mickey - Türkisch Englisch Wörterbuch

mickey

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen von dem Begriff "mickey" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 37 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
mickey n. patates
mickey n. üstünlük
mickey n. gurur
mickey n. övünme
Computer
mickey n. 1/200 inçe eşdeğer bir fare hareket birimi
Slang
mickey n. küçük içki şişesi
mickey n. cepte taşınan içki şişesi
mickey n. yassı içki şişesi
mickey n. gizlice yanında içki taşımak için kullanılan cep matarası/şişesi
mickey n. likör, viski, konyak gibi sert içkileri yanında taşımak için kullanılan yassı ve küçük şişe
mickey n. 375 mililitrelik şişede satılan sert içki (votka, viski, rom)
mickey n. 375ml şişede sert içki (votka, viski, rom)
mickey n. kendinden geçiren ilaç/uyuşturucu
mickey n. bilincini kaybettiren ilaç/uyuşturucu
mickey n. genellikle bayıltmak birinin içkisine gizlice katılan ilaç/uyuşturucu
mickey n. etkisiz hale getiren ilaç/uyuşturucu
mickey n. penis
mickey n. çük
mickey n. sik
mickey n. yarak
mickey n. alet
mickey n. küçük şişe şarap
mickey n. sakinleştirici
mickey n. sakinleştirici ilaç
mickey n. yatıştırıcı
mickey n. yatıştırıcı ilaç
mickey n. kolay ders
mickey n. önemsiz ders
mickey n. eften püften ders
mickey n. rahat geçilebilecek ders
mickey n. hafif ders
mickey n. basit ders
mickey n. irlandalı herif
mickey n. sidik
mickey n. alay
mickey n. dalga geçme
mickey n. katolik

Bedeutungen, die der Begriff "mickey" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 102 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
mickey mouse n. mikifare
mickey mouse n. miki
mickey mouse n. miki fare
mickey mouse n. önemsiz şey
take the mickey out of somebody v. alay etmek
take the mickey out of somebody v. gır gır geçmek
take the mickey out of somebody v. gırgır geçmek
take the mickey out of v. tiye almak
take the mickey out of v. dalgaya almak
mickey mouse adj. basit
mickey mouse adj. yavan veya basmakalıp pop müzik yapan
mickey mouse adj. dandik (ürün)
mickey mouse adj. entelektüel seviyesi düşük
mickey mouse adj. kıytırık
mickey mouse adj. yavan veya basmakalıp (pop müzik)
mickey mouse adj. önemsiz
mickey mouse adj. ciddiyetsiz
mickey mouse adj. işe yaramaz
mickey mouse adj. etkisiz
mickey mouse adj. ıvır zıvır
mickey mouse adj. eften püften
Colloquial
mickey mouse ears [obsolete] n. mickey mouse kulakları
mickey mouse ears [obsolete] n. eski polis arabalarının üstünde yanarak dönen iki yuvarlak ışık
mickey mouse habit [old-fashioned] n. küçük/önemsiz bir alışkanlık
mickey mouse habit [old-fashioned] n. basit bağımlılık
mickey mouse habit [old-fashioned] n. gelip geçici alışkanlık/bağımlılık
mickey [australia] n. genç boğa
mickey [australia] n. yabani ve sahipsiz genç boğa
mickey finished [dated] adj. tamamen sarhoş
mickey finished [dated] adj. körkütük sarhoş
mickey finished [dated] adj. çok sarhoş
mickey finished [dated] adj. zilzurna sarhoş
Idioms
a mickey finn n. birinin kendinden geçmesini sağlayan ilaç
a mickey finn n. uyuşturucu ilaç
a mickey finn n. bayıltıcı ilaç
a mickey finn n. etkisiz hale getiren ilaç
a mickey finn n. birinin içkisine gizlice koyulan ilaç
take the mickey out of v. dalga geçmek
slip someone a mickey v. birisinin içkisine gizlice ilaç koymak
take the mickey v. alay etmek
take the mickey v. dalga geçmek
take the mickey out of v. taşak geçmek
take the mickey (out of someone) v. biriyle dalga geçmek
slip someone a mickey finn v. birisinin içkisine gizlice ilaç koymak
mickey mouse around v. oyalanmak
mickey mouse around v. boş boş gezmek
mickey mouse around v. aylaklık yapmak
take the mickey (out of someone or something) v. (birini/bir şeyi) tiye almak
take the mickey (out of someone or something) v. (birini/bir şeyi) kafaya almak
take the mickey (out of someone or something) v. (birini/bir şeyi) makaraya almak
take the mickey (out of someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) alay etmek
take the mickey (out of someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) dalga geçmek
take the mickey (out of someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) matrak geçmek
Law
mickey mouse ticket n. mahkum disiplin raporu
Automotive
mickey mouse n. miki fare
Fishery
mickey finn n. olta balıkçılarının kullandığı gri gövdeli ve kırmızı-sarı kanatlı yapay sinek
Cinema
mickey-mouse v. (filme) sahnedeki hareketi yakından takip veya taklit eden bir müzik eklemek
Slang
mickey mouse n. stresi gidermek amacıyla alınan uyuşturucu
mickey mouse n. önemsiz
mickey mouse n. basit iş
mickey mouse n. çok iyi
mickey mouse n. kolay
mickey mouse n. amatörce hazırlanmış
mickey mouse n. basit
mickey mouse n. karmaşık olmayan
mickey mouse n. harika
mickey finn n. içine ilaç katılmış içki
mickey mouse n. kalitesiz
mickey mouse n. sahte
mickey d's n. mcdonalds
mickey mouse habit n. ciddi boyutta olmayan uyuşturucu alışkanlığı
mickey mouse habit n. önemsiz bir uyuşturucu alışkanlığı
mickey mouse n. zaman israfı
mickey mouse n. rezil
mickey (finn) n. içine kloral hidrat (sakinleştirici ilaç) katılmış içki
mickey mouse n. lsd emdirilmiş, üzerinde mickey mouse resmi olan sünger kağıdı
mickey mouse n. polis memuru
mickey mouse n. berbat
mickey mouse n. polis
mickey mouse n. dandik
mickey (finn) n. insanları bayıltmak/yere sermek için içkilere katılan kloral hidrat
mickey mouse n. kötü
mickey (finn) n. içine hızlı etki eden laksatif/müshil katılmış içki
mickey mouse n. vakit kaybı
mickey mouse n. lsd içeren ve üzerinde mickey mouse resmi olan küçük kağıt parçası
mickey finn n. bayıltıcı ilaç
mickey-d-s n. mcdonald's
slip a mickey v. içkisine gizlice ilaç koymak
British Slang
mickey taking n. dalga geçme
mickey bliss n. alay
mickey bliss n. dalga geçme
mickey taking n. alay
mickey bliss n. dalga
mickey taking n. dalga
take the mickey v. eğlenmek
take the mickey v. takılmak
Modern Slang
acting da mickey n. aptal gibi davranma
acting da mickey n. deli gibi davranma
acting da mickey n. saçma sapan davranma
be acting da mickey v. aptal gibi davranmak
be acting da mickey v. deli gibi davranmak
be acting da mickey v. saçma sapan davranmak