tease - Turco Inglés Diccionario

tease

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

tease — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /tiːz/ – BrE /tiːz/)
Categoría gramatical:
Fiil: tease (teases – teased – teasing)
Sinónimo:
taunt, provoke
Antónimos:
comfort, reassure

Significados de "tease" en diccionario turco inglés : 47 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
tease v. kızdırmak
Mary likes teasing her brother.
Mary erkek kardeşini kızdırmaktan hoşlanır.

More Sentences
tease v. alay etmek
She keeps teasing me about my moustache.
Bıyığım yüzünden benimle alay edip duruyor.

More Sentences
tease v. sataşmak
I caught him teasing the geese.
Onu kazlara sataşırken yakaladım.

More Sentences
tease v. alay ederek sataşmak
General
tease n. takılma
I never meant to upset you; it was just a tease.
Seni üzmek istememiştim; sadece takılıyordum.

More Sentences
tease n. baş belası
She's a tease.
O bir baş belası.

More Sentences
tease n. şakacı kimse
He's such a big tease; he cracks me up.
Çok şakacı biridir; beni gülmekten kırıp geçiriyor.

More Sentences
tease n. cilveli kimse
Just ignore him; he's nothing but a tease.
Onu boş ver gitsin; cilveli biridir sadece.

More Sentences
tease v. takılmak
I'm just teasing.
Sadece takılıyorum.

More Sentences
tease v. dalga geçmek
Tom used to tease me a lot, but he doesn't anymore.
Tom eskiden benimle çok dalga geçerdi, ama artık geçmiyor.

More Sentences
tease v. şaka yollu takılmak
Tom teased Mary.
Tom Mary'ye şaka yollu takıldı.

More Sentences
tease v. sataşmak
I caught him teasing the geese.
Onu kazlara sataşırken yakaladım.

More Sentences
tease v. cilveli kimse
Just ignore him; he's nothing but a tease.
Onu boş ver gitsin; cilveli biridir sadece.

More Sentences
tease v. tarakla kabartmak
The hairdresser teased her hair for volume.
Kuaför hacim kazandırmak için saçını tarakla kabarttı.

More Sentences
tease v. cilve yapmak
He was not sure if she liked him or if she was just teasing.
Kadın ondan hoşlanıyor muydu yoksa sadece cilve mi yapıyordu, pek emin değildi.

More Sentences
tease n. takılan kimse
tease n. takılgan kimse
tease n. başkalarına takılmayı seven kimse
tease n. muzip
tease n. flört eden kimse
tease v. taciz etmek
tease v. azizlik etmek
tease v. didiklemek
tease v. tedirgin etmek
tease v. mıncıklamak
tease v. rahat bırakmamak
tease v. matrak geçmek
tease v. ilişmek
tease v. taramak
tease v. ditmek
tease v. tüylendirmek
tease v. şardonlamak
tease v. uylamak
tease v. (birine) takılmak
tease v. taciz etmek
tease v. huzur vermemek
tease v. flört eden kimse
tease v. rahatsız etmek
tease v. sürekli talep etmek
tease v. hayal kırıklığına uğratmak
tease v. kışkırtmak
Colloquial
tease v. körlemek
Trade/Economic
tease n. tanıtım (ürün)
Technical
tease v. ditmek
tease v. şardonlamak
tease v. taramak
tease v. tüylendirmek

Significados de "tease" con otros términos en diccionario inglés turco: 74 resultado(s)

Inglés Turco
General
tease tenon n. geçme lamba
tease apart v. liflerine ayırmak
tease out v. didiklemek
tease something apart v. bir şeyin tellerini lif lif ayırmak
tease someone into doing something v. birine tatlı sözlerle veya yoğun ısrarla ve sıkboğaz ederek bir işi yaptırmak
tease someone v. birine takılmak
tease about v. alaya almak
Phrasals
tease out v. önemli noktaları ayırmak
tease out v. açıklığa kavuşturmak
tease out v. (birinin) ağzından laf almak
tease (one) with (something) v. (birine sahip olamayacağı/olmaması gereken bir şeyle) işkence etmek
tease out of (someone or something) v. (birini/bir hayvanı) bir yerden dışarı çekmek
tease (one) with (something) v. (birine) gösterip vermemek
tease out of (someone or something) v. (birini/bir hayvanı) bir yerden çıkması için kandırmak
tease (one) into (doing something) v. (birini bir şeyi) yapması için galeyana getirmek
tease (one) into (doing something) v. (birini bir şeyi) yapması için tahrik etmek
tease out of (something) v. karışmış/dolaşmış (bir şeyi) açmak
tease something out v. (birini/bir hayvanı) bir yerden çıkmak için baştan çıkarmak
tease something out of something v. (birini/bir hayvanı) bir yerden çıkması için kandırmak
tease something out of something v. (birinin/bir hayvanın) bir yerden çıkması için aklını çelmek
tease (one) with (something) v. (birini sahip olamayacağı/olmaması gereken bir şeyle) kızdırmak
tease (one) into (doing something) v. (birini bir şeyi) yapması için dolduruşa getirmek
tease something out of something v. (bir şeyi) bir yerden çıkması için cezbetmek
tease (one) with (something) v. (birinin) canını çektirmek
tease out of (someone or something) v. (birini/bir hayvanı) bir yerden çıkması için cezbetmek
tease (one) into (doing something) v. (birini bir şeyi) yapmak için gaza getirmek
tease something out v. (birinin/bir hayvanın) bir yerden çıkması için aklını çelmek
tease out of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) ağzından laf almak
tease (one) with (something) v. (birini bir şeyle) baştan çıkarıp sonunu getirmemek
tease (one) with (something) v. (birini bir şeyle) azdırıp bırakmak
tease (one) into (doing something) v. (birini bir şeyi) yapmak için teşvik etmek
tease something out of something v. (birini/bir hayvanı) bir yerden dışarı çekmek
tease out of (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) yavaş yavaş bilgi sızdırmak
tease (one) with (something) v. (birini bir şeyle) cinsel olarak uyarıp bırakmak
tease out of (something) v. karışmış/dolaşık (bir şeyi) ayırmak
tease out of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) yavaş yavaş deşifre etmek
tease something out v. (birini/bir hayvanı) bir yerden çıkması için kandırmak
tease (one) into (doing something) v. (birini bir şeyi) yapması için ayartmak
tease out of (someone or something) v. (birinin/bir hayvanın) bir yerden çıkması için aklını çelmek
tease out of (someone or something) v. (birini/bir hayvanı) bir yerden çıkmak için baştan çıkarmak
tease something out of something v. (birini/bir hayvanı) bir yerden çıkmak için baştan çıkarmak
tease (one) with (something) v. (birinin) iştahını kabartmak
tease (one) with (something) v. (birini bir şeyle) azdırmak
tease something out v. (birini/bir hayvanı) bir yerden dışarı çekmek
tease (one) into (doing something) v. (birini bir şeyi) yapmak için kışkırtmak
tease (one) with (something) v. (birine sahip olamayacağı/olmaması gereken bir şeyle) eziyet etmek
tease something out v. (bir şeyi) bir yerden çıkması için cezbetmek
tease (one) with (something) v. (birini) boşuna umutlandırmak
tease into doing v. yapmak için teşvik etmek
tease (someone or something) out of (something) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/bir yerden) dışarı çekmek
tease out of v. '-i bir yerden çıkması için cezbetmek
tease out of v. -den yavaş yavaş bilgi sızdırmak
tease out of v. '-i bir yerden dışarı çekmek
tease out of v. -in bir yerden çıkması için aklını çelmek
tease out of v. -i yavaş yavaş deşifre etmek
tease (someone or something) out of (something) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/bir yerden) çıkmaya itmek
tease (something) out of (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) yavaş yavaş bilgi sızdırmak
tease into doing v. yapması için gaza getirmek
tease into doing v. yapması için galeyana getirmek
tease into doing v. yapması için tahrik etmek
tease out of v. -in ağzından laf almak
tease into doing v. yapması için dolduruşa getirmek
tease out of v. -i bir yerden çıkması için kandırmak
tease into doing v. yapmak için kışkırtmak
tease (someone or something) out of (something) v. (birini/bir şeyi bir şeyden/bir yerden) çıkması için ayartmak/kışkırtmak
tease (one) about (someone or something) v. (birini biriyle/bir şeyle) ilgili tiye/alaya almak
tease into doing v. tatlı sözlerle veya yoğun ısrarla ve sıkboğaz ederek bir işi yaptırmak
tease (one) about (someone or something) v. (biriyle biri/bir şey) hakkında dalga geçmek
tease (something) out of (someone or something) v. (birini/bir şeyi) yavaş yavaş deşifre etmek
tease out of v. -i bir yerden çıkmak için baştan çıkarmak
tease (something) out of (someone or something) v. (birinden/bir şeyden) bilgi koparmak
Woodworking
tease tenon n. zıvanalı ayak kayıt birleştirme
Linguistics
strip-tease n. soyun-dökün
Slang
prick-tease n. gösterip vermeyen kadın