kurban - Turco Inglés Diccionario

kurban

Significados de "kurban" en diccionario inglés turco : 35 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kurban sacrifice n.
He offered the beast as a sacrifice to the gods.
Hayvanı tanrılara kurban olarak sundu.

More Sentences
kurban victim n.
The victim was blindfolded and gagged.
Kurbanın gözleri bağlanmış ve ağzı kapatılmıştı.

More Sentences
General
kurban patsy n.
He was used as a patsy by the real culprits to divert attention from their crimes.
Dikkatleri işledikleri suçlardan başka yöne çekmek isteyen gerçek suçlular onu kurban olarak seçmişti.

More Sentences
kurban martyr n.
Mrs. Clark can sometimes act as if she is the martyr.
Bayan Clark bazen kurbanı oynayabiliyor.

More Sentences
kurban prey n.
Predators always prey on unsuspecting victims.
Yırtıcılar her zaman masum kurbanları avlar.

More Sentences
kurban victim n.
The victim was blindfolded and gagged.
Kurbanın gözleri bağlanmış ve ağzı kapatılmıştı.

More Sentences
kurban fall guy n.
That's why he's the perfect fall guy.
Bu yüzden o mükemmel bir kurban.

More Sentences
kurban casualty n.
He lost his job as a casualty of the economic crisis.
Ekonomik krizin kurbanı olarak işini kaybetti.

More Sentences
kurban sacrificial adj.
Traditionally many vessels are fitted with sacrificial anodes for external protection (hull).
Geleneksel olarak birçok gemi, dış koruma (gövde) için kurban anotlarla donatılmıştır.

More Sentences
Law
kurban victim n.
The victim was blindfolded and gagged.
Kurbanın gözleri bağlanmış ve ağzı kapatılmıştı.

More Sentences
General
kurban jactura n.
kurban holocaust n.
kurban peace offering n.
kurban sufferer n.
kurban oblation n.
kurban subject n.
kurban religious offering n.
kurban stiff n.
kurban sacrificial animal n.
kurban fatality n.
kurban offering n.
kurban target n.
kurban immolation n.
kurban soyle [obsolete] n.
kurban persecutee n.
kurban pathic n.
kurban paschal n.
Colloquial
kurban john n.
kurban vic (victim) n.
Idioms
kurban clay pigeon [us/south africa] n.
Religious
kurban host [obsolete] n.
kurban paschal lamb n.
Archaic
kurban piacle n.
kurban patient n.
Slang
kurban mug [uk] n.

Significados de "kurban" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kurban bayramı eid al-adha n.
kurban bayramı festival of the sacrifice n.
kurban bayramı eid qurban n.
kurban etmek sacrifice v.
General
insanların boyun eğmesi ve kurban vermeleriyle yatıştırılacak zorba güç moloch n.
kurban bayramı sacrifice holiday n.
kurban bayramı muslim festival of sacrifices n.
yüz hayvan kurban etme adeti hecatomb n.
kendini kurban eden kimse sacrificer n.
kurban eden kimse sacrificer n.
kurban etme immolation n.
kurban kesilen taş altar n.
kurban etme sacrifice n.
kurban etme töreni sacrificial rite n.
kurban etme victimization n.
tamamen yakılmış kurban holocaust n.
kurban kesme yeri altar n.
kurban bayramı feast of sacrifice n.
kurban olma victimisation n.
kurban olma victimization n.
kurban taşı altar n.
kurban olma victimhood n.
kurban ibadeti sacrificial ritual n.
kurban ibadeti worship of sacrifice n.
kurban bayramı the feast of the sacrifice n.
kurban bayramı tatili feast of the sacrifice holiday n.
yakılarak sunulan kurban burnt offering n.
kurban töreni ritual sacrifice n.
kurban bayramı eid al-adha n.
kurban bayramı the feast of sacrifice n.
kurban olarak kesme/öldürme immolation n.
son kurban the latest victim n.
masum kurban innocent victim n.
kurban bayramı festival of sacrifice n.
kurban bayramı greater eid n.
kurban etme victimisation n.
kurbanın katledilmediği bir kurban etme şekli unbloody sacrifice n.
kansız kurban unbloody sacrifice n.
kurban etme sacrification n.
kurban sunan kimse sacrificant n.
kurban sunan kimse sacrificator n.
kurban eden victimiser n.
kurban eden victimizer n.
polinezyalılarca ibadet, kurban etme veya diğer törenler için kullanılan etrafı çevrili tapınak alanı marai n.
kutsal nesnelerin tapınan kişilere gösterildiği, kaidelerin okunduğu, yıkama, yeme, içme ve kurban etme gibi törensel faaliyetlerin yapıldığı gizli bir dini ayin mystery n.
kurban eden kimse immolator n.
kurban edilme immolation n.
dolandırıcının kurban adayının sevgisini kazanmasını sağlayan kimse shill n.
günahlardan arınmak için kesilen kurban sin offering n.
insan kurban etme human sacrifice n.
kendini kurban etme supreme sacrifice n.
kefaret olarak verilen kurban propitiatory [obsolete] n.
kurban olmak be a victim v.
kurban gitmek fall a victim v.
kurban etmek immolate v.
kurban gitmek fall victim to v.
kurban etmek made a victim of v.
kurban etmek victimise v.
kurban etmek sacrifice v.
kurban vermek lose as casualties v.
kurban etmek make a victim of v.
koyun kurban etmek sacrifice a sheep v.
kurban olarak kesmek sacrifice v.
suikasta kurban gitmek be assassinated v.
kurban gitmek fall a victim to v.
kurban kesmek sacrifice v.
kurban etmek (haksız yere) victimize v.
kurban gitmek suffer an accident v.
kurban etmek victimize v.
kurban kesmek sacrifice an animal for god v.
kurban olmak sacrifice oneself for v.
kurban olmak be a victim (of) v.
kurban olmak give one's life for v.
maganda kurşununa kurban gitmek become a victim of random gunfire v.
maganda kurşununa kurban gitmek be shot by a falling-bullet from a celebratory gun fire v.
cinayete kurban gitmek be a victim of murder v.
maganda kurşununa kurban gitmek get hit by a falling-bullet from a celebratory gun fire v.
maganda kurşununa kurban gitmek fall victim to a stray bullet from a celebratory gunfire v.
iftiraya kurban gitmek fall victim to slander v.
kurban edilmek be sacrificed v.
cinayete kurban gitmek be murdered v.
esiri tanrılara kurban etmek sacrifice the prisoner to the gods v.
kurban etmek (haksız yere) victimise v.
kurban etmek victimate [obsolete] v.
kurban etmek oblate v.
kurban edilmiş victimized adj.
kurban edilen victimized adj.
kurban edilmiş sacrificed adj.
kurban edilebilir sacrificeable adj.
kurban olmuş victimized adj.
kurban olmuş victimised adj.
kurban gitmiş victimised adj.
kurban edilmiş victimised adj.
kurban gitmiş victimized adj.
kurban edilen victimised adj.
kurban edilecek sacrificial adj.
kurban edilen sacrificial adj.
kurban sunan sacrificatory adj.
kurban edilebilir sacrificeable adj.
kurban edilebilir sacrificable adj.
kurban edilen piacular adj.
kurban edilen piaculous adj.
maddi kazançlar için manevi değerlerini kurban eden faustian adj.
kurban edilir bir şekilde sacrificially adv.
kurban olur bir biçimde sacrificially adv.
cinayete kurban gitme tehlikesi altında on the spot adv.
kurban olayım for god's sake interj.
kurban olayım please interj.
Phrasals
(birini/bir şeyi) kurban etmek prey upon (someone or something) v.
(birini/bir şeyi) kurban etmek prey on (someone or something) v.
-e/uğruna kurban etmek sacrifice to v.
(birini/bir şeyi birine/bir şeye) kurban etmek sacrifice (someone or something) to (someone or something else) v.
(birini/bir şeyi başka biri/bir şey) için kurban etmek sacrifice (someone or something) for (someone or something else) v.
Colloquial
soymak/dolandırmak için göze kestirilen kurban mark n.
soyulacak/dolandırılacak kurban mark n.
hırsızlık veya dolandırıcılık için seçilen kurban mark n.
sahtekarlığa kurban gitmek get scabbed v.
Idioms
kurban etmek throw someone to the wolves v.
birini kurban etmek throw someone to the wolves v.
kurban etmek leave someone to the wolves v.
kendi oyununa kurban gitmek be hoist by (one's) own petard v.
kendi yerine başka birini kurban etmek feed (someone) to the wolves v.
(birini) kurban etmek feed (someone) to the wolves v.
(birine/bir şeye) kurban gitmek fall prey to (someone or something) v.
kurban gitmek fall victim v.
(bir şeye) kurban gitmek fall victim (to something) v.
kendi çıkarı için (birini) kurban etmek feed (one) to the lions v.
diğerlerini yola getirmek için bir kişiyi kurban etmek/öldürmek kill one to warn a hundred v.
kurban etmek throw to the dogs v.
kurban etmek throw to the wolves v.
kurban etmek throw to the lions v.
Speaking
kurban olayım how great! expr.
sıradaki kurban olmak istemiyorlar they don't want to be the next victim expr.
sonraki kurban olmak istemiyorlar they don't want to be the next victim expr.
Politics
kişilerin önyargılara kurban edilmesi mccarthyism n.
Technical
kurban anot sacrificial anode n.
kurban film sacrificial film n.
kurban yenimi sacrificial corrosion n.
kurban artıuç sacrificial anode n.
kurban korozyonu sacrificial corrosion n.
kurban zar sacrificial film n.
Psychology
kurban müzminliği victim recidivism n.
kurban psikolojisi victim psychology n.
kurban psikolojisi victim mentality n.
Gastronomy
kurban kavurması braised sacrifical ram’s meat n.
Social Sciences
kurban edilme victimage n.
kurban etme victimage n.
azteklerde insan kurban edilen bir yeni yıl festivali toxcatl n.
kurban etmek için öldürme mactation n.
polinezyalılarca ibadet, kurban etme veya diğer törenler için kullanılan etrafı çevrili tapınak alanı marae n.