. herif
Some guy called Richard came to see you this afternoon.
Bu öğleden sonra Richard diye bir herif seni görmeye gelmiş.

More Sentences
General
guy n. adamcık
guy n. çelik halat
guy n. korkuluk
guy n. acayip kılıklı tip
guy n. germe halatı
guy n. herifçioğlu
guy n. gergi
guy n. ip
guy n. gergi halatı
guy n. halat
guy n. gergi teli
guy n. gergi kablosu
guy n. vento
guy n. ingiltere'de kutlanan guy fawkes gününde dolaştırılıp yakılan temsili kukla
guy n. dolaştırılıp yakılan kukla
guy n. alay konusu
guy n. maskara
guy n. kimse
guy n. şey
guy n. nesne
guy n. yaratık
guy v. halatla tutturmak
guy v. alay etmek
guy v. takılmak
guy v. rezil etmek
guy v. bağlamak
guy v. alaya almak
Colloquial
guy n. eleman
Technical
guy n. gergi teli
guy n. lente
Marine
guy n. vento
Archaic
guy v. rehberlik yapmak

Significados de "guy" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
wise guy n. ukala
computer guy n. bilgisayarcı
General
fall guy n. abalı
fall guy n. dolandırılan kimse
callow guy n. kuş
good guy n. iyi adam
wise guy n. kurnaz
tough guy n. kabadayı
fall guy n. başkasının cezasını çeken kimse
wise guy n. ukala dümbeleği
wise guy n. hinoğlu hin
fall guy n. dolandırılan
fall guy n. enayi
fall guy n. keriz
fall guy n. şamar oğlanı
little guy n. küçük adam
guy fawkes day n. 5 kasım
tough guy n. taş fırın erkeği
fall guy n. kurban
family guy n. aile babası
a plain kind of guy n. sıradan tip/adam
guy in a bathrobe n. bornozlu adam
bad guy n. kötü adam
clean-cut guy n. efendi adam
clean-cut guy n. efendi (adam)
wise guy n. gangster
fall guy n. suç üzerine yıkılan kimse
fall guy n. günah keçisi
guy [uk] n. (bir yerden) aceleyle ayrılma
guy friday n. ofisboy
guy [uk] n. (bir yerden) gizlice ayrılma
guy [uk] n. sıvışma
good guy n. aynı tarafta olunan kimse
computer guy n. bilgisayarcı
play the tough guy v. sert çocuğu oynamak
play the bad guy v. kötü adamı oynamak
Phrases
as the next guy expr. herkes gibi
Colloquial
guy with the backpack n. sırt çantalı adam
a guy with his own sense of style n. tarzı olan bir adam
a regular guy doing something remarkable n. kayda değer bir şeyler yapan sıradan biri
penny for the guy n. guy fawkes gecesinde maskeli çocukların sokaklarda dolaşıp "guy için bir peni lütfen?" diyerek para topladıkları gün
penny for the guy n. ingiltere'deki çocukların guy fawkes gecesi için havai fişek satın almak amacıyla para toplarken söyledikleri söz
day guy n. gündüzcü resepsiyonist
day guy n. gündüz otel görevlisi
day guy n. gündüzcü
night guy n. gececi resepsiyonist
night guy n. gece otel görevlisi
night guy n. gececi
the little guy [usa] n. sıradan insan
the little guy [usa] n. vatandaş
right guy n. doğru dürüst adam
nice guy n. arkadaş canlısı adam
right guy n. namuslu adam
right guy n. birinin partneri olmaya en uygun olan erkek
right guy n. ahlaklı adam
nice guy n. güvenilir adam
right guy n. güvenilir adam
nice guy n. efendi adam
right guy n. düz adam
right guy n. iyi adam
nice guy n. sevecen adam
right guy n. doğru adam
a tough guy n. sert çocuk
a tough guy n. korkusuz adam
a tough guy n. kabadayı
a tough guy n. taş fırın erkeği
a tough guy n. sert adam
guy thing n. erkek işi
guy thing n. erkeklerin anlayabileceği bir şey
guy thing n. erkeklere özgü bir şey
guy thing n. kadınların anlayamayacağı bir şey
guy thing n. erkekler arasında bir şey
guy thing n. erkeklere mahsus bir şey
good guy n. kahraman
old guy n. eski kurt
old guy n. eski toprak
old guy n. ihtiyar moruk
some guy expr. herifin biri
some guy expr. herifin teki
that's my guy expr. işte benim oğlum/adamım (aferin)
that's my guy expr. aferin benim oğluma
that's my guy expr. aferin sana
as much as the next guy expr. herhangi birisi kadar
as much as the next guy expr. hemen herkes kadar
the guy isn't just hot air expr. adam boş değil
the guy isn't just hot air expr. adam boş beleş biri değil
Idioms
wise guy n. ukala
wise guy n. herşeyi bildiğini zanneden
wise guy n. çok bilmiş
wise guy n. ukala dümbeleği
a fall guy n. şamar oğlanı
a fall guy n. günah keçisi
smart guy n. ukala
regular guy n. sıradan biri
mr. nice guy n. kibar/mülayim adam
mr. nice guy n. beyefendi adam
mr. nice guy n. dürüst ve iyi niyetli adam
mr. nice guy n. iyi aile çocuğu
mr. nice guy n. efendi (adam)
real wise guy n. ukala
bad guy n. aynı safta olunmayan kimse
bad guy n. suç işleyen kimse
bad guy n. düşman
bad guy n. sorun yaratan kimse
big guy n. cüsseli adam
Speaking
big guy n. koca adam
some guy pron. adamın biri
I can't work with a guy like that expr. ben böyle bir herifle çalışamam
what's this guy's problem? expr. bu adamın sorunu ne?
what's this guy's problem? expr. bu herifin sorunu ne?
why did you hire a guy like that? expr. neden böyle bir adamı işe aldın ki?
who is this guy? expr. kim bu herif?
the guy with the pointy ears expr. sivri kulaklı adam
the guy doesn't drink expr. bu adam içki içmiyor
the bad guy expr. kötü adam
you're a lucky guy expr. şanslı bir adamsın
I got no problem taking money from a guy like him expr. onun gibi bir herifin parasını almaktan hiç gocunmam
you messed up the wrong guy expr. yanlış kişiye bulaştın
it just got me to thinking maybe our guy got his tattoo from a parlor in the neighborhood expr. bu bana adamımızın dövmesini mahalledeki salonlardan birinde yaptırmış olabileceğini düşündürdü
does this guy like me or what? expr. bu adam beni seviyor mu ne?
does this guy like me or what? expr. bu adam benden hoşlanıyor mu ne?
it's a guy thing expr. bu erkek işi
it's a guy thing expr. bu erkeklere özgü bir şey
no more mr nice guy expr. efendilik buraya kadar!
are we talking about the same guy? expr. aynı adamdan mı bahsediyoruz?
are you on a date with this guy? expr. bu herifle mi çıkıyorsun?
I love the way this guy talks expr. bu herifin konuşma şeklini seviyorum
you're the only guy that I can really trust expr. sen gerçekten güvenebileceğim tek erkeksin
she was with a guy last night expr. dün gece bir adamlaydı
who the fuck is this guy? expr. bu herif de neyin nesi?
who the fuck is this guy? expr. bu herif de kim böyle?
that guy is something expr. o herif boş değil
you seem like a nice guy expr. iyi birine benziyorsun
we don't know who this guy is expr. bu adamın kim olduğunu bilmiyoruz
she hooked up with a guy expr. bir adamla takıldı
what was she doing with that guy? expr. o adamla ne yapıyordu?
she was there with another guy expr. orada başka bir adamla birlikteydi
the guy had a long track record expr. adamın sabıkası oldukça kabarık
it's just some guy expr. adamın teki işte
it's just some guy expr. adamın biri işte
what do you see in this guy? expr. bu adamda ne buluyorsun?
are you 100% sure you can trust this guy? expr. bu adama güvenebileceğine %100 emin misin?
you messed with the wrong guy expr. yanlış adama çattın
you messed with the wrong guy expr. yanlış adama bulaştın
I am not much of a relationship guy expr. pek ilişki adamı değilim
I am not much of a relationship guy expr. ilişki bana göre değil
I don't trust that guy expr. bu adama güvenmiyorum
he is a great guy expr. kıyak çocuktur
he is a great guy expr. kıyak adamdır
what kind of guy are you? expr. ya sen nasıl bir adamsın ya?