hafifletmek - Turco Inglés Diccionario
Historia

hafifletmek



Significados de "hafifletmek" en diccionario inglés turco : 55 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hafifletmek alleviate v.
hafifletmek ease v.
General
hafifletmek temper v.
hafifletmek cushion v.
hafifletmek lighten v.
hafifletmek assuage v.
hafifletmek mitigate v.
hafifletmek deaden v.
hafifletmek moderate v.
hafifletmek dull v.
hafifletmek respective altery v.
hafifletmek ease v.
hafifletmek allay v.
hafifletmek palliate v.
hafifletmek appease v.
hafifletmek facilitate v.
hafifletmek diminish v.
hafifletmek extenuate v.
hafifletmek lessen v.
hafifletmek emasculate v.
hafifletmek attenuate v.
hafifletmek water v.
hafifletmek weaken v.
hafifletmek water down v.
hafifletmek soothe v.
hafifletmek subdue v.
hafifletmek abate v.
hafifletmek dilute v.
hafifletmek relax v.
hafifletmek qualify v.
hafifletmek modify v.
hafifletmek remit v.
hafifletmek commute v.
hafifletmek relieve v.
hafifletmek de-escalate v.
hafifletmek soft-pedal v.
hafifletmek depotentiate v.
hafifletmek asswage v.
hafifletmek rabbate v.
hafifletmek tame v.
hafifletmek tasswage v.
hafifletmek tasswage v.
hafifletmek tasswage v.
hafifletmek addulce [obsolete] v.
Idioms
hafifletmek take the edge off
Slang
hafifletmek dial down
Law
hafifletmek commute
hafifletmek extenuate
Technical
hafifletmek atenuate
hafifletmek lighting
hafifletmek relieve
hafifletmek lighten
Automotive
hafifletmek lighten
hafifletmek gut
Archaic
hafifletmek alay v.

Significados de "hafifletmek" con otros términos en diccionario inglés turco: 42 resultado(s)

Turco Inglés
General
hafifletmek (hastalık/zorluk vb'ni) palliate v.
hafifletmek (cezayı) commute v.
bir üzüntüyü hafifletmek solace v.
cezasını hafifletmek let off v.
denize atmak (tehlike anında gemiyi hafifletmek için yükü) jettison v.
hafifletmek (yükünü vb) disburden v.
yükünü hafifletmek disburden v.
sıkıntısını hafifletmek relieve v.
yükünü hafifletmek lessen the burden on someone v.
yükünü hafifletmek lighten one's burden v.
yükünü hafifletmek ease one's burden v.
yükünü hafifletmek relieve one's burden v.
yükünü hafifletmek reduce one's burden v.
acıyı hafifletmek relieve one's pain v.
acıyı hafifletmek relieve one's grief v.
acısını hafifletmek alleviate one's distress v.
acısını hafifletmek ease one's distress v.
acısını hafifletmek relieve one's distress v.
etkisini hafifletmek lessen the effect v.
(birinin) omuzlarındaki yükü hafifletmek take the load off someone’s shoulders v.
tonunu hafifletmek tone down v.
bir suçu hafifletmek compound the felony v.
stres yükünü hafifletmek lighten the stress load v.
üzerindeki yükü hafifletmek take the pressure off v.
birisinin yükünü hafifletmek take the burden away from someone v.
suçluluğu hafifletmek assuage guilt v.
Phrasals
hafifletmek/yavaşlatmak wind something down
Idioms
acısını hafifletmek lick one's wounds
etkisini hafifletmek cushion the blow
etkisini hafifletmek soften the blow
düşüşünü hafifletmek break someone's fall
düşüşünü hafifletmek break one's fall
düşüşünü hafifletmek break the fall
birinin yükünü hafifletmek lighten one's load
düşüşü hafifletmek break the fall
Trade/Economic
(gemiyi hafifletmek için) denize yüke atıma jettison
Law
ceza hafifletmek commute
cezayı hafifletmek extenuate
cezayı hafifletmek mitigate
Politics
cezasını hafifletmek commute
Marine
felaket hafifletmek için değerlendirme assessment for disaster mitigation
Medical
semptomları hafifletmek relieve the symptoms