yatıştırıcı - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

yatıştırıcı



Bedeutungen von dem Begriff "yatıştırıcı" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 50 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
yatıştırıcı calming adj.
yatıştırıcı soothing adj.
yatıştırıcı sedative adj.
General
yatıştırıcı nervine n.
yatıştırıcı tranquillizer n.
yatıştırıcı sooth n.
yatıştırıcı trank n.
yatıştırıcı low profile n.
yatıştırıcı salve n.
yatıştırıcı appeaser n.
yatıştırıcı goofball n.
yatıştırıcı barbiturate n.
yatıştırıcı alleviator n.
yatıştırıcı alleviant n.
yatıştırıcı depressant adj.
yatıştırıcı mitigative adj.
yatıştırıcı dovish adj.
yatıştırıcı palliative adj.
yatıştırıcı lenitive adj.
yatıştırıcı calmative adj.
yatıştırıcı propitiatory adj.
yatıştırıcı corrective adj.
yatıştırıcı propitiative adj.
yatıştırıcı mitigatory adj.
yatıştırıcı conciliatory adj.
yatıştırıcı paregoric adj.
yatıştırıcı disarming adj.
yatıştırıcı ataractic adj.
yatıştırıcı demulcent adj.
yatıştırıcı anodyne adj.
yatıştırıcı composing adj.
yatıştırıcı bland adj.
yatıştırıcı pacificatory adj.
yatıştırıcı placatory adj.
yatıştırıcı placative adj.
yatıştırıcı placating adj.
yatıştırıcı appeasing adj.
yatıştırıcı obtundent adj.
Law
yatıştırıcı conciliatory
Construction
yatıştırıcı surge protector
yatıştırıcı moderator
Medical
yatıştırıcı tranquilizer
yatıştırıcı sedative
yatıştırıcı mitigating
yatıştırıcı mitigant
yatıştırıcı abirritant
yatıştırıcı paregoric
yatıştırıcı depressant
yatıştırıcı tranquiliser
British Slang
yatıştırıcı downer

Bedeutungen, die der Begriff "yatıştırıcı" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 29 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
yatıştırıcı vermek sedate v.
yatıştırıcı (kimse) soother n.
yatıştırıcı ilaç sedative n.
yatıştırıcı (ilaç) calmative n.
yatıştırıcı şurup soothing syrup n.
yatıştırıcı ilaç unction n.
yatıştırıcı madde depressant n.
yatıştırıcı madde downer n.
yatıştırıcı bir şekilde propitiatingly adv.
yatıştırıcı bir biçimde correctively adv.
yatıştırıcı bir şekilde appeasingly adv.
yatıştırıcı bir şekilde lenitively adv.
Idioms
yatıştırıcı bir üslup kullanmak strike a conciliatory tone
Speaking
ona yatıştırıcı verdim i gave her a sedative
Technical
yatıştırıcı ve uyuşturucu bir ilaç luminal
toz yatıştırıcı dust palliative
Medical
bağırsaklardaki kas kasılmalarını yatıştırıcı ilaçlar anticholinergics
yatıştırıcı ilaç ataractic agent
yatıştırıcı ilaç tranquilizer
yatıştırıcı ilaç ataractic
yatıştırıcı ilaç tranquilliser
yatıştırıcı ilaç ataractic drug
yatıştırıcı ilaç antianxiety agent
yatıştırıcı ilaç tranquillizer
sinir yatıştırıcı neuroleptic
sedatif/yatıştırıcı olmayan antihistamin nonsedating antihistamine
yatıştırıcı ilaç tranquiliser
bağışıklığı yatıştırıcı immunomodulator
Pharmaceutics
bağırsak rahatsızlıkları için kullanılan kafurlu yatıştırıcı camphorated tincture of opium n.